10 BU KARAR DANISTAY 13.DAIRESI NCE IPTAL EDILMISTIR. REKABET KURULU NUN AYNI KONUYA ILISKIN 26.07.2007 TARIH VE 07- 62/740 -268 NOLU KARARINA INTERNET SAYFAMIZDAKI KARAR ARAMA BÖLÜMÜNDEN ERİŞEBİLİRSİNİZ. 20 30 05-57/850 -230 2 40 Rekabet Kurumu Başkan lığından, (Danıştay'ın İptal Kararı Üzerine Verilen) REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : E2-D1-97/1 (Soruşturma ) Karar Sayısı : 05-57/850 -230 50 Karar Tarihi : 13.9.2005 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Mustafa PARLAK Üyeler : Tuncay S ONG
10 BU KARAR DANISTAY 13.DAIRESI NCE IPTAL EDILMISTIR. REKABET KURULU NUN AYNI KONUYA ILISKIN 26.07.2007 TARIH VE 07- 62/740 -268 NOLU KARARINA INTERNET SAYFAMIZDAKI KARAR ARAMA BÖLÜMÜNDEN ERİŞEBİLİRSİNİZ. 20 30 05-57/850 -230 2 40 Rekabet Kurumu Başkan lığından, (Danıştay'ın İptal Kararı Üzerine Verilen) REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : E2-D1-97/1 (Soruşturma ) Karar Sayısı : 05-57/850 -230 50 Karar Tarihi : 13.9.2005 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Mustafa PARLAK Üyeler : Tuncay S ONGÖR, Prof.Dr. Zühtü AYTAÇ, Rıfkı ÜNAL, Prof.Dr. Nurettin KALDIRIMCI, Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN B. RAPORTÖRLER : Çiğdem DEMİREL, İsmail Atalay YOLCU, Metin PEKTAŞ 60 C. ŞİKAYET EDEN : - İzmir Ticaret Odası Atatürk Cad. No:126 Pasaport 35210 İzmir D. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILANLAR: - Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. Hüseyin Bagdatlıoglu İş Merkezi, Kaya Sultan Sk. No: 97 Kat:5 Kozyata ğı 34742 İstanbul 70 - Batıçim Batı Anadolu Çimento Sanayi A.Ş. Ankara Asfaltı Üzeri No:335 35050 Bornova İzmir - Batısöke Söke Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. Şarlak Mevkii 09200 Söke - Aydın - Çimentaş İzmir Çime nto Fabrikası Türk A.Ş. Kemalpaşa Cad. 35070 Işıkkent İzmir 80 - Denizli Çimento Sanayi T.A.Ş. Ankara Asfaltı 40. km. PK:29 20100 Kaklık -Denizli E. DOSYA KONUSU : Danıştay 10. Dairesinin 17.6 .1999 tarih, 99 - 30/276 -166 sayılı Rekabet Kurulu kararının iptaline ilişkin 15.1.2000 tarih ve 2000/1432 E. -2001/54 K.; 2000/1220 E. -2001/55 K.; 2000/1657 E. - 2001/56 K.; 2000/1392 E. -2001/57 K.; 2000/1393 E. -2001/58 K. sayılı kararları üzerine Ege Bölgesi nde faaliyette bulunan soruşturmaya konu 05-57/850 -230 3 teşebbüslerin, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun u ihlal 90 eder nitelikteki eylemlerinin yeniden değerlendirilmesi. F. İDDİALARIN ÖZETİ : Ege Bölgesinde faaliyette bulunan çimento fabrikalarının 4054 say ılı Kanun'u ihlal ettikleri iddia edilmektedir. G. DOSYA EVRELERİ : Kurum kayıtlarına 12.11.1997 tarih ve 867 -5 sayı ile intikal eden başvuru üzerine hazırlanan 19.11.1997 tarih ve E2 -D1-97/1 sayılı İlk İnceleme Raporu Kurul un 20.11.1997 tarih ve 40 sayı lı toplantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı Kanun un 40/1. maddesi uyarınca, soruşturma açılmasına gerek olup olmadığını belirlemek amacıyla, İzmir de faaliyette 100 bulunan Çimentaş İzmir Çimento Fabrikası T.A.Ş. ve Batıçim Batı Anadolu Çimento Sanayi A.Ş. hak kında önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Önaraştırma sonucunda hazırlanan 19.12.1997 tarih ve D1/2/ÇD -97/4 sayılı Önaraştırma Raporu Kurul un 25.12.1997 tarih ve 45/4 sayılı toplantısında görüşülmüş, konunun hem fiyat tespiti hem de pazar paylaşım ı yönüyle incelenmesine ve Kanun un 41. maddesi uyarınca, Batıçim Batı Anadolu Çimento Sanayi A.Ş. (Batıçim) , Çimentaş İzmir Çimento Fabrikası Türk A.Ş. (Çimentaş) , Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Akçansa) ve Denizli Çimento Sanayi T.A.Ş. (Denizli Ç imento) hakkında soruşturma açılmasına 110 karar verilmiştir. Kanun un 43/2. maddesi uyarınca, 26.12.1997 tarihinde ilgili taraflara soruşturma açıldığına dair bildirimde bulunularak, yazılı savunmaları istenilmiştir. Haklarında soruşturma açılan teşebbüsler in ilk yazılı savunmaları, 10.02.1998 -23.02.1998 tarihleri arasında Soruşturma Heyeti ne ulaşmıştır. Soruşturma kapsamında yapılan yerinde incelemeler sırasında elde edilen 120 bilgi ve belgeler çerçevesinde Soruşturma Heyeti nin hazırladığı önerge doğrultusu nda, Rekabet Kurulu nun 01.04.1998 tarih ve 60/4 sayılı toplantısında, bölge fabrikalarından olan Batısöke Söke Çimento Sanayi A.Ş. (Batısöke) nin de soruşturma kapsamına alınmasına karar verilmiş ve bu karar 15.04.1998 tarihinde teşebbüse bildirilmiştir. Soruştu rmaya dahil edilen Batısöke ., 02.07.1998 tarihinde ilk yazılı savunmasını göndermiştir. 21.12.1998 tarih ve SR/98 -4 sayılı Soruşturma Raporu, Kanun'un 45/1. 130 maddesi uyarınca, tüm Kurul Üyeleri ile ilgili taraflara 25.12.1998 - 30.12.1998 tarihlerin de tebliğ olunmuş ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince söz konusu taraflardan 30 gün içinde yazılı savunmalarını göndermeleri istenilmiştir. Soruşturmaya konu olan teşebbüsler 15.02.1999 -01.03.1999 tarihleri arasında ikinci yazılı savunmalarını gönde rmişlerdir. 05-57/850 -230 4 Soruşturma Heyeti'nin hazırladığı teşebbüslere ait yazılı savunmalara ilişkin "Ek Yazılı Görüş", Kanun'un 45/2. maddesi uyarınca, 13.03.1999 -17.03.1999 140 tarihleri arasında tüm Kurul Üyeleri ve ilgili taraflara bildirilmiştir. Teşebbüsler 12.04 .1999 -16.04.1999 tarihleri arasında "Ek Yazılı Görüş"'e karşı hazırladıkları son yazılı savunmalarını göndermişlerdir. 09.06.1999 tarihinde yapılan sözlü savunma toplantısında, taraflar son savunmalarını yapmışlar ve tanıklar dinlenmiştir. Rekabet Kurul u, 17.06.1999 tarihinde nihai kararını vermiş ve 23.06.1999 tarihinde karar taraflara tefhim edilmiştir. 150 Anılan Kurul kararı, hakkında soruşturma yürütülen teşebbüsler tarafından iptal istemli açılan davalar sonucunda, Danıştay 10. Dairesi'nin 15.1.2000 tarih ve 2000/1432 E. -2001/54 K.; 2000/1220 E. -2001/55 K.; 2000/1657 E. - 2001/56 K.; 2000/1392 E. -2001/57 K.; 2000/1393 E. -2001/58 K. sayılı kararlarıyla, karşı oy yazılarının bulunmaması nedeniyle iptal edilmiştir. Rekabet Kurumu tarafından temyiz edilen kararlar onanmış ve karar düzeltme talebi reddedilerek iptal kararları kesinleşmiştir. 160 Temyiz ve karar düzeltme yollarına başvurulurken bir yandan da şekil noksanlığını gidermek amacıyla aynı Kurul kararlarının bu defa karşı oy yazılarıyla birlikte, Re kabet Kurulu Başkanı'nın imzasını taşıyan 2.5.2001 ve 18.4.2002 tarihli yazılar ekinde davacılara tekrar tebliğ edilmesi üzerine, söz konusu taraflar 2001/2004 E., 2001/2049 E., 2001/2046 E., 2002/3690 E. ve 2002/3686 E. sayılı dosyalar ile Danıştay 10. Da iresi'nde yeniden dava açmışlardır. Anılan davalara ilişkin olarak Danıştay 10. Dairesi'nin; 170 - 23.12.2003 tarih ve 2001/2049 E., 2003/5290 K. sayılı (Davacı Çimentaş), - 23.12.2003 tarih ve 2002/3690 E., 2003/5291 K. sayılı (Davacı Batısöke), - 23.12.2003 t arih ve 2001/3686 E., 2003/5292 K. sayılı (Davacı Batıçim) - 14.1.2005 tarih ve 2001/2046 E., 2004/171 K. sayılı (Davacı Denizli Çimento) - 26.4.2004 tarih ve 2001/2004 E., 2004/4070 K. sayılı (Davacı Akçansa) kararları ile işlemin iptaline hükmedilmiştir. Söz konusu iptal kararlarında özetle 17.6.1999 tarih ve 99 -30/276 -166 sayılı 180 Rekabet Kurulu kararının karşı oy yazılarıyla birlikte tekrar tebliğ edilmesine ilişkin işlem, yargı kararı gereğinin yerine getirilmesi amacıyla tesis edilen bir işlem olarak değerlendirilmiş ve fakat yargı kararının bu şekilde yerine getirilemeyeceği, yeni bir karar verilmek suretiyle yerine getirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bunun üzerine 21.4.2005 tarih ve 05 -26/295 -M sayılı Kurul toplantısında; mevcut dosya üzerin den yeniden karar verilmesini teminen gerekli hazırlık 05-57/850 -230 5 çalışmalarının yapılmasına ve konunun Kurul gündemine getirilmesine karar verilmiştir. Kurul un konu ile ilgili olarak almış olduğu kararın gereği olarak dosya 190 üzerinde yeniden yapılan incelemeler ve d eğerlendirmeler ışığında düzenlenen 9.8.2005 tarih ve D1/2/ÇD -97-4 sayılı Bilgi Notu 10.8.2005 tarih ve REK.0.05.00.00 -110/175 sayılı Başkanlık önergesi ile 05 -57 sayılı Kurul toplantısında görüşül müş ve 1999 yılında görev yapan Kurul un yapısının da değiş miş olduğu dikkate alınarak, önaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma tutanakları, raporlar, Danıştay ın iptal kararları, tüm dosya münderecatında yer alan bütün bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda karara bağlanmıştır. H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili bilgi notunda; Soruşturma sürecinde 200 elde edilen bilgi ve belgeler ışığında, Soruşturma Raporu nda varılan sonuçlarda herhangi bir değişikliğe gidilmesine gerek olmadığı ifade edilmektedir. I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME I.1. İlgili Pazar I.1.1. İlgili Ürün Pazarı Şikayet konusu olarak ifade edilen eylemlerin gerçekleştirildiği sektör açısından çimento ilgili ürün pazarını oluşturmaktadır. Ancak, çimentonun 210 özellikleri ve cinslerini incelemek ürün pazarının tam olarak belirlen mesi bakımından zorunlu görülmektedir. Çimento çeşitleri kullanılan ham maddelerin miktarına ve seçilen üretim yöntemine bağlı olarak değişmektedir. Değişmeyen tek unsur, tüm çimento çeşitlerinin klinker denilen ara üründen elde edilmesidir. Ülkemizde, ç imento çeşitleri için geliştirilen standartlardan yola çıkarak, çimentoyu aşağıdaki şekilde sınıflandırabiliriz: 1- Portland Çimentolar (PÇ 32.5, PÇ 42.5, PÇ 52.5) 220 2- Yüksek Fırın Cüruflu Çimentolar (CÇ 32.5, CÇ 42.5) 3- Beyaz Portland Çimentosu (TS 21) 4- Harç Çimen tosu (TS 22) 5- Traslı Çimento (TS 26) 6- Uçucu Küllü Çimento (TS 640) 7- Süper Sülfat Çimentosu (TS 809) 8- Erken Dayanımı Yüksek Çimento (TS 3646) 9- Katkılı Çimento (TS 10156 10- Sülfatlara Dayanıklı Çimento (TS 10157) 230 Ülkemiz çimento sektöründe, sıralanan bu çimento tü rlerinden daha çok portland çimento, traslı çimento ve katkılı çimento üretilmektedir. Portland çimentoları, portland çimentosu klinkerinin bir miktar alçı taşı ile birlikte öğütülmesi sonucu elde edilmektedir. Sözü edilen 32.5, 42.5, 52.5 rakamları, 28 gü nlük basınç mukavemetlerinin 32.5 N/mm2, 42.5 N/mm2, 52.5 N/mm2 olduğunu ifade etmektedir. Beyaz Portland çimentosu ise, özel nitelikli kil ile 05-57/850 -230 6 kireçtaşının birlikte pişirilmesi sonucu elde edilen beyaza yakın renkli klinkerin bir miktar alçıtaşı ile birl ikte öğütülmesiyle elde edilmektedir. Katkılı çimento (KÇ 32.5), kütlece en çok 19 kısım puzolanik madde ile karşılıklı olarak en çok 81 kısım portland çimento klinkerinin, bir miktar alçıtaşı 240 ile birlikte öğütülmesi ile ortaya çıkmaktadır. Puzolanik madd eler, kendi başlarına hidrolik bağlayıcı olmadıkları halde, ince olarak öğütüldüklerinde rutubetli ortamda ve normal sıcaklıkta kalsiyum hidroksit ile reaksiyona girerek bağlayıcı özellikte bileşikler oluşturan maddelerdir. Traslı çimento (TÇ 32.5), kütl ece 20 -40 kısım tras ile karşılıklı olararak 80 -60 kısım portland çimentosu klinkerinin bir miktar alçıtaşı ile birlikte öğütülmesi sonucu elde edilen bir hidrolik bağlayıcıdır. Bu tanımlardan da anlaşılacağı üzere, klinkerin ve diğer maddelerin (alçıtaş ı, 250 puzolanik maddeler, uçucu kül veya cüruf vb.) katılım oranlarına göre çimento türleri ortaya çıkmaktadır. Yukarıdaki açıklamaların ışığında; çimento fabrikalarının üretim ve satışlar ındaki çimento türleri dikkate alın arak, ilgili ürün pazarı, traslı, katkılı ve portland ç imento türlerini içeren çimento pazarı olarak belirlenmiştir. I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar Çimento ürününün taşıma giderlerinin birim maliyete etkisinin yüksek olması 260 nedeniyle, çimentonun ekonomik olarak satılabileceği uzaklığı kapsay acak bir alan coğrafi pazar olarak saptanmalıdır. Bu uzaklık konusunda tam bir fikir birliği bulunmamakla birlikte, çimento sektöründe yaygın kanaat bu mesafenin 200-300 km yi aşmaması gerektiği yönündedir. Çimento pazarı genellikle fabrikaların çevresin de merkezileşen, ancak bazı bölgeler için çakışan pazarlar seti olarak tanımlanmaktadır. Ölçek ekonomileri, üretim maliyetleri, taşıma maliyetleri ve taşıma maliyetinin satış fiyatına ilavesine yönelik yöntemler dikkate alındığında, çimentonun satılabilece ği uzaklığın; üretim kapasitesi, kapasite kullanım oranı, üretim maliyetleri, 270 kullanılan nakliye araçları gibi birçok faktöre bağlı olduğu söylenebilir. Örneğin, bu incelemede yer alan, Akçansa nın , Çanakkale den İzmir e çimento getirerek satması normal ko şullarda ekonomik görülmemektedir. Ancak, söz konusu fabrikanın Çanakkale ve Aliağa da limanlarının bulunması ve maliyetin karayoluna oranla düşük olduğu deniz yoluyla taşımacılık yapılması, çimentonun 200 -300 km. lik ekonomik taşınma uzaklığına bir istisn a oluşturabilmektedir. Ancak, gerek Akçansa nın İzmir piyasasındaki payının, iddia yönüyle ihmal edilebilir düzeyde olması ve gerekse bu payın büyük oranda hazır beton 280 piyasasına yönelik olması nedeniyle, Akçansa nın Marmara Bölgesi ndeki satış alanı, coğ rafi pazar sınırları içine alınmamıştır. Öte yandan İzmir Ticaret Odası tarafından yapılan başvuruya paralel biçimde; söz konusu ilde faaliyet gösteren Batıçim ve Çimentaş çimento fabrikalarının satışlarının büyük bir kısmını İzmir merkez ilçelerinde yap ıyor olmaları da 05-57/850 -230 7 dikkate alınarak, bu fabrikaların şikayete konu olan fiyat paralelliği eylemini de esas itibar ıyla bu bölgede gerçekleştirebilecekleri düşüncesiyle, önaraştırma ve soruşturma safhasındaki ayrıntılı incelemeler sonuçlanana kadar, coğrafi pazarın sınırları İzmir merkez ilçeleri olarak belirlenmiştir. 