7. Hukuk Dairesi 2010/7234 E. , 2011/5575 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ..., ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 116 ada 144 parsel sayılı 96279,94 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera niteliğiyle sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ..., Hüsnü ve ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zi
**7. Hukuk Dairesi 2010/7234 E. , 2011/5575 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ..., ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 116 ada 144 parsel sayılı 96279,94 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera niteliğiyle sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ..., Hüsnü ve ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine, 116 ada 144 parsel sayılı taşınmazın mera niteliği ile özel siciline tespit gibi kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu 116 ada 144 parsel sayılı taşınmazın, temyize konu uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 10.5.2010 günlü haritada (A) harfi ile işaretli 499,75 m2 ve (B) harfi ile işaretli 605,96 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin kamu malı niteliğinde mera olduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Gerçekten çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümlerinin sınırlarında eylemli biçimde kamu malı niteliğinde mera bulunmaktadır. Dava konusu taşınmazın temyize konu bölümleri ile sınırlarını oluşturan temyize konu olmayan taşınmaz bölümleri arasında doğal ya da yapay nitelikte, ayırıcı unsur olarak bir sınır yeri tarif edilmemiştir. Kaldı ki, bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde dere, tepe, hendek, çukur gibi doğal ve yapay sınır yerlerinin bulunması da mümkündür. Hal böyle olunca dava ve temyize konu taşınmazın sınırlarını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü uyarınca mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilen, dava ve temyize konu olmayan bölümlerine el atılarak kazanıldığının ve onun bir bölümünü oluşturduğunun kabulü gerekir. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacılar Cemal, Hüsnü ve ...'ün yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 6,85 TL harcın davacılardan alınmasına, 29.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.