12. Hukuk Dairesi 2009/17046 E. , 2009/25572 K. MAHKEMESİ : Çaycuma İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 28/05/2009 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : İİK’ nun 65. maddesine dayanan gecikmiş itirazda, tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olması, ancak, muhatabın bir engel nedeniyle süresinde itira…
**12. Hukuk Dairesi 2009/17046 E. , 2009/25572 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Çaycuma İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 28/05/2009 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : İİK’ nun 65. maddesine dayanan gecikmiş itirazda, tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olması, ancak, muhatabın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememiş olması halinde, gecikmiş itirazda bulunacak kişinin mazeretini gösterir delillerle birlikte, esasla ilgili itirazlarını ve dayanaklarını, engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde icra mahkemesine bildirmesi gerekir. Maddeden de anlaşılacağı üzere gecikmiş itirazın ön koşulu usulüne uygun bir tebligatın yapılmış olmasıdır. Borçlu mahkemeye verdiği dilekçede gecikmeli olarak yapılan itiraz deyimini kullanmış ise de, aynı dilekçede ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini de bildirmiştir. Bu durumda HUMK.nun 76.maddesi uyarınca hukuki tavsif hakime ait olup, başvuru bu hali ile gecikmiş itiraz değil, usulsüz tebligat şikayetidir. (HGK'nun 5.6.1991 tarih ve 1991/12-258 Esas 1991/344 karar sayılı kararı) Somut olayda borçlu Y. B.a ödeme emri 7201 Sayılı Kanunun 21.maddesine göre tebliğ edildiği halde, muhatabın adreste bulunmama sebebi komşu, kapıcı, yönetici, zabıta amir ve memurlarından sorulmamış, haber verildiği bildirilen ve imzadan imtina eden komşunun ismi yazılmadığından sözü edilen tebligat bu haliyle usulsüzdür. 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 32.maddesinde, "Tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur" hükmüne yer verilmiştir. Borçlu usulsüz tebligattan 18.01.2009 tarihinde haberdar olduğunu bildirmiş ve yasal (7) günlük şikayet süresi geçmeden 20.01.2009 tarihinde mahkemeye şikayette bulunmuştur. O halde, mahkemece tebligatın usulsüzlüğüne yönelik şikayetin kabulü ile Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca borçlunun usulsüz tebligatı öğrendiği tarih olarak bildirdiği tarihin tebliğ tarihi olarak tespitine karar vermek gerekirken, başvurunun İİK.nun 65.maddesinde düzenlenen gecikmiş itiraz olarak nitelenip yazılı şekilde istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 17.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.