290 Önaraştırma ve soruşturma safhasında yapılan yerinde incelemeler sonucunda elde edilen bilgi ve belgeler ışığında ise, ülkemizde çimento sektörünün esas itibarıyla Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği ilkeleri doğrultusunda bölgesel bazda örgütlendiği ve söz konusu üst kuruma mevzuatla verilen bazı yasal görevlerin yerine getirilmesi de dahil olmak üzere, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilecek birçok faaliyet in ve bunlar dışında kalan ticari etkinliklerin bölgesel bazda gerçekleştirildiği sonucuna ulaşılarak, ilgili coğrafi pazar sınırları, tüm bölgeyi kapsayacak şekilde aşama aşama genişletilmiştir. 300 I.2. Tespitler I.2.1. Pazar Paylaşımı Bölge de faaliyet gösteren fabrikaların satış rakamlarına ve pazar paylarına bakıldığında, Ege Bölgesi çimento pazarının, oligopol bir yapıya sahip olduğu görülmektedir. Bölge fabrikalarından Batıçim ve Çimentaş ın talebin yaklaşık % 65 ini, soruşturma kapsamındaki diğer f abrikaların ise birlikte yaklaşık % 35 ini karşıladığı, çok küçük miktarlarda da olsa, bölge dışındaki fabrikaların 310 da bölge içerisine satış yaptıkları bilinmektedir. Mevcut oligopol yapı çerçevesinde bölgedeki arz -talep durumuna bakıldığında, fabrikalar tarafından bildirilen rakamlara göre toplam üretimin 5.130.000 ton, toplam tüketimin ise 4.445.000 ton olduğu ve yaklaşık 600.000 tonluk bir arz fazlasının oluştuğu görülmektedir. Bölge dışı fabrikaların bölgeye yaptığı satışlar da gözönüne alındığında, a rz fazlasının daha da arttığı ortadadır. Hemen belirtmek gerekirse, arz fazlası olan bir piyasada zorunlu olarak 320 sağlıklı rekabet şartları ortaya çıkmayacağı gibi, rekabeti sınırlayıcı kartel oluşumlarını teşvik edici ve kolaylaştırıcı koşullar oluşabilme ktedir. Bu koşullar çerçevesinde; çimento sektöründe bölge de girişilen pazar paylaşımı eylemlerinin tam anlamıyla açıklığa kavuşturulabilmesi açısından, paylaşımın gerçekleştirildiği düzeye göre bir ayrıma gitmek gerekmektedir. I.2.1.1. Bölgesel Düze yde Satış Tonajlarının Tespiti Sektördeki oligopolistik yapı çerçevesinde, çimentonun nakliye maliyetinin 330 yüksekliği ve fabrikaların bulundukları yerlerin ülke düzeyindeki dağılımından dolayı, pazar doğal olarak bölgeler halinde parçalanmıştır. Soruşturma nın yapıldığı Ege Bölgesi çimento pazarı da bu bölünmenin sonucunda ortaya çıkan bir gruplanmaya sahne olmakta ve fabrikalar bölge fabrikaları ve bölge dışı fabrikalar olmak üzere iki grupta toplanmaktadır. 05-57/850 -230 8 Her ne kadar pazar nakliye maliyetlerinin yük sekliğinden dolayı doğal bir bölünmeye uğruyorsa da, sınırları çizmenin mümkün olmadığı ve bölgeler arasında arz -talep dengesi ya da dengesizliğine bağlı olarak önemli miktarda satışların yapılabildiği belirlenmiştir. 340 Bu çerçevede bölge çapında yapıldığı belirtilen söz konusu anlaşmalarda, esas itibariyle bölge fabrikalarının üretim ve satış tonajları ile bölgeye dışarıdan girecek çimento miktarının belirlendiği tespit edilmiştir. Soruşturma kapsamında Batıçim de yapılan yerinde incelemede elde edilen ve 1997 yılı satış tonajlarının tespit edilmesi suretiyle Ege Bölgesi çimento pazarının paylaşıldığı anlaşmaya temel teşkil eden, 1996 yılında gerçekleşen satış tonajları da gözönüne alınmak suretiyle düzenlenmiş olan tabloda; 350 EGE+ AKDENİZ, AFYON+KONY A, BALIKESİR, ESKİŞEHİR EGE BÖLGESİ 1997 YILI 1997 YILI 1997 YILI Klinker Üretim Hesaba Alınan Hesaba Alınan Kapasitesi Klinker Üretimi Klinkerle Yapılacak Çimento Fabrikalar Batıçim 1.400 1.400 1.750 Çimentaş 1.500 1.500 1.875 360 Denizli 825 740 925 Söke 780 255 320 Akçansa 450 300 375 TOPLAM 4.955 4.195 5.245 1996 Yılı Toplam 1997 Yılı Bölgesel Klinker İç Satış Tahmini Bölge içi Satış Fazlalık/Eksiklik Toplamı + % 5 Fabrikalar 370 Batıçim 1.290 1.350 + 320 Çimentaş 1.305 1.450 + 340 Denizli 962 925 - Söke 551 575 - 205 Akçansa 300 330 + 36 TOPLAM 4.408 4.630 + 491 Bölgeye Giren Toplam 525 380 Balıkesir (Ege) (Soma, Akhisar, Edremit Körfezi) 90 Göltaş (Ege) (Denizli, Fethiye Uşak, Kütahya, Afyon) 200 Afyon (Ege) (Kütahya, Uşak) 150 Eskişehir(Ege) (Kütahya) 85 Bölgeden Çıkan Toplam - 245 05-57/850 -230 9 Batıçim Çimentaş (Akdeniz) (Antalya) 45 Denizli (Akdeniz) (Antalya) 200 390 Bölgede Tüketilen 4.688 ifadeleri bulunmaktadır. Batıçim de yapılan incelemede elde edilen 1997 yılı satışlarının tespit edildiği toplantıya ve bu toplantı sonucunda varıl an anlaşmaya ilişkin tutanakta, yukarıdaki tabloya paralel bir biçimde, aşağıdaki ifadeler yer almaktadır: 400 1997 Yılı Üretim ve Satış Projeksiyonu Bölgelerarası Toplantı Programı 11.12.1996 Ege ve Akdeniz Bölgeleri 1-Bölge Fabrikaları 1997 yılında aşağı daki şekilde satış yapacaklardır. Fabrikası Pazar Payı Batıçim 29.5 (33.4)* 135 0 Çimentaş 31.0 (35.7) 1450 Denizli 20.0 (17.7) 925 Söke 12.5 (6) 575 410 Çanakkale 7 (7.1) 330 --- --- TOPLAM 10 0 4630 2-Bölge dışı fabrikalar bölge içinde en fazla aşağıdaki miktarları satacaklardır. Fiyat bölge fabrikalarınca tespit edilecektir. Balıkesir (Soma, Akhisar, Edremit) 90.000 ton Göltaş (Fethiye, Denizli, Uşak, Kütahya) 200.000 ton Afyon (Kütahya, Uşak) 150.000 ton 420 Eskişehir (Kütahya ) 85.000 ton." (*Anlaşma metni üzerinde parantez içerisinde yazılmış olan rakamlar, anlaşma ile tespit edilmiş olan rakamların daha ileriki bir tarihte yapılan yeni bir anlaşmada revize edilmiş halidir.) Aynı şekilde Be rgama için elle yazılmış halde 100 bin tonluk bir satış tesbiti de metinde yer almaktadır. Toplantı tutanağının başlığında Üretim ve Satış ifadesi yer almasına 430 rağmen, Bölge fabrikaları 1997 yılında aşağıdaki şekilde satış yapacaklardır ifadesine bakı ldığında, söz konusu bilgilerin iç satışlara ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim bir önceki tablo incelendiğinde, fabrikaların klinker ve çimento üretimlerinin, anlaşmada tespit edilen 1997 yılı satış miktarlarının aynısı olmadığı görülecektir. İki bel ge birlikte değerlendirildiğinde, 1996 yılına göre %5 lik bir pazar artışının gerçekleşeceğinin tahmin edildiği, 1997 yılı 05-57/850 -230 10 satış miktarları üzerinde mutabakat sağlandığı ancak, üretime müdahale edilmediği görülmektedir. Söz konusu belgede, Ege ve Akdeniz Bölgeleri denilmesine rağmen, 440 anlaşma Ege Bölgesi için yapılmıştır. İleride açıklanacağı üzere Ege ve Akdeniz bölgelerinin birbirine yakınlığı ve fabrikaların bulundukları yerlerden kaynaklanan özel arz -talep dengeleri nedeniyle birarada düşünülmek suret iyle, her ikisi için ayrı ayrı anlaşma yapılmakla birlikte ayrıca karşılıklı anlaşmalara da konu oldukları belirlenmiştir. Nitekim Akdeniz Bölgesi için yapılan anlaşmaya bakıldığında, Ege fabrikalarından Çimentaş, Afyon ve Denizli Çimento fabrikalarının bö lge dışı fabrika statüsünde oldukları görülecektir. Anlaşma metni, fabrikaların bölge içinde satacakları miktarların tespit edilmesi 450 yönüyle arzın kontrolü görünümü vermektedir. Ancak, bölge dışına yapılacak satışlar ve ihracat gözönüne alındığında, ya lnızca bölge düzeyindeki satışlar hususunda mutabakata varılmasının ve üretim üzerine herhangi bir kısıtlama getirilmemesinin, klasik anlamda fiyatları yükseltici bir arz kontrolü nü değil, bölge içinde yapılan yüksek fiyatlı satışların yüzdesel olarak pa ylaşımını içerdiği sonucuna ulaşılmaktadır. Sektörde, Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği faaliyetleri ile fabrikalar tarafından bizzat gerçekleştirilen pazar araştırmaları yoluyla bölgesel talep hakkında elde edilen doğruluk payı yüksek bilgiler, en kar lı satışların oransal olarak paylaşılmasına imkan tanımaktadır. 460 Yukarıda Batıçim de elde edildiği belirtilen ve pazar paylaşımı ile ilgili hükümlerin açıklandığı anlaşma metni üzerinde yer alan ifadeler, Akçansa da elde edilen belgede de aynı şekilde yer almaktadır. Ancak yukarıdaki belge üzerine elle yazıldığı belirtilen revize pazar paylarına ve Bergama ile ilgili satış rakamına yer verilmemiştir. 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun 13.12.1994 tarih ve 22140 sayılı Resmi Gazete de yayımlanar ak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu anlaşma ise, toplantı tutanağından anlaşıldığı üzere, 11.12.1996 tarihinde yapılmıştır. Dolayısıyla Yasanın yürürlükte olduğu dönemde gerçekleşen bir ihlalle karşı 470 karşıya bulunulmaktadır. Yasanın yürürlüğü ile uygulamas ı arasında bir ayrım yapılacak olursa, Yasanın tam ve etkin bir uygulamasının, Rekabet Kurumu teşkilatının oluşumuyla birlikte başlayacağı aşikardır. Bu durum tarafların savunmalarında da zaman zaman hatırlatılmış ve uygulamanın taraflarca yeteri kadar bilinmediği ifade edilmiştir. Kurum teşkilatının oluşumuyla birlikte başlayan tam ve etkin uygulamadan, ihlallerin araştırılmasında ve yeni ihlallerin önlenmesinde Yasanın belirlediği yöntemin ve cezai yaptırımların eksiksiz olarak uygulanması anlaşılmakt adır. 480 Kaldı ki; Kurum teşkilatının oluşumunun tamamlanmak üzere olduğu bir dönemde gerçekleştirilen bu ihlal, 1997 yılına ait pazar faaliyetlerinin, tüm yıl için bir bütün olarak anlaşma yoluyla önceden tespit edilmesi yönüyle, teşkilat oluşumunun tamaml andığı ve Yasanın uygulanmaya başlandığı döneme de sarkmaktadır. Bu haliyle, yasanın yürürlükte olduğu bir dönemde var olan bir 05-57/850 -230 11 ihlalin, uygulamanın başladığı 04.11.1997 tarihinde de devam etmesi söz konusudur. Ayrıca, pazar paylaşımı eylemlerinin adeta s ektörün belirleyici özelliği haline 490 geldiği ve süreklilik kazandığı, soruşturmanın ilerleyen safhalarında Sabancı Holding bürolarında yapılan incelemede elde edilen belgelerden de görüleceği üzere, sektöre yönelik inceleme başlatılmış olmasına rağmen 1998 yılı pazar payları üzerinde de mutabakat sağlandığı ve satış tonajlarının anlaşma yoluyla belirlendiği, pazarın 1998 yılı için de paylaşıldığı anlaşılmıştır. Söz konusu belgede satışlar aşağıdaki şekilde gösterilmiştir; 1998 EGE PAZARI 1998 Yılı Ege İç Pazar Kapasite Genel Pazar Payı (%) Klinker Çimento 1998 Ege İç Pazar Payı (%) Batıçim 1400 28,3 1400 1750 29,45 Çimentaş 1500 30,3 1500 1875 31,16 Denizli 825 16,6 768 960 19,09 Söke 780 15,7 567 709 12,74 Akçansa 450 9,1 350 438 7,56 TOPLAM 4955 100,0 4585 5731 100,0 1998 de Beklenen satış miktarına göre 1998 Fazla Klinker Zorunlu İhraç PÇ İç Satış Katkılı ilave İhracat Veya PÇ ilave ihracat Batıçim 1481 269 213 Çimentaş 1567 308 243 Denizli 57 60 960 0 0 Söke 213 224 641 68 54 Akçansa 380 57 45 TOPLAM 270 284 5028 704 555 500 Ardından; 1998 %6.7 satış artışına göre toplam ihracat: 284.000+555.000=839.000 ton PÇ dir. 1. Çimentaş a Öztüre de dahil edilmiş tir. 2. Artan kapasiteler her sene için % 25 esasına göre pazara verilmektedir. 3. İç tüketim fazlası kapasite oranları da birlikte tespit edilecek esaslar ile ihraç edilecektir. 4. Çimento üretim kapasiteleri 1/0.8 hesabına göre yapılmıştır. 510 ifadelerine yer verilmiştir. Belgede de açıkça ifade edildiği üzere, 1998 yılı için pazar paylarının hesaplanmasında Çimentaş ın 1997 de devraldığı Öztüre ye ait pazar payı Çimentaş ın pazar payına katılmıştır. 05-57/850 -230 12 Yine ifade edildiği üzere, 1997 yılına göre üretim kap asitelerinde meydana gelen artışlar, pazara %25 oranında yansıtılmaktadır. Bir başka ifadeyle, fabrikalar üretim kapasitelerinde yaptıkları artışın ancak %25 i için pazardan pay alabilmektedirler. Bu durum, kapasite artışının %75 inin iç pazara 520 yansıtılmam ası konusunda açık bir mutabakatı ifade etmektedir. Tablodaki rakamlar incelendiğinde ilk sütunda yer alan kapasitelerin ikinci sütunda yüzdesel oranlara çevrildiği ve ilk başta fabrikaların yalnızca üretim kapasiteleri gözönüne alınarak pazar paylarının hesaplandığı görülmektedir. 