11. Hukuk Dairesi 2011/10670 E. , 2013/12925 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/04/2011 tarih ve 2009/111-2011/88 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ...Ş. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.06.013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılardan ...Görsel Yayıncılık A.Ş. v
**11. Hukuk Dairesi 2011/10670 E. , 2013/12925 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/04/2011 tarih ve 2009/111-2011/88 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ...Ş. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.06.013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılardan ...Görsel Yayıncılık A.Ş. vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin TRT İzmir Radyosu’nda uzun süre bağlama sanatçılığı ve koro şefliği yaptığını, emekli olduktan sonra E.Ü. Devlet Türk Müziği Konservatuarı’nda öğretim üyeliği görevinde bulunduğunu, folklor araştırmacısı, halk müziği derleyicisi ve yorumcusu olduğunu, 1989 yılında “Burdur’dan Damlalar Folklor” adında bir eserinin yayımlandığını, müvekkilinin bu eserinde bölge halkınca çok iyi bilinen “Beyköylü Ali Bey” isimli türkünün nasıl doğduğunun araştırıldığını ve hikâyeleştirildiğini, o güne kadar müvekkili dışında bu konuyu araştıran veya yayımlayan kimsenin olmadığını, anılan türküdeki kahramanın müvekkilin büyük babası olduğunu, davalıların müvekkilinin bilgisi ve izni olmaksızın “Beyköylü Ali Bey” isimli TV filmi yaptıklarını ve pek çok kez yayımladıklarını, filmde canlandırılan karakterlerin, müvekkiline ait eser ile büyük ölçüde örtüştüğünü ileri sürerek, telif hakkı müvekkiline ait olan hikâyenin, müvekkilinin rızası olmadan davalılarca senaryolaştırılmış ve yayınlanmış olması nedeniyle, 2.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın, yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, maddi tazminat istemini ıslah ile 40.000,00 TL’ye yükseltmiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalıların eylemlerinin haksız eylem niteliğinde olduğu ve BK.'nun 60. maddesinin uygulanmasının gerektiği, davacının RTÜK.’ten elde ettiği 22.09.2009 tarihli yayın kaydını sunarak davasını 09.12.2009 tarihinde açtığına göre, zamanaşımı süresinin dolmadığı ve eylemin zaman içinde devam ettiği, davacının bu filmin yayımına son verildiğinden ref veya men talep etmediği, dava konusu hikâye ve türkünün anonim ürün olduğu, anonim eserlerle ilgili açık yasal düzenlemeler bulunmadığı, ancak durumun böyle olmasının bu türden eserlerin bedelsiz, denetimsiz ve keyfi formlarla kullanılmasına yol açmaması gerektiği, öte yandan davacının, anonim türkü ve öyküyü derlediği ve edebi tarza sabitlediği, dolayısıyla davalıların film eserinin, davacının kitabında yer alan hikâyeden yola çıkarak ve onu esas alarak hazırlandığında, aynı hususiyeti taşıdığında, diğer deyimle özü itibari ile aynı olduğu takdirde, davacının mali ve manevi hakları ihlal edilmiş olacağı, sahibi belirsiz olan eserler bakımından FSEK 12. maddesinin, kaynak kişi veya derleyenin, bunların belli olmaması halinde yayınlayanın, o da belli değilse çoğaltanın eser sahibine ait hak ve yetkileri kendi adına kullanabileceğini düzenlediği, kaynağı anonim olan bu çeşit eserlerin, derleyenlerce yararlanmaya hazır hale getirilmesinin koruması gerektiği, davacının da nesilden nesile aktarılan ve sözlü edebiyat değeri olan bir hikâyeyi unutulup kaybolmaktan kurtararak kitapta sabitleştirdiği, bu aktarma sırasında öyküye uygun karakterler ve olaylar da ekleyerek kendinden bir hususiyet de kattığı, davacının bu eser bakımından konumunun, tamamen kendi yaratıcılık dünyasından kaynaklanan bir edebi eser sahipliği olmayıp, derlemeci karakter taşıyan bir eser sahipliği olduğu, davalılarca filmde kullanılan senaryonun, davacı kitabını