11. Hukuk Dairesi 2010/7046 E. , 2012/5187 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/11/2009 tarih ve 2008/224-2009/535 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.04.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ......,dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağ
**11. Hukuk Dairesi 2010/7046 E. , 2012/5187 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/11/2009 tarih ve 2008/224-2009/535 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.04.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ......,dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının, dava dışı şirketle franchise alanı olan bir sözleşme imzaladığını, müvekkilinin bu şirketin %49 oranında pay sahibi bulunduğunu, 01.10.2003 tarihli sözleşmenin yürürlükte olduğunu, müvekkilinin ortağı olan şirket ile davalı arasındaki ilişkisini dikkate alarak ve gerçekleşmesi umulan yeni bir ticari ilişkiye girileceği düşüncesiyle ödeme yaptığını, ancak bu ilişkinin tesis edilemediğini, davalının sebepsiz yere zenginleştiğini ileri sürerek, 23.000 USD karşılığı 31.077.60 YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, 31.077.60 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. 6100 sayılı HMK’nun 294 ve devamı (Mülga HUMK’nun 382 ve devamı) maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır. Hatta, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas 1992/4 sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir. Somut olayda mahkemece kısa kararda hüküm altına alınan alacağın yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararda kısa karara aykırı şekilde avans faiziyle tahsili yönünde hüküm kurulmuştur. Bu durum karşısında, gerekçeli kararın kısa karara uygun yazılmaması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. 2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, takdir edilen 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.