T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2245 - 2025/2502 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2245 KARAR NO : 2025/2502 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/10/2023 NUMARASI : 2022/422 E. - 2023/454 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Ha…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2245 - 2025/2502 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2245 KARAR NO : 2025/2502 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/10/2023 NUMARASI : 2022/422 E. - 2023/454 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/10/2023 tarih ve 2022/422 Esas - 2023/454 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ..., ... Elektrik Üretim Anonim Şirketi tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, davalı Şirketin 2021/090937 sayılı ve “...” ibareli başvuruya, "..." asıl unsurlu markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlının dava konusu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, oysa tarafların markları arasında iltibas bulunduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu başvuru ile müvekkilinin ticaret unvanı arasında benzerlik olduğundan SMK'nın 6/6 maddesi koşullarının da bulunduğunu, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK’nın 2022-M-11274 sayılı kararının iptali ile dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, müvekkili şirketin 1997 yılında kurulduğunu, kurulduğu tarihten itibaren aktif bir şekilde marka ve ticaret unvanı olarak “...” ibaresini kullandığını, bu unvanla ulusal ve uluslararası piyasada ciddi tanınırlığa sahip bir enerji üretim firması haline geldiğini, davacı şirketin elektronik haberleşme alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin ise bu alandan tamamen ayrı ve bağımsız enerji üretimi işi ile iştigal ettiğini, www.....com alan adlı web sitesinin 2002 tarihinde müvekkili şirket adına tescil edildiğini, 2010 yılından beri “...” ibaresini marka olarak kullandığını, davacı markasının “tanınmış” olarak kabul edilmesinden önce müvekkili şirketin 04 ve 40. sınıflarda markanın kullanımından kaynaklı öncelik hakkı kazandığını, markalar arasında ayniyet veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığını, müvekkili markasının “...” ibaresinden oluşturulmuş, kelime, renk ve şekil unsurlarını birlikte ihtiva eden bir marka olduğunu, davacının itiraza mesnet markasının ise kullanılan yazı stili, kullanılan renkler ile farklı unsurlarının bir bütünü olarak bıraktığı genel izlenim ve kompozisyon itibariyle müvekkili şirket markasından tamamen farklı olduğunu, müvekkili şirket markasının esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, markaların tüketiciler nezdinde görsel, işitsel ve kavramsal anlamda benzer addedilmelerinin mümkün olmadığını, markalar arasında iltibas yaratması için gerekli olan çifte benzerlik şartının gerçekleşmediğini, markaların hitap ettikleri tüketici kitlesinin farklı olduğunu, müvekkili şirketin kötü niyetli olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece,YİDK kararının iptali istemi bakımından dava konusu olan mal ve hizmetlerin 04. sınıf "Elektrik enerjisi." ve 40. sınıf "Malzemelerin montajı (üçüncü şahıslar adına) hizmetleri. Enerji üretimi hizmetleri, jeneratörlerin kiralanması hizmetleri." iken, markanın hükümsüzlüğü istemi bakımından dava konusu olanın 04. sınıf "Elektrik enerjisi." emtiasının olduğu, bu farklılığın sebebinin Markalar Dairesi Başkanlığı'nın davacının yayıma yapmış olduğu itirazları reddetmesi, ancak dava dışı 3.kişinin yayıma itirazını kabul ederek başvuru markasından "40. Sınıf: Malzemelerin montajı (üçüncü şahıslar adına) hizmetleri. Enerji üretimi hizmetleri, jeneratörlerin kiralanması hizmetleri." hizmetlerini çıkarması, davacının Markalar Dairesi Başkanlığı kararına yapmış olduğu yeniden itirazın iş bu hizmetleri de kapsamasından kaynaklandığı, dava konusu markanın tescil belgesinde 40. Sınıf "Malzemelerin montajı (üçüncü şahıslar adına) hizmetleri. Enerji üretimi hizmetleri, jeneratörlerin kiralanması hizmetleri." bulunmadığından, söz konusu hizmetler hükümsüzlük davasının konusu kapsamında kalmadığı, davacı şirket tarafından itiraza mesnet gösterilen 2010/54695, 2011/119185, 2011/119200 sayılı markaların başvurusu/tescili geçersiz olduğundan iltibas değerlendirmesinde dikkate alınmadığı, alınan bilirkişi raporunda tablolaştırıldığı üzere; dava konusu marka kapsamında yer alan “04. Sınıf: Elektrik enerjisi. 