1998 Yılı Ege İç Pazar ana başlıklı üçüncü ve dördüncü sütunlarda ise, 1997 yılına göre artan kapasitelerin % 25 i pazar paylarına yansıtılmak suretiyle, sırasıyla klinker ve çimento bazında mutabık kalınan pazar payları görülmektedir. Ancak burada yer alan pazar payları klinker ve çimento 530 bazında miktar olarak hesaplanmış, hemen ardından gelen beşinci sütunda ise pazar payları yüzdesel olarak ifade edilmiştir. Çimento sektörüne yönelik olarak Ege Bölgesi nde yapılan soruştur mada, yukarıda bahsi geçen ve bütün bir yılın satışlarının belirlendiği pazar paylaşımı anlaşmaları yanında, yıl içerisinde değişik dönemlerde başka anlaşmaların yapıldığı da tespit edilmiştir. Bunların önemli bir kısmı, yukarıda açıklanan, fabrikaların bö lge düzeyindeki pazar paylarının belirlenmesi ve korunmasına yönelik çerçeve anlaşmanın ardından yapılan ve pazar paylarının korunması yanında, fabrikaların maksimum karı elde etmelerini 540 temine yönelik, coğrafi pazar paylaşımı ve fiyat tespiti anlaşmalarıd ır. Ancak bu hususlara geçmeden önce, yukarıda 1997 ve 1998 yılları satış tonajlarının revize edildiği anlaşmalara ilişkin olarak rastlanılan toplantı notlarına da kısaca değinmek gerekmektedir. Batısöke Ticaret Müdürü ne ait ajandanın 16 Ocak 1997 tarih li sayfasında; 1 Ocak 96 Revize Ratio 15.01.1997 550 Çim 1289000 35.7 (31) 35 26.9 Batı 1286000 33.4 29.5) 34 28.6 Akçansa 300000 7.1 (7) 9.6 (10) 8.4 Denizli 969000 17.7 (20.0) 22 18.5 Söke 530000 6 (12.5 ) 18 15.1 4404000 ifadeleri ve rakamları yer almaktadır. İkinci sütunda yer alan ve 35.7 ile başlayan rakamlar serisinin, yukarıda satış 560 tonajlarının tespiti ile ilgili olarak yapılmış olduğu belirtilen ve Batıçim de bulunan anlaşma metni üzerine elle yazılmış olan rakamla rın aynıları olduğu görülmüştür. Bu rakamların sağındaki sütunda yer alan ve parantez içinde yazılı olan rakamlar ise yukarıdaki anlaşmada asıl olarak tespit edilen rakamlardır. 05-57/850 -230 13 Bloknot üzerindeki notlardan, 11.12.1996 tarihinde yapılan ve 1997 yılı satış larının belirlendiği anlaşmada tespit edilen oranların, daha sonra yapılan yeni bir anlaşmada revize edildiği anlaşılmaktadır. Söz konusu yeni anlaşmanın hangi tarihte yapıldığı konusunda kesin bilgi olmamakla birlikte, 570 yukarıda bahsedilen notların ajandad a yer aldığı sayfanın tarihi de gözönüne alınarak, 11.12.1996 tarihinden 35 -36 gün sonra yani 15 -16.01.1997 tarihlerinde yapıldığı düşünülmüş, soruşturma raporunun tebliğinden sonra bir çok konuda olduğu gibi bu konuda da taraflarca herhangi bir savunma getirilmemiştir. Nitekim Rapor da da belirtildiği gibi, Batısöke satış şefi ne ait ajandanın 15.01.1997 tarihli sayfasında da, anlaşmanın bu tarihte yapıldığı sonucunu destekleyen ve aynı anlaşmada tartışılan diğer hususlara ilişkin aşağıdaki notlar yer almak tadır; Sonuç: 580 - Batı Anadolu yla görüşüp kapı çıkış fiyatlarının ayarlanması - Önemli olan teslim fiyatlarıdır. - Çimentaş fiyatlarını 5000 TL yukarıya çekecektir. - Hem ağlarsınız hem düşük fiyatla mal satıyorsunuz diyerek serzenişte bulundu. Anlaş mada tespit edilen oranlarda birtakım revizyonlara gidilmesi ise, satış tonajlarının tespiti yoluyla yeni bir pazar paylaşımı olarak değerlendirilmelidir. 11.12.1996 tarihinden sonra yapıldığı kesin olmakla birlikte, Batıçim İdari Genel Müdür Yardımcısı na ait takvimliğin sırasıyla 15 - 590 16.01.1997 tarihli sayfalarında yer alan; Çimentaş ile toplantı ve Çimentaş 09:30 ifadeleri de, söz konusu anlaşmanın bu tarihlerde ve Çimentaş Fabrikası nda yapıldığına dayanak niteliğindedir. Söz konusu pazar paylaşı mı mutabakatı, pazarın coğrafi durumu ve fiyatlara ilişkin birçok hükümler içeren Çimentaş Genel Müdürü ne ait notlardan 11.07.1997 tarihinde yapıldığı anlaşılan anlaşmada; Pazar paylaşımına uyulacak şeklinde tekrar yer almıştır. Batısöke Ticaret Müdürü nün Çimentaş antetli bloknotunda 25.08.1997 600 tarihi konularak; Pazar paylaşımı mutabakatına uyulmadı. Ortada hiçbir mutabakat kalmadı. 1. Pazar paylaşmasını bozanlar niçin bozdu ? Teklifleri nedir ? 2. Antalya, Denizli, Göltaş çelişkisi konusunda ç özüm önerileri ? Rekabet Kurulu ile ilgili toplantı 5 Eylül de Ankara da, yazı Necip Bey e fakslanacak . 1. Göltaş -Denizli ye ve Batı ya girmeyecek. 610 2. Denizli Antalya batısından çekilecek. TÇ. 8.000.000 KÇ. 3.000.000 PÇ. 9.600.000 Zam Yok. 05-57/850 -230 14 hususlarına yer verilmiş, toplantıda tartışılan diğer konularla birlikte pazar paylaşımı da açık bir şekilde ifade edilmiştir. Söz konusu toplantının da Çimentaş ta yapıldığını, Batıçim Genel Müdür Sekreteri ne ait ajandanın 25.08.1997 tarihli sayfasınd a yer alan; 620 11:00 Çimentaş ve Batıçim İdari Genel Müdür Yardımcısı na ait 1997 yılı takvimliğinin 25.08.1997 tarihli sayfasında yer alan; Fiyat topl. Toplantı Saat:11 de Çimentaş da ifadeleri açıkça göstermektedir. Yine bu ifadelerden anlaşılac ağı üzere, toplantı yalnızca pazar payları konusunda yapılmamış, toplantıda fiyat, zam vs. konular da tartışılmıştır. 630 26.09.1996 tarihinde Batıçim de yapılan bir toplantıda alınan kararlar arasında da 1997 yılına ilişkin pazar paylaşımı mutabakatının, Pazar paylaşımına uyulacak şeklinde tekrar edildiği görülmektedir. 1997 yılı satışlarının tespit edildiği ve Aralık 1996 da yapılan anlaşmanın ileriki tarihlerde yeni toplantıların konusu olmasına benzer şekilde, 1998 yılı pazar payları, fiyat ve satış bö lgeleri gibi konular birçok toplantıda tekrar ele alınarak, gözden geçirilmiştir. 640 Denizli Çimento Genel Müdür Yardımcı sı nın 1998 yılı ajandasında yer alan ve 08.01.1998 tarihinde yapılan bir toplantıya ait olduğu anlaşılan aşağıdaki ifadeler, ilerleyen bölümlerde üzerinde durulacak birçok konu yanında, 1998 yılı pazar payları üzerindeki tartışmaları açıkça göstermektedir: 8.1.1998 Otel Balçova Saat 10. da ( ) Bey i gör. Fazla konuşma. Onları dinle. ( ) Bey hakem. ( .) Beyden bilgileri al. Bayi meselesi ( ) hiçbir fabrika mal vermeyecek. Denizli ye girmeme, beton santralı kurmama.karşı mevzu edilirse teşvikleri alınmış. Hiçbir taviz vermeden ( ) Bey in kararlarına okey diyeceğiz. Ancak aleyhimize birşey varsa görüşmemiz 650 lazım deyip açık kapı bır ak. 1- Bayinizin bize iadesi. Bu tarihten itibaren hiçbir karşı .. 2- Denizli nin Söke den 1 iki puanda olsa fazla mal satma. Klinker, Beyaz çim. 3- Beton santralı kurulmaması. Notlarda ( .) Bey olarak söz edilen kişinin, Akçansa Genel Müdürü olduğu anlaşı lmaktadır. Akçansa Bölge deki payının küçük olmasına karşın, Türkiye nin en büyük çimento üreticisi olmasına ve komşu bölge olan 660 Marmara Bölgesi ndeki büyük pazar payına bağlı olarak sektörde kazandığı önemli gücü sayesinde, soruşturma konusu ihlallerde ad eta organizatör ve sorunların çözümünde hakem konumundadır. Ayrıca çimento satışlarından elde edilen pazar payları üzerinde önemli bir etkisi bulunan beton santrallerinin pazarlıklara konu olduğu görülmektedir. Denizli çimentosunun, 05-57/850 -230 15 kendi yöresindeki en gü çlü pazarlayıcısı olan ve daha sonra Batısöke bayiliğine geçen bir firmanın da toplantı konularından biri olduğu ortadadır. Batısöke Ticaret Müdürü ne ait ajandanın 8 Ocak 1998 tarihli sayfasında yer alan; 670 Denizli - girilen bölgeler fiyat farkları fi amaç ne ? ifadeleri de bu tarihteki toplantının konuları hakkında bazı fikirleri ortaya koymaktadır. Ancak söz konusu ifadeler, fabrikaların pazar paylarına ilişkin ayrıntılı bilgiler sunmamaktadır. Bu mahiyetteki bilgileri ise , aynı toplantıyla ilgili olarak Denizli Çimento Pazarlama Müdürü nün 1998 yılı ajandasında yer alan aşağıdaki ifadelerde bulmak mümkündür: 680 08.01.1998 - Çimentaş 1450 30.21 Batı 1350 28.13 Söke 750 1 5.63 Denizli 900 18.75 (Ado dahil) Çanakkale 350 7.29 Görüldüğü üzere, 1998 yılı satışlarının tespit edildiği anlaşmada belirlenen oranlar, 08.01.1998 tarihinde gözden geçirilmiş ve küçük farklılıklarla yeniden tespi t edilmiştir. Ancak 1998 yılı pazar payları üzerindeki görüşmeler bununla da kalmamıştır. Yine Denizli Çimento Pazarlama Müdürü nün 1998 yılı 690 ajandasında yer alan; 23.01.1998 Çimentaş 30.21 Batı 28.13 Söke 16 .15 Denizli 18.23 Akçansa 7.29 ifadeleri, bölge fabrikalarının pazar paylarının 23.01.1998 tarihinde küçük bir değişiklikle yeniden belirlendiğini ortaya koymaktadır. Dikkat edilirse ilk üç 700 fabrikanın pa zar payları aynı kalmış, Denizli Çimento ise 08.01.1998 tarihli toplantıya ait notlarda Ado dahil diye ifade edilen küçük bir pazar payından Batısöke lehine vazgeçmiştir. Bu noktada, soruşturma çerçevesinde düzenlenmiş bir tutanakta ifade edilen piyasa h areketlerinden söz etmek gerekmektedir. Söz konusu tutanakta; Denizli piyasasında Batısöke nin de satış yapmaya başlamasına bağlı olarak 23.01.1998 tarihinde 345.000 TL/ Trb. düzeyine kadar gerileyen çimento fiyatlarının, bu tarihte yapılan bir anlaşma ile yeniden 517.500 TL/ Trb. düzeyine yükseltildiği ve Batısöke nin Denizli piyasasından çekildiği ifade edilmektedir. Bu tarihten sonra Denizli de Söke çimentosu satanlara Batısöke Fabrikası tarafından mal verilmemiştir. 710 Ancak Batı Grubu ile aralarında, beto n santrali, bayi meselesi gibi birçok sorunlar bulunan Denizli Çimento nun Denizli piyasasındaki hakim durumunu yeniden elde etmesi için, bölgesel pazar payı üzerinde Batısöke lehine küçük bir taviz vermesi gerektiği açıktır. Kısaca pazar payları, her iki tarafın da menfaatlerine uygun bir şekilde yeniden düzenlenmiş, yeni pazar payları 05-57/850 -230 16 Denizli Çimento Genel Müdür Yardımcısı nın 1998 yılı ajandasının 26.01.1998 tarihli sayfasında da aşağıdaki şekilde tekrar yer almıştır; 26.1.1998 30,21 Ç 1450 720 28,13 B 1350 16,15 S 775 18,23 D 875 7,29 A 350 Denizli Çimento Satış Şefi ne ait ajandanın bir sayfasında yine söz konusu oranlar; Çimentaş (30.21) Batıçim (28.13) 730 Denizli (18.23) Söke (16.15) Akçansa ( 7.29) Onar günlük dönemlerde bildirilecek. şeklinde yer almaktadır. Diğer bir ifadeyle, yalnız pazar payları yeniden tespit edilmekle kalmamış, öngörülen hedeflere ulaşmak doğrultusunda fabrikaların 10 ar günlük satış sonuçl arını karşılıklı olarak bildirmeleri esası getirilmiştir. Onar günlük dönemlerde satış sonuçlarının karşılıklı olarak bildirilmesi, söz konusu anlaşmanın uygulamaya geçirilebilmesi açısından önemli bir unsur olarak görünmektedir ve Batısöke Ticaret Müdürü tarafından Batıçim İdari 740 Genel Müdür Yardımcısı na gönderilen 23.01.1998 tarihli bir faksın kapağındaki ifadelerde: 01.Şubat.98 Çimentaş - Dökme zamı yok. - PÇ : (11.300) Haftada bir rakam alışverişi olacak. şeklinde tekrar yer almakta, Batıs öke Ticaret Müdürü nün 1998 yılı 750 ajandasının 12 Şubat 1998 tarihli sayfasında yer verilen; 5/2/98 5151 5-10/2/98 5047 1.5/1/98 4906 Batıçim 5-10 5234 10-31 5067 1/10/1/98 5064 10.20/1/98 5003 Göltaş 20.30/1/98 5121 760 ifadeleri de, bu usulün fiilen uygulandığını göstermektedir. Yukarıda yer verilen anlaşmalar dışında, Çimentaş Genel Müdürü ne ait bloknotta geçen ve ne zaman yapıldığı kesin olarak bilinmeyen bir toplantıy a 05-57/850 -230 17 ait notlarda pazar paylaşımına ve bu paylarının takibine yönelik olarak aşağıdaki ifadeler yer almaktadır; A.P. Anlaşma bazı üzerinde samimi mutabakat. Pazar payını bozan alternatifini söylesin. 770 M.Y. Fiyat oluşmadı. N.T. Piyasanın doldurulması. A.P. İhracat taahhüdü. Hakan Bölgelerde düştü. Antalya. Biz bozmadık. Yaşar B. Fiyatı tutalım miktarı ayarlarız. V.Ö. Mutabakat satılacak miktar. Fiyat arkadan gelir. Hatta istersen bedava sat dedik. Burada geçen kısaltmaları açacak olursak; 780 A.P. Ahmet Vasfi Pekin (Çimentaş Genel Müdürü) M.Y. Mehmet Yavuz (Denizli Çimento Genel Müdürü) N.T. Necip Terzibaşıoğlu (Batıçim Genel Müdürü) V.Ö. Vecdi Özçelik (Akçansa Genel Müdürü) Y Bey Yaşar (Bey) Çıtakoğlu (Batısöke Eski Genel Müdürü) olmak üzere, genel müdürler düzeyinde bir toplantı olduğu anlaşılmaktadır. Toplantıda sunulan önerilerde, Ahmet Vasfi Pekin ve Vecdi Özçelik tarafından 790 pazar payları üzerinde durulmakta ve Pazar payının fiyattan daha önemli olduğu, eğer bu payı ihlal eden olursa alternatifini mutlaka söylemesi gerektiği belirtilmektedir. Uzun yıllardır TÇMB bünyesinde gerçekleştirilen bilgi toplama ve dağıtma faaliyetlerinin sağladığı istatistiksel altyapının, f abrikaların giriştiği bu tür bölgesel bazlı eylemlerde anlaşmanın sonuçlarını takip edebilmek açısından kolaylaştırıcı bir unsur olduğu düşünülmektedir. TÇMB nin bu paylaşım sistemi içerisindeki rolü ise, soruşturma çerçevesinde 800 Akçansa da yapılan yerinde incelemede elde edilen bir toplantı davetiyesi ile, TÇMB ye ait bir bilgi isteme yazısında bulunan aşağıdaki ifadeler birlikte ele alınarak değerlendirilmiştir: Bahsedilen belgelerin ilkinde; TÜRKİYE ÇİMENTO MÜSTAHSİLLERİ BİRLİĞİ 17-20/ Eki m/1996 tarihleri arasında Princess Balçova Otel de yapılacak 1996 - 2000 yıllarında Türkiye Çimento Üretim Tüketim Projeksiyonu toplantı programı ilişikte takdim edilmiştir . 810 Ayduk Çelenk Başkan ifadelerine yer verilmektedir. 