10. Ceza Dairesi 2024/3566 E. , 2024/19263 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/270 E., 2019/19 K. SUÇ : Kenevir ekme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizin 13.02.2024 tarihli ve 2021/19647 Esas, 2024/15959 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.03.2024 tarihli ve KD - 2019/26192 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkr
**10. Ceza Dairesi 2024/3566 E. , 2024/19263 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/270 E., 2019/19 K. SUÇ : Kenevir ekme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizin 13.02.2024 tarihli ve 2021/19647 Esas, 2024/15959 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.03.2024 tarihli ve KD - 2019/26192 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında yargılamanın yenilenmesi neticesinde verilen kararın temyiz incelemesine tabi olduğuna, bu nedenle incelenmeksizin iadeye dair kararın kaldırılmasına ve eksik inceleme neticesinde verilen hatalı hükmün bozulması gerektiğine karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Yargılamanın yenilenmesi istemi üzerine yeniden duruşma açılarak bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçtiği tarihten sonra yenileme talebi üzerine verilen kararların hangi yasa yolu denetimine tabi olduğu hususunda Kanunda açıkça bir düzenlemeye yer verilmediği, mevcut boşluğun 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü kıyasen uygulanmak suretiyle giderilebileceği, bu anlamda daha önceden temyiz incelemesinden geçerek bozma ilamı sonrası verilen hükümlerde olduğu gibi yenileme talebi üzerine bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilen yenileme kararlarının da dosyanın daha önce Yargıtay denetiminden geçmesi nedeniyle yine temyiz yasa yoluna tabi olması gerektiği, temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşen ve yenileme yargılaması sonucunda verilen son karar hukuken kesinlik kazanıncaya kadar “kesin hükmün otoritesinin sarsılmazlığı” ilkesi uyarınca etkisini sürdürmeye devam edecek olan ilk hükmün, üst dereceli Yargıtay tarafından incelenmesinin denetim hiyerarşisine ilkelerine de uygun olduğu, istinaf kanun yoluna başvurulmadan doğrudan temyiz incelemesi yapılmasının davanın makul sürede sonuçlandırılması amacına da işlerlik kazandıracağı belirlenerek yargılamanın yenilenmesi sonrası verilen hükümlerin temyiz kanun yolu denetimine tabi olması gerektiği sonucuna ulaşılması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Yapılan incelemede; 1. Mahkemece, yargılamanın yenilenmesi talebi sonrası sanık savunmasının tespit edildiği 18.01.2017 tarihli celsede, sanığın usulüne uygun şekilde kimlik tespiti yapılmadan ve 5271 sayılı Kanun'un 147 nci maddesindeki yasal hakları hatırlatılmadan, denetime olanak sağlayacak biçimde tutanağa geçirilmeden savunma haklarının kısıtlanması suretiyle sanığın sorgusu yapılarak 5271 sayılı Kanun'un 147 nci maddesi ile 191 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması, 2. Kabule göre; sanığın 01.07.2026 tarihinde yargılamanın yenilenmesi talebine gerekçe olarak sunduğu Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinin 19.10.2012 tarihli sanığın hakaret, kasten yaralama ve tehdit suçları yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32 nci maddesi kapsamında olduğunu bildiren rapor üzerine talebin kabulüne karar verilerek duruşma açılıp yargılama yoluna gidilmişse de; sevk edilen hastane tarafından ve daha sonra sevk edildiği Muğla Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünün 06.02.2018 tarihli yazısı gereği yerine getirilip yargılamanın yenilenmesi kararının gerekçe yapılmış olmasına rağmen rapor düzenlenmesi beklenmeden eksik inceleme ile karar verilmesi, Hukuka ayıkırı görülmüştür. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemizin,13.02.2024 tarihli ve 2021/19647 Esas, 2024/15959 Karar sayılı ilâmının KALDIRILMASINA, 3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Milas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, İtirazname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Milas 2. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,27.05.2024 tarihinde karar verildi.