40. Sınıf: Enerji üretimi hizmetleri, jeneratörlerin kiralanması hizmetleri (sadece YİDK kararının iptali istemi bakımından).” mal ve hizmetleri ile davacıya ait markalar kapsamında yer alan “Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları (elektrik, elektronikte kullanılan kablolar ve güç kaynakları dahil). Elektrik malzemeleri: Fişler, prizler, buatlar, vavyenler, anahtarlar, şalterler, devre kesiciler ve ayırıcılar, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, asansör kumanda panoları, klemensler (bağlantı parçası), elektrikte kullanılan borular, kablo kanalları, butonlar, rezistanslar, elektrik ve elektronikte kullanılan bağlantı elemanları yani konnektörler ve soketler; kuvvetli alan tekniği için, yani elektrik iletim, dönüşüm, yükleme, ayarlama, sevk ve idare için araç ve cihazlar, adaptörler, şarj cihazları...” emtialarının ilişkili, benzer amaca hizmet eden, ayrılmaz bir bütünün parçası olan mal ve hizmetler olduğu, yine dava konusu marka kapsamında yer alan “40. Sınıf: Malzemelerin montajı (üçüncü şahıslar adına) hizmetleri (sadece YİDK kararının iptali istemi bakımından)” nin davacı markaları kapsamında yer alan “37. Sınıf: Mobilyalara ilişkin döşeme, tamir, restorasyon hizmetleri” ile ilişkili olduğu, mobilyalara ilişkin tamir hizmeti sunanların, tamirat kapsamında ya da benzer hizmet olarak montaj hizmeti sunması yaygın bir uygulama olduğu, bu hizmetlerin, aynı kişiler tarafından tüketicilere sunulmakta olup, bu hizmetlerin ilişkili olduğu, tarafların marka işaretlerinin de benzer olduğu, dava konusu marka başvurusu ile davacıya ait “...” esas unsurlu markalar, sadece renk ve tali unsurlar konusunda farklılık taşımakta olup, esas unsur olarak ayniyet gösterdikleri, davacı markasının esas unsurunun, dava konusu markada esas unsur olarak aynen yer aldığı gözetildiğinde, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu, davacının diğer iddialarının ise yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2022-M-11274 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2021/090937 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, dava konusu başvuru kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile davacının markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin farklı olduğu, dava konusu başvurunun, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden yeterli ayırt ediciliği taşıdığı, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, dava konusu başvuru kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin benzer olmadığını, marka işaretleri arasında da benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu başvuruyu uzun yıllar boyunca iyi niyetli kullandığını, davacının bu kullanıma marka tescil başvurusuna kadar itirazda bulunmadığını, davacının sessiz kalması karşısında müvekkilinin iyi niyetli kullanımın korunması gerektiğini, dava konusu markaların hedef kitlelerinin farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı "şekil+..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak yer aldığı, başvuruda yer alan diğer ibarenin ve şekil unsurunun yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarında açıklandığı üzere mal ve hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı değerlendirilirken her iki grup mal ve hizmetlerin aynı tüketici kitlesine hitap edip etmediği, birbirine alternatif olup olmadıkları, aynı dağıtım veya dolaşım yollarına sahip olup olmadığı, hammadde-mamül ilişkisinin bulunup bulunmadığı, birbirlerini bütünleyici/ tamamlayıcı olup olmadıkları gibi hususlarının dikkate alınması gerektiği, açıklanan ilkeler kapsamında inceleme yapan, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacının itirazına mesnet markası kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile uyuşmazlık konusu olan 4 ve 40 sınıf mal ve hizmetlerin benzer olduğu, diğer taraftan davanın niteliği gereği sessiz kalma yoluyla hakkı kaybından da bahsedilemeyeceği, açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar ..., ... Elektrik Üretim Anonim Şirketi vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar ..., ... Elektrik Üretim Anonim Şirketi vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca davalılardan ayrı ayrı alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 269,85'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 345,55'er-TL bakiye harcın davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 19/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.