7. Hukuk Dairesi 2023/2440 E. , 2024/2381 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ : 17.03.2023 SAYISI : 2023/298 E., 2023/534 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/50 E., 2022/468 K. Taraflar arasındaki mera komisyon kararının iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Böl
**7. Hukuk Dairesi 2023/2440 E. , 2024/2381 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ : 17.03.2023 SAYISI : 2023/298 E., 2023/534 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/50 E., 2022/468 K. Taraflar arasındaki mera komisyon kararının iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 17.03.2023 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Ek karar davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu taşınmaza ilişkin hesaplanan kuru ot bedeli dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de, dava konusu itibarıyla temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir. Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 17.03.2023 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılması gerekir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle, ek karar kaldırılmasına karar verildikten sonra; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; Amasya ili, ... ilçesi, ... Köyü, 715 parsel olan dava konusu taşınmazın satış yolu ile müvekkillerine intikal ettiğini, söz konusu taşınmaz, 26.12.1934 tarihli karar ile ... Köyüne iskan edilen mübadillere verilen yapı ve topraklar arasında olduğunu, bu yerin öncesinde Samsun ili, ... ilçesi, Merkez ... bağlı ... Köyü, ... Mevkiinde iken 08.08.1972 tarihli İçişleri Bakanlığı kararı ile Amasya ili, ... ilçesine bağlandığını, dava konusu parsel hakkında Amasya Mera Komisyonunun 28.11.2013 tarihli ve 674 karar no ile “2013/46346 ve 2013/109167 kayıt nolu ihaleler ile haritaları yaptırılan 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamındaki taşınmazların özel siciline kayıt yapılacağı yerleşim yerlerinin belirlenmesine dair mera teknik ekipleri tarafından hazırlanan raporların değerlendirilmesi neticesinde; 715 parselin Amasya İli ... İlçesi ... Köyü adına mera özel siciline kaydedilmesine" karar verildiğini, verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkillerinin mülkiyet hakkının kullanılmasına engel olunduğunu, dava konusu yerin mera olmadığı, Amasya Mera Komisyon Kararı ile hukuka ve hakka aykırı karar verildiği, müvekkillerin en önemli hakları olan özel mülkiyet hakkı kullanımının bu karar ile engellendiğini beyan ederek, 29.11.2013 tarihli ve 674 No.lu Amasya Mera Komisyonu kararının iptaline, dava konusu Amasya ili, ... ilçesi, ... Köyü, 715 parselde kayıtlı taşınmazın, hisseleri oranında müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılar ... ve ... açılan davanın reddini istemiştir. 2. İhbar olunan Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın değerinin düşük gösterildiğini, dava konusu taşınmaz hakkında eski kayıtlara dayanılarak dava açma süresinin geçtiğini, 4342 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde "mera" olarak tahsis edilen taşınmaza karşı hangi süre içinde itiraz ve dava açılacağı açık olarak belirtildiğini, davacıların bu süreye uymadığını, taşınmazın 26.12.1934 tarihli kararla ... Köyüne iskan edilenlere tahsis edildiğini eski tapu kayıtlarında bunun mevcut olduğunu dava konusu taşınmazın tescil harici bırakıldığını ve ... Köyünün merası olarak kullanıldığını, kadastro çalışmaları 23.09.1976 yılında sonuçlanarak taşınmazların tescilinin tapuya işlenerek, tescil harici yerlerin hukuki durumunun kesinleştiğini, kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıl geçtiklen sonra açılan davalarda kadastrodan önceki tapu kayıtları ve hukuki sebeplere dayanılarak dava açılamayacağını, hak düşürücü sürenin dolduğunu, tapu kaydında da dava konusu taşınmazın mera parseli olarak mera özel siciline kaydedildiğini, meraların kullanma hakkı bir veya birden çok köy veya belediyeye ait olduğunu, bu yerlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, mera, yaylak ve kışlakların özel mülkiyete geçirilemeyeceğini, amacı dışında kullanılamayacağını, zaman aşımı uygulanamayacağını, sınırların daraltılamayacağı, davacıların dava konusu taşınmaz üzerinde bir tasarruflarının bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılardan ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece davanın konusunda hata yapılmış olduğunu, davacı olarak iddialarının zilyetliğe ya da dava konusu yerin mera vasfı olmayacak bir yer olmasına dayanmadığını, dava konusu iddiaların mera olan yerde davacının tapulu taşınmazının olduğu ve mülkiyete dayalı bir taşınmaza mera kararı verilemeyeceği, kamulaştırma işlemi yapılması gerektiği hususunda toplandığını, Mahkemece zilyetlik konusunda araştırma yapılarak zilyetliğe dayalı mera vasfının iptali ve tapunun tescili kanaati ve mülkiyet konusunda toplanan delillerden ve bilirkişi raporlarından mülkiyet iddiasının ispat edilmediği kararının hatalı olduğunu, dosya içinde müvekkillerine ait dava konusu taşınmazda malik olduklarına ait tapu kayıtları ve belgeleri tek tek sunulduğunu, tapu kayıtlarının net olduğunu, mevcut mera kararının hatalı olduğunu, kesinleşmesinin söz konusu olamayacağını, dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu olup, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığını, bu hususun, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.09.1967 tarihli ve 1960/245 Esas, 1967/502 Karar sayılı kararı ile kesinlik arz ettiğini, dava dilekçe ekinde sunulduğunu, yine mülkiyete konu taşınmazlarda mera kararı alınamayacağına dair bir çok içtihat dosya içerisinde mevcut olduğunu, müvekkillerinin tapuya kayıtlı bu taşınmazı satış yolu ile tapuya güven ilkesi gereğince 1979 yılında iktisap ettiğini, dava konusu taşınmaza ait tapu kaydının devletin yetkili organlarınca verilmiş olup müvekkillerinin Anayasal güvence altındaki mülkiyet hakkına sahip olduğunu, verilen tapulara, bu tapuların yıllar süren iyi niyetli kullanımına rağmen, devletin yetkili organlarınca gerek ihmal, gerekse yeterli araştırma yapılmaması nedeni ile tapu verildikten sonra bunun göz ardı edilerek işbu davada olduğu gibi mülkiyet hakkına yapılan müdahalelerin Anayasaya aykırılık teşkil ettiğini belirterek yerel Mahkeme kararının kaldırılması istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılardan ... vekilince yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesi Ek Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 17.03.2023 tarihli ek kararı ile dava değeri miktar nedeniyle temyiz sınırı altında kaldığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiş, ek karar davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. C. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplere ek olarak; istinaf ilamının gerekçesiz olduğunu, istinafta duruşma istemlerinin kabul edilmediğinin açıklanmadığını, ayrıca mülkiyet iddiasına dayanan bir kararın kesin nitelikte olamayacağını, bu nedenle temyiz istemlerinin reddine dair verilen ek kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesince verilen asıl kararı ve ek kararı temyiz etmiştir. D. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; mera komisyon kararının iptali ile tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 17.03.2023 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.