11. Hukuk Dairesi 2023/6299 E. , 2024/7791 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/766 Esas, 2023/1357 K HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/1231 E., 2020/783 K. Taraflar arasındaki haksız rekabetten kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine
**11. Hukuk Dairesi 2023/6299 E. , 2024/7791 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/766 Esas, 2023/1357 K HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/1231 E., 2020/783 K. Taraflar arasındaki haksız rekabetten kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin 40 yılı aşkın bir süredir, mobilya sektöründe faaliyet gösteren sayılı markalardan biri olarak davalı şirket ile aynı piyasada benzer iş hacimlerinde rekabet ettiklerini, görsel ve işitsel iletişim araçları ve yazılı metinler aracılığıyla birçok mecrada eş zamanlı reklamları ve ilanları ile karşılaştırmalı ve saldırgan içerikler üretmeksizin rekabet etmeyi ilke edinen davacı şirketin reklam türü ayırt etmeksizin aldatıcı ve yanıltıcı reklamların tüketicilere erişmesinin önüne geçerek bu yolla haksız kazanç elde eden davalı şirketin hukuka aykırı eylemminden doğan zararı tazmin amacıyla bu davayı açtıklarını, davalı şirketin 01 Nisan -30 Nisan tarihleri arasında yayınlanan reklam filmlerinin, Manchester koltuk takımının (3+2+Berjer) geçerli olacak kampanya kapsamında Nisan ayına özel 6.727,00 TL yerine 4.795,00 TL'ye satışa sunulduğuna ilişkin olup, aynı koltuk takımının (3+2+Berjer) hali hazırda yayınlanmakta olan reklamda ise 4 Mayıs-30 Haziran tarihleri arasında "en iyi fiyat garantisiyle" 7.032,00 TL yerine 5.274,00 TL'ye satışa sunulduğuna ilişkin, aynı şekilde davalı şirkete ait İnternet siteleri, sosyal medya hesapları ve broşürlerinde "en iyi fiyat garantisi" ile satışa sunduğu birden çok ürün olduğunu, davalı şirketin dürüstlük kurallarına aykırı reklam ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlarının haksız rekabet teşkil ettiğini, tüketicilerin yanıltılması suretiyle, rakiplerinin önüne geçilmesi ve davacı şirketin menfaatlerini haksız bir biçimde zarara uğrattığını, Gümrük Ticaret Bakanlığının 93327413-402 sayılı yazısında 6502 sayılı Kanun'un 63. ve 77/12 maddeleri uyarınca anılan reklamların durdurma cezası verildiğini, "en iyi fiyat garantisi" ile reklam ve ilanlarda yer alan ürünler hakkında ürünlerle ilgili tam bir bilgi vermeyip yapılan karşılaştırmanın temeli, karşılaştırmada bazı alınan ölçüler ve ürünlerin özellikleri ve hangi bakımdan karşılaştıkları gibi hususlar objektif ve somut gerekçeler sunularak açıkça yeterli bir biçimde ifade edilmediğini, bu kapsamda piyasanın en büyüğü, en iyi fiyat garantisi, yılın en iyi kampanyası gibi yapılan reklamların arkasında somut gerekçelerin ortaya konulmasının şart olduğunu, mevcut reklam ve ilanlarda bu hususta herhangi bir bilgi verilmediğini, somut ve objektif kriterler ortaya koyarak "en iyi fiyat garantisi" ibaresinin ispatının mümkün olmadığı gibi davalı şirketin yaptığı yanıltıcı reklamlar nedeniyle haksız kazanç elde ettiğini, ... başta olmak üzere piyasadaki birçok mobilyacıda aynı kalite ve özellikte aynı fiyat aralıklarında ürün satılmasına rağmen davalı şirketin en iyi fiyat garantisi kendisinde olduğu kanısı yaratarak haksız rekabetin ortaya çıkmasını sağladığını, reklam içerisinde yapılan karşılaştırma yeterli ve ortalama dikkat düzeyine sahip tüketicileri yanıltabileceğini, Nitekim T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Tüketici'nin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü'nün raporunda da davalı şirketin söz konusu olan reklamlarının reklam mevzuatına aykırı olduğu ve tüketicileri yanılttığı gerekçesiyle reklam durdurma cezası verilmiş olduğu ileri sürerek davanın kabulü ile yapılan haksız reklam ve ilanların durdurulmak suretiyle davacı şirketin uğradığı zararların ve mahrum kaldığı karın, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 100.000,00 TL (Yüzbin Türk Lirası) maddi tazminat ile 250.000,00 TL (İkiyüzellibin Türk Lirası) manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacı şirkete verilmesini, yargılama giderlerini davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarını kabul etmediklerini, reklam yayınlarının her yönüyle reklam mevzuatına uygun olup reklamların basılı materyallerde ve insertlerde "belirli model ürünler için en iyi fiyat garantisi"ifadesini kullanırken satış konusu ürünleri "belirli ... modelleri ile sınırlamış/özgülemiş"olduğunu, başka bir mobilya firmasının ürünleriyle karıştırılmasının mümkün olmadığını, reklamı yapılan ürünün