esas aldığı ve davacının isminin de zikredilmediği, bu durumda davacıdan izin alınmaksızın bir edebi yapıtın, bir başka tür eser olan sinema eseri formuna dönüştürüldüğünden, diğer bir deyişle izinsiz işleme yapıldığından, davacının mali haklarından işleme hakkının ihlal edildiği, davacının isminin zikredilmemesi nedeniyle, FSEK.'nun 16. maddesinde yer alan hakkı ile umuma arz konusundaki izin verme ya da vermeme hakkının da ihlal edildiği, programın Kanal 7 Televizyonu'nda kaç kez yayınlandığına ilişkin bilgilere ulaşılamadığı, bununla birlikte yıl bazında yayınlama bedeli esas alındığı takdirde, sektör koşullarına göre rayiç bedelin 20.000,00 ila 50.000,00 TL arasında değiştiği, davalıların eylemi ile davacının kişilik haklarının ihlal edildiğinin söylenemeyeceği, ancak FSEK.’ten kaynaklanan manevi hakları olan umuma arz ve isim hakkı ile eserin bütünlüğünü isteme haklarının ihlal edildiği, ıslah talebine karşı zamanaşımı savunması yapılmışsa da davacının başlangıçta belirsiz olan maddi zararına ilişkin olarak kanıtlar elde edildikten sonra talebini düzeltmesinin, hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 40.000,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın, yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı ... Yay. A.Ş. vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu eylemin aynı zamanda 5846 sayılı FSEK'de suç teşkil eden eylemler olarak düzenlenmiş bulunması nedeniyle, mahkemece davalıların ıslah talebine karşı yaptığı zamanaşımı savunmasının reddedilmesinde bir isabetsizliğin bulunmamasına göre, davalı ... Yay. A.Ş. vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2- Dava, 5846 sayılı FSEK.'na dayalı maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının maddi tazminat isteminin 5846 sayılı FSEK. 68. ya da 70/2. maddelerinden hangisine dayalı olarak talep edildiği hususu açıklattırılmaksızın yazılı şekilde 40.000 TL maddi tazminatın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafından anılan Kanun'un 68. maddesine dayalı bir talep ileri sürüldüğü hususu da dava dilekçesindeki beyanlardan veya daha sonra dosyaya sunulan açıklamalardan anlaşılamadığına göre, davacının işleme hakkının ihlaline dayalı tazminat talebinin, aynı Kanun'un 70/2. maddesinde yapılan atıf nedeniyle, haksız fiil hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmelidir. Oysa dosyada mevcut ve mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, senaryo yazarlığı ve sinema sektöründe teamül haline gelmiş yıllık yayınlama ölçülerine göre maddi tazminat miktarının 20.000-50.000 TL arasında çeşitlilik gösterdiği mütalaa edilmiştir. Bilirkişi raporu bu haliyle maddi tazminata ilişkin olarak hüküm vermeye elverişli olmadığından, mahkemece içlerinde Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema TV bölümünden uzman bir öğretim üyesinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden, 5846 sayılı FSEK.'nun 70/2. maddesine dayalı olarak, haksız fiil hükümleri kapsamında talep edilebilecek mali haklar tazminatı konusunda görüş istenmesi, bu inceleme yapılırken de, yayıncı olduğu anlaşılan davalı ... Yay. A.Ş.'nin dava konusu yayının yapıldığı Kanal 7 Televizyonu'nu devraldığı tarihten önceki yayınlardan sorumlu olmayacağının dikkate alınması gereklidir. Bu itibarla mahkemece, davacı tarafından talep edilebilecek mali haklar tazminatının belirlenmesi açısından, yukarıda açıklanan şekilde inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı ... Yay. A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Yay. A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Yay. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ... Yay. A.Ş. yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...Ş.'ye verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.