Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2012 -3-147 (Önaraştırma) Karar Sayısı : 13-01/3-3 Karar Tarihi : 03.01.2013 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR, Kenan TÜRK B. RAPORTÖRLER: Erdem AKTEKİN , Nesrin SAĞLAM C. BAŞVURUDA BULUNAN : -Ulusal Ecza Tıbbi Cihazlar Deposu Temsilcisi: Av. Ersoy ŞAHİN Şair Eşref Bul. Ragıp Şamlı İş M. No:6/602 Çankaya/
Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2012 -3-147 (Önaraştırma) Karar Sayısı : 13-01/3-3 Karar Tarihi : 03.01.2013 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR, Kenan TÜRK B. RAPORTÖRLER: Erdem AKTEKİN , Nesrin SAĞLAM C. BAŞVURUDA BULUNAN : -Ulusal Ecza Tıbbi Cihazlar Deposu Temsilcisi: Av. Ersoy ŞAHİN Şair Eşref Bul. Ragıp Şamlı İş M. No:6/602 Çankaya/İzmir D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA YAPILAN: -Allergan İlaçları Tic. A.Ş. Eski Büyükdere Cad. İ z Plaza Giz Kat : 12 Maslak -Şişli 34398 İ stanbul (1) E. DOSYA KONUSU: Allergan İlaçları Tic. A.Ş. nin Botox markalı ilacı Ulusal Ecza Tıbbi Cihaz lar Deposu na tedarik etmeyerek hakim durumunu kötüye kullandığı iddiası. (2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Ulusal Ecza Tıbbi Cihazlar Deposu ( Ulusal) nun başvuru sunda özetle; - Beşeri ilaç üretimi ile iştigal eden Allergan İlaçları Tic. A.Ş. ( Allergan ) nin Ulusal ın talebi üzerine Botox marka ürününü 2010 yılından itibaren Ulusal a tedarik etmeye başladığı; - Ulusal ın sipariş adetlerinin artması ile birlikte Allergan ın Ulusal a mal tedariğinde aksamalar meydana geldiği ve Ulusal a ihtiyacı ndan çok daha az miktarda mal tedarik ettiği, - 2012 yılının Mayıs ayında ise Ulusal a bu ürünün ve bu ürün yanında satın aldığı Juvederm ve Surgiderm markalı dolgu malzemelerinin sevkiyatının durma noktasına geldiği, - Allergan ın Ulusal a Botox ürününü vermeyerek ve bu ürünü sade ce belirli kanallardan dağıtarak hakim durumunu kötüye kullandığı ifade edilerek gereğinin yapılması talep e dilmiştir . (3) G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 16.08.2012 tarih ve 6469 sayı ile giren başvuru üzerine hazırlanan 03.09.2012 tarih ve 2012 -3-147/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu nun görüşülmesi sonucunda önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. (4) İlgili karar uyarınca düzenlenen 27.12.2012 tarih ve 2012 -3-147/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır. (5) H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda özetle; önaraştırma konusu iddialar ile ilgili olarak soruşturma açılmasına gerek olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığı ifade edilmiştir. 13-01/3-3 2/6I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME I.1. İlgili Pazar I.1.1 İlgili Ürün Pazarı (6) Allergan ın ithal ettiği Botox ürünün ün temel etken maddesi botulinum toksin dir. Botulinum toksin ameliyatsız estetik müdahaleler alanında kullanılan bir ürün olup botulinum bakterisinin çok sayıdaki toksinlerinden Tip -A olarak adlandırılan toksinin laboratu varda işlenmiş ve zayıflatılmış hal inden elde edilmektedir. (7) Günümüzde, botulinum toksin genelde yüze yönelik, ameliyatsız estetik müdahalelerde kullanılmaktadır ve bu tip müdahaleler için plastik cerrah, medikal estetisyenler ve dermatologlar tarafından talep edilmektedir. (8) Benzer amaçlarla kullanılabilen ve botulinum toksin bazlı ürünlere ikame olabilecek bir diğer ürün de hyaluronik asit bazlı dolgu malzemeleridir. Ancak iki ürün kullanım alanı bakımından farklılaşmaktadır. 04.12.2008 tarih ve 08-69/1113 -430 sayılı Kurul kararında da botuli num toksin in yüzün üst kısmına uygulan dığı, dolgu malzemelerinin ağırlıkla yüzün alt kısmında kullanıl dığı belirtilerek bu kulanım farklılığına dikkat çekilmiştir. (9) Mevcut dosya özelinde, 04.12.2008 tarih ve 08-69/1113 -430 sayılı Kurul kararı da dikkate alınarak, ilgili ürün pazarı botulinum toksin pazarı olarak belirlenmiştir. (10) Dünya çapında botulinum toksin üretimi ve satışı alanında faaliyet gösteren belli başlı üç firma bulunmaktadır. Allergan Grubu, Botox markalı ürünüyle pazarda yer almaktadır. Allergan Grubu dışında piyasadaki diğer bir önemli bir oyuncu, Dysport marka ürünüyle Fransız menşeli Ipsen grubudur. Piyasaya en son giriş yapan firma ise Xeomin markalı ürünüyle Alman menşeli Merz dir. (11) Botulinum toksin beşeri tıbbi ürün (ilaç) statüsünde bir üründür ve bu ürünlerin ithalatı ve pazarlaması anc ak bu ürünlere Sağlık Bakanlığı ndan ilaç ruhsatı alınmak suretiyle gerçekleştirilebilmektedir. Türkiye de satışı gerçekleştirilen Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış botulinum toksin markaları B otox ve Dysport tan ibarettir. (12) Allergan ın üreticisi olduğu Botox un ithalatı ve pazarlaması daha önce Abdi İbrahim İlaç Sanayi ve Tic. A.Ş. tarafından gerçekleştirilmekte iken taraflar arasında gerçekleşen devir işlemini müteakip 2010 yılı Ekim ayı itibar ıyla ana lisans sahibi Allergan tarafından yürütülmektedir. (13) Botulinum toksin etken maddeli ürünler ilaç statüsünde olması sebebiyle doğrudan uygulayıcılara ya da kullanıcılara tedarik edilmemekte, söz konusu ürüne ilişkin satışlar sadece ecza depolarına g erçekleştirilmektedir . I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar (14) İlgili coğrafi pazar "Türkiye" olarak tespit edilmiştir . I.2. Taraflar I.2.1. Ulusal (15) 2009 yılında İzmir de kurulan şirket ecza deposu olarak faaliyet göstermektedir. Şirket, temel olarak plastik ve esteti k cerrahi dalına yönelik ürünlerin satışını gerçekleştirmektedir . I.2.2. Allergan (16) Allergan dünya çapında faaliyet gösteren beşeri ilaç üreticisi Allergan Grubu nun Türkiye iştirakidir. Allergan Grubu esas olarak göz bakımı, nörobilim, medikal dermatoloji, medikal estetik, üroloji ve obezite alanlarına yönelik ürettiği ilaçları ile öne çıkmaktadır. Teşebbüsün en bilinen ve tüketilen ürünü bulunduğu pazarda jenerik isim olarak kullanılacak bilinirliğe ulaşmış Botox markalı ürünüdür . 13-01/3-3 3/6I.3.Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme I.3.1. Önaraştırma Sürecinde Elde Edilen Bulgular (17) Önaraştırma döneminde şikayetçi Ulusal firmasından botulinum toksin pazarında gerçekleştirdiği yıllık satışların marka özelinde dökümü ile Allergan tarafından kendisine tedarik edilen aylık Botox ürünü miktarına ilişkin bilgiler talep edilmiş ve söz konusu bilgiler e Tablo 1 ve 2 de yer verilmiştir. Tablo 1 Ulusal ın Botulinum Toksin Ürünleri Satış Verileri 2010 2011 