T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/57 - 2026/544 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/57 KARAR NO : 2026/544 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/04/2025 NUMARASI : 2024/486 E. - 2025/144 K. DAVANIN KONUSU : Markaya Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men ve Ref'i, Maddi ve Manevi Tazminat, İtibar Tazminatı …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/57 - 2026/544 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/57 KARAR NO : 2026/544 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/04/2025 NUMARASI : 2024/486 E. - 2025/144 K. DAVANIN KONUSU : Markaya Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men ve Ref'i, Maddi ve Manevi Tazminat, İtibar Tazminatı Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/04/2025 tarih ve 2024/486 E. - 2025/144 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, 11.08.2016 tarihinde ... isimli bir şahıs tarafından gönderilen mailde, davalı ... Ltd. Şti.'ye ait web sitesinde, hiçbir ek açıklama bulunmadan, müvekkiline ait "..." markası ve logosunun kullanılmak suretiyle satış yapıldığının ve pek çok paket üzerinde "..." logosunun kullanıldığının belirtildiğini, müvekkili tarafından yapılan araştırmada, davalı ... Ltd. Şti.'ye yönelik desteklenen herhangi bir projenin tespit edilmediğini, ancak davalı ... Ltd. Şti.'nin 2010 yılında yaptığı 71001917 sayılı bir projenin desteklendiğinin tespit edildiğini, müvekkili tarafından yalnızca “hibe” olarak destek verildiğini, projelerin ... tarafından veya hiçbir şekilde kuruluşla işbirliği içerisinde yürütülmediğini, davalıların müvekkilinin logosunu yasal olarak kullanım haklarının bulunmadığını, ihtarlarına rağmen hala "www.....com.tr" adlı web sayfasında müvekkilinin markasının izinsiz olarak kullanılmaya devam edildiğini, davalıların ... ile geliştirilmiş ürünleri varmış gibi algı yarattığını, davalıların söz konusu eylemlerden müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını, davalılar eylemlerinin markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, müvekkili ile davalı ... Ltd. Şti. arasında imzalanmış olan proje sözleşmesinin 10. maddesinde destek alarak başarıyla tamamlanmış proje sonucunda veya proje süresince ticari bir ürün ortaya çıkması ve pazara sunulması halinde, bu ürünün üzerinde, “bu ürün ... Teknoloji ve Yenilik Destek Programından yararlanılarak geliştirilmiş olup ürün/hizmet ile ilgili tüm sorumluluk (kuruluşun ticaret unvanı veya işletme adı) aittir” ifadesinin ancak müvekkilinin onayı ile yer alabileceğini, kuruluşa sağlana proje desteğinin maddi nitelikte olup kuruluşa proje desteği sağlanıyor olmasının, proje ve proje çıktılarının ... tarafından onaylandığı veya Kuruluş ve ... tarafından birlikte ve işbirliği ile gerçekleştirildiği anlamını taşımadığını, bu nedenle kuruluş, ... tarafından projeye maddi destek sağlandığının belirtilmesi dışında projenin bizzat ... tarafından veya ... işbirliği içerisinde yürütüldüğü izlenimini verecek herhangi bir açıklamada bulunamayacağını, ... markasının toplumda uyandırdığı güven duygusundan haksız bir şekilde yarar sağlama amacı taşıyan kullanımların marka hakkına tecavüz olarak değerlendirileceğinin düzenlendiği, buna göre davalılar kullanımlarının aynı zamanda ilgili sözleşmeye de aykırılık teşkil ettiğini, davalıların dava konusu kullanımlarının müvekkilinin ticari itibarına zarar verir nitelikte bulunduğunu, davalıların kusurlu olduğunu, kendilerine gönderilen ihtara rağmen dava konusu kullanımlara devam ettiklerini ileri sürerek, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi, 1.500 TL manevi, 1.000 TL itibar tazminatı ile haksız rekabet nedeniyle elde edilen kazancın dava tarihinden işleyecek ticari faiziyle tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin diğer davalı firmanın distribütörü olduğunu ve dava konusu ürünlerin tanıtım, satış ve pazarlamasını