11. Hukuk Dairesi 2021/4533 E. , 2022/8703 K. MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İnegöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 24.12.2018 tarih ve 2017/179 E- 2018/337 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin ayrı ayrı esastan reddine dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.12.2020 tarih ve 2019/1253 E- 2020/1475 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmes…
**11. Hukuk Dairesi 2021/4533 E. , 2022/8703 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İnegöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 24.12.2018 tarih ve 2017/179 E- 2018/337 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin ayrı ayrı esastan reddine dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.12.2020 tarih ve 2019/1253 E- 2020/1475 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen 10 adet otobüs hattı özelleştirme devir sözleşmesi gereğince davalının aylık 5.000,00.-TL ödeme yükümlülüğünün olduğunu, davalının ödeme yükümlülüğünün yerine getirmemesi nedeniyle davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının borcunun 30.000,00.-TL olduğunu açıklayarak kalan kısım yönünden takibe itiraz ettiğini, sözleşmenin 7. maddesi gereğince davalı şirketin ödeme yükümlülüğü devam ettiğinden itirazın haksız olduğunu, aynı sözleşmeye dayanarak daha önce yapılan icra takibine itirazın iptali için açılan davanın kabul edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, takibe dayanak yapılan sözleşmenin tarafı olmayan davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, 5216 sayılı Yasa gereğince, sözleşmenin tarafı olan Yenice Belediyesi’nin tüzel kişiliğinin ve İnegöl Belediyesi’nin ulaşım konusundaki yetkilerinin kaldırıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 6360 sayılı Yasa ile Yenice Belediyesinin 30/03/2014 tarihi itibariyle tüzel kişiliğini kaybettiği, bu nedenle sözleşmenin geçersiz hale geldiği, toplu ulaşım işlerinin Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı bünyesindeki BURULAŞ tarafından yürütülmeye başlandığı, davacının 30/03/2014 tarihinden sonraki taleplerinin kabul görmediği, sözleşmenin usule uygun olduğu, davacının 30/11/2013 tarihi ila 30/03/2014 tarihi arasındaki dönemleri kapsar şekilde alacak talebinde bulunmasının haklı olduğu, faiz hesabının resen hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra dosyasına itirazının 8.337,94.-TL işlemiş faiz yönünden kısmen iptali ile itiraza konu olmayan asıl alacak miktarı da gözetilerek takibin 30.000,00.-TL asıl alacak 8.337,94.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 38.337,94.-TL üzerinden devamına, davalı tarafça takip tarihinden sonra yapılan ödemelerin infazda dikkate alınmasına, davacı tarafın fazlaya ilişkin isteminin reddine, hükmedilen alacağın %20'sine tekabül eden 1.667,58.-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-) 6100 sayılı HMK'nın 6763 sayılı Kanunun 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi hükmüne göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri 40.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin verdiği kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Bu miktar HMK'nın Ek 1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm tarihi olan 2020 yılı itibariyle 72.070,00 TL'dir. Dava, 223.615,08 TL alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki kısmi itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile takibin 38.337,94 TL üzerinden devamına karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince yapılan istinaf başvurusu ise esastan reddedilmiştir. Davalı vekilince Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyize başvurulmuşsa da, davalı aleyhine kabul edilen tutarın yukarıda zikredilen Yasa hükmüne göre temyizi kabil olmayıp kesin olduğu anlaşılmaktadır. HMK'nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanunun 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceğinden davalı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2-) Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava dışı Yenice Belediyesi ile davalı arasında 19.12.2012 tarihinde “10 Adet Otobüs Hattı Özelleştirme Devir Sözleşmesi” akdedilmiş olup, davalı şirket, anılan sözleşmenin 7. maddesiyle, 30.03.2013 tarihinden başlamak üzere Yenice Spor Kulübüne aylık 5.000,00 TL ödemeyi taahhüt etmiş, aynı sözleşme hükmünde, Yenice Belediyesinin tüzel kişiliğin son bulması halinde dahi kararlaştırılan ödemenin yapılacağı belirtilmiştir. İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, sözleşmenin tarafı olan Yenice Belediyesinin tüzel kişiliğinin 6360 sayılı Yasanın ilgili hükümleri gereğince 30.03.2014 tarihi itibariyle son bulması sebebiyle sözleşmenin de bu tarih itibariyle geçersiz hale geldiği gerekçesiyle davacının ancak 30.03.2014 tarihine kadar yapılması gereken ödemeleri talep edebileceği sonucuna ulaşılmış ise de, yukarıda da ifade edildiği üzere, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlüğü altında olan davalı açısından bağlayacağı olan sözleşme hükmüyle, Yenice Belediyesinin tüzel kişiliğinin son bulması halinde dahi sözleşmeyle kararlaştırılan ödemenin yapılmaya devam edileceği kararlaştırıldığından aksi yöndeki gerekçe isabetli bulunmamıştır. Bu itibarla, mahkemece, davacının 30.03.2014 tarihinden sonraki dönem için de talepte bulunabileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden taraflara iadesine, 06.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.