T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/449 Esas KARAR NO:2026/147 DAVA:İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:20/07/2022 KARAR TARİHİ:06/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı ... A.Ş.'nin .... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyasında müvekkili aleyhin…
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/449 Esas KARAR NO:2026/147 DAVA:İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:20/07/2022 KARAR TARİHİ:06/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı ... A.Ş.'nin .... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyasında müvekkili aleyhine takip başlattığını, takip konusu çekteki imza müvekkiline ait olmadığından .... İcra Hukuk mahkemesinin 2019/... Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, dava dosyasınında imzanın müvekkiline ait olmadığının tespit edilerek takibin durdurulmasına karar verildiğini, takip durmuş olduğundan; dosyada konulan hacizlerin kaldırılması hem alacaklıdan hem de icra dairesinden talep edilmiş ise de , alacaklı tarafından kötü niyetli olarak hacizlerin kaldırılmadığını, müvekkili tarafından hacizlerin kaldırılması ve bankalar ile ilişkilerinin bozulmaması yönünden icra dosyasındaki kapak hesabı olan 58.400,00 TL yi ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin bu ödemeyi icra baskısı altında yapmak zorunda kaldığını, ödenen paranın likit halde olması, müvekkilinin borçlu olmamasına rağmen ödemek zorunda kalması ve alacaklının kötü niyetli olması nedeniyle ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davalı bankanın kambiyo senedine dayanan alacağının tahsili amacıyla borçlular ... Ve Ticaret Limited Şirketi, ... Çamaşırları Ve Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi, ... San. Ve Tic. A.ş, ... - ... ... Teknik Sanayi Ve Ticaret Ltd.şti aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2019/... Esas dosyası ile takibe geçildiğini, işbu takip nedeni ile davacı tarafından takibe konu çekte yer alan imzanın tarafına ait olmadığı iddiası ile .... İcra Hukuk Mahkemesi 2019/... Esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz davası açılmıştır. Yerel mahkemece yapılan inceleme neticesinde imzaya itirazın kabulü ile takibin davacı borçlu yönünden durdurulmasına kararının verildiğini, kararın istinaf edildiğini, kararın istinaf incelemesinde olup henüz kesinleşmediğini, akabinde davacı vekili tarafından 18.04.2022 tarihinde .... İcra Hukuk Mahkemesi 2019/... Esas, 2021/... Karar sayılı karar icra dosyasına sunularak taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılmasının talep edildiğini, icra müdürlüğü kesinleşme şerhi sunulmadığından haciz kaldırma talebinin reddini, takibin durdurulmasına karar verildiğini, şeklinde kararla takibin durdurulmasını, karar kesinleşmediğinden haciz kaldırma talebinin ise reddine karar verildiğini, özellikle ve tekrarla belirtmek gerekir ki haciz kaldırma talebi davalı tarafça değil icra müdürlüğünce reddedildiğini, üstelik davacı tarafından her ne kadar dilekçede ısrarla kötü niyetli olunduğu belirtildiyse de hacizlerin kaldırılmadığını iddia edilmiş ise de hacizleri kaldırma görev ve yetkisi icra müdürlüğünde olduğundan davalının sorumluluğunun bulunmadığını, somut olayda dava konusu çekin hukuka ve yasaya uygun bir şekilde davalı bankaya geçtiğini, ciro silsilesinin kopuk olmadığı, dolayısıyla davalı bankanın yetkili ve iyiniyetli 3.kişi hamil olduğunun sabit olduğunu, bu durumda davalı şirketin çek bedelini tahsil etmek amacıyla işlem yapmış olmasında icra takibi başlatmasında hukuka aykırılığın bulunmadığını, ....İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/... E.ve 2021/... K. sayılı karar ile imzaya itirazın kabulüne ve takibin durdurulmasına karar verilmesinden sonra ise davalı tarafça icra dosyasından herhangi bir işlem, haciz gerçekleştirilmemişken kötü niyetli olmadıklarını, davalı tarafça tahsil edilen bir tutar olmadığı gibi, ....İcra Hukuk Mahkemesinin ... sayılı dosyanın karara çıkmasından ve takibin durdurulmasından sonra davacı tarafından iradi olarak “15.04.2022 tarihli kapak hesabı gereğince dosya borç ödemesi ve kapama bakiyesi” açıklaması altında dosyaya depo edilen paranın istirdatına karar verilemeyeceğinin açık olduğunu, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini, davacının huzurdaki davayı açmasındaki amacı davalı bankanın alacağını sürüncemede bıraktığını, kötü niyetle yapılan itirazda davacı aleyhine tazminata hükmedilmesinin gerektiğini, bu sebeplerle davacının itirazlarının reddine karar verilmesinin gerektiğini davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyası ve .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyası, .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/... Esas sayılı dosyası, Arabuluculuk son tutanağı, çek sureti, davacıya ait ıslak imza örnekleri, .... İcra Hukuk Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporu, Adli tıp kurumu fizik ihtisas dairesi tarafından alınan adli tıp raporu ve tüm dosya kapsamı. