4. Ceza Dairesi 2022/14638 E. , 2022/25868 K. "" KARAR Hakaret suçundan suça sürüklenen çocuk ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02/02/2021 tarihli ve 2020/74603 soruşturma, 2021/7397 sayılı kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ... Sulh Ceza Hâkimliğinin 22/03/2021 tarihli ve 2021/1663 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. İstem yazısında; "5271 sayılı …
**4. Ceza Dairesi 2022/14638 E. , 2022/25868 K.** **"İçtihat Metni"** KARAR Hakaret suçundan suça sürüklenen çocuk ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02/02/2021 tarihli ve 2020/74603 soruşturma, 2021/7397 sayılı kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ... Sulh Ceza Hâkimliğinin 22/03/2021 tarihli ve 2021/1663 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. İstem yazısında; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış ve işlediği suçun anlam ve önemini anlamayacak durumda olması nedeniyle ceza sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturulmasına yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/2 ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca koruyucu ve destekleyici tedbir kararı verilmesi görevinin, suça temas eden görevli ceza mahkemelerinde olduğu anlaşılmakla güvenlik tedbiri ile ilgili mahkemeden karar alınması gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme: