11. Hukuk Dairesi 2009/7725 E. , 2011/174 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.03.2009 tarih ve 2008/143-2009/152 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm be
**11. Hukuk Dairesi 2009/7725 E. , 2011/174 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.03.2009 tarih ve 2008/143-2009/152 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı tarafından Pusula Sağlık Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını ancak geçirdiği prostata ameliyatından kaynaklanan tedavi masraflarının davalı tarafından poliçenin iptal edildiği gerekçesi ile ödenmediğini ileri sürerek, poliçenin iptaline ilişkin kararın geçersiz sayılmasına ve 6.200,00 YTL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, sigortalının poliçenin düzenlenmesi sırasından doğru ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar, Dairemizce, davacı sigortalının yargılama konusu ameliyat ve tedavi giderlerine neden olan prostat rahatsızlığının önceki rahatsızlıklarından tamamen bağımsız bir hastalık olup olmadığının net olarak belirlenmesi gerektiği, mahkemece, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak sureti ile, davacının sözleşme yapılırken kendisine sorulan prostat büyümesi sorusuna hayır yanıtını vermiş olmakla, prostat büyümesi ile, yargılama konusu tedaviye neden olan hastalığı arasında illiyet bağı olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırma sonucu, davacının sözleşmenin kuruluş aşamasında beyan yükümlülüğünü yerine getirdiği, poliçe öncesindeki rahatsızlığının mevcut rahatsızlığından tamamen bağımsız olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz emiştir. Dava, sağlık sigorta poliçesine dayalı olarak açılan, sigorta sözleşmesinin haksız feshinin iptali ve tazminat istemine ilişkindir. Davanın kabulüne ilişkin verilen ilk karar eksik inceleme gerekçesiyle Dairemizce bozulmuş ve uyuşmazlığın çözümü için tespit edilmesi gereken hususlar açıkça ortaya konmuştur. Yerel mahkemece bozma kararına uyulduğu belirtilerek alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, alınan rapor hüküm kurmak için gerekli hususları aydınlatmadığı gibi mahkeme gerekçesinde de yeterli açıklama yapılmamıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda yalnızca, davacının1999 yılında kullandığı 1 kutu Hytin 5 mg tablet ile ilgili değerlendirme yapılmış, bozma ilamında işaret edilen 2000 ve 2001 yıllarındaki tetkikler ile, davacının 2004 yılında tedavi için hastaneye başvururken şikayetlerinin iki yıldan beri devam ettiğine ilişkin beyanı üzerinde durulmamıştır. Bu durumda mahkemece, uyulan bozma ilamına göre, yargılama konusu giderlerin yapılmasına neden olan prostat hastalığının bozma ilamında belirtilen rahatsızlıklardın tamamen bağımsız olup olmadığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiğinden, bozma ilamında işaret edilen tüm rahatsızlıklar ile davacının dava konusu hastalık üzerine başvurduğu hastanede hastalığının iki yıldan beri devam ettiğine ilişkin beyanı üzerinde durularak, davalı vekilinin ciddi itirazlarını da karşılayacak ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.