İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 12/12/2025 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 14/07/2025 tarih ve 2024/456 E - 2025/676 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Müvekkili Banka ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında imzalanan kredi sözleşmelerine istinaden dava dışı işbu fir…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/2108 KARAR NO : 2025/2334 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/07/2025 ESAS NO: 2024/456 KARAR NO : 2025/676 DAVANIN KONUSU: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 12/12/2025 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 14/07/2025 tarih ve 2024/456 E - 2025/676 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Müvekkili Banka ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında imzalanan kredi sözleşmelerine istinaden dava dışı işbu firmaya krediler kullandırıldığını, asıl borçlu ... Ltd. Şti.’nin müvekkili banka’nın ...Şubesi ve ... / ... Şubesinden 12.01.2016 tarih 300.000- TL, 17.03.2017 tarih 1.200.000-TL, 03.03.2020 tarihli 3.000.000-TL, 17.08.2021 tarihli 5.000.000-TL, 19.12.2022 tarihli 20.000.000,00 TL bedelli kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığını, diğer davalıların kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, davalı borçlulardan...in sözleşmelerin tamamını, ... ve ...’ın ise 17.03.2017 tarih 1.200.000,00 TL, 03.03.2020 tarih 3.000.000,00 TL bedelli kredi sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, imzaladıkları kredi ve kefalet sözleşmeleri uyarınca her bir davalının sorumluluğunun ayrı ayrı olmak üzere depo talepleri ile birlikte takibe geçildiğini, müteselsil kefil sıfatıyla borçtan sorumlu olan davalı borçluların kredi ve kefalet sözleşmelerini imzaladıkları tarih itibariyle asıl borçlu firmanın ortağı ve yöneticisi olduklarından eş rızasının alınmasına gerek bulunmadığını, kredi geri ödemelerini zamanında yerine getirmeyen asıl borçlu ve davalı kefillere Ankara 62. Noterliğinin ... tarih... yevmiye numaralı kat ihtarının keşide edildiğini ve borcun ödenmemesi halinde haklarında icra takibi yapılacağının bildirildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında icra takip işlemlerine başlandığını, borçlular hakkında yapılan icra takip işlemlerinin hukuka uygun olduğunu, her bir kefilin imzalamış olduğu kredi ve kefalet sözleşmesinden sorumlu tutularak takipteki sorumluluklarının da ayrıştırıldığını, davalıların itirazlarının iptali ile...için 10.638,708,02 TL asıl alacak + 1.818.275,70 TL işlemiş temerrüt faizi (19.001.2024- 05.04.2024 arası) + 90.913,78 TL BSMV + 16.729,20 TL masraf olmak üzere toplam 12.294.626,70 TL, banka alacağı olmakla birlikte ipotek limiti olan 4.000.000,00 TL’yi aşan kısım olan 8.294.626,70 TL yönünden, ... ve ... için 776.957,37 TL Asıl alacak + 125.731,37 TL işlemiş temerrüt faizi (19.01.2024- 05.04.2024 arası) + 6.286,57 TL BSMV + 16.729,20 TL masraf olmak üzere toplam 925.704,51 TL alacak miktarı yönünden takiplerin devamına ve %20’den az olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmelerini talep etmek zaruri olduğunu belirterek, sonuç ve istem olarak, davalıların icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin takip tarihi itibariyle...için 8.294.626,70 TL nakit, ... ve ... için 925.704,51 TL nakit alacak ile, gayri nakit alacak yönünden devamına, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesi özetle; Davacı Banka ile dava dışı asıl borçlu firma arasında imzalanan kredi sözleşmeleri kapsamında müvekkilleri, ... ve ...’ın 17.03.2017 tarih 1.200.000,00 TL ve 03.03.2020 tarih 3.000.