10. Ceza Dairesi 2022/3836 E. , 2022/13620 K. "İçtihat Metni" Adalet Bakanlığının, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... ... hakkındaki Niğde 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/06/2016 tarihli ve 2015/662 esas, 2016/217 sayılı kararı ile Niğde 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/04/2018 tarihli ve 2017/773 esas, 2018/446 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 04/03/2022 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildi
**10. Ceza Dairesi 2022/3836 E. , 2022/13620 K.** **"İçtihat Metni"** Adalet Bakanlığının, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... ... hakkındaki Niğde 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/06/2016 tarihli ve 2015/662 esas, 2016/217 sayılı kararı ile Niğde 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/04/2018 tarihli ve 2017/773 esas, 2018/446 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 04/03/2022 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: A-) Konuyla İlgili Bilgiler: 1- Şüpheli ... ... hakkında, 10/08/2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 14/09/2015 tarihli ve 2015/5615 soruşturma, 2015/67 sayılı kararı ile; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı kanunun 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, 05/10/2015 tarihinde infazı için Niğde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2- Niğde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlandığı, yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 23/12/2015 tarihli ve 2015/2825 esas sayılı iddianamesi ile Niğde 4. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3- Niğde 4. Asliye Ceza Mahkemesinin "kanun yararına bozma istemine" konu 14/06/2016 tarihli ve 2015/662 esas, 2016/217 sayılı kararı ile, sanığa denetimli serbestlik aşamasında usulüne uygun tebligat yapılmadığı, bu nedenle kovuşturma şartının oluşmadığı gerekçesiyle davanın düşürülmesine, denetimli serbestlik kararının infazının devamına karar verildiği, kararın 14/07/2016 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği, 4- Sanığın 24/03/2016 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edilmesi üzerine Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 21/10/2017 tarihli ve 2016/5369 soruşturma, 2017/2442 esas, 2017/1880 sayılı iddianamesi ile Niğde 4. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 5- Niğde 4.Asliye Ceza Mahkemesinin "kanun yararına bozma istemine" konu 20/04/2018 tarihli ve 2017/773 esas, 2018/446 sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeden kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B-) Kanun Yararına Bozma İstemi: Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında; “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan şüpheli ... ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılmasının 5 yıl süre ile ertelenmesine ve şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Niğde Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14/09/2015 tarihli ve 2015/5615 soruşturma, 2015/67 sayılı kararı müteakip, şüphelinin denetimli serbestlik hükümlülüklerine uymamakta ısrar etmesi nedeniyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, sanığa denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından yapılan tebligatın usulüne uygun olmaması sonucu kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle kamu davasının düşürülmesine ve denetimli serbestlik kararının infazının kaldığı yerden devamına ilişkin Niğde 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/06/2016 tarihli ve 2015/662 esas, 2016/217 sayılı kararını müteakip, sanığın 24/02/2016 tarihinde uyuşturucu madde kullandığının tespit edilmesi üzerine açılan kamu davasının yargılaması sonucunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Niğde 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/04/2018 tarihli ve 2017/773 esas, 2018/446 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, 1- Niğde 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/06/2016 tarihli ve 2015/662 esas, 2016/217 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; sanığa denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından yapılan tebligatın usulüne uygun olmaması sonucu kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde, 2- Niğde 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/04/2018 tarihli ve 2017/773 esas, 2018/446 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ilâmında "...somut olayda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğ edildiği, ancak erteleme kararında ve tebliğ evrakında erteleme kararına itiraz hakkı bulunduğunun gösterilmediği, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce uyarılı ilk başvuru davetiyesi tebliğ edildiği ancak bu aşamada da şüpheliye erteleme kararına itiraz hakkı bulunduğunun hatırlatılmadığı ve TCK’nın 191/4. maddesi uyarınca kamu davası açılma koşulları oluştuğu gerekçesiyle dava açılarak yapılan yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmışsa da, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına şüphelinin itiraz hakkının bulunduğu, bu nedenle erteleme kararında itiraz mercii ve süresiyle birlikte itiraz hakkının gösterilmesi gerektiği, somut olayda ise kararda itiraz hakkı belirtilmediği gibi ne soruşturma ve denetimli serbestlik sürecinde ne de kovuşturma sırasında hiçbir aşamada itiraz hakkı bildirilmeden yargılamanın sonuçlandırıldığı anlaşılmış olup, karar içeriğindeki yasa yolu bildirimi de usulsüz olduğundan, bu kararın şüpheli tarafından öğrenilmiş olmasına rağmen, kesinleştiğinden söz edilemez. Bu durumda usulüne uygun bir tedavi ve denetimli serbestlik infaz süreci de bulunmadığından, TCK’nın 191. maddesinin 4. fıkrası uyarınca kamu davası açılma koşulunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir." şeklinde belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının itiraza tabi olduğu, bu nedenle erteleme kararında itiraz hakkının gösterilmesi gerektiği, somut