11. Hukuk Dairesi 2023/247 E. , 2023/7402 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2005/536 Esas, 2016/184 Karar HÜKÜM : Açılmamış sayılma Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne kara…
**11. Hukuk Dairesi 2023/247 E. , 2023/7402 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2005/536 Esas, 2016/184 Karar HÜKÜM : Açılmamış sayılma Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya teslim ettiği malzeme bedeli ödenmeyince tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek Kadıköy 3. İcra Müdürlüğünün 2004/9987 E. sayılı takibe itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının teslim edildiğini iddia ettiği malzemenin içeriğini açıklamadığını, faturaların tamamının hayali malzeme hususunda hileli düzenlendiğini, sahtecilik sebebiyle konuyla ilgili ceza davası açıldığını, davacının sahte faturaları davalı defterlerine işleyen müvekkilinin eski çalışanı ile işbirliği içinde olduğunu savunarak davanın reddini, %40 oranındaki tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın 03.12.2015 tarihinde işlemden kaldırıldığı, üç aylık süresi içinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin 05.04.2012 tarihli celsesinde Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/126 E. sayılı dava dosyasının sonucunun beklenmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 165 inci maddesi uyarınca sonucu beklenilen dava dosyasının kesinleştiği taraf vekillerince bildirildiğinde gideri avanstan karşılanmak üzere duruşma günü verilerek taraf vekillerine tebliğine karar verildiğini, bu ara kararına karşın, henüz beklenilen ceza dosyası kesinleşmeden ve taraf vekillerinin herhangi bir bildirimi söz konusu değil iken Mahkemenin resen dosya üzerinde almış olduğu 03.06.2015 tarihli ara kararında ön sorun yapılan dosyanın akıbeti için duruşma gününden 10 gün önce müzekkere yazılmasına, bu nedenle duruşmanın 03.12.2015 günü saat: 13:35'e bırakılmasına dair karar tesis edildiğini, Mahkemenin müvekkilinde beklenilen ceza dosyası kesinleşmedikçe işbu hukuk dava dosyasının işlem görmeyeceği izlenimini oluşturduğunu, müvekkilinin de ara kararlara duymuş olduğu haklı güvenle işbu hukuk dava dosyasını yakından takip etmediğini, ara karardaki koşullar doğmadığı halde Mahkemenin dosya üzerinde vermiş olduğu 03.06.2015 tarihli ara kararıyla duruşma günü tayin ettiğini, müvekkilini yanılttığını, müvekkilinin dosyayı takip etmemesinin ve duruşma gününden bihaber olmasının sebebinin bu yanılgı ve ara kararları arasındaki tenakuz olduğunu, 03.06.2015 tarihi ara kararının müvekkilinin vekiline çıkarıldığını, tebliğ mazbatasında evrakın soy ismi okunamamakla birlikte "Nihat" isminde birisinin imzasına tebliğ edildiği, oysa ki vekilin "Nihat" isimde bir çalışanı olmadığını, vekilin o tarihlerde beyin ve ağır sağlık sorunları sebebiyle tıbbi tedavi sürecinde olduğu için, işleri bırakmak zorunda kaldığını, müvekkili tarafından Üsküdar 16. Noterliğinden düzenleme şeklinde 27.01.2015 tarih 03189 yevmiye sayılı vekaletname ile yeni vekil tayin edildiğini, önceki avukat ile vekillik ilişkisinin sona erdiğini, ancak, önceki avukatın rahatsızlığı sebebiyle sağlıklı bir iş devri süreci de yaşanmadığını, bu sebeple yeni vekilin de dava dosyasından haberdar olma ve dosyaya vekalet sunma imkanı bulunmadığını, aradan geçen uzun süre dikkate alındığında bu süre içerisinde vekillik ilişkilerinin sulh, anlaşmazlık, sağlık sorunları, ölüm gibi olağan sebeplerle de sona ereceği gözetilerek, yargılamaya yeniden başlandığına ilişkin bilgilendirme ve duruşma gününün dosyada kayıtlı vekiller ile birlikte asillere de tebliğe çıkartılmasının icap ettiğini, nitekim davalının da avukatı bulunduğu halde duruşma gününün bizzat davalıya da tebliğe çıkartıldığı, yeni duruşma günü müvekkili asile tebliğ edilmediğinden usul işlemlerinin taraflara eşit uygulanmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi. 2.6100 sayılı Kanun'un 27, 150 ve 165 inci maddeleri. 3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36 ncı maddesi. 3. Değerlendirme Mahkemece Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/126 E. sayılı dosyası bekletici mesele yapılmış, 05.04.2012 tarihinde 6100 sayılı Kanun'un 165 inci maddesi uyarınca sonucu beklenilen dava dosyasının kesinleştiği taraf vekillerince bildirildiğinde gideri avanstan karşılanmak üzere duruşma günü verilerek taraf vekillerine tebliğine dair ara karar tesis edilmiştir. Taraf vekillerince bu yönde bir bildirim yapılmadığı halde resen dosya ele alınarak 03.06.2015 tarihli ara kararla ön sorun yapılan İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/126 E. sayılı dosyasının akıbeti için duruşma gününden 10 gün önce müzekkere yazılmasına, duruşmanın 03.12.2015 gününe bırakılmasına karar verilmiş, ara karar ve duruşma günü taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Bu ara kararı gereğince yazılan müzekkereye İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin cevabında dosyanın Yargıtay'a gönderildiği, halen dönmediği, dosya temyiz incelemesinde olduğundan henüz kesinleştirme işleminin yapılmadığı bildirilmiş, 03.12.2015 tarihli duruşmaya davacı katılmadığından dosya işlemden kaldırılmıştır. Anayasa'nın “hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesi herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına, 6100 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi de davanın taraflarının, müdahillerin ve yargılamanın diğer ilgililerinin kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olduğu hükümlerini içermektedir. Anayasa'nın 36, 6100 sayılı Kanun'un 27 nci maddeleri hükümleri uyarınca taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden, hukuki dinlenilme hakkı nazara alınmadan karar verilemeyecektir. Mahkemece bekletici mesele yapılan dosyanın kesinleştiği taraf vekillerince bildirildiğinde duruşma günü verilmesine dair karar verildiğine göre bu ara karar usulünce kaldırılmadan, bekletici mesele yapılan dosyada verilen kararın kesinleştiği hususunda taraflarca bir bildirim yapılmadan ve müzekkere cevabına göre ön sorun yapılan ceza mahkemesi kararı kesinleşmeden anılan ara karara aykırı şekilde dosyanın resen ele alınıp yeni duruşma günü verilmesi, davacının duruşmaya katılmaması üzerine de dosyanın işlemden kaldırılması hukuki dinlenilme hakkı ve hak arama hürriyetine aykırılık taşıdığından davanın açılmamış sayılmasına dair kararın bozulması gerekmiştir. V.KARAR Açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle yerel Mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.