11. Hukuk Dairesi 2009/5622 E. , 2011/4631 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Amasya 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.11.2008 tarih ve 2007/69 - 2008/685 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.04.2011 gününde davalı avukatı ... gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada haz…
**11. Hukuk Dairesi 2009/5622 E. , 2011/4631 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Amasya 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.11.2008 tarih ve 2007/69 - 2008/685 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.04.2011 gününde davalı avukatı ... gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davalı avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, 11.09.2001 tarihli sözleşmeyle davalının işletme kiracısı bulunduğu Vakıflar’a ait hamamın para faizsiz işletme kirasız olarak müvekkilince işletilmesinin kararlaştırıldığını, işletme sırasındaki işlemler için davalın müvekkilini vekil tayin ettiğini ve daha sonra 06.01.2004 tarihinde azlettiğini, oysa müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, azilnamenin ulaşmasıyla işletmeyi terk ederek davalıya teslim etmek zorunda kaldığını, ancak fesih sonrası davalının aldığı parayı iade etmediğini ileri sürerek, 60.000.000.0000.- TL’nın reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı ile sözleşme ilişkisinin bulunmadığını, alacak iddiasının dayanaksız olduğunu savunmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda inceleme konusu iki adet belgede metnin başlangıç ve bitiş yerleri ile metni onaylayan imza ve kaşelerin yerlerinin mutat olmadığı sonucuna varıldığı, miktar itibarıyla tarafların karşılıklı tanık dinlenmesine muvafakat göstermedikleri, her iki belgenin davacı lehine hükümler içerdiği, BK.nun 156/1. maddesi uyarınca kaparonun pey akçesi olduğu, akitten dönülmesi halinde aksine sözleşme hükmü yoksa iadesinin gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiği, davacının talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 60.000.00 YTL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, işletme sözleşmesinin feshi nedeniyle verildiği iddia edilen depozitonun tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, bozmaya uyulmuş ise de gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Davalı taraf başka amaçlarla verdiğini iddia ettiği imzalı boş kağıtların davacı tarafından gerçeğe aykırı olarak kendisinin kiracılık hakkını bedel karşılığı devir almış gibi doldurduğunu savunmuştur. Dairemizin bozma ilamında bu savunmanın değerlendirilmesi bakımından grafoloji uzmanına her iki belge aslı üzerinde inceleme yaptırılarak belgelerin sayfa düzeni, imza bloku ile metin arası açıklık ve orantı, taraflara ait imzaların yaşı gibi yönlerin irdelenerek her iki belgenin tespiti mümkün ise daha sonra doldurulduğu iddiasının araştırılması vurgulanarak kanıtların buna göre değerlendirilmesi istenmiştir. Bu yönüyle mahkemece Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nden rapor alınmıştır. Ancak, hükme esas alınan bu raporda imzaların yaşlarının belirlenmesi, belgelerin sonradan doldurulup doldurulmadığının tespiti yönlerinde olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmamıştır. O halde, davalı vekilinin itirazı da dikkate alınıp, ilk bozma ilamında açıklanan yönler itibariyle bilirkişiden ek rapor alınması veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması ve tüm kanıtların birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. 2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.