11. Hukuk Dairesi 2023/6391 E. , 2024/7459 K. MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1203 Esas, 2023/932 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/49 E.,2022/405 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi t…
**11. Hukuk Dairesi 2023/6391 E. , 2024/7459 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1203 Esas, 2023/932 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/49 E.,2022/405 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirkette toplam % 45 oranında pay sahibi olan müvekkillerinin şirkette usulsüz işlemler yapılarak şirketin piyasaya borçlandırıldığını haber almaları üzerine katılımları olmaksızın sahte imzalarla genel kurul toplantıları yapıldığını tespit ettiklerini, sicil gazeteleri nüshalarına göre temsil yetkisi tanındığı ve şirket adresinin değiştirildiğini, şirket aleyhine Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün 2020/87589 ve 2020/94513 E. sayılı dosyalarından takip açıldığının öğrenildiğini, şirketin usulsüz yetki alan kişiler tarafından borçlandırıldığını, senetlerde nakten yazısının silindiğinin görüldüğünü, müvekkillerinin genel kurullardan haberdar olmadıklarını ve o tarihlerinde Gaziantep'te olmadıklarını belirterek 05.03.2018 tarihli ve 2018/1 sayılı genel kurul, 21.09.2018 tarihli 2018/1 sayılı genel kurul, 12.11.2020 tarihli ve 2020/2 sayılı genel kurul, 25.08.2020 tarih ve 2020/1 sayılı genel kurul kararlarının yokluk ya da butlanla sakat olduklarının tespiti ile genel kurulların teşekkül etmemesi nedeniyle organsız kalan şirkete kayyım atanarak usulüne uygun bir genel kurul yapılmasını, şirket için mahkemece gerekli görülecek sair tedbirlerin alınmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, genel kurul müzakere defterleri 2018 yılından bu yana noterde tasdik ettirildiğinden sahtelik iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacıların bir kısım dava konusu yapmadıkları genel kurul kararlarını zımnen kabul ettikleri halde anılan toplantılar yönünden bilgi dışında ve sahte imza iddiasıyla itirazda bulunmalarının çelişkili olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalı şirket vekilinin elden dolaştırma usulü genel kurul yapıldığı yönündeki beyanları ve ATK'dan alınan davacılara ait imza inceleme raporuna göre imzaların davacı tarafça atılmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 617/4 maddesi hükmü usulünün yerine getirilmediği gerekçeleriyle davanın kabulü ile davalı şirketin 05.03.2018 tarihli 2018/1 karar nolu, 21.09.2018 tarihli 2018/2 K. nolu, 25.08.2020 tarihli 2020/1 karar nolu ve 12.11.2020 tarihli 2020/2 karar nolu genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmiş, karar davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, anonim şirketlerden farklı olarak limited şirketlerde elden dolaştırma, yani sirküler usulü karar alınmasının mümkün olduğu; ancak, bir ortak tarafından sözlü görüşme isteminde bulunulması durumunda, normal ve fiziki bir ortaklık genel kurulunun oluşturulması gerektiği, davalı vekili somut olayda posta yoluyla öneri ve toplantı belgelerinin gönderildiğini, kendilerine de davacı ortaklarca posta yoluyla iade edildiğini belirtmişse de, davalı şirket müdürleri toplantı tutanağı ve defterlerdeki imzaların sıhhatini kontrol etmekle yükümlü ve sorumlu olduğu, davacıların dava konusu edilen toplantıları zımnen ya da eylemli olarak benimsediklerine ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığı gibi cevap dilekçesi ekinde sunulan ve dava konusu edilmeyen 15.10.2019 tarihli Mehmet Işıklı'nın ...'ya pay devri yapmasına dair alınan karara davacıların karşı çıkmamalarının, dava konusu toplantıları da benimsediğine delalet teşkil etmeyeceği, dolayısıyla grafoloji raporu ile de nisapları etkileyecek biçimde sahte imza olgusu sübuta erdiğine göre mahkemece ortaklar kurulu kararlarının yokluğunun tespitine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, limited şirket ortaklar kurulu kararlarının yok hükmünde olduklarının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 617/4 maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.