İSTİNAF KARAR TARİHİ : 04/02/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 06/02/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili talep dilekçeleri ile özetle; Müvekkilin alacağının semeresiz kalmaması adına da…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 04/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 06/11/2025 NUMARASI : ... Esas DAVACI : ...... VEKİLİ : Av... DAVALI : ...... VEKİLİ : Av... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 04/02/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 06/02/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili talep dilekçeleri ile özetle; Müvekkilin alacağının semeresiz kalmaması adına davalı adına kayıtlı olan taşınmaz ve araçların kayıtları, 3. Kişilerdeki tüm hak ve alacakları üzerine iyiniyetli üçüncü kişilere devrinin engellenmesi bakımından ihtiyati haciz vaazına neticede talebi gibi karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinden özetle; Mahkememiz tarafından müvekkili aleyhine ihtiyati hacze hükmedildiğini, ihtiyati haciz kural olarak rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun taşınmaz ve taşınır mallarına ilişkin talep edebileceği bir hukuki koruma olduğunu, ayrıca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borçlu bakımından da gerçekleşmesi gereken unsurlar olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borçlunun belirli bir yerleşim yerinin olmaması ya da borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanması, yahut kaçması veya bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gerektiğini, müvekkili bakımından bu şartların hiçbiri gerçekleşmediğini, müvekkilinin sabit ikametgah sahibi olduğunu, yerleşim yeri belli olduğunu, olay nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında kaçma şüphesinin olmaması sebebiyle serbest bırakıldığını, ayrıca müvekkilinin dava konusu olayın gerçekleşmesinden bu tarihe kadar maçma veya mal kaçırmaya ilişkin herhangi bir girişimi olmadığını, olay yaşandığında müvekkilinin malvarlığını ne durumda ise halen aynı şekilde olduğunu, olayın üzerinden uzunca bir süre geçmesine rağmen ihtiyati haciz kararı verilinceye kadar malvarlığını gizleme ve saklama imkanı söz konusu iken böyle bir girişimde bulunmadığını, tüm bu nedenlerle itirazlarının kabulü ile yapılacak inceleme sonucunda müvekkil hakkında usul ve yasaya aykırı olarak hükmedilen ihtiyati haciz ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen 06/11/2025 tarihli ara kararda özetle; "Somut olayda, gelen yazı cevapları da gözetilerek; ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için aranan yaklaşık ispat kuralının gerçekleştiği değerlendirilmekle davacının ihtiyati haciz talebinin kabulüne, talebin haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan %15 oranında teminat alınmasına dair verilen karara yapılan itirazın reddine karar verilmiştir." şeklinde mahkememizin 14/10/2025 tarihli karar ... Esas Sayılı dosyasında verilen ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine, dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında 06/11/2025 tarihli ara kararla müvekkil hakkında ihtiyati haciz kararı verildiğini, oysa müvekkilin sabit ikametgah sahibi olduğunu, kaçma veya mal kaçırma amacıyla herhangi bir tasarrufta veya gizleme girişiminde bulunmadığı ve dava konusu trafik kazasında müvekkilin kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, ayrıca müvekkili hakkında kovuşturmaya ilişkin tutuklama veya kaçma şüphesini gösterir bir durumun olmadığını, malik olunan malvarlığının dava açılmasına kadar ve karar anına kadar değişmediği ve bu nedenle ihtiyati haciz kararı ile müvekkilin telafisi güç zarar görme riskinin doğduğunu, ihtiyati haciz kararının hukuka ve usule aykırı şekilde tesis edildiği, anılan kararın kaldırılması gerektiği ve bu nedenle istinaf yolu ile söz konusu ihtiyati haciz ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Geçici hukuki koruma kurumu olan ihtiyati haciz ise İİK'nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. İİK'nun 257. maddesinde; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir. 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında maucceliyet kesbeder. İİK'nun 259. maddesinde de teminat hususu düzenlenmiştir. Madde de “İhtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 87. maddesinde yazılı teminatı vermeye mecburdur. Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz. Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata luzum olup olmadığını takdir eder.Bu açıklamalara göre ihtiyati haciz “Alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence (garanti) altına almak için, mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması”dır. Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada (normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Ancak kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından dava konusu yapılan maddi tazminat alacağını teminen ihtiyati haciz talep edilmiş mahkemece talebin kabulüne karar verilmiştir Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Somut olay değerlendirildiğinde, Davacı sigorta şirketi tarafından davalı borçlu aleyhine icra takibi yürütüldüğü, davalının haksız borca itiraz neticesinde takibin durdurulduğunu, sürücünün ehliyetsiz olması nedeniyle, sigorta şirketinin rücu hakkının doğduğundan bahisle işbu davanın açıldığı , tahsili için davacı şirket adına davalı şahıs aleyhine icra takibine gidildiği, itiraz neticesinde takibin durdurulduğu anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamında yapılan incelemede; dava konusunun para alacağı olduğu, hasar sebebiyle ödenen tazminata ilişkin rücu talebinde bulunulduğu, ihtiyati haciz talep eden vekilinin, dilekçesi ekinde , ödeme dekontu ve mahkeme karar dosyaları ile icra takip dosyalarını bildirdiği, İcra İflas Kanunu'nun 258. maddesi hükmüne göre, ihtiyati haciz taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, yaklaşık ispatın yeterli olduğu da dikkate alındığında, ihtiyati haciz kararı koşullarının oluştuğu ve yaklaşık ispatın gerçekleştiği anlaşılmakla harçlandırılmış dava değeri üzerinden %15 teminatla ve dava değeri ile sınırlı davalı adına kayıtlı taşınmaz ve araçların kayıtları, 3. kişilerdeki tüm hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı isabetlidir. Bu halde, Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, 1-Davalı tarafından alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 2-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1(f) ve İİK 265/son maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/02/2026 ... ... ... ... Başkan Üye Üye Katip ... ... ... ... E imza E imza E imza E imza Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.