11. Hukuk Dairesi 2021/8914 E. , 2023/3255 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1795 Esas, 2021/1061Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/361 E. - 2019/431 K. Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tar
**11. Hukuk Dairesi 2021/8914 E. , 2023/3255 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1795 Esas, 2021/1061Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/361 E. - 2019/431 K. Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin uzun yıllardır Ankara’da yayıncılık ve dershanecilik alanında faaliyet gösterdiğini, Türkiye’nin birçok yerinde şubesi olduğunu, müvekkilinin 2001/14565 sayılı "Çözüm" ibareli ve 2005/53885 sayılı "Çözüm" ibareli markalarının bulunduğunu ve bu markalar ile halen üretim ve pazarlama faaliyetlerine devam ettiğini, davalıların da aynı sektörde faaliyet gösterdiklerini, "çözüm" ibaresini tescilli markasıymış gibi reklam panolarında, kitap, dergi ve sair doküman ürünlerinde, aynı isimle açmış olduğu "https:// bilimselcozumkisiselgelisim kursmerkezi" adlı web sayfasında haksız olarak kullandığını, davalıların, müvekkilinin faaliyet gösterdiği sektör olan dershanecilik alanında, müvekkilinin tescilli markalarını kullanmak sureti ile iltibasa yol açtıklarını, bu durumun markaya tecavüz teşkil ettiği gibi haksız rekabete de yol açtığını, davalıların bu eylemlerinin müvekkilini zarara uğrattığını ve müvekkilinin ticari itibarına zarar verdiğini ileri sürerek, markaya tecavüzün tespitine, durdurulmasına, 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilleri markasının davacı markasından farklı olduğunu, müvekkillerinin "Çözüm" ibaresini değil, "O.T.E. Bilimsel Çözüm Kişisel Gelişim Kurs Merkezi Sen Hayal Et Birlikte İnşa Edelim" ibaresini tescil ettirdiklerini, markada şekil unsurunun da bulunduğunu, markalar arasında telaffuz, yazı karakteri, renk ve şekil gibi çok büyük farklar söz konusu olduğundan tüketicilerin bu markaları karıştırmayacağını, müvekkillerinin, markalarını tabelada ve web sitesinde kullanmalarının doğal olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kullanımları ile davacı markalarının görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle benzer olmadığı, dava konusu “eğitim öğretim hizmetleri”nin günlük hızlı tüketim ürünlerinden farklı olarak, uzun süreli kullanımı olan, alım sürecinde ortalama düzeyde vakit ayrılan ve belli düzeyde özen gösterilen hizmetlerden olduğu, bu nedenle ürünün ortalama tüketicisinin dikkat düzeyinin de ortalamanın üzerinde bulunduğu, buna göre, dava konusu hizmetlerin ortalama tüketici grubu dikkate alındığında, davalı tarafından sunulan hizmetlerin davacı adına tescilli markalardan farklı markalı bir hizmet olduğu konusunda herhangi bir şüphe yaşanmayacağı ve bu hizmetlerle davacı markaları altında sunulan hizmetler arasında bir ilişki kurulmayacağı, dava konusu hizmetler üzerinde davalının markasal kullanımının davacı adına tescilli bulunan 2001/14565 ve 2005/53885 sayılı markalarla karıştırılacak nitelikte olmadığı, bu nedenle davalının eylemlerinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun’un (6769 sayılı Kanun) 29 uncu maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz sayılan fiiller kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu eylemlerin haksız rekabet de oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya sundukları davalı kullanımına ait fotoğrafta, davalı tabelasında yer alan "Bilimsel Çözüm" ibaresinin müvekkil şirketin markası gibi kırmızı renkle yazıldığını ve "Çözüm" ibaresinin ön planda bulunduğunu, bu kapsamda tüketicilerin nezdinde karıştırılma ihtimalinin olduğunu, "Bilimsel" ifadesinin, "Çözüm" ibaresini nitelediğini ve desteklediğini, markada dikkat çeken unsurun "ÇÖZÜM" ibaresi olduğunu, bilirkişi raporunda bu konuda bir değerlendirme yapılmadığını, benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin kabulü için tüketicilerin iki markayı "aynı" zannetmesinin gerekmediğini, aralarında bağlantı kurulmasının, birinin diğerini çağrıştırmasının, seri marka olarak algılanabilmesinin de karıştırılma ihtimali kapsamında değerlendirildiğini, davalının "ÇÖZÜM" ibaresini ürünlerinde kullanmasının müvekkili şirketin markasına açık bir tecavüz oluşturduğunu, davalının bu suretle haksız rekabete yol açtığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların ayırt edicilik niteliklerinin de dikkate alınmasının gerektiği, markalarda yer alan ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden amaç, tercih veya yöntem belirten tanımlayıcı ibarelerin karşılaştırmada dikkate alınmayacağı, tanımlayıcı olmamakla birlikte tanımlayıcılığa yakın olan ibareler yönünden ise koruma düzeyinin düşük tutulacağı, buna göre davacının 2005/53885 ve 2001/14565 sayılı markalarının asli unsurunu oluşturan "ÇÖZÜM" ibaresinin de, eğitim öğretim hizmetleri yönünden tanımlayıcı değil ise de tanımlayıcılığa yakın bir ibare olduğu, bu nedenle koruma düzeyinin düşük bulunduğu, davalı taraf kullanımında da "ÇÖZÜM" ibaresinin öne çıkarılmadığı, diğer unsurlarla birlikte bir bütün olarak "BİLİMSEL ÇÖZÜM" ibaresinin kullanılması ve eğitim öğretim hizmetlerinin hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin bilinç ve dikkat düzeyinin yüksek olması birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu davalı kullanımlarının, davacı markalarına tecavüz teşkil etmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, maddi ve manevi tazminat ile hükmün ilanı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı ve 29 uncu maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.