7. Hukuk Dairesi 2024/1695 E. , 2025/1115 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 54. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2043 E. 2024/88 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/367 E. 2021/360 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı, birleştirilen davada davacı ... vekili, asıl davada davalı ... vekili ve asıl davadaki bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönün
**7. Hukuk Dairesi 2024/1695 E. , 2025/1115 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 54. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2043 E. 2024/88 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/367 E. 2021/360 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı, birleştirilen davada davacı ... vekili, asıl davada davalı ... vekili ve asıl davadaki bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; muris ...'ın ... tarihinde öldüğünü, muris hakkında mahkemenin 1970/774 Esas, 1970/657 Karar sayılı mirasçılık belgesinin alındığını, murisin iki kere evlilik yaptığını, ilk eşi ...'dan müvekkilinin olduğunu, ikinci eşi ...'den çocuğu olmadığını, ...'nin murisin ölümünden sonra 2 evlatlık aldığını, alınan mirasçılık belgesinde ilk eşten olan müvekkilinin mirasçı olarak gösterilmediğini, ikinci eşi ... ile kardeşi ... ... arasında miras taksim edildiğini, murisin öz kızı mirasçı olarak gösterilmediğinden verasette 3/4 payı bölüşen ... ... eşi ... ile çocukları ... ve ...'ın artık muristen gelme bir mirasçılık sıfatının bulunmadığını ileri sürerek; muris ...'ın 1970/774 E. 1970/657 K. sayılı dosyadan alınan mirasçılık belgesinin iptaline, 3/4 miras payının davacı müvekkili adına tespitine, ... ... ... ve mirasçılarının veraset dışı tutulmalarına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; Büyükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesinden alınan muris ...'a ait 2013/483 Esas, 2013/887 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı birleştirilen davada davacı ... vekili cevap dilekçesinde: davanın yetkili Mahkemede açılmadığını, bu nedenle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacının dava konusu ettiği veraset ilâmının iptalini gerektirecek bir yasaya ve hukuka aykırılığın mevcut olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2.Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde: davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, muris ...'ın, ...'nın babası olduğunun, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 23.09.2020 tarih ve 2020/278 Esas, 2020/5310 Karar sayılı kararı ile; ''İstinaf kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 1 numaralı hüküm fıkrasındaki ''tespiti ile nüfus kayıtlarının bu şekilde işlenmesine" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "tespitine" kelimesi yazılmak suretiyle Yerel Mahkeme hükmünün düzeltilmiş bu şekli ile onanmasına karar verildiği'', kararın 23.09.2020 tarihinde kesinleştiği ve alt soy ...'nın muris ...'ın mirasçısı olduğunun anlaşılması nedeniyle, asıl davanın kabulüne, Çatalca Asliye Hukuk Mahkemesinin 1970/774 Esas, 1970/657 karar sayılı dosyasında verilen mirasçılık belgesinin iptaline, İstanbul ili, Esenyurt ilçesi, ... Mah. Cilt no :5, Hane 5'te nüfusa kayıtlı bulunan ... ve ...'den olma, ... doğumlu, ... TC. kimlik numaralı, muris ...'