05-57/850 -230 18 Söz konusu toplantının, 1996 ve 2000 yılları arasında çimento sektörünün üretim ve tüketim projeksiyonunun çok genel olarak yapılmasını ve aşağıda açıklanacak yıllık bazda yapılan toplantıların gerçekleşmesi konusunda muhtemelen prensip anlaşmalarına varılmas ını sağlayan bir zemin olabileceği düşünülmekteydi. Ancak aşağıda yer alan belgeler incelendiğinde projeksiyonların çok daha özel amaçlarla yapıldığı sonucuna ulaşılmıştır. 820 TÇMB ye gönderilen bir yazıyla Birlik bünyesinde yapılan projeksiyonlar ve bu toplantılarda tutulan tutanaklar istenilmiş, cevabi yazılarında ise toplantı yer ve tarihleri liste halinde gönderilmiş, ancak tutanak tutma uygulamasının olmadığı belirtilmiştir. Söz konusu cevabi yazı incelendiğinde, 1994 yılından sonra, 1997 yılı üretim -tüketim projeksiyonları sonuçları hakkında bilgi arz edildiği ifade edilen 24.12.1996 tarihli bir toplantı göze çarpmaktadır. Kısaca belirtmek gerekirse, projeksiyon adı altında gerçekleştirilen bölgesel toplantılar TÇMB bünyesinde değil, doğrudan doğruya fa brikalar arasında yapılmış, 24.12.1996 tarihinde ise, bu toplantıların sonuçları hakkında bilgi 830 sunulmuştur. TÇMB bünyesinde yapılan yerinde incelemede elde edilen, Ege Bölgesi fabrikaları adına Birlik İdare Meclisi üyesi Eşref Baltalı ya gönderildiği anlaşılan ikinci belgede geçen aşağıdaki ifadeler, 1996 ve 1997 yıllarında TÇMB bünyesinde gerçekleştirilemeyerek fabrikaların sorunlarının bölgesel örgütlenmelerle çözümlendiği toplantılarda tespit edilen hususları ayrıntılarıyla ortaya koymaktadır. Söz konusu belgede; 840 "17-20 Ekim tarihleri arasında İzmir de yapılan 1996 -2000 yılları çimento üretim -tüketim projeksiyonu toplantısında bölgesel toplantıların yapılması, bu toplantıların Birlik İdare Meclisi Üyelerince tertiplenmesi kararlaştırılmış ve bu toplantılarda tespit edilecek sonuçların konsolide edilmek üzere Çimento Müstahsilleri Birliği ne gönderilmesi hususunda karar alınmış idi. Ege Bölgesi toplantısının 10.11.1996 tarihinden ileri bir tarihte olmamak üzere sizin uygun gördüğünüz bir tarihte tertiplenmesi ve bu toplantıda aşağıdaki hususların tespit edilerek Birliğe gönderilmesini rica eder, çalışmalarınızda 850 başarılar dilerim. Bölgenin; - - 1997 yılı klinker üretim kapasitesi, - 1997 yılı programlanan klinker üretimi, - 1997 yılı çimento üreti m kapasitesi, - 1997 yılı çimento satış programı, - Şirketlerin çimento satışlarının yapıldığı vilayetler ve yüzdeleri, - Bölge üreticilerinin pazar payları, - 1997 yılı üretim -tüketim dengesi, 860 - Üretim fazlalığı veya üretim noksanlığının ne şekilde çözüml enebileceği, - 1997 yılı sonu çimento ve klinker stoku, 05-57/850 -230 19 hususlarının tespiti, ayrıca varsa sizce de önemli olabilecek diğer verilerin de tespiti uygun olacaktır. ifadelerine yer verilmektedir. Yukarıda yer alan iki belge birlikte incelendiğinde, TÇMB t arafından bölgesel bazda toplantıların ve projeksiyonların yapılmasının kararlaştırıldığı görülmektedir. Nitekim TÇMB nin projeksiyonlar hakkında Rekabet Kurumu na 870 göndermiş olduğu yazısında da belirtildiği gibi, 1996 -2000 yılları çimento üretim -tüketim pr ojeksiyonu toplantısında resmi bir projeksiyon oluşturulamamıştır. Sonuçta bu toplantıda tespit edilemeyen hususların, bölgesel bazda yapılan toplantılarda tespit edilmesi ve konsolide edilmek üzere birliğe bildirilmesi kararlaştırılmıştır. Pazar paylaş ımı konusunda doğrudan mutabakatın sağlandığı ve yıllık olarak yapılan söz konusu anlaşmaların, sektörde fabrikaların bölgesel olarak gruplanmaları neticesinde ortaya çıkan bölge fabrikaları ve bölge dışında kalan yakın fabrikaların katılımıyla gerçekleşti rildiği anlaşılmaktadır. Nitekim 880 TÇMB tarafından, bu hususların bölgesel bazlı toplantılarda tespit edildikten sonra konsolide edilmek üzere kendisine gönderilmesini istediği görülmektedir. Soruşturma kapsamında elde edilen bilgi ve belgeler, bölge fabrika ları ve yakın fabrikalar arasında yıllık olarak yapılan bu anlaşmaların 1993 yılına kadar geriye gittiğini göstermektedir. Söz konusu toplantıda fabrikalar bölge genelinde yıllık olarak yapacakları satışları tespit etmekle kalmayıp, ilgili yazıda ifade e dildiği şekliyle şirketlerin çimento satışlarının yapıldığı vilayetler ve yüzdeleri de belirlenmektedir. Yine bu tespiti destekler mahiyette olmak üzere Denizli Çimento da yapılan bir 890 yerinde incelemede elde edilen DENİZLİ ÇİMENTO SATIŞ BÖLGESİ SINIRLAR I VE BU BÖLGEDE DİĞER FABRİKALARIN DURUMU adlı satış bölgesi haritası, belirlenen sınırlar içinde ve dışında Denizli Çimento nun satış yaptığı tüm merkezlerde fabrikaların pazar paylarının ne olacağını tek tek göstermektedir. Bu noktada pazar paylaşımı ey lemlerinin, kar oranı yüksek olan iç satışların paylaşımı ile kalmayıp, bölge düzeyinde bir coğrafi paylaşıma kadar vardığı anlaşılmaktadır. I.2.1.2. Coğrafi Pazar Paylaşımı 900 Soruşturma kapsamında incelemeye konu olan Ege Bölgesi, kendi içerisinde talebin yoğunluğuna ve çimento fabrikalarının yakınlığına göre değişik özellikler gösteren alt bölgelere ayrılabilir. Bu bağlamda İzmir, Denizli ve Söke/Aydın, çimento fabrikası bulunan merkezleri oluştururken (Afyon da Set Grubu na ait bir çimento fabrikası bulu nmaktadır. Ancak, Afyon ili, Türkiye Bölgeler Haritası na göre Ege Bölgesi nde bulunmasına rağmen, Ege Bölgesi için yapılan anlaşmalarda bölge dışı fabrika olarak gösterilmektedir.), kuzeyde Körfez Bölgesi denilen Edremit Körfezi etrafında sıralanan Edre mit, Burhaniye ve Ayvalık ilçelerinin oluşturduğu bölge, İzmir in hemen güneyinde yer alan Kuşadası, Selçuk ve Söke civarı, Nazilli ve Aydın, Bodrum, Marmaris 910 ve Fethiye ilçelerinin oluşturduğu Güney Ege deki bölge ve Denizli merkez ile İzmir merkezi ve ya kın çevresi de yoğun talep bölgelerini teşkil etmektedir. 05-57/850 -230 20 Çimento fiyatı ile ürünün satılacağı coğrafya arasında sıkı bir ilişki mevcuttur. İlk bakışta olması beklenen, çimentonun da akaryakıtta olduğu gibi tek bir çıkış fiyatının bulunması ve bunun üzer ine nakliye giderlerinin eklenerek son kullanıcı fiyatının belirlenmesidir. Böyle bir fiyatlandırma sisteminde, üretim merkezinden uzaklaştıkça ürünün fiyatı, artan nakliye masrafından dolayı artacaktır. Ancak, çimento sektörü için bu basit kurguya bir de diğer üreticilerin satış merkezine olan uzaklığı faktörünü dahil etmek gerekir. Eğer 920 maliyetleri dikkate alınmadan, bölgedeki her üreticinin aynı denilebilecek bant teslimi fiyatları uyguladıkları düşünülürse, her üretici kendi yakın çevresinde doğal bir s atış bölgesine sahip olacak, diğer bir üreticiye daha yakın olan yerlere satış yapmakta çok zorlanacaktır. Üretimin bu doğal satış bölgesindeki talep kadar veya daha az olması durumlarında bu sistem sağlıklı bir biçimde çalışır, ancak bölgede bir arz fazlası varsa, bazı yeni çözümler aramak gerekmektedir. Ege Bölgesi genelinde 1997 yılında bölge fabrikaları 5.130.000 ton üretim 930 gerçekleştirmiş, buna karşılık tüketim 4.445.000 ton olmuştur. Aynı yıl içerisinde bölgeden ihraç edilen miktar ise 250.000 tonu bulmuştur. Bölge düzeyinde satış tonajlarının tespiti ve aynı düzeydeki arz fazlası da gözönüne alınmak suretiyle, coğrafi pazar paylaşımına ilişkin olarak tespit edilen hususlar aşağıda sunulmuştur. I.2.1.2.1. Üretim Merkezi ve Civarının Korunması Üretim merkezleri civarındaki doğal satış bölgelerinde (hem Ege Bölgesi hem 940 de Türkiye çapında) arz fazlalarının oluşması, üreticilerin diğer fabrikalara ve hatta literatürde çimentonun doğal satış hinterlandı olarak gösterilen 200 -250 kilometrelik mesafenin de ötesine satış yapmalarını gerekli kılmaktadır. Genel anlamda üretim tesisinden uzaklaştıkça fiyatın nakliye maliyeti kadar azalması sistemine dayalı fiyatlandırma uygulamaları, çimento fabrikalarının en karlı satışlarını yakın çevrede yapmaların a yol açmaktadır. Nisp eten yüksek fiyatlı bu pazarların yakın çevredeki üreticilerin birikmiş stoklarından veya daha genel anlamıyla arz fazlasından korunması, ancak karşılıklı olarak fabrikaların birbirlerinin yakın çevresinde satış yapmaması yönündeki 950 anlaşmalarla sağlanmaktadır. Soruşturma kapsamındaki fabrikalar açısından bakıldığında, Denizli merkez ve çevresinde tek fabrika, İzmir de iki fabrika, İzmir Aliağa da bir terminal ve Aydın Söke çevresinde bir entegre tesis bulunduğu ve İzmir merkez ve çevresinin Batıçim ve Çimentaş için ortak bir yoğun talep merkezi olduğu, diğer yoğun talep bölgelerinin civar fabrikalar tarafından münhasıran paylaşıldığı görülmektedir. Soruşturma kapsamında olan bölge fabrikaları arasında, salt münhasır satış 960 bölgeler inin korunması hususunda düzenlenmiş bir anlaşma metnine rastlanmamıştır. Ancak, pazar paylaşımı, fiyat tespiti vs. hususlarında yapılmış anlaşmalarda yer alan konu ile ilgili hükümlerden, fabrikaların satış 05-57/850 -230 21 bölgelerini ihlal etmelerinin ardından gerçekle şen ikili yazışmalardan, konu ile ilgili olarak çimento bayileri ile yapılan görüşmelere ilişkin tutanaklardan, bu yönde bir centilmenlik anlaşması olduğu anlaşılmıştır. Soruşturma safhasında elde edilen belgelerde centilmenlik anlaşması olarak nitelen dirilen ve içeriği yukarıda sayılan hu suslarla birlikte ele alındığı zaman ortaya çıkan mutabakata bağlı olarak, her fabrikanın üretim merkezi ve civarı 970 diğer fabrikaların yapacağı satışlara karşı korunmaktadır. Bölgede fabrikalar arasında yaşanan en öneml i anlaşmazlıklar, talebin daraldığı dönemlerde centilmenlik anlaşmasının geçici olarak ihlal edilmesinden kaynaklanmaktadır. Bölge düzeyinde satış tonajları tespit edildikten sonra coğrafi pazar paylaşımı yönünde yapılacak bir anlaşmanın ilk bakışta daha önemsiz bir ihlal olduğu düşünülebilir. Ancak, fiyatlandırma sistemine bakıldığında, coğrafi pazar paylaşımının, fabrikaların üretim merkezi ve civarına uyguladıkları yüksek fiyatların altında yatan asıl faktör olduğu görülmektedir. 980 Fabrikaların, 1996 ve 1997 yılları satış yeri bazında yaptıkları satışları incelendiğinde, yakın bölgelerine yaptıkları satışların, toplam yurtiçi satışlar içinde ortalama % 40 lık bir pay aldığı görülmektedir. Toplam satışlar içinde önemli bir yer teşkil eden ve her fabrikanın en yüksek fiyattan yaptığı bu satışlar, diğer fabrikalarla paylaşılmak istenmemektedir. Ancak, yukarıda da belirtildiği gibi fabrikaların üretimleri, merkez ve yakın çevredeki talebin üzerinde olduğundan, coğrafi pazar paylaşımı fabrika merkez ve çevresi nin korunmasıyla kalmamaktadır. Her fabrika diğerinin merkez ve yakın çevresine, fiyatı biraz düşürmek ve rekabete girmek suretiyle 990 satış yapabilecekken, anlaşma gereği bu yola gitmemekte, tespit edilen ortak bölgelerde (tampon bölgeler) satış yapmakta ve merkezdeki fiyatın korunmasını sağlamaktadır. Örnek verilecek olursa, Bodrum birçok fabrikanın satış yaptığı yoğun talep bölgelerinden birisidir. Dolayısıyla orada oluşan fiyatlar korunmuş bölgelerdeki fiyatlardan daha düşük seviyelerde bulunmaktadır. Deni zli den Bodrum ve İzmir yaklaşık aynı mesafededir. Bu durumda Denizli Çimento İzmir e mal göndererek Bodrum satışlarından daha karlı satışlar gerçekleştirebilir. Bunun tersi de doğrudur. Yani tüm teşebbüsler açısından, kartelin kısa dönemli olarak delinmes i çok karlı görünmektedir. Ancak teşebbüslerin misilleme anlayışı içerisinde hareket ederek piyasada 1000 rekabeti canlandırmaları, uzun dönemde çimento fiyatlarının düşmesine yol açacak ve tüm teşebbüslerin zararına olacaktır. Hatta arz fazlası, bu sonucun ortaya çıkması için uzun dönemi beklemeyi dahi gerektirmeyecektir. Bu durumda teşebbüsler açısından en yararlı uygulama anlaşmaların sürdürülmesi olacaktır. Ancak iç talep açısından bakıldığında arz fazlası olan bir sektörde pazarın teşebbüsler arasında coğra fi olarak çok katı bir biçimde bölünmesi teorik olarak bile mümkün olmadığından, uygulama biraz yumuşatılarak, en azından fabrikaların yakın çevresindeki yoğun talep bölgelerinin münhasırlaştırılmasıyla birlikte, artan üretimin tampon bölgelerde, rekabete açık bölgelerde ve gerekirse dış pazarda, teşebbüsler açısından en 1010 karlı olacak şekilde değerlendirildiği görülmektedir. Uygulamayı mümkün kı lan da, satış merkezleri itibarı yla uygulanan farklı fiyatlar ve satış ağı üzerindeki katı denetim mekanizmasıdır. 05-57/850 -230 22 Fabrikalarda yapılan yerinde incelemelerde elde edilen bazı belgelerde, bir fabrikanın diğerinin merkez ve çevresine yaptığı satışlarının kaçak olarak nitelendirildiği görülmüştür. Benzer şekilde düşük fiyat uygulanan yerlerde satılmak üzere alınmış ol an ve fabrika merkezi ve yakın çevresindeki yüksek fiyattan yararlanmak suretiyle buralarda satışa sunulan çimento da kaçak olarak nitelenmektedir. Bunun önlenmesi için de bayi ve kamyon takipleri vs. 1020 yollarına gidilmektedir. Fabrikaların farklı fiyat u ygulamasına ilişkin olarak yaptıkları savunmalarda, her fabrikanın bir merkeze uygulayacağı fiyatını, diğer fabrikaların ve kendisinin oraya olan uzaklığını gözönüne almak suretiyle tespit ettiği ve diğerine daha yakın olan yere yapacağı satışlarını arttır mak için nakliyeyi sübvanse ettiği belirtilmiştir. Hatta nakliyenin sübvanse edilmesi suretiyle diğerine daha yakın olan bölgelere satış yapma olanağının sağlandığı ve sistemin daha rek abetçi bir yapı gösterdiği ileri sürülmüştür. 