2012 Ürün Adet Ciro (TL) Pazar Cirosu İçindeki Payı (%) Adet Ciro ( TL) Pazar Cirosu İçindeki Payı (%) 2011 Yılı Cirosu İçindeki Payı (%) Adet Ciro (TL) Pazar Cirosu İçindeki Payı (%) Botox ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) Dysport ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) TOPLAM ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) (18) Tablodan görüleceği üzere, Botox ürünü satışları gerek botulinum toksin pazarı açısından gerekse de 2011 yılı özelinde toplam ciro açısından Ulusal ın satışlarının görece sınırlı bir miktarını sağlamaktadır . 2011 yılında Botox ürününden elde edilen ciro Ulusal ın bu yıla ait toplam cirosunun yaklaşık % ( ..) sini oluşturmuştur. Botox un rakibi olarak kabul edilebilecek Dysport satışları ise şirketin toplam cirosunun yaklaşık % ( ..) si düzeyinde gerçekleşmiştir . Tablo 2 Allergan tarafından Ulusal a tedarik edilen Botox ürün verileri Ay/Yıl 2010 2011 2012 Ocak - Ürün Verilmedi 150 Şubat - ( ..) ( ..) Mart - ( ..) ( ..) Nisan - ( ..) ( ..) Mayıs - ( ..) Ürün Verilmedi Haziran - ( ..) ( ..) Temmuz - ( ..) ( ..) Ağustos - ( ..) ( ..) Eylül - ( ..) ( ..) Ekim ( ..) ( ..) - Kasım Ürün Verilmedi ( ..) - Aralık Ürün Verilmedi ( ..) - (19) Tablo 2 den Ulusal ve Allergan arasındaki Botox ürününe ilişkin ticari ilişkinin 2010 yılı sonund a başladığı, 2011 yılında en yüksek hacme ulaştığı ve 2012 Nisan/Mayıs döneminde ise azaldı ğı sonucuna ulaşıl mıştır. (20) Dosya kapsamında Allergan dan 2011 ve 2012 yıllarına ait botulinum toksin toplam pazar büyüklüğüne ve paylarına ilişkin veriler talep edil miştir. Tablo 3 de edinilen bilgiler doğrultusunda botulinum toksin pazarında bulunan markaların 2011 ve 2012 yıllarına ilişkin pazar payı verilerine yer verilmektedir . Tablo 3 Botulinum Toksin Pazarı Pazar Payları (2011 -2012) 2011 2012 (Ekim) Kutu Kutu PP (%) Ciro (TL) Ciro PP (%) Kutu Kutu PP (%) Ciro (TL) Ciro PP (%) Botox ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) Dysport ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) TOPLAM ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) ( ..) (21) Tablo değerlen dirildiğinde botulinum toksin pazarının toplam satışlarının yaklaşık dörtte üçünün Allergan tarafından gerçekleştirildiği ve Botox un pazar payının Ekim 2012 itibar ıyla %73, Botox un Türkiye pazarındaki tek rakibi Dysport un pazar payı nın ise %27 seviyesin de olduğu görülmektedir . 13-01/3-3 4/6I.3.2. Hukuki Değerlendirme (22) Dosya konusu iddia Allergan ın rekabet hukuku literatüründe sözleşme yapmanın/mal vermenin reddi olarak sınıflandırılan tek taraflı bir eylemidir. Bu tür tek taraflı uygulamalar 4054 sayılı Rekabetin Ko runması Hakkında Kanun (4054 sayılı Kanun ) un 6. maddesi çerçevesinde değerlendirilmektedir. (23) Herhangi bir teşebbüsün 4054 sayılı Kanun un 6. maddesini ihlal ettiğinden bahsedebilmek için teşebbüsün ilgili ürün pazarında hakim durumda bulunması ve eylemi n rekabet hukuku anlamında kötüye kullanma teşkil etmesi şeklinde iki temel unsur kümülatif olarak aranmaktadır . I.3.2.1. Hakim Durumun Varlığı . (24) Allergan ın botulinum toksin pazarındaki konumuna bakıldığında teşebbüsün duopol bir piyasada rakibinin yaklaş ık üç katı bir pazar