11. Hukuk Dairesi 2014/18271 E. , 2015/12785 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :.... FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 04/06/2014 NUMARASI : 2006/372-2014/158 Taraflar arasında görülen davada ....Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/06/2014 tarih ve 2006/372-2014/158 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01/12/2015 günü hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. H.. O.. ile asıl ve birleş
**11. Hukuk Dairesi 2014/18271 E. , 2015/12785 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :.... FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 04/06/2014 NUMARASI : 2006/372-2014/158 Taraflar arasında görülen davada ....Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/06/2014 tarih ve 2006/372-2014/158 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01/12/2015 günü hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. H.. O.. ile asıl ve birleşen davada davalı vekili Av. E.. E.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin 2004/4842-2 sayılı halı ürünlerini içeren tasarım tescilinin sahibi olduğunu, davalının kötüniyetli biçimde müvekkili tasarımının aynısı olan halı ürünlerini üreterek satışını gerçekleştirdiğini, davalının bu şekilde müvekkilinin tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz yarattığını ileri sürerek davalıların üretim ve satışını gerçekleştirdiği halı ürünlerinin biçiminin müvekkilinin tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz yarattığının tespitine, tasarım hakkına tecavüzmen ve ref'ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminat ile 10.000 TL itibar tazminatının davalıdan tahsiline ve tesis edilecek hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş; birleşen davada da hükmedilecek tazminatlara davalıya eyleme son vermesi istemiyle Ankara 25. Noterliği'nden gönderdikleri 17.02.2006/6169 tarih/sayılı ihtarnamenin tebliğ edildiği 27.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faizinin eklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin, davacıya ait 2004/4842-2 sayılı tasarımın aynısının/belirgin şekilde benzerinin üretim ve satışını gerçekleştirdiği gerekçesiyle bu eylemin davacının tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğunu tespitine, davalının, davcaının tasarım hakkına yönelik tecavüzünün men ve ref'ine, tecavüz suretiyle üretilen ve ithal edilen ürünlere ve bunların üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulmasına, 17.655 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın 27.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davalı vekilinin temyiz itirazına gelince, dava tasarım hakkına tecavüzden kaynaklanmakta olup, davacı vekili tasarım hakkına tecavüzün tespiti, meni ve refi taleplerinin bir sonucu olarak 554 sayılı KHK'nın 49/1-d maddesi uyarınca, tasarımdan doğan haklara tecavüz suretiyle üretilen veya ithal edilen ürünlere, bunların üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulması talebinde de bulunmuş, mahkemece de kabul yönünde kurulan hükmün sonucu olarak davacı vekilinin bu talebi kabul edilmiştir. Ancak mahkemece 554 sayılı KHK'nın 49/1-d maddesi uyarınca kurulan hüküm fıkrasından açıkça hangi araçlara el konulduğu anlaşılamamaktadır. Bu husus infazda tereddüt yaratacağı gibi, hakkaniyete aykırı bir şekilde, davalının sırf bu malın üretiminde kullanmadığı, tüm üretimini gerçekleştirdiği araçlara da el konulmasına yol açacaktır. Bu itibarla mahkemece, sırf dava konusu ürünlerin üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlar belirlenerek, infaz kabiliyeti bulunan bir hüküm kurulması gerekirken, aksi şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davacıdan alınıp asıl ve birleşen davada davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 30,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 01/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.