T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1254 KARAR NO : 2026/354 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 23/02/2021 ESAS-KA…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1254 KARAR NO : 2026/354 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 23/02/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/184E., 2021/129K. DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 18/02/2026 YAZIM TARİHİ : 18/02/2026 Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkili kooperatifin aidat alacağından dolayı icra takibi başlatıldığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini, davalının, kooperatif hissesini ...’a devrettiğini iddia ettiğini, ancak kooperatif üyeliğine ilişkin aidatları davalının yatırdığını, gayrimenkul tapusunu aldığını, davalının iddia ettiği gibi ...’m kooperatif üyesi olmadığını ileri sürerek, itirazın iptali ile %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili: Müvekkilinin borçlu olmadığını, hissesini 24.02.2010 tarihinde ...’a devrettiğini, ancak bu devrin kooperatif tarafından kasti ve kötü niyetli olarak defterlerine işlenmediğini, kooperatifin devir işlemini gerçekleştirmemesi nedeniyle devralan ...’ın 18.09.2015 tarihinde Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesinde 2015/622 Esas sayılı dosya ile üyeliğin tespiti davası açtığını, Mahkemece ...’ın kooperatif üyesi olduğunun tespitine karar verildiğini, Davacının bu mahkeme kararını dikkate almaması nedeniyle davacıdan almış olduğu tapuyu 19.10.2017 tarihinde dava dışı ...’a devrettiğini, davalının birçok ihtarına rağmen davacı tarafın ısrarla devir işlemi yapmadığını savunarak, davanın reddi ile %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir. İlk derece mahkemesince; "...Davalı ... tarafından dava dışı ...’a, S.S. ... Konut Yapı Kooperatifinde bulunan hissesini, Yenimahalle Üçüncü Noterliğinin 24.02.2010 tarih ve 7024 yevmiye numaralı “Kooperatif Hisse Devir Senedi” ile 35.000,00 Euro bedel ile devrettiği, dava dışı ... tarafından, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesine açılan dava ile kooperatif üyeliğinin tespitinin istenildiği, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.05.2016 tarihli gerekçeli kararında dava dışı ...’ın kooperatif üyesi olduğunun tespitine karar verildiği, verilen kararın 19/10/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 14/3 üncü maddesi ortaklığın devredilebileceği, Yönetim Kurulunun devralan kişinin ortaklık şartlarını taşıması halinde ortaklığa kabul edeceğinin düzenlendiği, bu hususta Yönetim Kurulunun takdir yetkisinin bulunmadığı, yönetim kurulu 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve kooperatif anasözleşme hükümlerini yerine getirmekle yükümlü olduğu, yetkisini amacı dışında kullanamayacağı, Anasözleşmenin “Ortaklığın Devri” başlıklı 17 inci maddesinin; “Ortaklık, yazılı olarak Yönetim Kuruluna bildirmek suretiyle 10 uncu maddedeki ortaklık şartlarını taşıyan kişilere devredilebilir. Yönetim Kurulu, bu şekilde ortaklığı devralan kişiyi ortaklığa kabulden kaçınamaz. Devir halinde eski ortağın kooperatife karşı hak ve yükümlükleri yeni ortağa geçer... ” şeklinde düzenlendiği, davacı kooperatif yönetim kurulunun davalı ...’in açık kapı ilkesi gereği üyelikten ayrılma dilekçesine geçerli bir yasal bir neden ortaya konulmadan işlem yaptığı ve üyelikten ayrılmasına izin verilmediğinin anlaşıldığı, davalı ...’in hissesini devrettiği dava dışı ...’ın Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.05.2016 tarihli gerekçeli kararında dava dışı ...’ın kooperatif üyesi olduğunun tespitine karar verildiği, bu durumda davalının üyeliğinin bulunmadığı, icra takibine konu olan ve davacı kooperatifin Temmuz 2016 - Haziran 2017 dönemine ilişkin aidat alacakları bakımından söz konusu dönemler itibariyle davacı kooperatif üyesi olmayan davalı ...'in sorumlu tutulmasının 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre mümkün olmadığı, başka bir ifadeyle davalının icra takibine yönelik itirazının haklı olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, davanın reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesince her ne kadar davalının, kooperatif hissesini dava dışı ...'a devrettiğini ve alacaktan sorumlu olmayacağı yönünde karar kurulmuşsa da tapu kaydının davalı adına olduğu, 24.02.2010 tarihli devir sözleşmesinin muvazaalı bir işlem olabileceği hususlarının değerlendirilmediğini, kaldı ki bazı aidat ödemelerinin davalı tarafından yapıldığını, ilk derece mahkemesi tarafından yeterli araştırma yapılmadan usul ve yasaya aykırı karar verildiği beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kooperatif aidat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile kalan 672,70 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına. 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 18/02/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...