T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/196 KARAR NO:2026/503 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:23/11/2021 NUMARASI:2020/248 Esas - 2021/878 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:08/04/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekil…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/196 KARAR NO:2026/503 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:23/11/2021 NUMARASI:2020/248 Esas - 2021/878 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:08/04/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; İşletme hakkı davacı şirkette bulunan köprü ve otoyollardan geçişler 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30/5 maddesi kapsamında ücretlendirilmekte ve aynı düzenleme kapsamında ücret ödemeksizin yapılan geçişlerde; icra takibinden sonra yapılan kanuni değişiklik sonrasında geçiş ücretinin dört katı tutarında ceza uygulaması yapıldığını, davalının araçları ile 01/04/2018 ve 10/10/2018 tarihleri arasında ücret ödemeksizin, işletme hakkı davacı şirkette olan Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve bağlı otoyolundan ihalli geçişler gerçekleştirdiğini, ödenmeyen geçiş ücreti ve cezasının tahsili bakımından davalı aleyhinde İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında icra takibine geçtiklerini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ve davalı borçlu tarafından icra takibine haksız bir şekilde itiraz edildiğini beyan ile itirazın iptali ile icra takibine konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafın delillerinin davalı şirkete tebliğ olmadığı gibi dava dilekçesin ihlal edildiği iddia edilen cezalara ilişkin hiçbir belge ve kayıtın olmaması sebebi ile öncelikle eksik hususların tamamlatılması aksi takdirde davanın usulden reddedilmesini talep ettiklerini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığından yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkeme ve icra dairesinin İstanbul Anadolu Mahkemeleri ve İcra Daireleri olduğunu, davalı şirketin, uluslararası taşıma yapan ve 3000’den fazla aracı olan bir şirket olduğunu, bu araçların bir kısmının çekici bir kısmı da yarı römork olarak tabir edilen dorse olduğunu, davalı şirketin çekici olarak tabir edilen tüm araçlarında HGS bulunduğu ve hgs hesabında yeteri kadar bakiye de daima bulunduğunu, davalı şirkete ait olan araçlarda öncelikle davacı tarafın, kesmiş olduğu cezalarda haklı olduğunu ispatlaması gerektiğini, ihlal yaptığı iddia edilen araçların davalı şirkete ait olup olmadığı, ihlal yapıldığı iddia edilen tarihte gerçekten orada olup olmadığı, ihlal yapıldığı iddia edilen tarihte araçlarda HGS bakiyesi olup olmadığı tespit edilmesinin gerektiği, davalı şirketin araçlarının 4. Sınıf hgs’ye sahip olup, tüm araçlarıda 4. Sınıfa göre ücretlendirildiğini beyan ile davanın reddi gerektiğini savunmuş ve davacı tarafın, değerin % 20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davacının talebine konu davalı araçlarının köprü ve otoyollardan geçişlerine ilişkin kayıtlar ve davalının HGS nin kayıtlı olduğu banka hesabına ilişkin bilgi ve belgeler celp edilmiş, dosya kapsamındaki tüm deliller, icra takip dosyası ve mahkememiz dosyası üzerinde konusunda uzman bilirkişi vasıtası ile inceleme yaptırılmış, inceleme neticesinde, davalının araçları ile 01/04/2018 ve 10/10/2018 tarihleri tarihleri arasında 124 kez davacının işletimindeki köprü ve otoyollardan ücret ödemeksizin geçtiğinin ücretsiz geçişlerinin 4 katı cezası ile birlikte 6.399,40 TL tutarında olduğu tespit ve rapor edilmiş, bilirkişi raporunun dosya kapsamı ve bilimsel veriler ile uyumlu, tarafsız ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılmıştır.Takip konusu alacağa dayanak köprü ve otoyol geçişlerinde davalının ücret ödemesinin bulunmadığı, davacının geçiş ücretinin ve 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30/5 maddesi kapsamında olduğu, aynı kanun düzenlemesine göre geçiş ücretinin geçişi takiben 15 günlük yasal sürede ödenmemesi halinde 4 katı cezası ile birlikte tahsilini talep edebileceği ve davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan toplam 6.294,25TL alacaklı olduğu, davacı tarafça takipten önce davalının temerrüde düşürülmediği, buna ilişkin bir delil yada kayıt da sunulmadığından, davalının 13,05 TL ödemesi geçiş ücretinden mahsup edilerek 1.258,85 TL geçiş ücreti ve dört katı cezası olarak 6.294,25 TL alacağının olduğu, davalının temerrüdünün icra takibi ile birlikte oluştuğu anlaşılmakla, davacının davasının kısmen kabulüne " dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde; ödenmeyen geçiş ücretleri olduğu iddia edilen araçlar yarı römork olduğundan ve sanal hesapları bulunduğundan geçiş ücreti ödemesi yapılmış olmamasının beklenemeyeceğini, davalı şirketin uluslararası taşıma yapan ve 3000'den fazla aracı olan bir şirket olduğunu, bu araçların bir kısmının çekici bir kısmının da yarı römork olarak tabir edilen dorse olduğunu, tüm araçlarda HGS bulunduğunu, bu HGS hesabında yeteri kadar bakiyenin de her daim bulundurulduğunu, plakalara ait dorselerin sanal hesaplarının bulunup bulunmadığının tespitinin yapılmadığını, hiçbir gerekçe ve dayanak göstermeksizin araçlara ceza tanzim edildiğini, bakiyelerin hiçbir zaman sıfırlanmadığını,plakalara ait dorse/çekicilerin sanal hesaplarının bulunup, bulunmadığının tespiti yapılmadığını, bu nedenle dava konusu cezalı ihlal yaptığı iddia edilen plakalara bağlı çekici/dorseler için sanal hesap oluşturulup oluşturulmadığına, oluşturulan sanal hesap bilgilerinin dosyaya celp edilmesine ilişkin ...,... Şubesine müzekkere yazılması gerekirken, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması yerinde olmadığı, ihlal yapıldığı iddia edilen tarihte davalı şirket araçlarda HGS bakiyesi olup olmadığı tespit edilmediği belirtilerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, otoyol geçiş ücreti ödenmeksizin geçiş yapıldığı iddiası ile geçiş ücreti ve ceza tutarı ile işlemiş faiz ve KDV'sinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı tarafından, davalı aleyhine 6.335,25 TL (geçiş bedeli ve ceza) asıl alacak, 77,12 TL faiz, 13,90 TL KDV olmak üzere toplam 6.426,36 TL alacağın tahsili için 29/10/2018 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrini tebliğ parçasının dosya kapsamında bulunmadığı, itirazın 05/11/2018 tarihinde yapıldığı ve takibin durduğu, eldeki dava İİK'nın 67.maddesi uyarınca yasal sürede açıldığı anlaşılmıştır.Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen kök ve ek raporlarda, çekicilere bağlı olarak çalışan tüm dorse plakalarının bankalar veya PTT tarafından sistemde kayıtlı olması ve ilgili etiket hesabına bağlanması gerektiği, bankalar ve PTT tarafından dorselerin plakalarına ayrı sanal hesaplar oluşturularak dorse plakalarının kaydı yapılarak çekici plakalarından çekilemeyen geçiş ücretlerinin dorse plakasına ait tanımlı alt hesaptan tahsil edileceği, araç ve çekicilere bağlı olarak dorse ile yapılan geçişlerde mükerrer kayıt tespit edilemediği, davalının araçları ile 01/04/2018 ve 10/10/2018 tarihleri tarihleri arasında 124 kez davacının işletimindeki köprü ve otoyollardan ücret ödemeksizin geçtiğinin sabit olduğu ve geçişlerinin 4 katı cezası ile birlikte 6.399,40 TL tutarında olduğu belirtilmiştir.Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi: -Yetki itirazı:Davalı süresi içerisinde sunduğu cevap dilekçesinde, davalı şirketin adresi ..Sultanbeyli/ İstanbul olduğu, iş bu nedenle davalı aleyhine olarak başlatılacak dava ve icra takiplerinde yetkili mahkeme ve icra dairesinin İstanbul Anadolu Mahkemeleri ve İcra Daireleri olduğunu ve yetkisiz icra dairesinde takibin başlatıldığını , mahkemenin de yetkisiz olduğunu ileri sürmüştür.Mahkeme tarafından yetki itirazının değerlendirilmesine yönelik ara karar tesis edilmemiştir.Borçlunun hem mahkemenin yetkisine hem de icra dairesinin yetkisine itirazda bulunması durumunda; mahkemece İİK'nin 50. maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesi gerekmektedir. Nitekim Yargıtay 19.HD 28.01.2005 T., 2004/7454 E. 2005/375 K. sayılı ilamı da bu yöndedir. İtirazın iptali davasını gören mahkemenin