1030 Ancak, buradaki asıl s orun, çimentonun uzak yerlere ucuza satılması değil, fabrika merkezi ve yakın çevresine, anlaşmayla sağlanan korumanın sonucu olarak pahalıya satılmasıdır. Ayrıca söz konusu fiyatlandırma mekanizması yalnızca diğer fabrikaya yakın bölgelerde satış olanağ ı yaratmaya yönelik nakliye sübvansesi değildir. Görünürde bir fabrikanın bir merkez için uygulayacağı fiyat, o merkeze diğer fabrikaların uzaklığına bağlıdır. Soruşturma kapsamındaki bazı fabrikalar, bölgeler arası bu fiyat farklılaştırmasını nakliye süb vansesi olara k adlandırmakta ve satış yeri üretim merkezinden uzaklaştıkça , bu yer için bant 1040 teslimi satış fiyatının azaldığını söylemektedir. Ancak, yapılan fatura incelemelerinde bu durumun tersi örneklere rastlanılmıştır. Bayi kar marjlarının % 2 -5 gibi çok düşük oranlarda olduğu ve birim nakliye fiyatının da rekabetçi bir ortamda oluştuğu gözönüne alındığında (Fabrikalar uygulanacak nakliye masrafları konusunda kendilerinin tavsiye niteliğinde dedikleri uygulanmasını istedikleri listeler yayımlamaktadır lar, ancak alıcının nakliye organizasyonunu üstlenmesi konusunda özellikle torba çimentoda bir baskı mevcut değildir. Dökme çimento nakliyesi ise genelde fabrikalar tarafından üstlenilmektedir, dolayısıyla bu fiyatlar üzerinde de fabrikaların kontrolü vard ır. Ancak satışa sunulan mal da kendi ürettikleri ve satmaya çalıştıkları mal 1050 olduğu için, nakliyede piyasa şartlarının çok üzerinde fiyatlar empoze edilmemektedir.), son kullanıcının hangi merkezde olursa olsun bir torba çimento için aynı fiyatı ödemesi beklenir. Uygulamada ise uzak merkezlerin daha ucuza çimento tükettikleri görülmektedir. Bu durumda; ortak bölgeler olan ve birden çok fabrikanın satış yaptığı yerlerde yaşanan kısmi rekabetin, fabrikaları bazen nakliye oranında bazen ise daha yüksek ora nlarda fiyat sübvansesi yoluna ittiği, anlaşma gereği korunan ve tek bir fabrikanın hakim olduğu yerlerde ise en yüksek fiyatın uygulandığı ve bu şartlarda yapılan satışların, toplam satışlar içinde önemli bir 1060 pay teşkil ettiği (yaklaşık % 40) sonucuna var ılmıştır. 05-57/850 -230 23 Kaldı ki; ortak bölgelerde yaşanan rekabetin de sağlıklı bir rekabet olduğunu söylemek mümkün değildir. Bölgesel tonajların ve fabrikaların münhasır satış bölgelerinin tespitinden sonra, ortak satışa açık gibi görünen bölgeler üzerinde de her f abrikanın satış miktarı ya da yüzdesinin tespit edilmesi, arttırılması ya da azaltılması veya bir fabrikanın o pazardan çıkarılması şeklinde uygulamalar olduğu tespit edilmiştir. İzmir merkezi ve yakın çevresi için özel bir durum söz konusudur. Bu yoğun 1070 talep bölgesinde bilindiği gibi Batıçim ve Çimentaş çimento fabrikaları birlikte yer almaktadır. Dolayısıyla bu bölgenin korunmasından her ikisi birlikte yararlanmaktadır. Bilindiği üzere, bu bölgede iki fabrikanın dışında Akçansa nın da satışları bulunm aktadır. Ancak bu fabrikanın terminal yatırımında bulunduğu 1989 yılında yapılan satış planları incelediğinde, her yıl artan ve 1994 yılı itibar ıyla 500.000 tona varan bir satış tonajının planlandığı görülmüştür. Fabrikanın 1996 ve 1997 yılları itibar ıyla terminalden yaptığı çimento sevkiyatının yıllık 300.000 ton civarında olduğu ve 1998 yılında da 350.000 tonluk bir satış 1080 seviyesinin hedeflendiği anlaşılmaktadır (anlaşma gereği). Yukarıda bölgesel düzeyde pazar paylaşımı açıklanırken, Akçansa nın da bu pa ylaşım içerisinde yer aldığı belirtilmişti. Bölgesel bazdaki bu paylaşım yanında ayrıca İzmir merkezi ve yakın çevresi içinde yapacağı satış tonajının da anlaşmayla kısıtlandığı kanaatine ulaşılmıştır. Denizli Çimento Pazarlama Müdürü ne ait Bölgeye dış ardan etkiler başlıklı belgede yer alan; Şu anda Antalya da bulunan Çimsa liman tesislerinde üretilen çimentolar, 1090 Fethiye ye kadar gelmektedir. Dolayısıyla Göltaş ve Çimsa eğer Fethiye de mal satıyorsa onların bölgeyi etkiledikleri miktarı bilmemiz gere kir. Akdeniz Bölgesi olan fabrikaların Ege ye gelen malları ile, Ege fabrikalarının Antalya da ve Akdenizde sattıkları malın dengelenmesi gerekmektedir. Bölge istatistiklerinde, Göltaş Akdeniz fabrikası görünmekle beraber Alanya dan ileri geçmemesi dolayıs ıyla, Mersin, Adana, İskenderun fabrikalarıyla birlikte mütalaa edilmesi Göltaş ın üretiminin tamamını satabilmesi için zemin hazırlamaktadır. Eğer bu şartlar altında Göltaş a verilen satış yüzdesini gerçekleştirecekse bunun tamamını kendi bölgesinde satma sı imkansızdır. Ya diğer bölgelere girerek pazarı bozacak bundan önce yaptığı gibi ya da 1100 anlaşmalar doğrultusunda malını satamadığını söyleyip diğer fabrikaların kendisine pazar açmasını isteyecektir. Bunu talep edeceği yegane fabrika Denizli ve Afyon dur. ifadeleri, bölgesel bazda satış tonajlarının tespiti yanında her fabrika için satış bölgelerinin belirlendiğini göstermektedir. Söz konusu belgede daha çok Göltaş, Çimsa ve Denizli fabrikalarının pazar sınırları üzerinde durulmaktadır. Ancak ifadelerden de anlaşılacağı üzere o dönem için Göltaş ın pazarını genişletme eğilimi ile karşı karşıya bulunulmaktadır ve bu sorunun, Ege pazarına yansımasından korku duyulmaktadır. Pazar paylaşımı sisteminin 1110 ortaya çıkarılması açısından, Denizli Çimento ile birlikte soruşturma kapsamında olmayan iki fabrikanın da yer aldığı paylaşıma ilişkin bu tespitler, 05-57/850 -230 24 tüm bölge fabrikalarının içinde bulunduğu pazar paylaşımını destekleyici unsurlar olarak ele alınmalıdır. Nitekim bölgelerin ihlalinden kaynaklanan herhangi bir sor un olmadıkça, bu konuda yeni anlaşmalara gidilmemekte, iki veya daha fazla fabrika arasında sorun çıkınca da, bu sorun hep birlikte çözümlenmektedir. Çünkü, fabrikaların deyimiyle herhangi bir fabrikanın pazarında meydana gelen bir kirlenme, tüm bölgeyi e tkileyecektir. Bunun en güzel örneklerini 11.07.1997 ve 26.09.1997 tarihli bölge fabrikaları 1120 anlaşmaları oluşturmaktadır. Çimentaş Genel Müdürü ne ait, 11.07.1997 tarihli toplantıda alınan kararların özetlendiği notlarda; 11.07 (Çimentocular) 1- Pazar paylaşımına uyulacak 2- TÇ 32.5 50, KÇ 52, PÇ 58 3- Ürün bazında fiyatlara uymak 1130 4- Zamdan itibaren Afyon, Çimentaş Antalya ya gitmeyecek 5- Denizli Antalya da gerileyecek 6. Isparta Denizli iline göndermeyecek 7. Denizli Ispar ta iline göndermeyecek 8. Dışlanan bayilere mutabakat olmadan mal verilmeyecek 9. Prensipleri uygulamayan bayiler dışlanacak TÇ 7200 KÇ 7500 PÇ 8700 1140 Vade Dökme 10+40 Torbalı 10+10 den itibaren ifadelerine yer verilmekt edir. 11.07.1997 tarihinde yapıldığı anlaşılan anlaşmaya ait bu tutanakta geçen 1,4,5,6 ve 7 . maddeler coğrafi pazar paylaşımına ilişkin ifadeleri içermektedir. Birinci maddedeki pazar paylaşımı ifadesi, tüm bölge fabrikalarının katıldığı 1150 ve yukarıda aç ıklanan, satış bölgelerine uyulması konusundaki genel mutabakatı ifade etmektedir. Sırasıyla 6 . ve 7 . maddelerde ifade edilen Isparta ve Deni zli arası pazar paylaşımı husu sunda da birlikte karar alındığı görülmektedir. Nitekim Denizli ve Isparta arasın daki sınır müteakip defalar ihlal edilmiş ve bu konudaki anlaşma taraflara, müteakip toplantılarda tekrar hatırlatılmıştır. Çimentaş ın ve Afyon un zamdan sonra Antalya ya gitmemesi ve Denizli nin 1160 Antalya da gerilemesi konularında varılan anlaşmalar da es as itibar ıyla coğrafi pazar paylaşımı niteliğindedir. Ancak daha çok yukarıda kısaca değinilen 05-57/850 -230 25 ortak satış bölgelerindeki rekabetin de sağlıklı olmadığı gerçeğinin ve bu bölgelerin de pazar paylaşımına konu olduğunun bir göstergesidir. Yine benzer nite likte ve 26.09.1997 tarihinde yapılmış 26.09.1997 BATIÇİM TOPLANTI KARARLARI başlıklı ikinci bir anlaşmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır; 1- Pazar paylaşımına uyulacak. 1170 2. TÇ 50, KÇ 52, PÇ 42.5 58.00 USD fiyatları he def olacak ve 10 Ekim tarihinde yap ılacak toplantıda bu fiyatlara ulaşılmaya çalışılacaktır. 3. Ürün bazında fiyatlara uyulacak. 4. Zamdan itibaren Isparta, Denizli ve ilçelerine girmeyecek. 5. Zamdan itibaren Denizli, Isparta ve ilçelerine girmeyecek. 6. Fabrikaların dışladığı bayilere mutabakat olmadan mal verilmeyecek. 7. Prensipleri uygulamayı engelleyen bayiler dışlanacak. 8. TÇ 32.5 7.200.000. - TL/TON KÇ 32.5 7.500.000. -TL/TON PÇ 42.5 8.700.000. -TL/TON 1180 VADE 10+60 Gün -Dökme VADE 10+40 Gün - Torba 9. 01.10.1997 Çar şamba dan itibaren bu fiyatlar tatbik edilecek. Not: Torbalı ve dökme vadeden dolayı aynı fiyat olacak. Bu anlaşmanın ilk maddesindeki pazar paylaşımı ifadesi de aynı şekilde fabrikaların satış bölgelerine riayet etmeleri hususundaki genel mutabakatı ifade etmektedir. Anlaşmanın 4 ve 5 . maddelerinde düzenlenen Denizli ve Isparta arasındaki 1190 pazar bölüşümüne ilişkin mutabakat da yine satış sınırlarının ihlal edilmesinden kaynaklanan bir anlaşmazlığın, bölge fabrikaları ve bölge dışı yakın fabrikalar ara sında yapılan toplantıda çözümlenmesinden ibarettir. Fabrikalar arasında satış bölgesi sınırlarının ihlal edilmesinden doğan anlaşmazlıklar daha ziyade talebin daraldığı dönemlerde meydana gelmektedir ya da herhangi bir fabrikanın belli bir pazarda kendis ine verilen pazar payını gerçekleştirememesi veya rakip fabrikanın satışlarının tespit edilen sınırı aşması durumunda söz konusu olmaktadır. Soruşturma safhasında bölge ihlaline ilişkin olarak elde edilen belgelerden de anlaşılacağı 1200 üzere, iklimsel koşulla ra bağlı olarak inşaat sezonunun kısa olduğu ve talep daralmalarının daha yoğun yaşandığı yerler Ege Bölgesi nin doğusundadır. Dolayısıyla satış bölgelerinin sınırları daha çok buralardan başlamak üzere ihlal edilmekte ve herhangi bir önlem alınmaması duru munda domino etkisiyle tüm bölgeyi etkileyebilmektedir. Bu durumu önlemek için bölgesel bazda sadece ilgili fabrikaların katıldığı toplantılar düzenlenmektedir. Çimento piyasasında faaliyet gösteren bayilerle yapılan görüşmelerde, ürün fiyatlarındaki aşır ı artışların, fabrikaların bazı anlaşmazlıklar nedeniyle birbirlerinin satış bölgelerine girmeleri sonucu kısmen rekabet yaşandığı 1210 dönemlerin ardından, satış bölgesi sınırları üzerinde yeni bir mutabakat 05-57/850 -230 26 sağlanmasına ve o bölgedeki fiyat tekelinin satış te keliyle birlikte bir tek fabrikaya bırakılmasına bağlı olduğu belirtilmiştir. Nitekim, soruşturma heyetince Denizli merkezinde faaliyet gösteren 21 çimento satıcısıyla görüşülerek hazırlanan tutanakta; çimento fiyatlarının çok kısa aralıklarla önemli ora nlarda değiştiği, fiyatlardaki bu aşırı dalgalanmanın çimento kullanıcılarına açıklamakta zorlanıldığı, çünkü bu dalgalanmanın tek nedeninin, fabrikalar arasındaki anlaşmalar olduğu ifade edilmiş, buradaki anlaşmadan kast edilenin, hem çimento satılabilece k pazarların paylaşımı ve 1220 birbirlerinin pazarına girmeme konusunda, hem de yukarıdaki anlaşmanın sonucu olarak fiyatların ortaklaşa tespiti hususunda olduğu belirtilmiştir. Aynı tutanakta yine bu yöndeki anlaşmaların uygulanmasını sağlamak üzere, Denizli çimento fabrikası tarafından, çimento fabrikalarına bayilik sözleşmesi ile bağlı olmayan satıcıların dahi, Denizli dışındaki çevre fabrikalardan çimento alımının önlendiği, dışarıdan çimento getiren firmalara çimento vermeme ve bayisi konumundakilerin bayi liğini iptal etme tehdit ve yaptırımlarının uygulandığı, plakaları tespit edilen araçlara ne kendileri ne de diğer fabrikalar tarafından mal temin edilmemesine kadar giden müey yidelerin 1230 uygulandığı ifade edilmiştir. Yukarıda anlatılan anlaşmanın en yeni b enzerinin 23.01.1998 tarihinde yapıldığı; 30.09.1997 de yapılan anlaşmadan sonra yükseliş trendine geçen ve bu trendini 12. ayın ortalarına kadar sürdürerek 517.500 TL/Torba düzeyine yükselen traslı çimento fiyatının bu ay içinde Denizli de başlayan yeni b ir rekabet sonucu 345.000 TL/Torba düzeyine gerilediği ve 23.01.1998 tarihinde uygulanmaya konulan anlaşma gereğince, dışarıdan mal girişinin önlendiği ve traslı çimento fiyatının ani bir zamla 517.500 TL/Torba düzeyine yükseltildiği vurgulanmıştır. 1240 Söz k onusu ifadelerden de anlaşılacağı üzere, çimento satıcıları tarafından 30.09.1997 ve 23.01.1998 tarihlerinde yapılmış olduğu belirtilen iki ayrı anlaşmadan söz edilmektedir. Her ikisinde de fiyat tespiti hususunun yanısıra, fabrikaların birbirilerinin satı ş bölgelerini ihlal etmemeleri hususundaki mutabakata da işaret edilmektedir. 