11. Hukuk Dairesi 2018/4622 E. , 2020/1846 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 27/03/2018 tarih ve 2018/41-2018/143 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 18.02.2020 günü hazır bulunan asıl ve birleşen davada davalılar vekili Av. ... ile asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. ... di…
**11. Hukuk Dairesi 2018/4622 E. , 2020/1846 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 27/03/2018 tarih ve 2018/41-2018/143 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 18.02.2020 günü hazır bulunan asıl ve birleşen davada davalılar vekili Av. ... ile asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Asıl davada davacı vekili, davalıların donatanı ve kaptanı bulundukları 4365 ton ağır fuel oil yüklü tankerin 29/12/1999 tarihinde Ambarlı açıklarında fırtına nedeniyle ikiye ayrılarak bir kısmının dibe oturduğunu, tankerdeki bir kısım yakıtın denize yayıldığını, lodosun etkisiyle 5-6 km.’lik alana yayılarak deniz yüzeyinde kalın tabaka oluşturduğunu, bir kısmının deniz dibine çöktüğünü, zamanla buharlaşma ve çözülme yolu ile çevre kirliliği yarattığını ileri sürerek, şimdilik 690.000,00 TL çevre zararının olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş; birleşen davada ise bakiye zarar olan 4.878.000,00 USD'nin olay tarihi olan 29/12/1999 tarihinden itibaren hesaplanacak döviz hesaplarına uygulanan en yüksek faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki karşılığı Türk Lirasının davalılardan tahsilini istemiştir. Asıl ve birleşen davada davalılar vekili, birleşen davaya yönelik zamanaşımı def’inde bulunmuş, davacının uğradığı zararın ve bundan doğan aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getiren müvekkillerinin sorumluluğunun olmadığını savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; asıl davanın kabulüne, 690.000,00 TL tazminatın olay tarihi olan 29/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, birleşen davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin her bir taraftan alınarak yek diğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 35.350,42 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davalılardan alınmasına, asıl ve birleşen davada davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 20/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.