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını kabul ettiklerini, müvekkilleri tarafından kefil sıfatıyla imzaladıkları sözleşmeler kapsamında asıl borçlu tarafından kullanılan nakdi kredilerin vadesinde kapatıldığını, yine işbu kredilerden dolayı bankacılık uygulamalarına göre gayri nakdi kredi olarak kabul edilen 650.000-TL ve 150.000-TL lik iki tane teminat mektubunun ise dava dışı ...A.Ş. ‘ne teminat amacıyla verildiğinin anlaşıldığını, yine davacı tarafından takip dayanağı yapılan 16.01.2024 tarihli hesap kat ihtarnamesinde toplamda 547.116,02 TL olarak belirtilen ancak icra takibinde 724.746,02 TL’ye çıkarılan ve gayri nakdi kredi olarak belirtilen borç kaleminin dayanak belgeleri olan kredi sözleşmelerinde müvekkillerinin imzasının bulunmadığını, müvekkillerinin kredi sözleşmesini kefil olarak imzaladıktan sonra asıl borçlu dava dışı ...'in kredi ve kefalet sözleşmesinin yapılmasından sonraki dönemde önemli ölçüde mali durumunun bozulması üzerine aynı zamanda şirket ortakları olan müvekkillerinin dava dışı şirketteki hisselerini diğer şirket ortaklarına usulüne uygun bir şekilde devrettiklerini, işbu devir ile ilgili resmi noter işlemi sonrasında davalı müvekkillerinin Kayseri 7. Noterliği...yevmiye ve ...tarihli istifaname başlığı altında noter ihtarnamesi ile kefil sıfatıyla imzalamış oldukları kredilerden dolayı davacı Bankaya “kefaletten dönme” talepli ihtarnamenin çekildiğini, müvekkillerinin imzaladıkları sözleşmeler dayanak yapılarak düzenlenen 650.000 TL ve 150.000 TL tutarlı teminat mektuplarının muhatap tarafından 2024 başı itibariyle tazmin edildiğini, müvekkillerinin davacı banka nezdinde zamanında tek taraflı olarak “kefaletten dönme” işlemi gerçekleştirdiklerini, müvekkilleri açısından somut olaya uygulandığında, müvekkillerinin 17.03.2017 tarih ve 03.03.2020 tarih 3.000.000 TL bedelli kredi sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları, genel kredi sözleşmelerinden krediyi kullanan asıl borçlunun mali durumunun önemli ölçüde bozulması üzerine şirket ortaklığından ayrıldıklarını, daha sonra da henüz muaccel hale gelmemiş nakdi ve gayri nakdi kredilerden dolayı Kayseri 7. Noterliğinin...yevmiye ve ... tarihli noter ihtarnamesi ile kefaletten dönme talepli davacıya ihtarname gönderdiklerinin sunulan belgelerden anlaşıldığını, müvekkillerinin kefalet sözleşmesi kapsamında imzaladıkları sözleşmelerde “gayri nakdi kredilerden” sorumlu olduklarına dair sözleşmelerde hüküm bulunmadığını, müvekkillerinin 17.03.2017 tarihli 1.200.000,00 TL ve 03.03.2020 tarihli 3.000.000,00 TL limitli kredi sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kefalet sözleşmelerinde sadece nakdi kredilerden dolayı sorumlu olacaklarına dair düzenlemenin bulunduğunu, müvekkillerinin davacı Banka tarafından borçlu olduğu iddia edilen kredi türlerinin gayri nakdi kredi olarak kabul edilmesi durumunda iş bu gayri nakdi krediden kefillerin sorumlu olduğunun kabulü için kredi ve kefalet sözleşmelerinde açık bir düzenlemenin bulunması gerektiğini, aksi takdirde sözleşmelerin bağlayıcılığı ilkesi gereğince kefillerin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini belirterek, davacının davasına dayanak yaptığı kredi sözleşmelerinden, müvekkillerinin dava dışı asıl borçlunun mali durumunun tahmin ettiklerinden çok daha kötü olduğunu anlamaları üzerine, süresinde ve usulüne uygun bir şekilde davacı tarafa “kefaletten döndüklerine” dair noter ihtarname gönderdiklerini, ayrıca davacının takip dayanağı kredi türleri olarak nakit ve gayri nakdi krediler üzerinden başlatılmış ise de, dayanak yapılan nakdi kredinin de aslında gayri nakdi kredi olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bu kapsamda müvekkillerinin kefil sıfatıyla imzaladıkları sözleşmelerde gayri nakdi kredilerden sorumlu olacaklarına dair bir düzenlemenin bulunmadığının anlaşılması karşısında davacının müvekkillerine dönük açtığı itirazın iptali davasının esastan reddine