23.01.1998 de yapılmış olduğu ifade edilen anlaşma, Rekabet Kurumu nun teşkilatının oluşumunun tamamlandığı ve hatta çimento sektörüne yönelik incelemenin yaklaşık iki aydır sür mekte olduğu bir döneme rastlamaktadır. Bu 1250 da göstermektedir ki, sektöre yönelik olarak başlatılan inceleme dahi sektördeki rekabet ihlallerini önlemeye yetmemiş ve Kanun un uygulanmaya başlamasından önce varolan ihlaller aynen sürdürülmüştür. 23.01.19 98 de yapılan anlaşmaya kanıt teşkil eden, Denizli merkezde faaliyet gösteren bir şirket tarafından Batısöke ye çekilmiş bir faksta aynen şu ifadeler yer almaktadır: BATISÖKE TİCARET MÜDÜRLÜĞÜ SÖKE 1260 05-57/850 -230 27 13.03.1998 tarih itibariyle firmanıza 2.759.655. 000 TL. lik borcumuz sıfırlanmıştır. Genel Müdür Yrd. ( .) tarafından taa hhüt edilen prim konusunun açıklığa kavuşturulmasını; firmamızın ihtiyacı olan çimentonun fabrikalarınızdan hangi şartlarda alınabileceğinin firmamıza bildirilmesini, çimento ver meme söz konusu ise bayilik taa hhütnamesine karşılık verilen teminat mektubunun iadesini arz ederiz. 1270 Faksta yer alan ifadeler önce 16.03.1998, sonra 01.04.1998 tarihlerinde iki kez fabrikaya bildirilmiş ve ardından çimento satıcısına ait teminat mektubu fabrika tarafından iade edilmiştir. Konu ile ilgili olarak, anılan Şirket yetkilisi ile yapılan görüşmede tutulan 19.05.1998 tarihli tutanakta, söz konusu kişi ; Daha önceleri çeşitli anlaşmazlıklar sonucu Denizli ve Söke Çimento arasında meydana gelen rekabet dönemlerinde, Söke Çimento Fabrikası ndan çimento alımı yapmak üzere teminat mektubu verdiklerini ve 1280 bir süre çimento alımı yaptıklarını, ancak 23.01.1998 de fabrikalar arasında yapılan anlaşmadan sonra Söke nin Denizli pazarından çekildiğini ve bu tarihten sonra Söke Fabrikası nın kendilerine mal vermediğini, aynı dönemde Söke çimentosu sattığı için Denizli Fabrikası ndan da mal alamadıklarını, dolayısıyla 16 Mart 1998 de Söke Fabrikası na; tekrar çimento istemiyle faks çektiklerini ve eğer mal ver ilmeyecekse teminat mektuplarının iadesini talep ettiklerini, kendilerine faksla yanıt gelmediğini ve teminat mektuplarının iade edilmesi suretiyle mal taleplerinin reddedildiğini ifade etmiştir . 1290 Yukarıdaki tutanakta yer alan ifadeler dikkatle incelendi ğinde, sonuç olarak her fabrikanın kendi satış bölgesinde satış yapmasını temine yönelik sürecin ayrıntılı olarak anlatıldığı görülmektedir. Tutanakta yer alan ne Söke Fabrikasının ve ne de Denizli Fabrikası nın kendilerine mal vermemesi yönündeki uygula manın, esasen 11.07.1997 tarihinde yapıldığı anlaşılan anlaşmanın 8 ve 9 ., 26.09.1997 tarihli anlaşmanın 5 ve 6 . maddelerinde belirlenen prensipleri uygulamayı reddeden bayilere mal vermeme ilkesinin bir sonucu olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar her bi r fabrika, bulunduğu il ve ilçelerinde hakim durumda bulunuyor ve mal vermeme 1300 suretiyle bu konumunu kötüye kullanıyormuş gibi görünüyorsa da, bu durum esasen bir anlaşmayla tesis edilmiş yapay bir olgu olup, söz konusu eylemleri gerçekleştirilebilmesi de fabrikaların karşılıklı anlaşmaları yoluyla mümkün olmaktadır. Bayilere mal vermeme konusunda yapılan diğer tespitler incelendiğinde de, bazı bayilere mal verilmemesinin veya bayilerin farklı fabrikayla çalışmalarının engellenmesinin, temelde coğrafi paza r paylaşımının bir sonucu olduğu görülmüştür. Örneğin, Denizli Çimento Genel Müdür Yardımcısı nın 1998 yılı ajandasında; 1310 05-57/850 -230 28 8.1.1998 Prenses Otel Balçova Saat 10. da Vecdi Bey i gör. Fazla konuşma. Onları dinle. Vecdi Bey hakem. İbrahim Beyden bilgileri al. Bayi meselesi ( ) hiçbir fabrika mal vermeyecek. Denizli ye girmeme, beton santralı kurmama karşı mevzu edilirse teşvikleri alınmış. Hiçbir taviz vermeden Vecdi Bey in kararlarına okey diyeceğiz. Ancak aleyhimize birşey varsa görüşmemiz lazım deyip açı k kapı bırak. Bayinizin bize iadesi. Bu tarihten itibaren hiçbir karşı .. Denizli nin Söke den 1 iki puanda olsa fazla mal satma. Klinker, Beyaz çim. Beton santralı kurulmaması. , 1320 ifadeleri anlaşma metnindeki hükümlerin uygulanmasını göstermektedir. Aynı şekilde münhasır satış bölgelerinin korunması uygulamasına yönelik olarak Çimentaş Genel Müdürü ne ait bir bloknotta, yapılan bir anlaşmaya ilişkin notlar ve aşağıdaki ifadeler yer almaktadır; Isparta Denizliye gelmesin, Fethiye Acıpayam hariç. Denizli Antalya ya gidişini azaltsın. ( .) Isparta bölgesine Çimento satmayacak. 1330 Yine münhasır pazarların korunması konusundaki anlaşmaya uyulmasını temin etmek amacıyla fabrikaların yürüt tüğü istihbarat çalışmalarını gösteren Denizli Çimento Satış Şefi ne 1994, 1995, 1996 yılı ajandalarında, araçların plakalarını da takip ederek çimentonun satış yerlerinin tespit edildiğine dair notlar bulunmakta olup, bir fabrikanın münhasır satış bölgesi nin dışında olan başka bir bölgeye satış yapmasının veya bayilik tahsisinin de ancak patronların konuşturulması yoluyla sağlanabildiği bu belgelerden anlaşılmaktadır. 14.05.1998 tarihli bir diğer bayiye ait bilgi tutanağında ise; yine çimento 1340 piyasasınd a fabrikaların yoğunlukla uyguladıkları bölge fiyatı tabir edilen, bölgeler arası farklı fiyat uygulamasının esasen rasyonel ve takibi mümkün bir uygulama olmadığı fabrikaların dönemsel menfaatlerine uygun bir biçimde kimi zaman kamyon takiplerine girişi lip ağır yaptırımlar uygulandığı, kimi zaman da bilinçli olarak kaçaklara göz yumulduğu belirtilmiş, bu uygulamayı meşrulaştırmak üzere son bir aylık (tahmini) bir dönemde bölge bayiliği uygulamasına geçildiği, böyle bir uygulamanın, bölge dışından gelen talepleri karşılamamaya bir dayanak yapılmaya çalışıldığı, halbuki bölge bayilerine fiyat vs. hususlarında yapılan ayrımcılığın bu talepleri rasyonel kıldığı ifade edilmiştir. 1350 Tüm bu oluşumların altında yukarıda yer verilen anlaşmalar yoluyla yaratılan bölgesel hakimiyetlerin yattığı, suni olarak yaratılan ve o merkezdeki çimento fabrikasının hakim duruma gelmesini sağlayan anlaşmaların uygulanması sonucunda, merkez ve yakın çevresinde oluşan yüksek fiyatların diğer bölgelerdeki fiyatların oluşumuna baz t eşkil ettiği, bu sayede ortaya çıkan fiyatlandırma mekanizması ve bunun sağladığı yüksek kar marjlarının sürdürülebilmesinin ise ancak bu şekilde mümkün olduğu görülmektedir. Üst yöneticilerin katıldığı anlaşmalarla verilen kararların uygulanmasının, daha alt düzeydeki yöneticilerin rutin işlerini oluşturduğu, sistemin sağlıklı işleyebilmesi 1360 05-57/850 -230 29 ise yukarıdaki notlardan da anlaşılacağı üzere sıkı kontrolleri ve ağır yaptırımları gerektirmektedir. Batıçim Genel Müdür İdari Yardımcısı na gönderilen bir faksta; Denizli Çimento Fabrika sının fiyat politikasının etkileri ve nedenleri; ... 1- Denizli Çimento nun düşük fiyatlarla diğer fabrikaların bölgelerine girme eğilimi göstermesi, ( ..) a verilen bayilik hakkında Batısöke ye karşı ters kamuoyu oluşturarak haklı konuma geçmeye çalışmak. 1370 2- Aralık ayında kaybettiği tonajı düşük fiyat uygulamasını devam ettirerek Ocak ayında açığını kapatmaya çalışması. 3- Bölgemize düşük fiyatlar uygulayarak bayilerimizin bize karşı tepki duymasına neden olmak ve dolayısı ile kendi sine gelebilecek bayilik taleplerini de değerlendirmek. Bu fiyatların aynı şekilde devam etmesi halinde Batısöke ye bağlı bayilerin mukavemet güçlerinin azalacağı gibi hedeflenen 65.000 ton/aylık satışın gerçekleşmesi zorlaşacaktır. Ayrıca satış fiyatla rının Denizli ile rekabet eder hale getirilmesi halinde fiyatlar 1380 daha da gerileme eğilimine girecektir. denilmekte ve Nazilli, Aydın, Kuşadası -Davutlar -G.Çamlı, Bodrum, Muğla - Marmaris, Dalaman -Ortaca, Söke, Didim -Akbük, Denizli, Kaş -Kalkan ve Antalya iç in satış yapan fabrikaların çimento cinslerine göre satış fiyatları ve miktarlarını gösteren bilgiler bulunmaktadır. Görüldüğü gibi faksta geçen bölgemiz ya da diğer fabrikaların bölgeleri ifadeleri, fabrika merkezleri ve yakın çevresindeki yoğun tale p bölgelerini ifade etmektedir. 1390 I.2.1.2.2. Münhasır Satış Bölgeleri Dışındaki Durum Üretim merkezi ve civarının korunması bölümünde de belirtildiği üzere, bölge fiyatı uygulaması ilk bakışta merkez ve çevresi dışında kalan yerlerde sağlıklı bir rekabet o lduğu izlenimi vermektedir. Ancak, üretim ve satış tonajlarının tespitine yönelik anlaşmalar, üretim merkezi ve civarının korunmasına ilişkin hükümler içeren anlaşma metinleri ve soruşturma kapsamında elde edilen diğer belgelerde geçen ifadeler incelendiği nde, buralarda da rekabete aykırı hususların yer aldığı anlaşılmaktadır. 1400 Yukarıda tam metni yer alan 1997 Yılı Üretim ve Satış Projeksiyonu Bölgelerarası Toplantı Programı başlıklı anlaşmanın bölge dışından yapılacak satışları düzenleyen 2 . maddesinde; Soma, Akhisar, Edremit, Fethiye, Denizli, Uşak ve Kütahya il ve ilçelerine bölge dışından yapılacak satışların birlikte tespit edildiği görülmektedir. Esasen pazar coğrafi olarak paylaşılırken, yerleşim birimi bazında satış tonajlarının da tespit edilmes i yönüyle, iki ihlali birlikte içeren bu eylemin, coğrafi pazar paylaşımı yönünün daha ağır bastığı sonucuna ulaşılmaktadır. 1410 05-57/850 -230 30 Çünkü bölge çapında satış tonajlarının tespit edilmesi, makro düzeyde fabrikaların pazar paylarının tespit edilmesi açısından daha önemli iken, dışarıdan yapılacak satışların yalnızca tonaj olarak tespit edilmeyip aynı zamanda nereye satılacağının da belirlenmesi yoluyla bölge dışı fabrikaların faaliyet alanlarının kısıtlanması, fiyat tespiti ve satış şartlarının oluşturulması konular ında bölge fabrikalarının hakimiyetinin korunmasına hizmet etmektedir. Dolayısıyla çimento sektöründeki mevcut durum çerçevesinde herhangi bir merkezde birden fazla fabrikanın bir arada satış yapıyor olmasına bakarak, orada rekabet şartlarının tam olarak v ar olduğu sonucuna varmak yanıltıcıdır. Bölgesel bazda birlikteliklerin oluşturulduğu sektöre Ege Bölgesi açısından 1420 bakıldığında, bölge fabrikaları olarak nitelenen ve soruşturmaya uğrayan fabrikaların, bir taraftan bölge dışından gelecek çimentonun mikta rını belirlemek suretiyle pazara girişi sınırladıkları, diğer taraftan çimentonun bölge içinde satılacağı yerleri tespit etmek yoluyla pazarı coğrafi olarak paylaştıkları görülmektedir. Yukarıda belirtildiği gibi bölge içinden ve dışından birkaç fabrikanı n birarada satış yaptığı ve rekabet şartlarının oluştuğu görünümü veren tüketim merkezlerinden biri de Antalya dır. 1430 1997 yılı satış tonajlarının belirlendiği ifade edilen anlaşmaya temel teşkil ettiği anlaşılan tablodaki; Bölgeden Çıkan Toplam - 245 Batıçim Çimentaş (Akdeniz) (Antalya) 45 Denizli (Akdeniz) (Antalya) 200 ifadeleri, üç fabrikanın Antalya ya yapacağı satışların belirlendiğini 1440 göstermektedir. Akçansa da yapılan incelemede elde edilen ve Akdeniz Bölgesi düzey inde satış tonajlarının tespit edildiği anlaşma metninde, yukarıdaki tabloya paralel şekilde öncelikle bölge fabrikalarının satış miktarları gösterilmekte, ardından; Bölge dışı fabrikalar, bölge içinde en fazla aşağıdaki miktarları satacaklardır. Fiyat b ölge fabrikalarınca tespit edilecektir. Denizli (Antalya) 200.000 ton 1450 Afyon (Antalya) 100.000 ton Konya (Antalya) 150.000 ton Çimentaş (Antalya) 45.000 ton --- --- TOPLAM 495.000 ton ifadelerine yer verilmek suretiyle, Antalya ya yapılacak satışlar önceden tespit edilmektedir. 05-57/850 -230 31 Çimentaş Genel Müdürü ne ait bloknotta yer alan ifadelerden 11.07.1997 1460 tarihinde yapıldığı anlaşılan anlaşmada da benzer şekilde; ...Zamdan itibaren Afyon, Çimentaş Antalya ya gitmeyecek Denizli Antalya da gerileyecek... ifadeleri yer almaktadır. Dolayısıyla, Antalya satışları konusunda Afyon , Çimentaş ve Batıçim açısından coğrafi pazar paylaşımı niteliğinde, Denizli için ise satış yüzdesinin düşürülmesi şeklinde anlaşmaya varıldığı anlaşılmaktadır. 1470 Çimentaş Genel Müdürü ne ait bloknotlarda; 1- Açığı kapamak için Batı 4000 Söke 2 000 Denizli 3200 ile sınırlayacak 2-Isparta; Afyon, Denizli, Muğla illerine girmeyecek. 3-Ege fabrikaları Antalya ya girmeyecek (Çimentaş tan muhalefet) 4-Denizli Antalya ya gidişini azaltacak. 