10. Ceza Dairesi 2019/2651 E. , 2025/1563 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/450 E., 2014/499 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. Gizli s…
**10. Ceza Dairesi 2019/2651 E. , 2025/1563 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/450 E., 2014/499 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 139 maddesine göre gizli soruşturmacı görevlendirilmesi için işlenen suçun kanunda sayılan ve gizli soruşturmacı kullanılabilecek suçlardan olması, suçun işlendiği konusunda kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması, başka yolla delil etme imkanının bulunmaması, suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş bir suç olması ve yetkili ve görevli mahkemece bir karar verilmesi gerektir. Suçun sübutunun tespiti için sanıktan uyuşturucu madde alma - temin etme eylemini gerçekleştiren gizli soruşturmacılar kolluk görevlisi ise "suçu ve faili belirleme, suçla ilgili delilleri toplama" konusunda faaliyette bulunabileceklerinden, öncelikle gizli soruşturmacıların adli kolluk görevlisi olup olmadığının sorulması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.04.2015 tarih ve 2014/462 Esas, 2015/135 Karar ve 2014/848 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararlarında da bahsedildiği üzere; gizli soruşturmacı tarafından sanıktan birden fazla kez esrar satın alınmasının, ayrıca suç oluşturmayacağı ve gerçek anlamda bir "alım - satım" söz konusu olmadığı gözetilmeden atılı suçun zincirleme olarak işlendiği kabul edilerek, sanığın cezasının 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi ile artırılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, 3. Dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede sanık hakkında 28.02.2014, 17.03.2014 tarihinde işlediği uyuşturucu madde ticaretinden dolayı 04.09.2014 tarihli iddianame ile temyiz incelemesine konu davanın açıldığı, sanığın 19.03.2014 tarihinde işlediği başka bir uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı 08.05.2014 tarihli iddianame ile dava açıldığı, Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/115 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen kovuşturma neticesinde mahkûmiyet kararının temyiz başvurusu üzerine Dairemizin 22.04.2021 tarih ve 2017/6299 Esas, 2021/5040 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet hükmünün onandığı ve 22.04.2021 tarihinde kesinleştiği, suç tarihleri dikkate alınarak; Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.06.2014 tarih ve 2014/115 Esas, 2014/124 Karar sayılı dosyasının aslı veya onaylı örneğinin dosya içine getirtilmesi her iki dosyadaki tüm deliller birlikte incelenip, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle kurulan hükümde “kesinleşen cezanın sonuç cezadan mahsup edilerek ek cezanın infazına karar verilmesi", aksi halde “ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.