yaptığını, müvekkilinin, ürünlerin içeriği ve ambalajından sorumlu bulunmadığını, dolayısıyla müvekkilinin dava konusu ürünlerin üretim aşamasında ...’tan destek alındığından ve ... isminin ambalajda nasıl kullanılması gerektiğinden haberdar olmadığını, diğer davalı şirket ile yapılan görüşmelerde müvekkiline ... ile bu hususta görüşüldüğü, ambalajdan logonun kaldırıldığı ve yeni ambalajların gönderileceği şeklinde bilgi verildiğini, nitekim yapılan değişiklikle ... logolarının kaldırıldığını ve ürün satışlarının bu şekilde devam ettiğini, dava konusu ürünlerin davacıya herhangi zarar vermediğini, müvekkilinin satışını yaptığı ürünlerin kendisini kanıtlamış ürünler olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ltd. Şti. vekili, dava konusu ürünlerin üretim sürecinde davacı tarafından müvekkiline hibe desteği sağlandığını, bunun yanında müvekkili şirketin, ... tarafından kontrol ve sair hususlar için yetkilendirilen profesör ve diğer görevliler ile işbirliği koordinasyon içinde projeyi tamamladığını, müvekkilinin, davacıya ait logoyu kullanmış olmasının marka hakkına tecavüz oluşturmadığını, müvekkilinin tıpkı TSE, CE işaretleri gibi ... logosunu da kullanmasının haklı olduğunu, ortalama bir tüketicinin dahi TSE, CE logoları yanında yer alan ... logosunu gördüğünde ürünü ...’ın ürettiği manasına gelmeyeceğini bilebileceğini, davacının iddia ve taleplerinin yersiz olduğunu, müvekkilinin ... logosunun kullanımını sonlandırması sonrasında dahi satışlarında herhangi bir düşüş olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının muhtelif sınıflarda (1’den 45e kadar) tescilli markaları bulunduğu gibi ayrıca T/01691 sayılı tanınmış markanın da sahibi olduğu, 23.08.2017 tarihinde, davalıya ait www.....com.tr web sitesi üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, yapılan incelemeler sonucu düzenlenen 23.08.2017 tarihli bilirkişi raporunda “... ...” biçiminde açıklama ile “... ... ... buluş özelliği almış tek yalıtım malzemesi” “Türkiye’nin ilk ve tek ... onaylı buluşu” gibi açıklamaların yer aldığı, İnternet sitesindeki “... ...” ürün fotoğraflarının sol üst köşesinde ürün fotoğrafı büyütüldüğünde daha belirgin hale gelen ... markasının yer aldığı, davalı web sitesindeki kullanımların, davacı yanın 2006/17747 ve 2007/67835 sayılı markalarından doğan haklara karıştırılma ihtimali yaratır kullanımlar olduğu, bu kullanımların SMK 7/2 ve 7/3 anlamında tecavüz teşkil ettiği, mezkur kullanımların aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği, bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere, davalı yanın web sitesi ve ürünleri üzerinde davacıya ait ... tanınmış marka ve logosunu kullandığı, www.....com.tr web sitesinde yer alan bu ve bunun gibi kullanımlar ile yine dosya içerisinde davacı yanın EK – 1 olarak sunduğu kullanımların tamamında davacının logo ve markalarının yer aldığı, davacı yanın özellikle 2007/67835 sayılı markasını 45 sınıflı bir başvuru olması ve daha da ötesinde davacı yanın ...+şekil markasının T/01691 sayılı tanınmış markalar siciline kayıt edilen tanınmış marka statüsünde olması sebebiyle, söz konusu ibarenin, bu mahiyetteki izinsiz kullanımlarının, davacı yanın tescilli markalarından doğan hakları ihlal eder bir kullanım olarak kabul edildiği, davacı taraf ile davalılardan ... firması arasında 30.05.2011 tarihinde imzalandığı görülen ve davalı tarafın, “...” markası ve logosunun kullanımlarına geçerli sebep olarak dayandırdığı, ... Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Çerçevesinde Ses Nem ve Isıya Karşı Yüksek Yalıtım Özellikli Sıva Malzemesi Geliştirilmesi başlıklı ve 7100917 numaralı Proje Sözleşmesi'nin “REKLAM YASAĞI” başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrasında “Destek alarak başarıyla tamamlanmış proje sonucunda veya proje süresince ticari bir ürün ortaya çıkması ve pazara sunulması halinde, bu ürünün üzerinde, “bu ürün ... Teknoloji ve Yenilik Destek Programından yararlanılarak geliştirilmiş olup ürün/hizmet ile ilgili tüm sorumluluk (kuruluşun ticaret unvanı veya işletme adı) aittir” ifadesi ... onayı ile yer alabilir.'' düzenlemesine yer verildiği, 2. maddede ise “Kuruluşa sağlanan proje desteği maddi nitelikte olup kuruluşa proje desteği sağlanıyor olması, proje ve proje çıktılarının ... tarafından onaylandığı ve kuruluş ve ... tarafından birlikte ve işbirliği ile gerçekleştirildiği anlamını taşımaz. Bu nedenle kuruluş, ... tarafından projeye maddi destek sağlandığının belirtilmesi dışında, projenin bizzat ... tarafından veya ... ile işbiliği içerisinde yürütüldüğü izlenimini verecek herhangi bir açıklamada bulunamaz. ... markasının toplumda uyandırdığı güven duygusundan haksız bir şekilde yarar sağlama amacı taşıyan kullanımlar marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilecektir.'' düzenlemesine yer verildiği, maddenin 3. bendinde ise “Kuruluş, hiçbir yazışma, doküman, reklam ve tanıtımda ... logosunu kullanamayacağı gibi, ...’tan alınan desteğin içeriği ve mahiyetine ilişkin yanlış ve yanıltıcı bilgi veremez” düzenlemesine de yer verildiği, bu durumda taraflar arasındaki sözleşmenin 10.1, 10.2 ve 10.3 maddelerine kararlaştırılan maddeler çok açık olup davalı yanın mezkur kullanımlarını ilgili sözleşmeye dayandırmasının mümkün görülmediği, buna göre davalı yanın davalılarca piyasaya sunulan söz konusu ürünler üzerinde davacı markası ile iltibas yaratabilecek, karıştırılabilecek, muhataplar nezdinde davacı-davalı arasında bir ilişkinin var olduğu algısı yaratabilecek nitelikteki bu kullanımlar, davalı lehine haksız bir menfaat teminine sebep olabileceği gibi aynı zamanda tüketicinin, önceden bildiği, tanıdığı, güvendiği ve daha önemlisi özünde kamusal bir garanti algısı yaratır bir marka olan “...” markasının bu şekilde kullanımları sonucunda, aldığı mal ya da hizmette memnun kalmama ihtimali bulunan tüketicinin, davacı yan markasına olan güveni de sarsılabileceği, dolayısıyla 6769 s. SMK’nın 7. Maddesinde yer alan “Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal ve/veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal ve/veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması” ve 29/1-c bendi uyarınca ise “Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.” eylemlerinin gerçekleştiği, davalılar eylemlerinin davacının sahip olduğu marka hakkının ihlali olarak kabul edildiği, davalı iki ayrı şirketin 7 yıllık ihlal süresi boyunca elde ettikleri ciroya emsal lisans bedeli çarpanı olarak ek raporda azami oran olarak belirtilen %3’ün uygulanmasının hakkaniyete uygun olacağı, buna göre davacının 6769 s. SMK’nin 151/2-c maddesinde göre talep edebileceği maddi tazminatın; ... Boya Dekorasyon İnş. Tic. San. Ltd. Şti. yönünden (2.779.587,01 TL X %3=) 83.387,00 TL tutarında olacağı, ... Yapı Malz. Yalıtım boya paz. Ltd. Şti. yönünden (2.596.642,02 TL x %3=) 77.899,00 TL tutarında olacağı, bir tür haksız eylem niteliği taşıyan davalının markaya ve tasarıma tecavüzü sonucu davacı marka sahibinin piyasada edindiği imaj ve güvenden oluşan manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp ve zararlar ile uzun süren çabalarla yaratılan marka imajının zedelenmesi nedeniyle manevi tazminat isteminin yerinde olduğu, davalının basiretli tacir gibi davranmayarak, davacı adına daha önce tescilli markayı bilebilecek durumda iken gerekli izni almaksızın davacı markasını kullanması kusurlu bir davranış olup, izinsiz olarak davacıya ait markanın kullanılması suretiyle oluşan haksız eylemin manevi tazminatı da gerektirdiği sonucuna ulaşılmış eylemin ağırlığı dikkate alınarak davacı lehine 15.000 TL manevi tazminat takdir edildiği, davacının itibar tazminatı talebinin de bulunduğu, itibar tazminatının SMK m.150/2’de düzenlendiği, itibar tazminatı düzenlemesinde ne fiili zarar ne de yoksun kalınan kar söz konusu olduğu, öğretide