T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/655 Esas KARAR NO: 2026/711 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2024/759 Esas - 2026/46 Karar TARİH: 21/01/2026 DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) KARAR TARİHİ: 09/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yolun…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/655 Esas KARAR NO: 2026/711 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2024/759 Esas - 2026/46 Karar TARİH: 21/01/2026 DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) KARAR TARİHİ: 09/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete ... no'lu...Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... A.Ş.'ye ait ...davalı şirketlerin akti (üst) taşıyıcısı ve fiili (alt) taşıyıcısı olduğu Almanya'dan Türkiye'ye yapılan nakliyesi esnasında hasara uğradığı tespit edildiğini, söz konusu emtiada meydana gelen hasar sebebiyle; davacı sigorta şirketi tarafından yaptırılan araştırma sonucu sigortalı emtiada 2.470,73.-Euro hasar tazminatı tespit edildiğini, bu nedenle; davacı şirket tarafından sigortalısına 27.02.2024 tarihinde 2.470,73.-Euro hasar tazminatı ödendiğini, davacı şirket yaptığı ödeme ile halef sıfatıyla rücu hakkı doğduğunu, hasar tazminatını ödeyen davacı şirket, sigortalısının hukukuna halef olduğundan bu kanuni halefiyete dayanılarak davalı şirkete karşı dava açtığını, 2.470,73.-Euro tazminatın ödenme tarihi olan 27.02.2024 tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının euro ile açılmış vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranıyla faiz, yargılama gideri, avukatlık ücretiyle birlikte davalı şirketlerden müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşıma 08.11.2023 tarihinde gerçekleşmiş olup dava 25.11.2024 tarihinde açıldığını, dava her halükarda 1 yıl içinde açılmadığından yine zamanaşımı yönünden davanın reddi gerektiğini, dolayısıyla işbu yargılama konusu taşımacılığın ... A.Ş. tarafından ifa edilmiş olduğu tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, davanın 2 numaralı davalı şirket ... A.Ş. yönünden husumet yokluğundan reddi gerektiğini, hasarın kiafayetsiz istifleme veya ambalajlama sebebiyle meydana gelmesi cmr konvansiyonunda özel risk olarak düzenlenmiş olup, işbu özel riskin meydana gelmesi durumunda taşıyıcının yani davalı şirketin sorumlu tutulması da mümkün olmadığını, tüm savunmaları saklı kalmak kaydıyla, davacı tarafça, dava dilekçesinde dava konusu rizikonun poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı hususun da hiçbir açıklamaya yer verilmediğini, öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, davanın aktif yokluğundan reddini, numaralı davalı ... A.Ş. yönünden pasif husumet yokluğundan reddini, davacı tarafça temlik iradesini gösterir yazılı şekil şartını haiz hiçbir belge ibraz edilemediğinden başkaca incelemeye gerek olmaksızın davanın reddini, davanın ...A.Ş.'ye ihbarını, her halükârda huzurdaki davanın reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olu- nan ...A.Ş Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; müvekkili şirket ihbar edilen konumunda olduğu için aleyhe hüküm tesis edilemeyeceğini, usulü itirazlarının kabulü ile öncelikle davanın zamanaşımı yönünden reddini, mahkeme aksi kanatte ise haksız, yasal dayanağı olmayan davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilme sine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 21/01/2026 tarih 2024/759 Esas 2026/46 Karar sayılı kararında; "Somut olayda, davacı sigorta şirketi sigorta -lısına yaptığı ödemeyi fiili olarak yurt içi ve yurt dışı taşıyan davalı şirketlerden talep etmektedir. Bir diğer deyişle, TTK'nın 1473. mad -desi gereğince yasal halefiyet hakkına sahip olan davacı, selefi bulunduğu kişi davayı hangi zamanaşamı süresi içinde açması gerekiyorsa davayı o süre içinde açması gerekir. Bu durumda ise TTK'nın 855/2. maddesi gereğince eşyanın teslim tarihinden itiba -ren bir yıllık zamanaşımı süresi bulunduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekir. Eldeki davanın konusu eşyanın gönderilene teslim tarihinin 08.11.2023 tarihi olduğu konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Zira emtia zarara uğramış ise de davacı sigortalısı gön -derilene teslim edilmiştir. Bu durumda davacı tarafça TTK'nın 855/2 hükmü gereğince 08.11.2023 tarihinden itibaren en geç 08.11.2024 tarihine kadar bir yıllık süre içerisinde alacak talebinde bulunulması gerekir. Davacı tarafından ise, 1 yıllık süre dolduktan sonra 25.11.2024 tarihinde dava açılmış olup davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. "gerekçesi ile, "1-Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı ...vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin zamanaşımı yönünde karar verirken arabuluculuk sürecini dikkate almadığını, uyuşmazlık konusu olayda zamanaşımı süresinin hem TTK m.855'e göre hem de CMR Konvansiyonu'na göre taşınmazın tesliminden itibaren 1 yıl olduğu, arabuluculuğa başvurulduğu ve arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarihler arasında geçen 28 günün zamanaşımı süresinde eklenmesi gerektiği ve bunun sonucunda davanın zamanaşımı dolmadan açılmış olduğu ileri sürülmüş; değinilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı nezdinde sigortalı bulunan dava dışı ... A.Ş.ye ait eşyanın, davalı şirketlerce Almanya' dan Türkiye'ye nakliyesi sırasında hasara uğraması sebebiyle, davacı sigorta şirketinin sigortalısına yaptığı hasar ödeme -sinin davalılardan rücuen tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece davanın TTK'nun 855 maddesinde düzenlenen bir yıllık zaman -aşımı süresinin dolması nedeniyle, zamanaşımından reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yolu -na başvurulmuştur. Taşıma işlerine ilişkin zamanaşımının düzenlendiği 6102 sayılı TTK m.855'e göre " (1) Bu Kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü zedeleyen bir zarara uğraması hâlinde istem hakları on yılda; diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrar. (2) Bu süre, eşya taşımasında, eşyanın gönderilene teslimi; yolcu taşıma -sında, yolcunun varma yerine ulaşma tarihinden başlar. Eşya tamamen zayi olmuş veya yolcu gideceği yere ulaşamamış ise, zamanaşımı süresi, eşyanın teslimi ve yolcunun ulaşması gereken tarihten itibaren işlemeye başlar. (3) Rücu haklarına ilişkin zamanaşımı, rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunmuş olması şartıyla; rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hâllerde ise, rücu alacaklısının borcu ifa ettiği tarihten itibaren işlemeye başlar."Uyuşmazlık konusu olayda davacı sigorta şirket yönünden zamanaşımı süresinin son günü eşyanın teslim tarihi olan 08/11/2023'ten itibaren bir yıl, dolayısıyla 08/11/2024 olacaktır. 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nunda dava şartı olarak arabulucuğulun düzenlendiği 18/A maddesinin 15. Fıkrasına göre "(15) Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez." Somut olayda davacı taraf -ından 25/10/2024 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğu, 22/11/2024 tarihinde anlaşamamaya ilişkin son tutanağın düzenlendiği, bu iki tarih arasındaki 28 günlük sürede zamanaşımının durduğu ve duran sürenin zamanaşımının son gününe eklenmesiyle 06/12/2024'ün zamanaşımı için son gün olacağı görülmüştür. Dava 25/11/2024 tarihinde zamanaşımı süresi dolmadan açılmış olup, mahkemece davanın zamanaşımından reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacının istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. Sonuç itibariyle; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK m.353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../01/2026 tarih ve 2024/.. Esas ve 2026/. Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/04/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.