payıyla pazar lideri olduğu görülmektedir. Ayrıca Allergan ın ürününün pazarda jenerik isim olarak kullanılacak düzeyde bilinirliğinin de teşebbüsün pazardaki konumuna ve gücüne ilişkin önemli bir gösterge olduğunu söylemek mümkündür. (25) Geçmişte alınan 04.12.2008 tarih ve 08 -69/1113 -430 sayılı Allergan ; 02.09.2010 tarih ve 10-57/1155 -439 sayılı Paşabahçe Kurul kararlarında, hakim durumun kötüye kullanılmasına ilişkin yapılan değerlendirmelerde, incelemeye konu teşebbüsün hakim durumda olu p olmadığı analiz edilerek incelemeye başlanabileceği gibi, başlangıç olarak şikayete konu eylemin bir kötüye kullanma hali içerip içermediğinin irdelenebileceği tespitine yer verilmektedir. (26) Mevcut dosyada anılan kararlarda belirtilen yöntemlerden ikincis i benimsenmiş ve analize Allergan ın şikayet konusu uygulamasının sözleşmeyi yapmayı/mal vermeyi reddetme olarak kabul edilip edilemeyeceği noktasından başlanmıştır . I.3.2.2. Rekabet Hukukunda Mal Vermeyi Reddetme Eylemi (27) Öncelikle belirtilmelidir ki, hakim durumda olsun ya da olmasın teşebbüslerin başka bir teşebbüs ile tedarik ilişkisi içerisine girmesi ya da mevcut tedarik ilişkisine son vermesi Anayasa nın 48. maddesi kapsamında çalışma ve sözleşme özgürlüğü prensibi çerçevesinde korunduğundan, rekabet h ukuku kapsamında sözleşme taraflarının iradelerine ancak çok sınırlı koşullar dâhilinde müdahale edilmektedir. (28) Mal vermeyi reddetme eylemi, temel olarak, bir teşebbüsün mal teminini doğrudan ve herhangi bir gerekçe olmaksızın reddetmesi şeklinde ya da yük sek fiyat ve/veya düşük kalitede mal temin etmek gibi olumsuz ticari koşullarda mal vermeyi teklif etmesi/mal vermesi şeklinde ortaya çıkabilmektedir. (29) Mal vermeyi reddetme eyleminin rekabet hukuku kapsamında ihlal olarak nitelendirilebilmesi için birtakım şartların varlığı gerekmektedir. İlk olarak, verilmeyen/ticari olarak daha kötü şartlarla verilen mal, nihai ürünün ortaya çıkarılması için vazgeçilemez nitelikte olmalıdır. İkinci şart, eylemin temin edilmeyen malın kullanıldığı alt pazardaki rekabete ön emli ölçüde zarar vermesi gerekliliğidir. (30) Rekabet hukuku içtihadında mal vermeyi reddetme eylemi alt pazarda rakiplerin faaliyetlerinin sona ermesine yol açıyorsa ya da böyle bir riski barındırıyorsa, söz konusu eylemin tüketici refahında net bir zarar or taya çıkaracağı ve dolayısıyla rekabetin kısıtlandığı sonucuna ulaşılmaktadır. Bu nedenle, rakibin pazar dışına itilmesi riski/tehdidi mal vermeyi reddetme eyleminin ihlal olarak kabul edilmesi için gerekli bir şart olarak ortaya çıkmaktadır. Bununla birli kte, taraflar arasında her türlü anlaşmazlık, dışlama tehdidi olarak algılanmamakta, mal vermeyi reddetme eyleminin alt pazarda rakibi pazar dışına çıkarıp çıkarmayacağının detaylı bir şekilde analiz edilmesi gerekmektedir. 