1480 ifadeleri yer almaktadır. Afyon ve Denizli illerinde fab rikalar olduğu ve dolayısıyla buraların büyük oranda münhasır satış bölgeleri içinde kaldığı gözönüne alınırsa, anlaşmanın diğer maddeleriyle Muğla ve yine Antalya satışları konusunda anlaşmaya varıldığı görülmektedir. Aynı şahsa ait 11.02.1997 tarihli bl oknotta; - Edremit in terkedilmesi, - Batı ihracat taahhüdüne uyacak, Dışarıdan klinker almayacak, 1490 - Öztüre bize dahil , ifadelerine rastlanmakta ve ihracatla ilgili hükümlerin yanısıra Edremit ve Öztüre ile ilgili pazar paylaşımı da açıkça görülmekte dir. I.2.2. Fiyat Tespiti Çimentaş ve Batıçim Fabrikaları için 01.01.1996 dan 15.10.1997 tarihine kadar fiyat karşılaştırması yapılmış ve iki firmanın da fiyat artışlarını büyük oranda aynı tarihlerde yaptığı ve artış tarihi olarak aralarında 1 -2 gün fa rk olan 1500 zamanlarda da bazı özel sebepler dolayısıyla (örn.;tatile denk gelmesi) gerçekte artışların aynı günlerde uygulandığı tespit edilmiştir. Ancak, soruşturma safhasında elde edilen yeni deliller ve fiyatlar konusunda derinlemesine yapılan incelemele r çerçevesinde, fiyat tespiti hususunda da bölge düzeyinde uyumlu eylemden çok anlaşma yoluna gidildiği sonucuna varılmıştır. 05-57/850 -230 32 Batıçim de elde edilen 11.12.1996 tarihli, 1997 yılı satış miktarlarının tespit edildiği anlaşmanın, bölge dışı fabrikaların sat ışlarını düzenleyen 2 . 1510 maddesinde; Fiyat bölge fabrikalarınca tespit edilecektir. ifadesi yer almaktadır. İfade bu haliyle, dışarıdan yapılacak olan satışlarda, bölge içindeki fabrikaların tespit edeceği fiyata diğer fabrikaların uyacağını göstermekte ve bölge dışı fabrikalar açısından getirilmiş bir yaptırım olarak görünmektedir. Ancak bölge dışı fabrikaların, bölge fabrikalarının tespit edeceği fiyata uymalarının hükme bağlanmış olması aynı zamanda, bölge fabrikaları olarak nitelenen beş fabrikanın bi rlikte fiyat tespit ettiğini göstermektedir. 1520 Birlikte fiyat tespiti konusunda anlaşmaya konulmuş olan bu ifade, bölge fabrikalarının fiyat politikası konusundaki birlikteliklerini gösteren ve aynı zamanda fiyat tespiti konusunda çeşitli tarihlerde yapılac ak toplantılara temel oluşturan bir hükümdür. Yukarıda bazı hükümleri irdelenen ve Çimentaş Genel Müdürü nün notlarından 11.07.1997 tarihinde yapıldığı anlaşılan anlaşmada yer alan maddeler tekrar incelendiğinde; 1530 11.07 (Çimentocular) 1. Pazar paylaşı mına uyulacak 2. TÇ 32.5 50, KÇ 52, PÇ 58 3.Ürün bazında fiyatlara uymak . . TÇ 7200 KÇ 7500 PÇ 8700 Vade Dökme 10+40 Torbalı 10+10 1540 den itibaren ifadelerine rastlanılmakta, 2 . ve 3 . maddelerle birlikte ürün bazında fiyat larla vadelere ilişkin notların doğrudan fiyat ve satış şartlarının tespitine yönelik olduğu görülmektedir. Batısöke de elde edilen 26.09.1997 tarihli anlaşma metninin ilgili maddelerinde; 2. TÇ 50, KÇ 52, PÇ 42.5 58 USD fiyatları hedef olacak ve 10 E kim 1550 tarihinde yapılacak toplantıda bu fiyatlara ulaşılmaya çalışılacaktır... ... 3. Ürün bazında fiyatlara uyulacak. ... 8. TÇ 32.5 7.200.000. -TL/TON KÇ 32.5 7.500.000. -TL/TON PÇ 42.5 8.700.000.TL/TON .. 9. 01.10.1997 Çarşamba dan itibaren b u fiyatlar tatbik edilecek. ... Not: Torbalı ve dökme fiyatları vadeden dolayı aynı olacak. 05-57/850 -230 33 ifadeleri yer almaktadır. 1560 Yukarıda maddeleri sırala nan 26.09.1997 tarihli anlaşmanın 2 . maddesinde hedef fiyatlar belirtilmiş ve 10 Ekim 1997 tarihi itibar ıyla bu fiyatlara ulaşılmaya çalışılacağı ifade edilmiş olup, ayrıca hedef fiyatlara ulaşmak üzere 10 Ekim 1997 tarihinde, fiyat tespiti hususunda ayrı bir toplantının yapılması kararlaştı rılmıştır. Nitekim Batısöke Ticaret Müdürü ne ait ajandanın 26.09.1997 tarihli sayfasında yer alan; 10/10/1997 Denizli Pamukkale toplantı 1570 Söke Batı+Çim TÇ = 7500 7200 K = 7800 7500 ifadelerinden, söz konusu toplantının belirtilen tariht e Pamukkale de yapıldığı anlaşılmakta ve 26.09.1997 tarihli anlaşma metninde yer alan fiyatları teyit eder nitelikte fiyat tespitleri içermektedir. Buna göre Batıçim ve Çimentaş ın fiyatları traslı ve katkılı çimento için aynı ve sırasıyla 7.200.000 TL/Ton , 7.500.000 TL/Ton, Batısöke nin fiyatları ise sırasıyla 7.500.000 TL/Ton ve 1580 7.800.000 TL/Ton olarak belirlenmiş ve 1 Ekim tarihinden itibaren bu fiyatların tatbik edilmesi kararlaştırılmıştır. Batıçim Genel Müdür Yardımcısı na ait masa üstü takvimin 10 E kim 1997 tarihli sayfasında da; Toplantı, Denizli Pamukkale toplantı ifadelerine yer verilerek, toplantı yer ve tarihi teyit edilmektedir. Aynı anlaşmanın 8 . maddesinde ise, 9 . maddede ifade edilen 01.10.1997 1590 Çarşamba dan itibaren uygulanacak olan fiy atlar, TÇ 32.5, KÇ 32.5 ve PÇ 42.5 çimento standartları için ayrı ayrı olmak üzere tespit edilmiştir. Ancak yukarıda ifade edildiği gibi, söz konusu fiyatların, 10 Ekim 1997 tarihinde yapılan toplantıda hedef fiyatlara ulaşmak doğrultusunda revize edild iği anlaşılmaktadır. Anlaşmanın Not: başlıklı son cümlesinden ise torba ve dökme çimentonun vadeden dolayı aynı fiyattan satılması yönünde bir mutabakata varıldığı anlaşılmaktadır. 1600 Kısaca bu belgeye dayanarak birlikte fiyat tespiti hususunda : 1- 8. maddede 01.10.1997 den itibaren uygulanacak olan fiyatların tespit edilmesi, 2- İleriki tarihlerde uygulanmak üzere hedef fiyatların tespit edilmesi , 3- Hedef fiyatlara ulaşmak üzere 10 Ekim 1997 tarihinde bir toplantı yapılmasının kararlaştırılması, 05-57/850 -230 34 4- Dökme ve t orba çimentonun satış fiyatlarının eşitlenmesi suretiyle satış koşullarının birlikte tespiti yoluyla 4054 sayılı Kanun un ihlal edildiği ortaya 1610 çıkmaktadır. Dökme ve torba çimento fiyatlarının eşitlenmesi konusunda, durumun uygulamada torba çimentonun vad esinin dökme çimentonun vadesinden yaklaşık bir ay daha uzun hale gelmesi nedeniyle, fiyatların birbirine çok yaklaşması gözönüne alınarak yapıldığı, teşebbüslerin ilk yazılı savunmalarında belirtilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere aynı tarihte, maliyetle rindeki farkın yaklaşık %18 ler civarında olduğu torba ve dökme çimentonun peşin fiyatları da eşit hale getirilmiştir. Asıl önemli olan ise, piyasa şartlarından kaynaklandığı ifade edilen bu durumun, satış şartlarından 1620 birisi olan fiyat konusundaki bir an laşma yoluyla uygulamaya konulmuş olmasıdır. Denizli Çimento Genel Müdür Yardımcısı nın 1997 yılı ajandasında yer alan; 4.1.1997 Diğer fabrikalarla dökme konusunda görüşülsün. Gerekirse dökmelerin hepsiyle bir toplantı yapılabilir. ifadeleri de, dök me çimentonun ayrı pazarlıklara tabi olduğunu göstermektedir. 1630 03.12.1996 tarihli Genel Müdür e gönderilmiş, Gn. Müd. Yrd. imzalı dahili muhaberatta; Bildiğiniz gibi 11.11.1996 gününden itibaren satış yaptığımız üç bölgede (İstanbul -Çanakkale -İzmir) fiya tlar diğer fabrikalarla mutabık kalınan fiyatlar seviyesine yükseltilmiştir. Ancak her üç bölgedeki fabrikalar çeşitli sebeplerle fiyatlarını geri çektiklerinden, bölgelere göre büyük fiyat farkları doğmuştur. Dolayısıyla satış miktarlarımızda ciddi gerile meler devam etmektedir. Bu konu ile ilgili bölge satış müdürlerinin ve pazarlama müdürlüğünün yazıları ektedir. 1640 ifadelerine yer verilmek suretiyle fiyatların anlaşmalarla tespit edildiği açıkça belirtilmektedir. Denizli Çimento Pazarlama Şefi ne ait 19 96 yılı ajandasında, İzmir toplantısı sonucu belirlenen fiyatlar ile İstanbul da ve muhtemelen çok geniş çapta yapılan bir toplantıda, ilgili fabrikaların (Batısöke, Denizli, Afyon ve Göltaş) satış yaptığı bölgelerde uygulayacakları fiyatların belirlenme si, üretim merkezinden satış yerine olan nakliye masraflarının çıkarılarak bir fabrika çıkış fiyatı bulunması (satış yerinde tüm fiyatların aynı olması) şeklinde notlar 1650 yer almaktadır. Batısöke Çimento Fabrikası Ticaret Müdürü nün 1997 yılı ajandasının 16.01.1997 tarihli sayfasında; 50 TÇ 32.5 = 5300000 52 KÇ 32.5 = 5500000 56 PÇ 42.5 = 6000000 05-57/850 -230 35 56 (İzmir bölgesi için) her ay dolar kuruna göre ayarlanacak ifadeleri yer almaktadır. 1660 - Batıçim Genel Müdür İdari Yardımcısı na gönderile n faksta yer alan; Denizli Çimento Fabrika sının fiyat politikasının etkileri ve nedenleri; 5- Denizli Çimento nun düşük fiyatlarla diğer fabrikaların bölgelerine girme eğilimi göstermesi, a verilen bayilik hakkında Batısöke ye karşı ters kamuoyu oluştur arak haklı konuma geçmeye çalışmak. 6- Aralık ayında kaybettiği tonajı düşük fiyat uygulamasını devam ettirerek Ocak ayında açığını kapatmaya çalışması. 7- Bölgemize düşük fiyatlar uygulayarak bayilerimizin bize karşı tepki 1670 duymasına neden olmak ve dolayısı ile kendisine gelebilecek bayilik taleplerini de değerlendirmek. Bu fiyatların aynı şekilde devam etmesi halinde Batısöke ye bağlı bayilerin mukavemet güçlerinin azalacağı gibi hedeflenen 65.000 ton/aylık satışın gerçekleşmesi zorlaşacaktır. Ayrıca satış fiyatlarının Denizli ile rekabet eder hale getirilmesi halinde fiyatlar daha da gerileme eğilimine girecektir. 1680 ifadeleri, - Denizli Çimento Pazarlama Müdürü ne ait ajandanın 12 Nisan 1997 tarihli sayfasında yer alan; Afyon Çimento Tic.Md. aradı . Önümüzdeki günlerde hepsi ile birlikte bir toplantı neticesinde fiyat belirlemesi yapılacak. ifadeleri, - Akçansa İzmir Temsilciliği Müdürü tarafından bazı bayiler hakkında bilgi 1690 verici nitelikli olarak Genel Müdürlüğe gönderilen yazıda yer verilen; (Bayi) : Şu anda çok yavaş çalıştıklarını ifade etmektedirler. Nedeninin fiatlar eşitlendikten sonra İzmir fabrikalarının vade yolu ile bizden daha iyi şartlar oluşturmaları ve satıcıların vade nedeni ile İzmir fabrikalarını tercih etmelerinin olduğunu bel irtmişlerdir. Çünkü müşteriye göre 10+1 vadelerini 10+10 olarak ve hatta 20 -25 gün vade uygulamaktadırlar. Batıçim peşin satışlara 1 hafta vade uygulamaktadır. Bunu Batıçim satış müdürü de doğrulamakta ve 10+1 vadelerinin olmadığını peşin veya 10+10 vade i le çalıştıklarını kendisi 1700 müteakip defalarda TOPLANTILARDA belirtmiştir. Dolayısı ile firması peşin satışlar ile yalnızca parakende müşteriye satış yapabildiğini fakat toptan satışa giremediğini belirtmiştir. Bizde de vadeler eşitlenir ise az bir primle dahi aylık 2000 ton rakamını yakalayabileceklerini belirtmişlerdir. ifadeleri, 05-57/850 -230 36 - Akçansa, Denizli, Batıçim ve Çimentaş fabrikalarına ilişkin fiyatlarla ilgili araştırmanın yer aldığı 25.12.1997 tarihli belgede fiyat karşılaştırmaları yapıldıktan sonra y er verilen; 1710 Güney bölgelerinden başlayan fiyat istikrarsızlığı tüm bölgeleri etkilemektedir. Fabrikaların güneye uyguladıkları düşük fiyatlar tüm bölgelere kaçak olmakta ve fiyatların tespitini zorlaştırmaktadır. Rahatsızlık Batıçim ve Denizli Çimento d an kaynaklanmaktadır . ifadeleri, - Batısöke Pazarlama Şefi nin 1996 yılı ajandasının; - 22.02.1996 tarihli sayfasında yer alan; 1720 Genelde Denizli Çimento Fb. sının zamdan sonra bayisine vermeye devam ettiği eski fiyatlar piyasada fiyat birliği oluşmasın a engel olmaktadır. ifadeleri, - 23.02.1996 tarihli sayfasında yer alan, Kanaatimce piyasada bir fiyat bi rliği oluşturulmak isteniyorsa. bayilere bir takım müe yyideler uygulanması gerekmektedir: 1.Fiyatların yükseleceği dönemler bayilere hissettiril memelidir... 1730 3.Zamdan sonra kesinlikle eski listeden işlem yapılmamalıdır... 5.Fabrikalar tavşana kaç tazıya tut prensibinden uzaklaşmalıdır. 6.Yüksek fiyattan çimento satmak yerine düşük fiyatla mal satmak zorunda kalınmamalıdır . ifadeleri, - 01.03.199 6 tarihli sayfasındaki; Bodrum daki düşük fiyat en çok bizi etkilemektedir. Oran olarak en fazla Bodrum a giren çimento Batısöke dir. Denizli nin düşük fiyatta olsa oraya girip pay almaya çalışmasını önleyecek tedbirler almalıyız . ifadeleri, 1740 fiyatlar k onusundaki pazarlıkları açıkça göstermektedir. - Ayrıca, Batıçim Genel Müdürü sekreterine ait 1997 yılı ajandasının; 7 Ocak sayfasında yer alan; 1600 Çimentaş ta toplantı , 21 Mart sayfasında sayfasında yer alan; 1400 Çimentaş a , 25 Ağustos sayfası nda yer alan; 1100 Çimentaş ifadeleri, - Batıçim Genel Müdür yardımcısı na ait 1996 yılı masa üstü takvimin 1750 25.11.1996 tarihli sayfasında yer alan; ÇİMENTAŞ ile toplantı ifadeleri ve yine aynı şahsa ait masa üstü takvimin 25.08.1997 tarihli sayfasında , yukarıda bu tarihte Çimentaş ta yapıldığı belirtilerek pazar paylaşımına ilişkin yönleri incelenen anlaşmanın konusuna ilişkin notlarda yer alan; Fiyat topl. Toplantı Saat: 11 de Çimentaş da ifadeleri, 05-57/850 -230 37 bölge fabrikaları arasında fiyat tespitine ilişk in olarak yapılan ve yukarıda yer verilen diğer anlaşmalarla birlikte, Batıçim ve Çimentaş arasında da fiyatlar konusunda uyumlu eylemden de öte doğrudan görüşme ve anlaşmalar olduğunu göstermektedir. 1760 Pazar paylaşımı anlaşmalarının soruşturma başlatıldık tan sonra devam etmesine benzer şekilde, soruşturma açılmış olması fiyat tespiti hususundaki ihlallerin devam etmesini de engellememiştir. Yukarıda coğrafi pazar paylaşımı ile ilgili kısımda belirtildiği üzere Denizli merkezde faaliyet gösteren 21 çiment o satıcısının imzasını taşıyan tutanakta ifade edildiği gibi, 23.01.1998 tarihinde fiyatlar tekrar anlaşmayla tespit edilmiştir. 