olayda ise; sanık hakkında Niğde Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14/09/2015 tarihli kamu davasının ertelenmesi kararının itiraza tabi olduğunun belirtilmediği gibi, söz konusu kararda itiraz süresi ve merciine ilişkin bir bilginin de yer almadığı, ne soruşturma ve denetimli serbestlik sürecinde ne de kovuşturma sırasında hiçbir aşamada sanığa itiraz hakkının bildirilmediği, kaldı ki kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın sanığa tebliğ edildiğine dair dosya kapsamında tebligat parçasına da rastlanamadığı, sanık hakkında denetime başlanmasının ise sonucu değiştirmeyeceği, dolayısıyla şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan ve ayrıca usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği cihetle, mahkemesince, açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilerek, geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” denilerek Niğde 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/06/2016 tarihli ve 2015/662 esas, 2016/217 sayılı kararı ile aynı mahkemenin 20/04/2018 tarihli ve 2017/773 esas, 2018/446 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir. C-) Konunun Değerlendirilmesi: Şüpheli ... ... hakkında, 10/08/2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 14/09/2015 tarihli ve 2015/5615 soruşturma, 2015/67 sayılı kararı ile; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı kanunun 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 23/12/2015 tarihli ve 2015/2825 esas sayılı iddianamesi ile Niğde 4. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Niğde 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/06/2016 tarihli ve 2015/662 esas, 2016/217 sayılı kararı ile, sanığa denetimli serbestlik aşamasında usulüne uygun tebligat yapılmadığı, bu nedenle kovuşturma şartının oluşmadığı gerekçesiyle davanın düşmesine ve denetimli serbestlik kararının infazının devamına karar verildiği, sanığın 24/03/2016 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edilmesi üzerine Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 21/10/2017 tarihli ve 2016/5369 soruşturma, 2017/2442 esas, 2017/1880 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Niğde 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/04/2018 tarihli ve 2017/773 esas, 2018/446 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 1- Niğde 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/06/2016 tarihli ve 2015/662 esas, 2016/217 sayılı kararının incelenmesinde; Her ne kadar, sanığa denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından yapılan tebligatın usulüne uygun olmaması nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın düşmesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 8. fıkrasında “Türk Ceza Kanunu’nda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." hükmünün yer aldığı, buna göre mahkemece kovuşturma şartının gerçekleşmediği kanaatine varılması halinde şartın gerçekleşmesini beklemek üzere CMK’nın 223/8- 2. cümlesi gereğince kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden “kamu davasının düşmesine” ve dosyanın kesin olarak sonuçlandırılması ve davanın esasını çözen düşme kararıyla yargılama sonlandırıldıktan sonra, sanki durma kararı verilmişcesine, “kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında yer alan denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasının devamına” karar verilerek hükmün karıştırılmasının kanuna aykırı olduğu anlaşıldığından; Mahkemesince açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden “durma” kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, kamu davasının düşmesine karar verilmesi kanuna aykırı olup sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen bu karardan dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek kanun yararına bozma isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir. 2- Niğde 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/04/2018 tarihli ve 2017/773 esas, 2018/446 sayılı kararının incelenmesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, Dairemizce de benimsenen 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararı uyarınca, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği dikkate alınarak yapılan incelemede; 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191/2. maddesinin 2. cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli hakkında Niğde Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14/09/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, ayrıca kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın şüpheliye tebliğ edildiğine dair dosya kapsamında tebligat parçasına da rastlanamadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği anlaşıldığından; mahkemesince açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden “durma” kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. D-) Karar: Açıklanan nedenlerle; 1- Kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden “kamu davasının durmasına” karar verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, kamu davasının düşmesine karar verilmesi kanuna aykırı olup Niğde 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/06/2016 tarihli ve 2015/662 esas, 2016/217 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca aleyhte sonuç doğurmayacak ve yeniden yargılamayı gerektirmeyecek şekilde gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 2- Kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı CMK’nın 223/8-2. cümlesi uyarınca “kamu davasının durmasına” ve “şüpheliye kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte yeniden usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi ve infazının sonucunun beklenilmesi için Niğde Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan, Niğde 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/04/2018 tarihli ve 2017/773 esas, 2018/446 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 21/12/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.