11. Hukuk Dairesi 2009/3974 E. , 2010/10948 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2007/237 E Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.12.2008 tarih ve 2006/126 - 2008/271 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ... Şirketi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rap
**11. Hukuk Dairesi 2009/3974 E. , 2010/10948 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2007/237 E Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.12.2008 tarih ve 2006/126 - 2008/271 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ... Şirketi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı ...’ın sebep olduğu yangın olayı sonucu müvekkili şirkete konut poliçesi ile sigortalı ...’e ait konutta hasar meydana geldiğini, yangının çatı onarımı sırasında çıkarıldığının tespit edilmiş olduğunu, müvekkili tarafından sigortalıya 13.192.000.000 TL hasar bedelinin ödendiğini, bu suretle müvekkilinin sigortalısının haklarına halef olduğunu ileri sürerek, sigortalıya ödenen miktarın davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, sigortalı şahıs ve diğer kat malikleri ile yapılan anlaşma sonucu senetler verdiğini ve bu senetleri de ödediğini, bu nedenle sigortalı şahsın tekrar sigortadan para almaması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, ...’e karşı açtığı birleşen davada ise müvekkilinin davalının da maliki olduğu konutun bulunduğu binanın çatısının onarım işini üstlendiğini, çatıda çıkan yangından müvekkilinin sorumlu tutulması nedeniyle müvekkili tarafından davalı ... ve arkadaşlarına toplam 15.000.000.000 TL tutarındaki senetlerin imzalanarak verildiğini ve senet bedellerinin ödendiğini, yapılan anlaşmaya göre senetlerin vadelerinde ödenmeleri halinde kat malikleri ve bu arada davalı ...’in müvekkilinden başkaca bir talepte bulunmayacakları ve kendisini ibra edeceklerinin kararlaştırıldığını, senetlerin ödenmesi sonucu ibranın gerçekleştirilmesine rağmen davalının kendi sigorta şirketinden de ayrıca 13.192.000.000 TL hasar bedelini almış olduğunu, alınan bu bedel nedeniyle müvekkili hakkında sigorta şirketi tarafından rücuan tazminat davası açıldığını, bu şekilde davalının bir hasar için iki defa hasar bedeli aldığını, bu nedenle müvekkilinden aldığı bedeli iade etmesi gerektiğini ileri sürerek, 15.000.000.000 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı ... vekili, davaya konu anlaşmanın çatıda meydana gelen zarara ilişkin olduğunu, müvekkilinin dairesinin çatının altında olup, bu yangın nedeniyle ayrıca kendi dairesinde ve eşyalarında da zarar meydana geldiğini, aynı hasardan dolayı mükerrer veya iki defa tahsilatın sözkonusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Dahili davalılar vekili, davacının sebep olduğu yangın olayı sonucu çatıda 38.000.000.000 TL’lik bir zarar meydana gelmesine rağmen davacının bu zararın sadece 15.000.000.000 TL’sini karşıladığını, davacının ödediği para ile davalı ...’e sigortadan ödenen paranın aynı yere ve aynı sebebe ait zarar giderim bedeli olmadığını, sigorta şirketinin ...’e daire hasarından dolayı ödeme yaptığını, davacının müvekkillerinden bir istemde bulunamayacağını bildirmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporlarına, birleştirilen davaya ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’ın sigortalı ve diğer kat maliklerinin zararını karşılayarak ibra olunduğu, davacı ... şirketi tarafından sigortalısına ödenen paranın bu şekilde davalıdan tahsili isteminin yerinde olmadığı, birleşen davada da davacının 15.000,00 YTL karşılığı ibra olunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı ... Şirketi vekili temyiz etmiştir. Asıl dava, sigorta poliçesine dayalı olarak sigortalıya yapılan ödemenin zarar sorumlusundan rücuan tahsili istemine ilişkindir.Davalı ... ile davacının sigortalısı ... ve diğer kat malikleri arasında yapılan ve davalı ... tarafından yerine getirilen anlaşmanın yangın sonucu çatıda meydana gelen hasarın tazminine ilişkin olduğu, sözkonusu anlaşma ile davalı ve kat maliklerinin çatıda oluşan zararla ilgili olarak davalı ...’ı ibra etmiş oldukları, bu anlaşma uyarınca düzenlenen senet bedellerinin kat maliklerine ödenmeyip, çatıyı tamir eden ...’ya ödendiği, senetlerde bu şahsın lehtar olarak gösterildiği, davalı ve kat malikleri arasında düzenlenen anlaşmada yapılan ödemenin çatı hasarı dışında sigortalı ...’e ait dairede meydana gelen zararı da kapsadığı yönünde bir ibarenin olmadığı da göz önüne alındığında davalının dayandığı anlaşmanın çatıda meydana gelen hasara ilişkin olup, davacıya sigortalı dairede meydana gelen hasarı kapsamadığının kabulü gerekir.Bu durumda, davacının sigortalısı olan ...’in de aralarında bulunduğu kat maliklerinin çatıda meydana gelen hasar nedeniyle davalı ...’i ibra ettikleri anlaşıldığından davacı ... şirketinin sigortalısına çatı hasarı karşılığında yaptığı ödemeden dolayı halefiyet hakkını kazanması mümkün olmadığından çatı hasarı karşılığı olarak ödenen bedelin davalıdan rücuan tahsili istenemez.Ancak davacı ... şirketi sigortalısı ...’in dairesinde meydana gelen hasar karşılığında ödediği bedele ilişkin olarak zarar sorumlusu davalı ...’a karşı halefiyet hakkını kazanmış olması nedeniyle davacının daire hasarı karşılığı olarak ödediği ve bilirkişiler tarafından tespit edilen dairedeki hasar bedeli karşılığının altında kaldığı anlaşılan 8.000,00 YTL’nin bu davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, asıl davanın yazılı gerekçe ile tamamen reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, asıl davada verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl dava davacısı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl davada verilen kararın davacı ... şirketi yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.