11. Hukuk Dairesi 2021/5617 E. , 2023/499 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/1815 Esas, 2021/95 Karar DAVA TARİHİ : 08.01.2015 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/30 E., 2017/1309 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilme…
**11. Hukuk Dairesi 2021/5617 E. , 2023/499 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/1815 Esas, 2021/95 Karar DAVA TARİHİ : 08.01.2015 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/30 E., 2017/1309 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi kapsamında, davalıya kendisine ait ürünlerin muhafazası ve satışı için dolap teslim ettiğini, bayilik sözleşmesinin davalının akde aykırı davranışları sebebiyle müvekkilince 25.06.2012 tarihli ihtarnameyle feshedildiğini ve aynı ihtarnameyle teslim edilen dolapların iadesinin talep edildiğini, davalı yanca bir kısım dolaplar iade edilmişse de davalının uhdesinde halen 684 dondurma dolabı ve 4 adet Cold Car marka frigofirik kasanın kaldığını ileri sürerek davalının uhdesinde kalan dolapların aynen iadesine, bunun mümkün olmaması hâlinde ise söz konusu dolap bedellerinin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 12.09.2017 tarihli ıslah dilekçesiyle 146.400,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin bayilik sözleşmesi kapsamında teslim aldığı tüm dolapları muhtelif tarihli irsaliyelerle davacıya teslim ettiğini, müvekkilinin elinde davacıya ait başkaca bir dolap bulunmadığını, davacının müvekkilince iade edilenden daha fazla dolap teslim edildiğine yönelik iddiasını ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarıyla bayilik ilişkisi kapsamında davacıdan dolap teslim aldığını kabul etmesi karşısında, teslim vakıasının sabit olduğu, bu nedenle davalının aşamalardaki bazı beyanlarında kendisine herhangi bir dolap teslim edilmediği şeklindeki itirazlarına itibar edilmediği, keza teslim vakıasının sabit olması sebebiyle davacı yanca sunulan sevk irsaliyelerinde yer alan imzaların davalı şirket çalışanlarına ait olup olmadığının araştırılmasına da gerek duyulmadığı gerekçesiyle ıslah dilekçesi nazara alınmak suretiyle 146.400,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince cevap dilekçesindeki beyanlarının yanlış yorumlandığını, davacının iddia ettiği tutarda dolabı müvekkiline teslim ettiğini yazılı belgelerle ispat etmesi gerektiğini, davacı yanca bu hususta muhtelif tarihli sevk irsaliyelerine delil olarak dayanılmış ise de, bu irsaliyelerden bir kısmında teslim alan imzasının ve isminin yer alamadığını, bir kısmında imza olmakla beraber teslim alan kişinin adının yer almaması sebebiyle teslim alanın kim olduğunun anlaşılmadığını, bir kısmında ise isim ve imza bulunmakla birlikte teslim alan kişinin müvekkili şirket çalışanı olmadığını, bu hususlar araştırılmadan iddia edilen tutarda dolabın teslim edildiği sonucuna nasıl ulaşıldığının anlaşılamadığını, oysa Mahkemece emsal olarak gösterilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2002/19-753 E., 2002/661 K. sayılı ilamında dahi irsaliyeler üzerinde inceleme yapılmasının zorunlu olduğunun belirtildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı yanca sunulan irsaliyelerde yer alan tüm dolapların teslim edildiği kabul edilerek hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge adliye mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde belirttiği sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki bayilik ilişkisi kapsamında davalıya teslim edilen dolapların aynen iadesi, bunun mümkün olmaması hâlinde ise bedellerinin davalıdan tahsili istemine ilişkin olup uyuşmazlık, davacı yanca sözleşmenin yürürlükte olduğu dönem boyunca davalıya kaç tane dolap teslim edildiği ve davalı yanca teslim alınan tüm dolapların sözleşmenin feshinden sonra iade edilip edilmediği noktalarında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.