model ismiyle somutlaştırıldığını, reklamın açık ve net şekilde "Manchester oturma grubu için en iyi fiyat garantisi" verdiğini, davacının mağazalarında bu isimde bir oturma gurubu satmıyor olması halinde başka mobilya firmalarının ürünleriyle kıyas anlamına gelebilecek bir ifadenin de bulunmadığını, davacının aynı konuda Rekabet Kurumuna yaptığı başvurunun haksız rekabetin doğmadığından bahisle reddedildiğini, söz konusu reklamda başkaca mobilya firmalarının ürünleriyle ilgili olarak herhangi bir karşılaştırma, kötüleme vs. unsur bulunmadığını, davacının yayınlanan reklam nedeniyle 2017 yılında maddi anlamda mobilya satışlarının düştüğünü iddia ederek maddi tazminat talep ettiğini ancak televizyonda, yazılı basında ve sanal ortamda davacı firmanın 2016 yılına kıyasla mobilya satışında %30 büyüdüğü yönünde haber yayınlandığını, manevi tazminatın koşullarının oluşmadığını belirterek davacının açmış bulunduğu maddi ve manevi tazminat davasın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalı şirkete ait olduğu anlaşılan fiyat listesinin sonunda; "En İyi Fiyat Garantisi etiketli ürünler, 31 Aralık 2017 tarihine kadar satışa sunulacak en düşük perakende satış fiyatlarıdır." şeklinde bir ifade bulunduğu, fiyat listesinde yer alan bu ifadenin davalının reklam kampanyasının davalı şirkete ait ürünlerle başka şirketlere ait ürünlerinin karşılaştırılması amacı taşımadığını, bu reklamlarda kullanılan ifadenin belli ürünler için en iyi fiyat garantisi sunulmasından ibaret anlaşılması gerektiği savunmasını doğruladığı, davalı tarafından televizyon veya internette yapılan video reklamlarda fiyat listesinin sonunda belirtildiği gibi "En İyi Fiyat Garantisi etiketli ürünler, 31 Aralık 2017 tarihine kadar satışa sunulacak en düşük perakende satış fiyatlarıdır." şeklinde bir ifade yer almasa da, her iki reklamda da davalı şirketin ürünleri ile piyasadaki tüm rakiplerinin ürünleri arasında karşılaştırma yapıldığı sonucuna varılamayacağı, zira mobilyanın fiyatı markasına, kullanılan malzemelerin kalitesine, rengine, modeline vb. unsurlara göre değiştiği, bu hususun ortalama bir müşteri tarafından bilinebileceği, reklamlarda; tüm rakiplerin benzer segmentteki ürünlerinin içinde en iyi fiyat garantisinin davalı tarafından verildiğinin net olarak anlaşılmadığı, her iki reklamda da yalnızca Manchester koltuk takımının görseli olduğundan ve yine iki reklamda da daha yüksek olan ilk fiyatın üzeri çizilerek yeni ve düşük fiyatın gösterildiği görülmekle bu en iyi fiyat garantisinin bu koltuk takımına ilişkin olduğunun anlaşıldığı, kaldı ki sonraki tarihli 2. Reklamda alt yazıda "... En iyi fiyat garantisi belirli ürünlerde uygulanır." şeklinde yazı geçtiği, bu yazıdan da fiyat garantisinin ...'ın ürünleriyle alakalı olduğunun anlaşıldığı, tüm bu nedenlerle bilirkişi raporundaki tespitlere riayet edilmediği, reklamın aldatıcı olmadığı anlaşıldığından haksız rekabetin unsurlarının oluşmadığı ve söz konusu reklamların haksız rekabet teşkil etmediği, bu durumda davacının maddi tazminat talebinin reddi gerektiği, ayrıca davalı şirket tarafından yapılan reklamın haksız rekabet oluşturmaması ve belli bir rakibin veya rakiplerinin kişilik hakkına saldırı oluşturacak bir ifade içermemesi nedeniyle manevi tazminat talebi açısından da davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi heyet raporunda, yapılan reklamın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinin l-a-5 alt bendi anlamında haksız rekabet oluşturduğu, maddi tazminat için aranan koşulların gerçekleştiği ancak davacı şirketin zararının miktarını ispat edemediği belirtilmiş ise de, söz konusu eylemin haksız rekabet oluşturup oluşturmayacağının değerlendirmesinin hakim tarafından da yapılabileceği, bilirkişi raporunun takdiri bir delil olduğu, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgeler gözetildiğinde; davalı ... firması tarafından 2017 yılında basılı, görsel olarak tv ve sanal ortamda yayınlanan reklamlarda "en iyi fiyat garantisi" ifadesi açık ve net bir şekilde "belirli model ürünler" ifadesiyle ve model adıyla birlikte yayınlanmış olup yayınlanan reklamlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yayınlanan reklamda hiçbir şekilde davacı ... firmasının ya da başkaca bir firmanın ürünüyle kıyas, karşılaştırma yapılmadığı, reklamın içeriği ve yayınlanma şeklinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde ve haksız rekabet kapsamında kabul edilemeyeceği, dolayısıyla ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, haksız rekabet iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.