11. Hukuk Dairesi 2016/10070 E. , 2017/3327 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/04/2016 tarih ve 2015/457-2016/258 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, l…
**11. Hukuk Dairesi 2016/10070 E. , 2017/3327 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/04/2016 tarih ve 2015/457-2016/258 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; davalının özelleştirme kapsamına alınması ve 20 ayrı dağıtım şirketine ayrılması kapsamında müvekkili ile davalı arasında 24.07.2006 tarihinde "İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi (İHDS)” akdedildiğini, anılan sözleşmenin üçüncü kişilerin hak iddialarını düzenleyen 7. maddesinde dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırıldığını, anılan sözleşmeden önce dağıtım faaliyetlerin davalı tarafından yürütüldüğü sırada kaçak elektrik kullanma tutanağına istinaden düzenlenen kaçak elektrik faturası nedeniyle müvekkili aleyhine ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/76 esas sayılı dosyası ile menfi tespit ve istirdat davasının kısmen kabulüne karar verildiğini ve davaya istinaden müvekkilinin icra dosyasına 25.314,01 TL ödeme yaptığını ileri sürerek bu meblağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş, davanın esasına ilişkin olarak da davacı şirketin özelleştirilmesinin hisse satışı suretiyle gerçekleştirildiğini, "İhale Şartnamesi ve Hisse Satış Sözleşmesi" hükümleri uyarınca müvekkilinden talepte bulunulamayacağını, davacı tarafından düzenlenen devre esas bilanço ile geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; İHDS’den önce kaçak elektrik faturası nedeniyle açılan menfi tespit ve istirdat davasında davacının İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nden sonra icra dosyasına 25.314,01 TL ödediği, ancak davacının anılan sözleşmenin 7.2. maddesindeki ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu nedenle davaya dayanak teşkil eden mahkeme kararının karar tarihindeki alacak miktarını, karar tarihine kadar işlemiş yasal faizi, harç ve yargılama giderlerini, ilam vekalet ücretini davalıdan isteyebileceği ve bunların toplamının 21.204,49 TL olarak belirlendiği, ayrıca davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğünün ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 21.204,49 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.