(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2011/17547 E. , 2011/4433 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Gece vakti oto hırsızlığı HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça g…
**(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2011/17547 E. , 2011/4433 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Gece vakti oto hırsızlığı HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin açık ve buyurucu şekilde belirtildiği , ancak Pendik 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 26.05.2006 tarih ve 2005/732 E. Ve 2006/501 K. Sayılı kararında, hükme karşı başvurulacak kanun yolu süresinin başlangıcı belirtilmediğinden ve sanığın yokluğunda, sanığın haberi olmadan zorunlu atanan müdafiinin yüzüne karşı verilen hükmün sanığa karşı kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağından, kararın sanığa 11.08.2006 tarihinde tebliği ile sanığın 17.08.2006 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eylemlerinin 142/1-b, 143. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Kanunun 116/1-4 maddesinde tanımlanan geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak ve yakınma bulunduğu için 151/1. maddesine uygun mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi ve 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilmemiş ise de, şikayetçinin otosunun bulunduğu kapalı ve asma kilidi bulunan garajından kilidin kırılarak açılıp oto kapısının ve camının da zorlanmak suretiyle düz kontak yapılarak aracın çalındığının anlaşılması karşısında sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522 ve 59. maddelerine göre sanığa alt sınırdan ceza verilmesi halinde bile 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e maddesi ile yapılan uygulamanın sanık lehine olması nedeniyle karşı temyiz bulunmadığından ve eylemin 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b maddesine uyduğu halde yazılı madde ile uygulama yapılması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı Kanun’un 53/3. maddesi göz ardı edilerek 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması, Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından "53/1. maddesinin uygulanmasına" ilişkin bölüm çıkartılarak yerine "53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına" cümlelerinin eklenmesi suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.