T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1092 KARAR NO : 2026/319 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 22.02.2021 ESAS-K…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1092 KARAR NO : 2026/319 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 22.02.2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/117 E., 2021/162 K. DAVA : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 12.02.2026 YAZIM TARİHİ : 12.02.2026 Davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkilinin eşi ve oğullarının davalı kooperatifin üyesi olduğunu, davalı tarafından müvekkili aleyhine Ankara 11. İcra Müdürlüğü’nün 2017/20778 takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olmadığını, kendi adına kayıtlı bağımsız bölümü de bulunmadığını, davalı kooperatif tarafından müvekkilinin eşine ve çocuklarına gönderilen yazı ile üyelerine kat irtifak tapusunu vereceklerini bildirerek gerekli masraflar ile aidat borçlarının ödenmesi gerektiğinin, aidat borcu olan üyelere tapu verilmeyeceğinin duyurulduğunu, hatta eşinin ve oğullarının 18.05.2017 tarihinde tapularının verildiğini iddia ederek, müvekkilinin Ankara İcra Müdürlüğü’nün 2017/20778 takip sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Müvekkili kooperatifte son 10 yıl süresince görevde bulunan yönetim kurulu üyelerinin hatalı, usulsüz ve hukuka aykırı işlemler yaptığının tespit edildiğini, bu konuda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduklarını ve soruşturma başlatıldığını, dönemin kooperatif başkanı ...'in zimmetine para geçirdiğinin tespit edildiğini, 19.07.2006 tarihli tahsilat makbuzu ile üç adet kooperatif hissenin toplam bedeli olan 105.000 TL’ye karşılık ...’dan tahsil edildiği belirtilen, kooperatif kayıtlarına geçmeyen dönemin kooperatif başkanı tarafından tahsil olunan 30.000 TL’nin dönemin yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ...’in zimmetinde bulunduğunun tespit edildiğini, davacının kooperatiften 3 adet daire satın aldığını, daha sonra kooperatife başvurarak satın aldığı dairelerin tapusunun eşi ve oğulları adına yapılmasını talep ettiğini, davacının satın aldığı dairelerin parasını davalı kooperatife ödemediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; menfi tespite konu takibin, davalı kooperatifin 3 adet dairenin davacıya satışından kaynaklanan bakiye alacak istemine ilişkin olduğu, icra takip tarihinde davacının kooperatif üyesi olmadığı, 28.02.2007 tarihli 01no'lu yönetim kurulu kararı ile davacının üyeliği dava dışı oğlu ...'a devredildiği, genel giderlerden sorumlu olmayacağı, üyeliğin devri öncesi davacı tarafça bir kısım ödemelerin banka kanalıyla yapıldığı, 30.000-TL ve 25.000-TL'lik ödemelerin dönemin kooperatif başkanına yapıldığı, davacının kooperatif başkanı sıfatı ile ...'e yapmış olduğu ödemeler ile kısmen ifada bulunduğunun kabulünün hakkaniyete uygun olacağı mahkememizce değerlendirilmekle davanın kabulüne, takibin haksız ve kötüniyetli başlatılmadığı anlaşılmakla koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davalı kooperatif tarafından başlatılan icra takibinde talep edilen alacağın, kooperatif üyeliği ve taşınmaz satışı kapsamında yapılan ve tamamı kooperatifin bilgisi ve kabulü dahilinde gerçekleşen ödemelere rağmen ileri sürüldüğünü, bu nedenle takibin haksız ve kötüniyetli olduğunu, 06.07.2006, 19.07.2006 ve 24.08.2006 tarihlerinde yapılan toplam ödemelerin kooperatifin eski başkanı ve yönetimi tarafından tahsil edildiğinin, bu ödemelerin bir kısmının kooperatif kayıtlarına işlendiğinin, bir kısmının ise yöneticilerin zimmetinde kaldığının bilirkişi raporları ve savcılık dosyalarıyla sabit olduğunu, buna rağmen bu ödemelerin icra takibinde dikkate alınmadığını, davacının kooperatif üyesi ve taşınmaz maliki olmadığını, üyeliğin 28.02.2007 tarihli yönetim kurulu kararıyla oğlu ...’a devredildiğini, tapuların da ..., ... ve ... adına tescilli olduğunu, bu hususun yönetim kurulu kararları, ortaklık defteri ve tapu kayıtlarıyla açıkça ortaya konulduğunu, kooperatif anasözleşmesi gereğince üyeliğin devri halinde eski ortağın tüm hak ve yükümlülüklerinin yeni ortağa geçtiğini, bu nedenle müvekkilinin herhangi bir bakiye bedel talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davalı kooperatifin mevcut belge ve kayıtları incelemeden davacı hakkında takip başlatmak suretiyle açıkça kötüniyetli davrandığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dosya kapsamında alınan 17.04.2020 ve 22.10.2020 tarihli bilirkişi raporlarının sonuç ve gerekçeleri itibarıyla birbiriyle açıkça çeliştiğini, davacının müvekkili kooperatiften üç adet daire satın aldığını ve 73 numara ile kooperatif üyesi olduğunu, bu hususun 17.04.2020 tarihli bilirkişi raporunda da açıkça tespit edildiğini, takip tarihi itibarıyla üyeliğin bulunmamasının sonuca etkili kabul edilemeyeceğini, davacının kooperatif eski başkanı ...’e yapıldığı ileri sürülen ödemelerle borcun kısmen ifa edildiğinin kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zira söz konusu tutanakların tek imzalı olduğunu, kooperatifi ilzam edecek şekilde düzenlenmediğini ve bu ödemelerin kooperatifin yasal muhasebe kayıtlarına hiç intikal etmediğini, kooperatif hesap tetkik komisyonu ve bilirkişi raporları ile, eski yönetim kurulu başkanının ve bazı yöneticilerin kooperatif adına tahsil ettikleri paraları zimmetlerine geçirdiklerinin tespit edildiğini, bu nedenle davacı tarafından eski başkana şahsen yapılmış olduğu iddia edilen ödemelerin kooperatif yönünden geçerli bir ödeme olarak kabul edilemeyeceğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kooperatif ödemelerden kaynaklı olarak başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle davacının 105.000 TL bedel karşılığı davalı kooperatiften 3 daire satın almasına, davacı ödemelerinin19.07.2006 da 30.000 TL davalı kooperatif başkanına elden, 25.000 TL nin kooperatif başkanına elden, 10.000 TL nin 24.08.2006 da davalı kooperatif banka hesabına ve 40.000 TL nin ise kooperatifin talimatı ile kooperatif alacaklısı ... Elektrik İnşaat Şirketine 30.08.2006 tarihinde yatırılmış olması ve akabinde davalı kooperatifin 20.09.2006 tarihli yönetim kurulu kararı ile davacının talebi doğrultusunda davacının oğlu ...'ın 72 nolu, davacı ...'ın 73 nolu ve davacının eşi ...'ın 74 nolu üyelik için başvurularının kabul edilmesine, davacı üyeliğinin zımnen peşin bedelli olduğunun anlaşılmasına ve davacı üyeliğinin 28.02.2007 tarihli davalı kooperatif yönetim kurulu kararı ile oğlu ...'a devretmiş olmasına göre; davacı ve davalı vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına; Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 2.844,26 TL harcın mahsubu ile kalan 2.112,26 TL harcın davalıya iadesine, 3-) Davacı ve davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 12.02.2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...