7. Hukuk Dairesi 2013/26775 E. , 2013/23022 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu.Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 170 ada 3 Parsel sayılı 1344,71 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar....,......,.....ve ... adlarına ve 170 ada 5 parsel sayılı 22,79 m2 yüzöl…
**7. Hukuk Dairesi 2013/26775 E. , 2013/23022 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu.Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 170 ada 3 Parsel sayılı 1344,71 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar....,......,.....ve ... adlarına ve 170 ada 5 parsel sayılı 22,79 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazların köy boşluğu olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne dava konusu 170 ada 3 ve 5 parsel sayılı taşınmazların davacı Hazine adına tapuya tesciline 5 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ahşap ahırın davalı ...'e ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Davacı Hazine'nin temyiz itirazlarının incelenmesinde; mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen deliller ile hüküm yerinde gösterilen gerekçelere göre davacı Hazine'nin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davalıların temyiz itirazlarına gelince; mahkemece dava konusu taşınmaz üzerinde tespit gününde davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Mahkemece keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ve davalı tanıkları dava konusu taşınmazların davalılara dededen babadan kalma yerleri olduğunu, meyve bahçesi olarak kullanıldığını bildirmişler, davacı Hazine tanığı ise köylülerin de kullandığını beyan etmiştir. Öte yandan,tespit tutanağı içeriği incelendiğinde davalı lehine beyanları desteklediği kuşkusuzdur.Hal böyle olunca hükme dayanak yapılan, keşifte dinlenen bilirkişi ve tanık sözleri ile tutanak bilirkişilerinin beyanlarını çeliştiği tartışmasızdır. Bir başka deyişle kadastro tespitinde saptanan hukuksal olgu ile keşifte saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düşmüştür. Tespit bilirkişileri duruşmada dinlenilmiş ancak çelişkili beyanda bulunmuşlar bu çelişkiler dahi giderilmemiştir. Öte yandan tespit bilirkişilerinin taşınmaz başında dinlenilmesi kuraldır. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için tespit tutanağı bilirkişileri mahalli bilirkişi ve taraf tanıkları hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, mahalli bilirkişi, taraf tanıkları ve tutanak bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenilmeli, beyanlar arasındaki aykırılık duraksamasız giderilmeli ve 3 kişilik ziraatçi bilirkişi kurulundan mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 23.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.