T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/569 - 2026/670 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/569 KARAR NO : 2026/670 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/11/2016 NUMARASI : 2016/208 E. - 2016/390 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/569 - 2026/670 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/569 KARAR NO : 2026/670 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/11/2016 NUMARASI : 2016/208 E. - 2016/390 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/11/2016 tarih ve 2016/208 E. - 2016/390 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili tarafından 2014/68256 sayılı "..." ibareli markanın 08, 09, 14, 16, 18, 20, 21, 25, 26, 28 ve 35. sınıflarda tescili talebinde bulunulmuş olup davalı şirket tarafından yapılan itiraz sonucunda YİDK tarafından nihai olarak başvuru kapsamından 21. sınıftaki mal ve hizmetlerin çıkarıldığını, oysa uzun yıllardan beri "..." markasını kullanan müvekkilinin bu marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, 2008/67518 sayılı "..." ibareli marka adına tescilli olduğundan müvekkilinin marka üzerinde kazanılmış hakkının bulunduğunu, kaldı ki markalar benzer olmadığı gibi kapsamlarında bulunan mal ve hizmetler yönünden de benzerlik bulunmadığını ve tarafların hitap ettiği tüketici kitlesinin farklı olduğunu ileri sürerek 2016-M- 3292 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, başvuruya konu marka aile itiraza mesnet marka arasında benzerlik mevcut olup davaya konu markadaki "K" harfinin markalar arasındaki iltibas ihtimalini ortadan kaldırmadığını, markadan çıkarılan 21. sınıf malların itiraza mesnet marka kapsamında tescilli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, taraf markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ve "..." ibareleri itibariyle taraf markalarının aynı veya benzer sescil ve görsel etkiyi bıraktıkları, bütünsel olarak bıraktıkları izlenimin markalar arasında birbirleriyle ilintili oldukları yönünde bir kanaat oluşturduğu, diğer ekler itibariyle bir anlam farkı varsa bile, bu farklılığın ürün ve hizmetlerin ortalama tüketicilerinin önemli bir kısmı tarafından fark edilmesi veya bilinmesinin mümkün olmadığı, bu sebeple var olması muhtemel olan farklılığın marka ile başvuru konusu işaret arasındaki görsel ve sescil benzerliğin etkilerini geri plâna itmeye yeterli olmadığı, redde mesnet alınan markanın kapsamındaki ürün ve hizmetlerle, başvuru konusu işaretin kapsamında olup reddedilen ürün ve hizmetlerin ilişkili ve aynı türden bulunduğu, anılan ürün ve hizmetlerin alıcısı ve yararlanıcısı konumundaki ortalama tüketici ve yararlanıcı kitlesinin markaları ilişkilendirmesinin kaçınılmaz olduğu, davacının önceki tescilli markası "..." ibareli ise de, bu marka kapsamında 21. sınıf bulunmadığından yargılama konusu başvurunun seri markaların tescil edilebileceğine ilişkin yargısal kararla ortaya konulan ilkeden yararlanmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, "..." ibareli markasını uzun yıllardan bu yana yoğun olarak kullanan müvekkilinin, markanın gerçek hak sahibi olduğunu, kaldı ki, markaların iltibas oluşturacak şekilde benzer olmadığını, "..." markası daha önceden tescil edilmişken somut başvuruda bir kısım emtialar yönünden reddedilmesinin çelişkili olduğunu, teknik bilgiyi gerektiren bir hususta mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmadan davanın reddine karar verilmiş olmasının başlı başına hukuka aykırılık teşkil ettiğini ve ön inceleme aşamasında esasa yönelik gerekli incelemeler yapılmadan HMK 137. maddeye aykırı olarak karar verildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka (marka ile ilgili kurum kararlarının iptali) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ve "..." ibareli markalar arasında görsel ve işitsel benzerliğin mevcut olduğu, davaya konu markada fazladan yer alan "K" harfinin görsel ve işitsel olarak markaları birbirinden uzaklaştırmaya yeterli olmadığı, dolayısı ile SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, iltibas değerlendirmesinin hakimin hukuki bilgisi ile çözümlenecek nitelikte olması karşısında davacı vekilinin bilirkişi incelemesi yapılmamasına yönelik itirazlarının sonuca bir etkisinin bulunmadığı ve davacının önceki tescilli markasının kapsamında 21. Sınıf mallar bulunmadığından müktesep haktan söz edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 02/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.