öncelikle takip hukuku kuralları gereğince uygun şekilde yapılmış geçerli bir takibin bulunması gerekeceğinden, kendi yetkisine itiraz edilsin veya edilmesin öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi gerekmektedir. Zira, icra müdürlüğünün yetkisiz olduğu belirtilerek itiraza edilmiş bir icra takibi, bu itiraz karar bağlanmadıkça hukuken geçerli bir takip niteliğini taşımaz .Yetkinin kesin olmadığı durumlarda ise, yetki itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Ayrıca birden fazla yetkili mahkemenin bulunması durumunda yetkili gördüğü mahkemeyi açıkça belirtmesi gerekmektedir. Nitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 06.02.2019 T., 2017/4844;772 sayılı ilamında da yetkinin kesin olmadığı durumlarda yetki itirazında bulunan tarafın yetkili gördüğü açıkça belirtilmesi gerekeceği belirtilmiştir.6100 sayılı HMK 'nin 19/2 ve 19/4 maddelerinde yetkinin kesin olmadığı durumlarda yetki itirazının ileri sürülebilmesi şartlarını düzenlemektedir. 2004 sayılı İİK'nin 50. maddesinde yetki düzenlenmiştir. Düzenlemede, para ve teminat borcu için takip hususunda usul kanununun yetkiye dair hükümlerinin kıyas yolu ile tatbik olunacağı belirtilmiştir. Takip ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 6. maddesinde genel yetkili mahkeme düzenlenmiş ve genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu ifade edilmiştir. Aynı Kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu, alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir.Davaya konu alacak da taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden doğmaktadır. HMK 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu kabul edilmiştir. Öte yandan davanın temelini oluşturan icra takibinin dayanağı, taraflarca inkar edilmeyen akdi ilişkiden kaynaklanan verilen hizmetin parasal karşılığı olup dava bu niteliği itibariyle bir miktar para alacağına ilişkindir. Diğer bir ifade ile davacının sözleşme kapsamında vermiş olduğu hizmet karşılığında davacının borcu para borcudur. TBK 89/1 maddesi uyarınca borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir.Dairemizde incelenen emsal dosyalara ibraz edilen Ticaret Sicil Gazetesi suretinde görüldüğü üzere, takip tarihi itibariyle davacı şirketin merkezin Çankaya/Ankara'da olduğu, takipten sonra 25/01/2019 tarihli Genel Kurul Kararına istinaden şirketin merkezi Sarıyer/İstanbul'a nakledildiği anlaşılmıştır.Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; işletmesi davacıya ait otoyol ve köprülerin kullanılmasından kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasında yetkili mahkeme; HMK'nin 6. maddesi uyarınca davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesi , TBK'nin 89. maddesi uyarınca davacının yerleşim yerinin bulunduğu Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi ile taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulduğu gözetilerek HMK 10. maddesi uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin bulunduğu icra dairesidir. Taraflar arasında sözleşme (hizmet); davacının işlettiği, 3. Köprü ve bağlantılı otoyoldan geçilmesine ilişkindir. O halde sözleşmenin ifa yeri davacının hizmet aldığı köprü ve otoyol gişelerin bulunduğu yargı çevresidir. İhlalli geçişlere ilişkin kayıtlar incelendiğinde akdin ifa yeri hizmetin verildiği yer İstanbul yargı alanı içerisinde olduğundan, davalının yetkiye itirazı yerinde değildir. -Delillerin toplanmadan hüküm tesis edildiği itirazı:6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun'un 30. maddesinde geçiş ücretini ödememe ve güvenliğin ihlali hali düzenmiştir, 5. fıkrasında "4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) (…) (Ek cümleler: 1/7/2022-7417/53 md.) Bununla birlikte, bu maddenin yedinci fıkrasına tabi olmak üzere ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlerden, ödemekle yükümlü oldukları geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin bir katı ceza tahsil edilir.Ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beşinci günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza, araç sahibine ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgiler doğrultusunda, en az on beş gün önceden kısa mesaj, e-posta, ihbarname, e-devlet bildirimi vb. yöntemlerinden en az biriyle bilgi verilir. Bu tutar genel hükümlere göre tahsil edilir." 6. fıkrasında "4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından ücretsiz geçiş yapan araçlar, işletici şirket tarafından bu maddenin yedinci fıkrasında öngörülen sürenin bitimini takip eden ilk iş gününde en yakın trafik kuruluşuna bildirilir."7. fıkrasında "Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz. (Ek cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) Otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen yabancı plakalı araçlara uygulanan idari para cezaları için bu fıkrada belirlenen on beş günlük süre beklenmez. (Ek cümle:23/7/2020-7252/9 md.) Ancak, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi halinde idari para cezası tahsil edilmez." düzenlemesi yer almaktadır.Cevap dilekçesi incelendiğinde, davalının 4. no lu madde ile HGS bakiyelerin yattığına ilişkin banka kayıtlarının .... Şubesi'nden celbini talep ettiği anlaşılmaktadır. 05/10/2021 tarihli ve 26/11/2020 tarihli bilirkişi raporuna beyan ve itiraz konulu dilekçe ile davalı vekilinin tır türündeki araçlarda kullanılacak HGS cihazının çekici ve dorse ile birlikte kullanılabileceğinden davalı şirket araçlarında sadece çekicilerde HGS bulunduğu, ... şubesine müzekkere yazılması taleplerini yenilediklerini belirtmiştir Dosya kapsamında yapılan incelemede ise, davalının yukarıda belirtilen talepleri uyarınca delillerin toplanması amacıyla bankaya yazı yazılmadan sunulan bilirkişi raporları uyarınca hüküm edildiği anlaşılmaktadır.Bu nedenle öncelikle, ilgili bankaya müzekkere yazılarak davalı şirkete ait ve ihlali geçiş yaptığı iddia olunan çekici ve dorselerin sanal hesabı olup/olmadığı, dava konusu cezalı ihlal yaptığı iddia edilen plakalara bağlı çekici/dorseler için sanal hesap oluşturulup/oluşturulmadığı ve sanal hesap oluşturulması halinde ise oluşturulan sanal hesap bilgilerinin celp edilmesine ilişkin ...,... Şubesine müzekkere yazılması gerekmektedir.Yukarıda yer alan eksikliğin ikmali sonucunda ise, konusunda uzman bankacı ve yazılım analiz veya bilgisayar mühendisi bilirkişilerinden, davacıya ait sistem ile davalı HGS kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak, her bir geçiş yönünden, geçiş anında yeterli bakiyenin olup/olmadığı, yeterli bakiye olmasına rağmen geçiş anında tahsilat yapılmamış ise bu durumun bankadan mı yoksa davacının kullandığı HGS/OGS sisteminden mi kaynaklandığı, geçiş anında bakiye yetersiz kalırsa sonradan yapılan yükleme ile geçişten itibaren 15 gün içerisinde tahsilat yapılıp yapılmadığı/tahsilatın mümkün olup olmadığı hususlarında bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.Her ne kadar 09/09/2021 tarihli bilirkişi raporunun 8. Sayfasında, dava konusu ücretli otoyol geçişlerinde, araç ve çekicilere bağlı olarak dorse ile yapılan geçişlerde mükerrer kayıt tespit edilemediği belirtilmiş ise de, sunulan beyan ve istinaf yasa yolu başvuru dilekçesinde, davacının otoyol ücretini çekiciden çekmiş olmasına rağmen dorse plakasına ihlali geçiş ve cezasını da yüklediğini ileri sürmüştür. Anılan itirazın incelenerek ayrıntılı olarak çekiciden geçiş ücreti çekilip/çekilmediği, çekicide HGS /OGS bakiyesinin yeterli olup/olmadığı, çekiciden geçiş ücreti çekilmiş olması halinde ise dorse plakasına da ayrıca aynı geçişe ilişkin geçiş ücreti ve cezasının yükletilip/yükletilmediği konusunda denetime elverişli, açıklayıcı rapor düzenlenmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece eksik inceleme neticesinde karar verildiğinden davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne karar verilerek, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/248 Esas - 2021/878 Karar sayılı 23/11/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE, 3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf başvurma harçlarının Hazine'ye gelir kaydına, 4-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/04/2026