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından sunulan 03/02/2026 tarihli adli tıp raporunda özetle; Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede, inceleme konusu çekte arka yüz 1. ciro imzası ile ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediğinin görüş ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafından ....İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyasına yapılan ödemenin davalıdan istirdadı davasıdır. Davacı vekili, davalı tarafından bir adet çeke istinaden davacı hakkında icra takibi yapıldığını, çek üzerindeki ciranta imzasının müvekkiline ait olmadığını , davacının .... İcra Hukuk Mahkemesine imza itirazında bulunduğu ve imzanın müvekkiline ait olmadığı gerekçesiyle mahkemece 24.04.2021 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkilin taşınmazı üzerinde haciz bulunduğunu icra hukuk kararı kesinleşmediği için icra müdürlüğünde haczin kaldırılmadığını bu sebeple icra dosyasına ödeme yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek davacının icra tehdidi altında icra dosyasına yatırdığı 58400 TL'nin en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, imzaya itiraz davasının kesşnleşmediğini, davacının yatırdığı paranın icra dosyasında olduğunu reddiyatının talep edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Dava, davacı borçlu aleyhine kambiyo senedine mahsus yolla yapılan takip üzerine ödeme emrine karşı imzaya itiraz davası açan davacı borçlunun bu itirazında haklı olduğu anlaşılmasına rağmen takip sırasında ödemek zorunda kaldığı paranın istirdatı davasıdır. Kambiyo senetlerine mahsus özel yolla yapılan takipte borçlunun itirazı takibi durdurmadığı için davacı vekilinin talebi üzerine borçluların mallarına haciz konulduğu , icra hukuk mahkemesi kararıyla borçlu yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği , bu aşamadan sonra haczi kaldırmak için hakkında durdurma kararı bulunan davacı/borçlu yönünden icra dosyasına rızaen ödeme yapılarak haczin kaldırıldığı , icra hukuk mahkemesi kararının istinaf edildiği ve istinaftan onandığı görülmektedir. Bu durumda İİK'nın 361.maddesinde belirtilen koşullar oluşmuş ve borçlu ödenmemesi gereken parayı ödemiş olduğundan bu meblağı herhangi bir hükme hacet kalmadan alacaklıdan ve bu takip dosyasında isteyebilir. (Y. 12.HD 15.06.2004 tarihli ve 2014/11561 E. -2014/15261) Buna göre, davacı borçlunun icra hukuk mahkemesinde açtığı ödeme emrine karşı imzaya itiraz davasında verilen kararın kesinleşmesinden sonra İİK'nın 361. maddesine göre icra müdürüne başvurarak kendisinden alınan paranın iadesini istemesi ve icra müdürünün bu talebini kabul etmemesi halinde İİK'nın 16/2 maddesi gereğince süresiz şikayet yoluna başvurması gerekir. Hakim, önüne gelen bir davada, dava şartlarının mevcut olup olmadığını re'sen gözetmelidir. Olumlu dava şartlarından biri de, davacının o davayı açmakta "hukuki yararının" bulunmasıdır. Açılmasında davacısı yönünden hukuki yarar bulunmayan bir dava, dava şartının yokluğundan dolayı reddedilmelidir. Bir hakkın, mahkeme kararına gerek olmaksızın, başka bir yolla ve aynı ölçüde güvenli olarak elde edilmesinin mümkün bulunduğu hallerde o hakla ilgili olarak dava açılmasında hukuki yarar yoktur. Bazen bizzat kanun, bir hakkın dava dışı bir yolla elde edilebileceğini açıkça düzenler ve hak sahibinin ayrıca bir ilam almasına gerek bulunmadığını özellikle vurgular. "Mahkeme kararına gerek bulunmadığı" kanunda özel olarak belirtilen hallerden biri de İİK'nın "Fazla verilen paranın geri alınması" başlıklı 361.maddesidir. Belirtilmelidir ki; 361. madde hükmü, ilamlı veya ilamsız tüm icra takiplerinde, her ne sebeple olursa olsun, borçludan fazla para tahsil edilen her durumda uygulama yeri ve alanı bulunan, özel bir hükümdür. İcra müdürü, dayanağı ve şekli ne olursa olsun, girişilmiş, bir icra takibinde, borçludan tahsil edilen paranın, esasen tahsili gerekmediğinin belirlediği durumlarda, cebri icra gücünü kullanarak, fazla tahsilatı borçluya geri verecektir. Hal böyle olunca, somut olayda hakkında durma kararı verilen borçlu tarafından yapılan ödemelerin hukuken alacaklıya ödenmesinin mümkün olmadığı , icra dosyasında muhafaza edildiği, icra hukuk mahkemesi kararının kesinleşmesi ile talep halinde davacı/borçluya iade edilebileceği, aksi durumda dahi İİK'nın 361. maddesi çerçevesinde icra müdürlüğüne talepte bulunması gerektiği eldeki istirdat davasını açmakta hukuki yararı bulunmadığı, dolayısıyla davanın bu nedenle reddi gerektiğinin kabulü zorunludur. (HGK 14.11.2007 tarihli ve 2007/13-848, 2007/840) Hal böyle olunca, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle dava şartı eksikliğinden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur . ( Benzer ... BAM 11 HD 2022/1280 Esas- 2024/68 Karar, Yargıtay 19 HD 2017/4515 Esas- 2018/5708 Karar) KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Hukuki Yarar Yokluğu Nedeniyle Dava Şartı Eksikliğinden Reddine, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan harçtan mahsubu ile fazladan alınan 273,94-TL'nin yatıran davacı tarafa iadesine, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafça yapılan yargılama gider bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya re'sen iadesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 17/03/2026 Katip ... e-imza* Hakim ... e-imza*