karar verilmesini, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini, davacı hakkında %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini, müvekkillerinin mal varlığı üzerindeki ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Netice olarak davacı vekilince dava dilekçesinde her üç davalı yönünden hem nakdi hem gayri nakdi alacağa yönelik talep bulunduğu ancak davacı banka vekili tarafından 24/12/2024 tarihli dilekçesi ile depo talebinin yalnız ...'ye yönelik olduğunu, davalılar ... ve ...dan olan talebin ise fazlaya ve hataya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 776.957,37-TL asıl alacak + 125.731,37TL işlemiş temerrüt faizi (19.01.2024-05.04.2024 arası) + 6.286,57TL BSMV + 16.729,20-TL masraf olmak üzere toplam 925.704,51-TL nakit alacak ( %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile birlikte) yönünden itirazın iptalinin talep edildiği açıklanmış olduğu dikkate alınarak; Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında; Davalı...yönünden taleple bağlılık kuralı gereğince 10.368.708,02 TL asıl alacak, 1.818.275,70 TL İşlemiş Temerrüt Faizi 90.913,78 TL BSMV ve 16.729,20 TL masraf alacağı olmak üzere toplam 12.294.626.70-TL nakit alacaktan ipotek limiti olan 4.000.000,00-TL'nin mahsubu neticeside 8.294.626,70-TL yönünden davalının itirazının iptali ile bu miktar üzerinden takibin kaldığı yerden devamına, ( asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren % 81,00 oranında yıllık faiz uygulanmasına,) Davalı ... yönünden taleple bağlı kalınarak yapılan hesaplamada; 776.957,37 TL Asıl Alacak, 125.731,37 TL İşlemiş Faiz 6.286,57 TL BSMV ve 16.729,20 TL Masraf Alacağı olmak üzere 925.704,51 TL nakit alacağa ilişkin itirazının iptaline, ( asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren % 81,00 oranında yıllık faiz uygulanmasına,) Davalı ... yönünden taleple bağlılık kuralı kapsamında yapılan hesaplamada, 776.957,37 TL Asıl Alacak, 125.731,37 TL İşlemiş Faiz, 6.286,57 TL BSMV ve16.729.20 TL Masraf Alacağı 925.704,51-TL nakit alacağa ilişkin itirazının iptaline ( asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren % 81,00 oranında yıllık faiz uygulanmasına,) Davacının davalı...yönünden depo talebinin kabulüyle, davacı bankaya iade edilmemiş çek yapraklarından ve teminat mektuplarından kaynaklanan724.746,02-TL gayrinakdi kredi bedelinin davacı banka nezdinde açılacak faiz getirmeyen bir hesapta davalı tarafından depo edilmek üzere tahsiline imkan verecek şekilde takibin devamına, Davalı ... ve ... yönünden depo talebinin reddine, dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talep etmiştir. İİK 67/1.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için İİK 67.maddesindeki itirazın iptaline özgü dava şartlarının yanında, davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Anılan şartlar incelendiğinde takibe konu alacağın likit olduğu ve davalıların itirazın haksız olduğu gözetilerek davalılar aleyhine itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilen toplam alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, şartları mevcut olmadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında; Davalı...yönünden taleple bağlılık kuralı gereğince 10.368.708,02 TL asıl alacak, 1.818.275,70 TL İşlemiş Temerrüt Faizi 90.913,78 TL BSMV ve 16.729,20 TL masraf alacağı olmak üzere toplam 12.294.626.70-TL nakit alacaktan ipotek limiti olan 4.000.000,00-TL'nin mahsubu neticeside 8.294.626,70-TL yönünden davalının itirazının iptali ile bu miktar üzerinden takibin kaldığı yerden devamına, ( asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren % 81,00 oranında yıllık faiz uygulanmasına,) Davalı ... yönünden taleple bağlı kalınarak yapılan hesaplamada; 776.957,37 TL Asıl Alacak, 125.731,37 TL İşlemiş Faiz 6.286,57 TL BSMV ve 16.729,20 TL Masraf Alacağı olmak üzere 925.704,51 TL nakit alacağa ilişkin itirazının iptaline, ( asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren % 81,00 oranında yıllık faiz uygulanmasına,) Davalı ... yönünden taleple bağlılık kuralı kapsamında yapılan hesaplamada, 776.957,37 TL Asıl Alacak, 125.731,37 TL İşlemiş Faiz, 6.286,57 TL BSMV ve16.729.20 TL Masraf Alacağı 925.704,51-TL nakit alacağa ilişkin itirazının iptaline ( asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren % 81,00 oranında yıllık faiz uygulanmasına,)..