11. Hukuk Dairesi 2010/8402 E. , 2012/141 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 3.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.03.2010 tarih ve 2009/1507 - 2010/300 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm be
**11. Hukuk Dairesi 2010/8402 E. , 2012/141 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 3.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.03.2010 tarih ve 2009/1507 - 2010/300 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ve davalının ortağı olduğu 5 ortaklı limited şirketin vergi borçlarının müvekkili tarafından ödendiğini, davalı hakkında şirketteki payı oranında alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı, usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, tarafların 5 ortaklı limited şirketin ortağı oldukları, davacının vergi borcunu ödediği şirketin İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2009 tarihli kararıyla iflasının açılmasına karar verildiği, TTK’nun 532. maddesi gereğince şirket borcundan dolayı ortağa başvurulamayacağı ve şirketin iflası halinde alacağın tasfiye memuru veya iflas idaresi tarafından tespit ve talep edilebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, ortağı olduğu limited şirketin vergi borcunu ödediğini iddia eden davacının borcun sermaye payı oranında tahsili için davalı diğer ortak aleyhine giriştiği icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, TTK’nun 532. maddesi gereğince şirket borcundan dolayı ortağa başvurulamayacağı ve iflas kararı verilen şirket borcunun tasfiye memuru veya iflas idaresinden talep edilebileceği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Oysa ki 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesinde belirtilen koşullar oluştuğu takdirde, limited şirket ortakları şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağından, davacı şirket ortaklarına rücu edebilecektir. Somut olayda, vergi dairesi tarafından vergi borcunun tahsili için şirket aleyhine takip başlatılıp başlatılmadığı veya dava açılıp açılmadığı, davacı ortağın şirketin kamu borcunu takip veya davanın sonuçsuz kalması nedeniyle ödeyip ödemediği araştırılıp değerlendirilmeden davanın yazılı gerekçeyle reddi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 26.01.2012 - HK