13-01/3-3 5/6(31) Mehaz mevzuatta mal vermeyi redd etme eyleminin rekabet hukuku anlamında ihlal olarak sayılması için gerekenler aşağıda sıralanm ıştır: (32) Malın/girdinin gerekliliği: Bu şartın varlığı analiz edilirken dikkate alınan, malın/girdinin olmaması halinde teşebbüslerin o malı/girdiyi kullanamamakta n dolayı faaliyetine devam edip edememeleridir. Dolayısıyla, verilmeyen malın/girdinin alternatifinin olmaması veya bu yokluk nedeniyle rakiplerin hâkim teşebbüse alt pazarda rekabetçi baskı kuramamaları halinde, sunumu reddedilen malın/girdinin gerekliliğ inden söz edilebilecektir. (33) Etkin rekabetin ortadan kalkması: Hâkim teşebbüsün mal vermeyi reddetmesi eyleminin alt pazarda rekabeti ortadan kaldırması gerekliliği, eylemin ihlal olarak değerlendirilmesinde aranan ikinci kriterdir. (34) Tüketici zararı: Tüketici zararının ortaya çıkması kriterinde dikkate alınan husus, hâkim teşebbüsten mal alamayan rakiplerin alt pazarda yenilikçi ürünler sunmalarının engellenip engellenmediğidir. Bu durum özellikle talep eden teşebbüsün, rakip teşebbüsten malı alıp sadece aynı nitelikte bir ürün vermeyi düşünmemesi, yeni veya geliştirilmiş mal ve hizmet sunmayı planlaması halinde ortaya çıkacaktır. (35) Başvuruya konu iddiaların yukarıdaki kriterler çerçevesinde değerlendirilmesine geçilmeden önce önemle belirtilmelidir ki, rekabet h ukuku mal vermeyi reddetme eyleminin değerlendirilmesinde temel olarak hakim durumdaki bir firmanın alıcısı konumundaki bir teşebbüsü dışlamak için bu teşebbüsün belli bir girdiye erişimini reddetmesi durumuna ve özellikle de bu teşebbüsün girdinin gerekli olduğu ekonomik faaliyet bakımından hakim durumdaki teşebbüsün rakibi olduğu olaylara yoğunlaşmaktadır. Nitekim mal vermeyi reddetme eylemi sonucunda anti -rekabetçi etkilerin bu durumla ortaya çıkması beklenmekte ve yukarıda değinilen kriterler temel olar ak bu durumları analiz etmeye yönelmektedir. (36) Oysa dağıtım ya da yeniden satış seviyesindeki bir mal vermeyi reddetme eylemi bakımından aynı şeyleri söylemek mümkün değildir . Yeniden satıcı hakim durumdaki firmanın ürünlerini sadece yeniden sattığından haki m durumdaki firma ile yeniden satıcı arasında anlamlı bir rekabet bulunmamaktadır. (37) Bu kapsamda Kurul, 18. 03.2010 tarih ve 10-24/330 -118 sayılı Otis, 08.04.2010 tarih ve 10- 29/446 -169 sayılı Teknoform ve 02.09.2010 tarih ve 10-57/1155 -439 sayılı Pasabahçe kararlarında o malı alıp tekrar (herhangi bir katma değer eklemeksizin) satmak isteyen yeniden satıcı söz konusu ise, mal vermeyi reddetme eylemi rekabet hukuku kapsamında değerlendirilmeyecektir şeklinde ifade etmiştir. (38) Mevcut dosya kapsamında incelenen taraflar arasındaki ilişkinin de, bir sağlayıcının alt pazarda kendisine rakip olan bir teşebbüse belli bir girdiyi sağlamasını içeren bir ilişkiden ziyade, tarafları arasında doğrudan rekabet olmayan bir yeniden satıcılık ilişkisi olduğu görülmektedir . I.3.2.3. Allergan ın Mal Vermeyi Reddetmek Yoluyla 4054 sayılı Kanun un 6. Maddesini İhlal Ettiği İddiasının Değerlendirilmesi (39) Mal vermeyi reddetme ihlalinin unsurlarının oluşup oluşmadığın değerlendirilmesinde ilk bakılacak unsur tedarik edilmeyen malın Ulusal ın faaliyetlerini sürdürmesi için objektif olarak zorunlu olup olmadığıdır. (40) Objektif olarak gerekli olma kriterinden anlaşılması gereken, sunumu reddedilen girdi olmadan alt pazara hiçbir rakibin giremeyeceği ya da faaliyetlerine devam edemeyeceği değil, girdinin sunumunun reddedilmesi sonucu ortaya çıkan olumsuz durumla baş edebilmek için rakibin alt pazarda mevcut veya potansiyel bir ikameye en azından uzun