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı ve davalılar vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; "...Öncelikle İlk derece Mahkemesinin gerekçeli kararı henüz tarafımıza tebliğ edilmemiş olduğundan gerekçeye ilişkin her türlü istinaf vb yasal haklarımızı saklı tutmaktayız. Bununla birlikte her ne kadar Mahkemece genel olarak davamızın kabulüne karar verilmişse de Davalılar ... ve ... yönünden depo talebimiz olmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken ''depo talebinin reddine'' hükmedilmesi isabetsiz olup kararın bu yönüyle kaldırılması gerekmektedir. Şöyle ki; Dava dilekçesinde tarafımızca ... VE ... İÇİN 925.704,51-TL nakit alacağımız ile nakit alacağımıza ilaveten gayri nakit alacağımız yönünden, takibin devamına %20’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Ancak bununla birlikte hem cevaba cevap dilekçemizde hem de ön inceleme duruşmasından önceki 24.12.2024 tarihli beyan dilekçemizde depo talebimizin sadece ...'den olduğu davalılar ... ve ...dan olan talebimizin NAKİT ALACAĞIMIZ ( %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı,yargılam gideri ve vekalet ücreti ile birlikte) yönünden itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi yönünde olduğu Mahkemeye açıkça ve yazılı olarak belirtilmiştir... Görüleceği üzere HMK 141.Maddesi ve yargıtay'ın yerleşik İçtihatları uyarınca Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebileceklerdir. Hal Böyleyken Mahkemece ... ve ...dan depo talebimiz bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken talebin reddine karar verilmesi isabetmiş olmuş olup kararın sadece bu yönüyle kaldırılması gerekmektedir. Zira Hukuk Genel Kurulu 2023/1039 E. , 2025/60 K. 7251 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle yapılan değişiklikle birlikte HMK’nın 141. Maddesi; “(1) (Değişik:22/7/2020-7251/15 md.) Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. (2) İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır” şeklindedir. Görüldüğü üzere, HMK’nın sistematiği içinde tahkikat aşamasına geçilmeden evvel tarafların uyuşmazlık konularının ve bu uyuşmazlıkların çözümü için ileri sürdükleri delillerin daha işin en başında belirlenerek tahkikatın etkin bir şekilde yapılmasının hedeflendiği anlaşılmaktadır. Ön inceleme aşamasında tarafların anlaşıp anlaşamadıkları konuları belirleyen ve hangi vakıaların uyuşmazlık konusu olduğunu tespit eden ve bunu tutanağa geçiren mahkemenin, tahkikat aşamasında yapacağı faaliyet (iş), uyuşmazlık konusu olayları incelemek, bunlar hakkında tarafların gösterdiği delilleri, ileride vereceği hükme esas almak üzere ispat hukuku kurallarına göre değerlendirmektir (Yılmaz, s.901). Taraflar, tahkikat aşamasında kural olarak iddia ve savunmalarını genişletip değiştiremezler; yani yeni vakıa ileri süremezler ve eski vakıaların yerine yeni vakıalar ikame edemezler. Bunun yapılabilmesi ancak karşı tarafın açık muvafakati, bunun mümkün olmaması durumunda da ıslah suretiyle gerçekleştirilebilir... davalılar ... ve ...dan olan talebimizin NAKİT ALACAĞIMIZ ( %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı,yargılama gideri ve vekalet ücreti ile birlikte) yönünden itirazın iptaline ve takibin devamına, karar