itibar tazminatı hem maddi hem de manevi tazminat özelliği taşıdığı ve bu tazminat taleplerinin anında istenebilen bir tazminat türü olduğunun belirtildiği, somut olay açısından SMK 150/2. maddesi kapsamında “hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi” şartını sağlar nitelikte dosya kapsamında örneğin taklit ürün vb. bir somut delil bulunmadığından “kötü şekilde kullanılması” veya “üretilmesi”, “bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi” yahut “uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi” tespit edilmediğinden talebin ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile, davalıların ...'a ait marka ve logoyu kullanarak ürettikleri ürünlerin ve yaptıkları yayınların davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespitine, tecavüzün ve haksız rekabetin men ve refine, 77.899,00 TL maddi tazminatın davalı ... Ltd. Şti.'den dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, 83.387,00 TL maddi tazminatın davalı ... Ltd. Şti.'den dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, 15.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, itibar tazminatına yönelik talebin reddine, kararın masrafın davalıdan alınmak kaydı ile Türkiye genelinde tirajı en yüksek gazetelerden birinde ilanına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yapılan yargılamada itibar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalıların davaya konu eyleminin taraflar arasındaki sözleşmeye ve mevzuata açıkça aykırı bulunduğunu, itibar tazminatı yönünden de talebin kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek yeni bir hüküm kurulmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Ltd. Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde, savunma hakkının kısıtlandığını, 10.04.2025 tarihli duruşmada e-duruşma bağlantısı teknik aksaklık nedeniyle sağlanamadığını, mahkemece bu hususun “sistemsel sorun yoktur” denilerek tutanak altına alındığını, dürüst ve açıklayıcı kullanım nedeniyle tecavüz unsurunun olmadığını, marka hakkına tecavüz şartlarının oluşmadığını, kasıt ve kusur bulunmadığını, emsal lisans yönteminin hatalı uygulandığını, manevi tazminatın hukuka aykırı bulunduğunu, ilan kararının ölçüsüz olduğunu, faiz başlangıcının yanlış olduğunu, bilirkişi raporunun yeterli olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Ltd. Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin yalnızca distribütör olduğunu, “üretici sorumluluğu” unsurlarının oluşmadığını, “%3 lisans oranı” ve 77.899 TL tazminatın hakkaniyete aykırı olduğunu, manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu, olayda kasıt veya ihmal bulunmayan kullanımın olduğunu, ilan kararının ölçülülük ilkesine aykırı bulunduğunu, itibar tazminatına ilişkin değerlendirmenin eksik olduğunu, faiz başlangıcının karar tarihi olması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men ve ref'i, maddi ve manevi tazminat, itibar tazminatı istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalıların kullanımlarının, davacı yanın markalarından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği, davalıların kullanımlarının taraflar arasındaki sözleşmeye dayandırılamayacağı, davalı iki ayrı şirketin ihlal süresi boyunca elde ettikleri ciroya emsal lisans bedeli çarpanı olarak belirlenen oranda maddi tazminat hesabının dosya kapsamı ve hakkaniyete uygun olduğu, yine dosya kapsamında belirlenen manevi tazminatın da dosya kapsamı ile uyumlu bulunduğu, diğer yandan somut olay açısından SMK'nın 150/2. maddesi kapsamında itibar tazminatı koşullarının bulunduğunun ispatlanamadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davalılardan alınması gereken 732,00'şer TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 615,40'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 116,60'ar-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 06/03/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.