dönemde güvenemeyeceği durumdur. Bu bağlamda rakiplerin görülebilir bir zaman 13-01/3-3 6/6uzaklığında e tkin bir biçimde sunumu reddedilen girdinin benzerini elde edip edemeyeceği de göz önünde bulundurulmaktadır. (41) Ulusal tarafından iletilen bilgi yazısında Botox ürününün marka bilinirliliği ve kalitesi ile tüketiciler açısından ilk tercih edilen ürün olduğu, bu nedenle ilgili ürünün faaliyetlerini devam ettirmesi için kendi açılarından kritik öneme sahip olduğu ifade edilmiştir. (42) Öncellikle belirtmek gerekir ki Ulusal , Sağlık Bakanlığı ruhsatına sahip bir ecza deposudur. Türkiye de gerek Ulusal gibi belirli bi r bölgede faaliyet gösteren gerekse de ulusal boyutta faaliyet gösteren birçok ecza deposu bulunmaktadır. Genel olarak ecza depoları gerek ulusal ecza depolarından gerekse de direk üreticilerden tedarik ettikleri çeşitli ilaçları eczanelere veyahut hastane lere direk veya ihalelere katılım suretiyle satarak faaliyet göstermektedirler. Ecza depoları pazardaki ticaretin gereği tek bir marka ilacı taşımamakta, belirli bir portföy taşımaya gayret etmektedirler. (43) Mevcut dosya kapsamında Ulusal ise faaliyetinin tam amen tek bir ürüne bağımlı olduğunu ileri sürmektedir. Yukarıda yer verildiği üzere alım yaptığı girdiye herhangi bir katma değer katmayan sadece bu ürünü alıp tekrar satan teşebbüsler açısından ilgili ürünün faaliyetlerinin devamı için zorunlu kabul edilm esi mümkün gözükmemektedir. Aksi durumun kabulü, örneğin, beşeri ilaç sektörü açısından jeneriği olmayan tüm ilaçların ecza depolarının faaliyeti için zorunlu kabul edilmesi sonucunu getirecektir. Bu sonucun hem sözleşme yapma serbestisi ile hem de Kurulun son dönemde ilaç firmaları ve ecza depoları arasında imzalanan münhasır ihale katılım sözleşmelerine verdiği bireysel muafiyet kararları ile çelişeceği görülmektedir. (44) Tüm bunlara ek olarak Tablo 1 deki veriler incelendiğinde Ulusal ın Botox ürününe yöneli k en yüksek satış hacmine ulaştığı 2011 yılında bile Botox satışlarının Ulusal ın toplam cirosu içerisindeki payının yaklaşık % ( ..) olduğu, toplam ciro içerisindeki yeri dikkate alındığında ise Ulusal ın ticari faaliyetinin sürdürülebilirliği üzerinde de Botox ürününün sınırlı bir etkisinin olduğu görülmektedir. (45) Kaldı ki Ulusal ın ana ithalatçı Allergan dışında diğer daha büyük çapta faaliyet gösteren ecza depolarından da bu ürünü her zaman temin imkanı bulunmaktadır. Nitekim Ulusal ın Allergan dan mal te min edememesi üzerine 2012 yılının Haziran ayında Allergan ın da yönlendirmesi ile başka bir ecza deposundan distribütör satış fiyatı üzerinden mal temin ettiği teşebbüs tarafından gönderilen faturadan anlaşılmıştır. (46) Dolayısıyla Allergan ın botox ürününün Ulusal ın faaliyetlerini sürdürmesi için objektif olarak gerekli olmadığı kanaatine varılmış olup, Allergan ın Ulusal a mal vermeyi kesmesi eyleminin 4054 sayılı Kanun un 6. maddesi çerçevesinde bir kötüye kullanma olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna ul aşılmıştır . J. SONUÇ (47) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre; 4054 sayılı Kanun un 41. maddesi uyarınca şikayetin reddi ile soruşturma açılmamasına OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.