2. Ceza Dairesi 2022/15527 E. , 2023/3901 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/40 E., 2016/732 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakeme
**2. Ceza Dairesi 2022/15527 E. , 2023/3901 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/40 E., 2016/732 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığa gerekçeli kararın 24.06.2016 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21/1.maddesi uyarınca tebliğ edildiği, isim vermeyen komşu tarafından, muhatabın şehir dışına gittiğinin bildirilmesi üzerine, evrakın mahalle muhtarına teslim edilip, kapısına (2) no’lu haber kağıdının yapıştırıldığı, ancak tebligattan haberdar edilen kişinin sadece imzadan imtina etme hakkına sahip olduğu, isim vermekten imtina edemeyeceği , sanığın geçici olarak adreste bulunmadığına dair bilgisine başvurulan kişinin denetime elverişli şekilde adı ve soyadının tespit edilmediği anlaşılmakla; bu şekilde yapılan tebligatın geçersiz olup, sanık ...'ın öğrenme üzerine yaptığı temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2016 tarihli ve 2015/186 Esas No'lu iddianamesi ile sanıklar ... ve ... hakkında olay günü, gündüz saat 08.00 sıralarında, şikâyetçiye ait evin kapısını sökerek çalmaları şeklindeki eylemleri nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır. 2.Tarsus 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2015/40 Esas, 2016/732 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 62.maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53.maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına, ek savunma verilmek suretiyle konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan aynı Kanun'un 116/4,119/1-c ve 62.maddeleri uyarınca tayin olunan 10 ay hapis cezasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 3.Tarsus 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2016 tarihli ve 2015/40 Esas, 2016/732 Karar sayılı kararının, diğer sanık ... tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 2.Ceza Dairesinin 16.06.2022 tarihli ve 2021/2565 Esas, 2022/12496 Karar sayılı kararı ile incelenerek , konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan dosyanın iadesine, hırsızlık suçundan kurulan hükmün ise onanmasına karar verilmiştir. 4.Sanık ... hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 11.07.2016 tarihinde kesinleşmiş, Erzurum 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 25.04.2019 tarihli ve 2018/195 Esas, 2019/680 Karar sayılı ilamı ile denetim süresi içinde (08.11.2017) işlediği kasıtlı suçtan dolayı (1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 66/1-a maddesinde düzenlenen firar suçu) hükmolunan 10 ay hapis cezasının 28.05.2019 tarihinde kesinleşmesi üzerine, Tarsus 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/40 Esas sayılı dosyasına ihbarda bulunulmuştur. 5.İhbar üzerine Tarsus 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2019 tarihli ve 2019/662 Esas, 2019/1222 Karar sayılı kararı ile, Mahkemenin 25.05.2016 tarih ve 2015/40 Esas, 2016/732 Karar sayılı hükmünün aynen açıklanmasına karar verilmiş, kararın sanık ... tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 2.Ceza Dairesinin 02.11.2021 tarihli ve 2021/15855 Esas, 2021/18202 Karar sayılı ilamı ile hükmün, karar tarihi itibariyle istinaf kanun yoluna tabi olduğundan bahisle dosyanın görevli ve yetkili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi için incelenmeksizin iadesine karar verilmiş, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 15.12.2021 tarihli ve 2021/2738 Esas,2021/3360 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun şekilde kesinleşmediğinden, denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e ve 289/1-e maddeleri gereğince bozulmasına karar verilmiştir. 6.Bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde; Tarsus 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2022 tarihli ve 2021/916 Esas, 2022/154 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verilmiş, mahkemenin 25.05.2016 tarihli ilk kararının kesinleştirilmesi için usulüne uygun tebliğ işlemleri yerine getirilerek sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı 17.06.2022 tarihinde itirazen incelenerek kesinleşmiştir. 7. Sanık ...'ın 09.05.2022 tarihli temyiz dilekçesi üzerine 03.10.2022 tarihli temyiz formu hazırlanarak dosya Yargıtay'a gönderilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.11.2022 tarih ve 2022/12828 sayılı kararı ile sehven sanık ...'ın 09.05.2022 tarihli dilekçe ile Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 16.06.2022 gün ve 2021/2565 Esas, 2022/12496 Karar sayılı ilamına yönelik olarak karar düzeltme (itiraz) isteminde bulunduğu kabul edilerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan incelemede, dilekçede bildirilen konuların değerlendirildiği, hükmün esasına etkili bir hususun inceleme dışı bırakılmadığından 5271 Sayılı Yasa'nın 308. maddesi uyarınca karara itirazı gerektirir maddi ve hukuki bir sebep bulunmadığından itiraz yoluna gidilmediğinin belirtilmesi üzerine Tarsus 3.Asliye Ceza Mahkemesince, sanık ... yönünden karar verilmek üzere dosya Yargıtay'a gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; 600,00 TL'lik zararı giderdiğini, dekontu dosyaya ibraz ettiğini, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, diğer sanık ... ile birlikte, şikâyetçinin bahçe içinde bulunan evinin kapısını, çekiç ve murç ile sökerek çaldığının tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. 2.Sanık üzerine atılı suçlamayı tevil yollu ikrâr etmiş, şikâyetçi ve tanık Y.U.aşamalarda dinlenmiştir. 18.11.2014 tarihli Olay Yeri Görgü Tespit ve Araştırma Tutanağı, 05.02.2016 tarihli değer tespitine ilişkin tutanak ile 18.03.2016 tarihli PTT makbuzu dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE Değer tespitine ilişkin tutanakta suça konu kapının değerinin 600,00 TL olduğu, 18.03.2016 tarihli PTT makbuzuna göre şikâyetçinin hesabına 581,00 TL para yatırıldığı ancak şikâyetçinin kısmî ödeme nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının olmadığını bildirmesi karşısında 5237 sayılı Kanun'un 168.maddesinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tarsus 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2015/40 Esas, 2016/732 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.