Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/2241 E. , 2024/1132 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/2241 Karar No:2024/1132 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Televizyon Prodüksiyon A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "..." logosu
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/2241 E. , 2024/1132 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/2241 Karar No:2024/1132 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Televizyon Prodüksiyon A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "..." logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 22/10/2015 tarihinde yayınlanan "..." adlı programda 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasının tekraren ihlâl edildiğinden bahisle 211.906,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; evlenme programına katılan ... adlı şahıs ile stüdyoda izleyici konumunda bulunan şahıs arasında geçen diyalogların, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek türde olduğu açık olduğundan, bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek görülmeyerek 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasında yer verilen yayın ilkesine aykırılık teşkil ettiği, öte yandan, davacı yayın kuruluşu hakkında tekerrüre esas alınan uyarı yaptırımına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Üst Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı davanın reddi yolundaki kararın Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 19/11/2012 tarih ve E:2012/3342, K:2012/3114 sayılı kararıyla onandığı, tekerrür şartının da gerçekleştiği anlaşıldığından, dava konusu Üst Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce Dairemizin 24/03/2022 tarih ve E:2018/1331, K:2022/1257 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; Dairelerinin 22/12/2022 tarihli ara kararıyla dosya üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan 02/12/2022 tarihli Bilirkişi Raporu'nda; "...Ahlakın bireyin toplumun değer yargılarını benimseyerek içinde bulunduğu çevreye uyumunu ve kendi ilke ve değer yargılarını oluşturmasını amaçlayan bir süreç olarak tanımlandığı ve ahlak gelişiminin ergenlik sürecini de kapsayacak şekilde erken gelişimsel dönemlerden itibaren şekillenmeye başladığı gözönünde bulundurulduğunda ekrana yansıyan görüntü ve diyaloglar çocuk ve ergenlerin ahlaki gelişimini de olumsuz etkileyebilecek niteliktedir. ... Yayında gösterilen görüntü ve diyalogların, oyun çocukluğu (2-7 yaş), okul çocukluğu (7-11 yaş) ve erken (12-14 yaş) ve geç ergenlik(16 ve sonrası) süreçlerindeki tüm yaş grubundaki çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıdığı kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirildiği, anılan bilirkişi raporunun taraflara tebliğinin ardından, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna yönelik olarak ileri sürülen sebeplerin, bilirkişi raporunu kusurlandıracak nitelikte görülmediği ve bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu; bu durumda, uyuşmazlık konusu yayında çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlaki gelişimine zarar verebilecek türden içeriklere yer verildiği anlaşıldığından, 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasının tekraren ihlâl edildiğinden bahisle aynı Kanun'un 32. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı şirkete idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Üst Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bilirkişi heyetinin yapmış olduğu incelemenin eksik olduğu, dosyanın sağlıklı bir şekilde incelenebilmesi açısından İletişim Fakültelerinin Radyo ve Televizyonculuk Bölümlerinden bir akademisyenin de bilirkişi olarak dahil edilerek yeniden bir rapor alınması gerektiği, canlı olarak yayınlanan uyuşmazlık konusu programda şirketlerinin gerek yayın öncesinde gerek yayın esnasında program içeriğine ilişkin bir denetim mekanizması kurma imkânlarının bulunmadığı, yayın esnasında da programın içeriğine müdahalede bulunulmasının mümkün olmadığı, hukuken bu şekilde bir denetim mekanizması kurma zorunlulularının da bulunmadığı, öte yandan, uyuşmazlık konusu yayında program sunucusu tarafından tartışma yaşayan kişilere müdahalede bulunulmaya çalışıldığı, yapılan müdahalenin yetersiz kalması karşısında yayın ekibi tarafından vakit kaybetmeksizin tanıtım yayını ve arkasından reklam arası verildiği, şirketlerinin ve program sunucusunun sorumlu bir yayıncıdan beklenen özeni gösterdiği, devamında da sunucunun seyircilerden özür dileyerek olayın ekran başındakilere örnek olmamasını sağlamaya çalıştığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 07/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.