ın ... tarihinde ölümü ile miras meselesi 16 pay kabul edilerek, bundan; 12 payın ... ile ...'dan olma ... doğumlu ... T.C Nolu ...'ya 2 payın ... ile ... ...'den olma ... doğumlu, ... T.C Nolu ...'ye 1 payın ... ile ...' dan olma ... doğumlu ...T.C Nolu ...' a 1 payın ... ile ...' den olma ... doğumlu ...T.C Nolu ...'a verilmesine, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı birleştirilen davada davacı ... vekili, asıl davada davalı ... vekili ve asıl davadaki bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Asıl davada davalı birleştirilen davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; a.Mahkeme tarafından mazeret dilekçesinin kabulüne karar verildiği, halde yokluğunda karar verildiğini, hukuki dinlenilme hakkına riayet edilmediğini, b.Murisin, davalının amcası olduğunu, murisin nüfus kayıtlarının celp edilmediğini, şahsi sonuçlu babalık davasının hak düşürücü sürede açılmadığını, davacının mirasçı olamayacağını, c.Miras hukukunda kimlerin mirasçı olduklarını, mirasın mirasçılara ne zaman geçeceği konusunda temel ilke, mirasın açılma anının göz önünde bulundurulması gerektiğini, mirasın açılma anı ise, mirasbırakanın ölüm tarihi olup, ölüm tarihinde murisin çocuksuz olduğunu, gayrısahih nesepli çocukların baba yönünden mirasçılıklarında sahih nesepli çocuklarla birlikte eşit miras hissesine sahip olmaları 3678 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği 23 Kasım 1990 tarihinden itibaren gerçekleşen ölüm olaylarında değil, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girdiği 29 Mart 1988'den beri uygulanmakta olan bir kural niteliğinde olduğunu, murisin 1953 yılında vefat etmesi nedeniyle uygulanacak olan Eski Medeni Kanuna göre davacı tarafından açılmış şahsi sonuçlu babalık davasının olmaması nedeniyle mirasçı sıfatını kazanamayacağını, ç.Büyükçekmece 2. Aile Mahkemesi 2018/303 Esas sayılı kararı dışında kalan Mahkeme kararlarına göre 1953 yılında vefat eden murisin evli ve çocuksuz öldüğünü, murisin eşi ... tarafından kayıt iptali davası açıldığını ve ... tarihli 1962/29 Esas 1962/544 Karar sayılı davada, ...'nın babasının muris olduğuna dair kaydın iptal edildiğini ve kararın kesinleştiğini, davacının murisin kızı olmadığına dair mahkeme kararlarını bilmesine rağmen, Büyükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi 2013/483 Esas, 2013/887 Karar sayılı veraset belgesini aldığını ve veraset belgesinin iptaline yönelik Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/115 Esas sayılı verasetin iptali davası açıldığını ve işbu davanın Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/367 Esas sayılı davası ile birleştirildiğini, Çatalca Asliye Hukuk Mahkemesinin 1962/29 Esas 1962/544 Karar sayılı kararından sonra davacının muris ile soybağı ilişkisi kopartıldıktan sonra, 1970 yıllarından 2013 yılına kadar davacının bu konuda sessiz kaldığını beyan etmektedir. 2.Asıl davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a.Murisin nüfus kayıtlarının dosya içerisine getirtilmediğini, b.Muris ...'ın ... tarihinde öldüğü, 1953 tarihinde yürürlükte bulunan 743 sayılı Kanuna göre gayri sahih nesepli çocuk mirasçılarının ya şahsi sonuçlu babalık davasının eski Medeni Kanunun 295. maddesi ile ya da tanıma ile 291. maddesi ile kurulmuş olması gerektiğini, davacının murisin mirasçısı olmadığına dair dava dilekçesinde bir çok kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğunu, c.Murisin evli ve çocuksuz öldüğünü, ç.Davacının annesi ...'nın davacının doğum tarihinde evli olup olmadığı konusunda nüfus tescil kayıtlarının getirtilmediğini, d.İptali istenilen mirasçılık belgesinin de verildiği tarihte geçerli olan mirasçılık belgesine göre hakların iktisap edildiğini, e.Çatalca Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.10.1970 tarihli ve 1970/774 Esas, 1970/657 Karar sayılı mirasçılık belgesinin geçerli olduğunu beyan etmektedir. 3.Asıl davadaki bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde; 1970 tarihinde geçerli olan mirasçılık belgesine göre hak iktisap edildiğini, 1970 tarihli mirasçılık belgesinin geçerli olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davalarda, mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacı birleştirilen davada davalı ... vekili, asıl davada davalı ... vekili ve asıl davadaki bir kısım davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.