T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1135 Esas KARAR NO: 2026/87 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2022/344 Esas - 2023/37 Karar TARİH:19/01/2023 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:22/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1135 Esas KARAR NO: 2026/87 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2022/344 Esas - 2023/37 Karar TARİH:19/01/2023 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:22/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı adına başlatılan İstanbul Anadolu 18.İcra Müdürlüğü’ nün .... sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalıya ürünün teslim edildiğini, faturasının gönderildiğini, fatura içeriğine davalı tarafından itiraz edilmediğini, fakat ödemesinin de süresi içerisinde yapılmadığını, ihtarlara rağmen borcunu ödememesi üzerine başlatılan İstanbul Anadolu 18.İcra Müdürlüğü’ nün ... sayılı dosyası kapsamında takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, takibin devamına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki iş ilişkisinin 2021 yılının Mayıs ayında sonlandırıldığını, sebebinin ise davacının kusurlu ve eksik hizmet sunmaya başlaması olduğunu, kusurlu olan ürünlerin telafisi yapıldığında yeni iş yapılmış gibi yeniden faturalandırma yapıldığının fark edilmesi olduğunu, hizmet alınmaksızın düzenlenen faturalara ilişkin ödemenin gerçekleşmediğini, itiraza konu faturaların bu faturalar olduğunu, müvekkili şirket tarafından defalarca iletişime geçildiğini, yapılan görüşmelerde müvekkilinin talep ettiği hizmetlerin yerine getirilmediğini, takibin kötü niyetli ve haksız menfaat sağlamak amacı ile başlatıldığını, davacının kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 19/01/2023 tarih ve 2022/344 Esas - 2023/37 Karar sayılı kararında; " Tüm dosya içeriği ve içeriğe göre hüküm tesisine ve denetime elverişli rapor içeriğine göre, tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbirini teyit ettiği ve ticari satım konusu ürünlere dair faturaların her iki yanın ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, faturaya davalı tarafça usulüne uygun ve süresinde itiraz edilmediği ve borcun vadesinde ödenmediği, davacı ... A.Ş.’nin icra takibine başlanılan 02/11/2021 tarihi itibariyle Davalıdan 195.266,41-TL tutarında alacaklı olduğu, sözkonusu bakiyenin 2022 dönemine devrettiği ve rapor tarihi itibariyle halen defterlerde mevcut olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek, İstanbul Anadolu 18.İcra Müdürlüğü’nün ....sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın mahiyeti ve likit olduğu göz önünde bulundurularak davacı lehine inkar tazminatına hükmedilmiştir."gerekçesi ile, davanın kabulüne ve davalının inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında müvekkilinin ürettiği ürünlerin PVD kaplamalarının yapılması konusunda süreklilik arz eden bir ilişki olduğunu, 2020 yılının Ekim ayında başlayan ilişkinin 2021 yılının Mayıs ayına kadar devam ettiğini; 2021 yılının Mayıs ayında ise sona erdirildiğini, bunun sebebinin davacının ürünlerin PVD kaplamalarında kusurlu hizmet sunması, fatura içerikleri ve fiyatlarına ilişkin bilinçli olarak müvekkilin takibini zorlaştıran değişiklikler yapması ve süresi içerisinde hizmet sağlamaması olduğunu; 2021 yılının Mayıs ayında davacıya kaplama için gönderilen ürünlerin bir çoğunun da PVD kaplama yapılmaksızın teslim alındığını; davacının ayıplı malların tekrar kaplanmasında yeniden faturalandırma yaptığını, kaplanmaksızın geri alınan ürünlere dahi hizmet verilmişçesine fatura kesildiğinin fark edildiğini; ayrıca müvekkili şirketin ürün grupları ile davacının faturalarında yer alan ürün grupları uyuşmadığından faturalara ilişkin itiraz ve detaylı incelemeler yapılamadığını; davacı ile defalarca şifahen görüşme talep edilmesine rağmen taleplerin karşılıksız bırakıldığını, bu sebeplerle ticari defter kayıtlarında ve buna uygun olarak tutulan cari hesaplarda faturaların gözükmesinin normal olduğunu, itirazlarının bu hizmetin alınmadığına yönelik olduğunu, her ne kadar süresi içerisinde faturalara itiraz edilmemiş olsa da; bu hususun tek başına hizmetin ifa edildiğini göstermeyeceğini( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01/06/2009 tarihli, 2009/2240 esas, 2009/6610 karar sayılı; 05/05/2005 tarihli, 2004/7832 esas, 2005/4738 karar sayılı ilamları), davacının düzenlediği faturaların sözlü anlaşmalara aykırı olduğunu, yine davacının kendisine PVD kaplama yapılmak üzere teslim edilen ürünlere ilişkin herhangi bir kaydının yahut işin yapıldığı ve akabinde ürünlerin müvekkiline teslim edildiğini gösterir irsaliyesinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun "3.1.4. İcra Takibine Konu Malların Sevk İrsaliyeleri" başlıklı kısmında da bu durumun belirtildiğini,İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davalıya ait banyo aksesuarlarının davacı tarafından PDV malzeme ile kaplanmasına yönelik eser ilişkisine istinaden düzenlenen üç adet faturaya dayalı ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri cevap dilekçesinde ileri sürülen savunmaların tekrarı mahiyetindedir.Dosya içeriği belgelere göre; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 57.667,62-TL bedelli üç adet faturaya dayalı olarak işlemiş faiz talebi ile birlikte 62.571,69.-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, davalının takibe itirazı üzerine yalnızca asıl alacak tutarı olan 57.667,62-TL üzerinden eldeki itirazın iptali davasının ikame edildiği, mahkemece tarafların 2021 yılı bs-bs formları da celbedikten sonra taraf defterleri ve dosya üzerinde mali bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırıldığı, alınan rapor kapsamından davacının kendi ticari defterlerine göre takip takip tarihi itibariyle 195.266,41-TL bakiye açık hesap alacağı bulunduğunun, davalının ise kendi defterlerine göre davacıya 178.266,40-TL borçlu göründüğünün, takip ve dava konusu edilen üç adet faturanın her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğunun, tarafların 2021 yılı bs-bs formlarının uyumlu olduklarının tespit edildiği, davanın bakiye açık hesap alacağına ilişkin olmayıp fatura alacağına ilişkin olduğu, takip ve dava konusu üç adet faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturalara konu PDV kaplaması işlerinin yapılmadığına yönelik TTK'nun 21/2 fıkrasında düzenlenen yasal sürede ileri sürülmüş bir itiraz bulunmadığı gibi, ayıplı ifa nedeniyle ihbarda bulunulduğunun da ileri sürülmediği, kendi defterlerinde kayıtlı faturalara konu PDV kaplama işlerinin yapıldığına yönelik davacı lehine oluşan fiili karinenin aksini ispat yükünün üzerinde olan davalının bu savunmayı ispata elverişli delil sunmadığı, ödeme itirazında da bulunmadığı, bu saptamalar karşısında mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın isabetli olduğu, aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.939,27-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 985,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.954,27-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/01/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.