verilmesi yönünde olduğundan ... ve ...dan depo talebimiz olmadığından ve bu husus cevaba cevap dilekçemiz ve ön incelemeden önceki beyan dilekçemizde açıkça ve yazılı olarak Mahkemeye bildirilmiş olmasına rağmen Mahkemece ''depo talebinin reddine'' dair verilen karar isabetsiz olup istinaf incelemesi sonucunda kararın bu yönüyle kaldırılmasını yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini..." şeklinde talep etmiştir. Davalılar vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine, Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/456 Esas ve 2025./675 sayılı numaralı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talebimiz doğrultusunda davanın reddine, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Kayseri 2.Asliye Ticaret MAhkemesi'nin 23/09/2025 tarih ve 2024/456 E - 2025/676 K sayılı ek karar ile; "...Davalılar vekilinin istinaf talebinde bulunduğu, ancak istinaf harcının ve avansının yatırılmadığı, bunun üzerine davalı ... yönünden istinaf kanun yoluna başvurma harcı 1.683,10 TL, istinaf karar harcı ( Nispi ) 15.808,70 TL ve istinaf avansı olarak 650,00 TL, davalı ... yönünden istinaf kanun yoluna başvurma harcı 1.683,10 TL, istinaf karar harcı ( Nispi ) 15.808,70 TL ve istinaf avansı olarak 650,00 TL, davalı...yönünden istinaf kanun yoluna başvurma harcı 1.683,10 TL, istinaf karar harcı ( Nispi ) 110.034,10 TL ve istinaf avansı olarak 650,00 TL,'yi yatırması için davalılar vekiline tebliğden itibaren 1 (bir) haftalık kesin süre içerisinde tamamlaması, aksi takdirde istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verileceği ihtar edilmiş, muhtıra davalılar vekiline 13/09/2025 tarihinde tebliğ edilmiş, verilen 1 (bir) haftalık kesin süre içerisinde davalılar ... ve ... tarafından eksik harçların ve istinaf avansının yatırıldığı, ancak davalı...yönünden davalı vekilince eksik istinaf harçlarının ve avansının yatırılmadığı anlaşılmakla HMK. 344. Maddesi gereğince davalı ...'nin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. 1- HMK. 344. Maddesi gereğince davalı ...' nin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına..." şeklinde karar verilmiştir. İşbu ek karar davalı vekiline tebliğ edilmiş,ek kararla ilgili istinaf talebi olmadığından sadece davacı ile diğer davalılar ... ve ... yönünden yapılmış olan istinaf başvurusu incelenmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında başlatılan icra takibinde borca itirazın iptali talebine ilişkindir. Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, dava dışı üçüncü kişiyle dava banka arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi kapsamında müşterek müteselsil sorumlu olan davalı kefillerden ispatlanan alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının ve davalılar ... ile ...'ın yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının ve davalılar ... ile ...'ın istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 14/07/2025 tarih ve 2024/456 E - 2025/676 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacının ve davalılar ... ile ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacının istinafı yönünden; Alınması gerekli olan 615,50 TL istinaf karar ve ilam harcı davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davalılar ... ile ...'ın istinafı yönünden; Alınması gerekli 63.234,87'şer TL istinaf karar ve ilam harcından işbu davalılar tarafından peşin yatırılan 15.808,70'er TL'nin mahsubu ile bakiye 47.426,17'şer TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalılar ... ile ... 'dan ayrı ayrı tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı ve davalılar ... ile ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendileri üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 md uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/12/2025