1770 Batısöke Ticaret Müdürü tarafından Batıçim Genel Müdür Yardımcısı na gönderilen 23.01.1998 tarihli bir faks kapağına el yazıs ı ile düşülen ve daha önce bahsedilen aşağıdaki ifadeler de fiyatların nasıl tespit edildiğini açıkça göstermektedir: 01.Şubat.98 Çimentaş - Dökme zamı yok. - PÇ : (11.300) - Haftada bir rakam alışverişi olacak. , 1780 Yine Batısöke Ticaret Müdürü ne ait 1998 yılı ajandasında, genelde çeşitli satış yerleri için bölge fabrikalarının fiyat tespitlerine ilişkin olarak yer alan aşağıdaki notlardan, 08.01.1998 tarihinde İzmir Balçova Otel de yapılan toplantıda da fiyat konularının görüşüldüğü anlaşılmaktadı r; Denizli - girilen bölgeler fiyat farkları fi amaç ne ? , 1790 Denizli Çimento Genel Müdürü ne ait 1998 yılı ajandasının sırasıyla - 10.02.1998 tarihli sayfasında yer alan; 1.İzmir fiyatları yükselecek... ifadesiyle, - 12.02.1998 tarihli sayfasında yer alan; -Batıçim Denizli ye beton santralları için ısrar ediyor. -İbrahim Bey Göltaş görüşmesi -Fiyat durumları ifadeleri de fiyatlar üzerindeki görüşme ve anlaşmaların sürdürüldüğünü göstermektedir. 1800 Birlikte yapılan fiy at tespitleri bir süre sonra yapılan indirimler sonucu bozulmakta (anlaşmazlık veya mevsimsel durumlar sonucu) ve bu indirimlere bazı durumlarda diğer fabrikalarca karşılık verilmekte, özellikle kış dönemlerinde iç bölgelerdeki fabrikaların artan stokları, liste fiyatlarından bir hayli düşük fiyatlarla kıyı bölgelerine gönderilebilmekte ve bu durum kıyı 05-57/850 -230 38 bölgelerindeki fabrikaların karşılık vermesiyle şiddetlenebilmektedir. Sonuçta her üreticinin çıkarı için yeni bir anlaşma yapma gerekliliği ortaya çıkmakta dır. Ne var ki yeni toplantılar neticesinde tesis edilen mutabakat da, genelde arz fazlasına, özel olarak ise bir fabrikanın karşılaştığı aşırı stok sorununa bağlı 1810 olarak çok kısa sürebilmektedir. Diğer bir ifadeyle, arz fazlasının yarattığı fiyat düşürü cü yöndeki baskı, fabrikalar arası anlaşmalar yoluyla minimum düzeyde tutulmaktadır. İleride değinileceği üzere, kapasite fazlalarının bir kısmını zorunlu olarak ihracata tabi tutmak yoluyla oluşturulan ihracat karteli de arz fazlasının tamamen ortadan kal kmasına yeterli olmadığı için, fiyatlar arz fazlası ve anlaşma eğilimi arasında sürekli bir gel -git izlemektedir. Çimento fiyatları ile ilgili en önemli sorunlardan birisi, yayımlanan fiyatlardaki yüksek artış oranlarının yanında, yapılan indirimler sonucu piyasada oluşan istikrarsızlıktır. 1820 Bölge çapında yeniden satıcılarla yapılan görüşmelerde; genellikle ay başlarında üreticilerin anlaşmaya vararak fiyatları birlikte yükselttiği ancak daha sonra fiyatlarda indirimlerin yapıldığı ve özellikle ay sonların a doğru, belirlenen tonajlara ulaşmak için bir takım fiyat ayarlamalarında bulunulduğu belirtilmektedir. Ayrıca, üreticilerin bazı durumlarda fiyatları arttırmadan önce bayilere haber verdiği, imkanı olan bayilerin gelecek fiyat artışlarından bir ölçüde de olsa korunabilmek amacıyla yüklü miktarlarda çimento aldığı ancak üreticilerin fiyatları belirtildiği tarihte arttırmayarak yeniden satıcıları zor durumda bıraktıkları ifade edilmiştir. Bu durumun belli dönemlerde üreticilerin 1830 stoklarının eritilmesi amacı yla yapıldığı anlaşılmaktadır. Çimento fiyatlarının yıllık bazda liste fiyatları dikkate alınarak tespit edilen artışları , aynı dönemlerde gerçekleşen TEFE ye göre fazla yüksek görünmemektedir. Hatta 1996 yılında, soruşturma kapsamındaki bazı firmalar ın yaptığı artışlar TEFE nin de altında kalmıştır (1996 TEFE=%90.84, Denizli Çimento nun katkılı çimentoda yaptığı artış % 78,). Ancak, yıl içindeki belli dönemler halinde bir inceleme yapıldığında, özellikle bölge üreticilerinin yaptıkları toplantılar ert esi, fiyatların çok yüksek oranlarda arttırıldığı görülmektedir. Dönemler halinde bakıldığında genelde toplantılar ertesi 1840 yapılan yüksek oranlı fiyat artışları ile maliyetlerdeki artışların bir ilgisinin olmadığı görülecektir. Bir toplantının yapılması gen elde, bir anlaşmazlık dönemiyle süregelen fiyat indirimlerinin sona erdirilmesi ve önceden tespit edilmiş olan satış tonajlarının yakalanması amacına yöneliktir. Belli dönemlerde bazı üreticilerin fiyat düşürmelerine geçici olarak göz yumulması da, bu üret icilerin kaybettiği satış tonajını yakalamasına hizmet etmektedir. Sistemin muhtemelen, çimento fiyatlarının devlet tarafından tespit edilmesine son verilmesinden itibaren süregeldiği anlaşılmaktadır. Nitekim 4054 sayılı Kanun un yürürlükte olmadığı bir d önemde 09.03.1993 tarihli bölge fabrikaları 1850 toplantısında alınan kararları özetleyen bir belgede yer alan; 09.07.1993 te Çimento Müstahsilleri İşverenleri Sendikası Başkanlığı nda bölge fabrikalarının katılımıyla yapılan toplantı neticesinde 10.07.1993 tarihinden itibaren fiyatların 650.000 TL/TON + KDV seviyesine getirileceği kararlaştırılmıştır... 05-57/850 -230 39 ifadeleri, sistemin, Devlet in sektörden elini çekmesine kadar gerilere gittiğini göstermektedir. 1860 I.2.3. Zorunlu İhracat Soruşturmaya konu olan fabrika ların da savunmalarında belirttikleri gibi, çimento, nakliye masraflarının yüksekliği nedeniyle, satış yerinin fabrikaya olan uzaklığı arttıkça karlılığı önemli ölçüde düşen bir üründür. Sektörde ihraç edilen çimentonun zorunlu ihracat olarak nitelenmesi nin altında da, iç fiyatlarla ihraç fiyatları arasındaki uçurum yatmaktadır. İhracatta uygulanan FOB fiyat iç piyasa fiyatına oranla oldukça düşük kalmaktadır. Genel olarak yaklaşık 30 USD ye ihracatı yapılan bir ton çimento, iç pazarda 50 -55 USD civarında satılmaktadır. 1870 Ancak bütün bu fiyat dezavantajına rağmen, iç pazarda pazar paylaşımı ve fiyat tespiti suretiyle kurulan dengenin işlemesi ve korunabilmesi için, üretimin bir miktarının ihraç edilmek zorunda olduğu açıktır. Arz fazlası sorunu bir anlamda böylece çözümlenmiş olmaktadır. Ancak yine de ihraç fiyatlarının, iç piyasada anlaşma yoluyla oluşturulan suni fiyatların altında kaldığı gerçeği değişmemektedir. Nitekim, bugün için çimento piyasasında arz fazlası olmasına rağmen, sektörde girişilen büyü k çaplı kapasite artırımlarına bakıldığında ve önemli çimento ihracatçılarının projeksiyonları incelendiğinde, ihracatın düşürülmeye ve iç piyasadaki satışlardan daha fazla pay almaya 1880 çalışıldığı görülecektir. Fabrikalar ileride ihracatın iç satışlara oran la daha az kar getireceğini tahmin etmektedirler. Çünkü yapılan projeksiyonlarda Türkiye de kişi başına çimento tüketiminin bugünkü miktarın iki katına kadar artacağı öngörülmektedir. Batıçim de rastlanan 1997 Yılı Üretim ve Satış Projeksiyonu başlıkl ı belgede, zorunlu ihracatla ilgili herhangi bir ifadeye rastlanılmamış, bu anlaşmaya temel teşkil eden tablodan ise, yalnızca bölgesel klinker fazlalıklarının tespit edildiği görülmüştür. 1998 yılı için mutabık kalınan satış tonajlarının ve zorunlu ihraca t miktarlarının yer aldığı ve Akçansa da elde edilen belgede yer 1890 alan ifadelerden zorunlu ihracat miktarlarını belirleme usulünü anlamak mümkündür. Söz konusu belgede pazar payları ve klinker fazlalıklarıyla birlikte zorunlu ihracat miktarları aşağıdaki şekilde gösterilmiş; 1998 EGE PAZARI 1998 Yılı Ege İç Pazar Kapasite Genel Pazar Payı (%) Klinker Çimento 1998 Ege İç Pazar Payı (%) Batıçim 1400 28,3 1400 1750 29,45 Çimentaş 1500 30,3 1500 1875 31,16 Denizli 825 16,6 768 960 19,09 Söke 780 15,7 567 709 12,74 05-57/850 -230 40 Akçansa 450 9,1 350 438 7,56 TOPLAM 4955 100,0 4585 5731 100,0 1998 de Beklenen satış miktarına göre 1998 Fazla Klinker Zorunlu İhraç PÇ İç Satış Katkılı ilave İhracat Veya PÇ ilave ihracat Batıçim 1481 269 213 Çimentaş 1567 308 243 Denizli 57 60 960 0 0 Söke 213 224 641 68 54 Akçansa 380 57 45 TOPLAM 270 284 5028 704 555 1900 ardından; 1998 %6.7 satış artışına göre toplam ihracat: 284.000+555.000 =839.000 ton PÇ dir. 1.Çimentaş a Öztüre de dahil edilmiştir. 2.Artan kapasiteler her sene için % 25 esasına göre pazara verilmektedir. 3.İç tüketim fazlası kapasite oranları da birlikte tespit edilecek esaslar ile ihraç edilecektir. 4.Çimento üretim kapas iteleri 1/0.8 hesabına göre yapılmıştır. ifadelerine yer verilmiştir. 1910 Yukarıda yer alan rakamlar incelendiğinde, fabrikaların bazılarının kapasitelerinin tümü, bazılarının ise bir kısmı oranında pazardan pay aldıkları görülmektedir. Bu farklılık, belgeni n kendisinde de ifade edildiği gibi; bir önceki yılda gerçekleştirilen kapasite artırımının yalnızca % 25 i için pazardan yeni pay alınması konusunda fabrikalar arasındaki mutabakattan kaynaklanmaktadır. Eğer bir fabrika bir önceki yıla göre kapasite artı rımına gitmemişse, kapasitesinin tümü için pazardan pay alabilmektedir. Ancak kapasite 1920 artırımına gidilmişse, bu artırımın % 75 i pazardan pay alamamaktadır. Buna rağmen fabrikaların mutabakatı klinker fazlalığının üretilmemesi hususunda değil, eğer üretil ecekse zorunlu olarak ihraç edilmesi yönündedir. 1998 yılı için Batısöke ve Denizli Çimento Fabrikaları için sırasıyla 213000 ton ve 57000 ton olmak üzere klinker fazlalığı olduğu görülmekte ve bu miktarların zorunlu olarak ihracata tabi tutulduğu anlaşılm aktadır. Ancak rakamlar incelendiğinde görülecektir ki; Batısöke ve Denizli Çimento Fabrikaları için öngörülmüş olan yukarıda yer verilen klinker fazlalığı rakamlarına karşın sırasıyla 224 000 ve 60 000 ton zorunlu klinker ihracatı yapılması istenilmektedi r. Buradaki farklılığın sebebi ise projeksiyonlarda tüm çimento pazarı için öngörülen 1930 büyüme hedeflerinde yatmaktadır. Yukarıda da belirtildiği gibi sektörün yakın gelecekteki projeksiyonları, Türkiye de çimento pazarındaki ticaret hacminin reel olarak bug ünkü seviyenin iki katına kadar artacağı yönündedir. Yıllık bazda ise, ortalama %5 lik bir büyüme öngörülmektedir. Yıllık %5 lik büyümenin sektördeki tüm göstergeleri %5 artıracağı gözönüne alınarak, 05-57/850 -230 41 zorunlu ihracat rakamları da fiili klinker fazlalığının %5 üzerinde öngörülmüştür. Bu durum, fabrikaların, klinker fazlalığının piyasada yaratacağı olumsuz etkilere karşı hassas olmalarından kaynaklanmaktadır. Öte yandan; iç pazarda kendisine verilen pay ve üretim kapasitesi 1940 karşılaştırıldığı zaman zorunlu ihr acata tabi tutulacak klinker fazlalığı bulunmayan fabrikaların dahi, bir miktar ihracat yapmaları öngörülmüş, tabloda bu rakamlar ilave ihracat olarak gösterilmiştir. Bu da anlaşmalarda baz alınan projeksiyonların gerçeğe yakın olmasını ve pazar paylaşımı konusundaki mutabakatın uygulanabilirliğini temine yönelik bir yaklaşımın ürünüdür. Son iki sütunda görüleceği üzere ilave ihracat rakamları hem katkılı hem de portland çimento için ayrı ayrı belirtilmiştir. Rakamlar arasındaki farklılıklar ise, portland ve katkılı çimentoda kullanılan klinker oranlarından 1950 kaynaklanmaktadır. Portland çimentoda katkılı çimentoya oranla daha az katkı maddesi, daha çok klinker kullanılmaktadır. Zorunlu ihracat mutabakatı klinker bazında yapıldığı için, aynı miktardaki klinke ri ifade etmek üzere farklı miktarlarda katkılı ve portland çimento miktarlarından söz edilmektedir. Örneğin, Batısöke Fabrikası nın aynı miktar klinker kullanarak üreteceği 68.000 ton katkılı ya da 54.000 ton portland çimento ihracatından herhangi birisin i gerçekleştirerek, ilave zorunlu ihracat taahhüdüne uymuş olacağı görülmektedir. Aynı belgede yer aldığı şekliyle; İç tüketim fazlası kapasite oranları da birlikte 1960 tespit edilecek esaslar dahilinde ihraç edilecektir . ifadesi ise, herşeye rağmen iç tüke tim tahminlerinde olumsuzluklar ortaya çıkması durumunda karşılaşılacak ihracat zorunluluğunun birlikte tespit edilecek esaslar dahilinde yerine getirilmesini öngörmektedir. İhracat konusundaki bu tür uygulamaların, sektörde uzun süredir varolan arz fazla sına bağlı olarak çok eskilere gittiğini, hatta bazılarının TÇMB nin organizasyonu ile gerçekleştirildiği de belirtilmelidir. TÇMB Başkanlığını ve aynı zamanda Sabancı Çimento Grubu Genel Koordinatörlüğünü yürüten şahsa ait bürolarda yapılan incelemelerde ulaşılan 1997 YILI TEŞVİKLİ 1970 KLİNKER -ÇİMENTO İHRACATI başlıklı belgeden, Birlik bünyesinde sürdürülen teşvikli ihracat uygulamasının 1997 yılına kadar devam ettirildiği anlaşılmaktadır. TÇMB bünyesindeki bu uygulamanın altında yatan saik de yine bazı fabrikaların ihracata zorlanmasındaki ile aynıdır. Yukarıda belirtildiği gibi ihracatta uygulanan fiyat, iç pazardaki satış fiyatının çok altındadır. Zaten düşük olan FOB fiyatının üzerine bir de bazı fabrikaların limanlara veya gümrüklere olan uzaklığı dolay ısıyla ortaya çıkan ek nakliye masrafı binince, ihracat, bu fabrikalar için maliyetine hatta zararına satışlara 1980 dönüşebilmektedir. Bu nedenle, fabrikaların ihracat taahhüdünü yerine getirmeyip, iç pazarda sağlanan mutabakatı bozarak fiyatları düşürme