12. Hukuk Dairesi 2023/6527 E. , 2024/2673 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:…
**12. Hukuk Dairesi 2023/6527 E. , 2024/2673 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun İİK’nın 168/4. maddesinde öngörülen yasal sürede icra mahkemesine başvurarak sair itirazları ile birlikte imzaya itiraz ettiği, mahkemece davanın reddi ile şartları oluşmadığından tazminat talebinin reddine karar verildiği, taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar borçlu tarafından temyiz edilmiştir. Somut olayda; İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/ 96278 soruşturma numaralı dosyasında alınan Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 06.01.2021 tarihli ve "inceleme konusu belgedeki imzanın elde mevcut ...’ın imzalarına benzerlik gösterdiği, dolayısıyla inceleme konusu belgedeki imzanın kuvvetle muhtemel ...’ın el ürünü olduğu " yönünde kanaat bildiren raporunun alacaklı tarafından dosyaya delil olarak sunulduğu, Mahkemece alınan grafoloji uzmanı tarafından düzenlenen 15.02.2022 tarihli raporda; "imza örneklerinin grafolojik, grafometrik metotlar çerçevesinde yapılan gerekli ve mukayeseli inceleme sonucunda, inceleme konusu münker imzaların aidiyetlerinin tespiti konusunda müspet ya da menfi bir kanaat hasıl olmadığı" yönünde kanaat bildirildiği, itiraz üzerine Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan 19.09.2022 tarihli raporda da; "söz konusu imzanın kuvvetle muhtemel ...’ın el ürünü olduğu" yönünde kanaat bildirildiği görülmektedir. İmza itirazında, imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti, takibe başlayarak imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir (HGK'nun 26.04.2006 tarih ve 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı). Alacaklının, 01.10.2022 tarihinde Adli Tıp Kurumu raporunun tebliğine rağmen itiraz etmediği, 27.10.2022 tarihli celsede rapora karşı beyanlarında yeni bir rapor alınmasına yönelik talepte de bulunmayarak davanın reddi gerektiği şeklinde beyanda bulunduğu, sadece borçlunun yeniden rapor alınmasına yönelik talebi olduğu görülmüştür. Dosyada bulunan her üç raporda da, imzanın borçlunun eli ürünü olup olmadığı hususunda kesin kanaat bildirilmemiş olup, yargılama aşamasında borçlu dayanak senetteki imzanın kendisine ait olmadığına dair beyanlarını yinelediğine göre mahkemece bilirkişi raporlarında yer alan belirsizliğin borçlu lehine değerlendirmesi gerekmektedir.