6. Ceza Dairesi 2009/23664 E. , 2012/22127 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını bozmak HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Gerekçeli karar başlığında suç yerinin yazılmaması yerinde eklenmesi olanaklı kabul edilmiş, sanığın Tekirdağ 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/295 Esas 2004/203 Karar sayılı tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğ…
**6. Ceza Dairesi 2009/23664 E. , 2012/22127 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını bozmak HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Gerekçeli karar başlığında suç yerinin yazılmaması yerinde eklenmesi olanaklı kabul edilmiş, sanığın Tekirdağ 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/295 Esas 2004/203 Karar sayılı tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı TCK'nun 58. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkında ‘‘53. maddenin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-)Konut dokunulmazlığını bozmak suçunun birden fazla kişi ile birlikte işlendiği anlaşılıp kabul edildiğine göre, 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c. maddesi ile cezalarda arttırma yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-)Geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak suçunda temel uygulama maddesinin hükümde 5237 sayılı TCK’nın 116/1-4. madde ve fıkraları yerine, “116/3-4. madde fıkraları” olarak gösterilmesi, 3-)Hükümden sonra 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren, 5560 sayılı Yasanın 24. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 253.-254. maddeleri uyarınca uzlaşma işlemleri açısından değerlendirme yapılması zorunluluğu, 4-)Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 26.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.