İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/02/2026 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin faaliyet konusunu; gemi r…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1360 KARAR NO:2026/347 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:28/06/2022 NUMARASI:2020/73 Esas - 2022/425 Karar DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/02/2026 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin faaliyet konusunu; gemi raspa, boya, taşlama, iskele kurma ve temizlik işleri oluşturmakta olduğunu, Müvekkili şirket bu kapsamda, davalı şirketin bakım onarımını üstelendiği tamir gemilerindeki temizlik ile ilgili her türlü iş ve işlemin yapılması konusunda davalı şirket ile anlaştığını, Müvekkili şirketin, davalı şirketin bakım ve onarımını üstlendiği gemilerdeki temizlik işlerini malzemeli olarak yaptığını ve söz konusu gemilerin iskele kurulumuna da yardımcı olduğunu,Müvekkkili şirketin vermiş olduğu mal ve hizmetin karşılığında; 01.11.2013 tarihli ... no.lu, 06.08.2013 tarihli ... no.lu, 02.08.2013 tarihli ... no.lu, 05.08.2013 tarihli ... no.lu, 06.08.2013 tarihli ... no.lu, 06.08.2013 tarihli ... no.lu, 19.08.2013 tarihli ... no.lu, 22.08.2013 tarihli ... no.lu, 22.08.2013 tarihli ... no.lu, 18.09.2013 tarihli... no.lu, 17.09.2013 tarihli ...no.lu, 06.09.2013 tarihli ... no.lu, 02.09.2013 tarihli ... no.lu, 30.09.2013 tarihli ...0 no.lu, 30.09.2013 tarihli ... no.lu, 03.10.2013 tarihli ...no.lu, 03.10.2013 tarihli ... no.lu, 04.10.2013 tarihli ... no.lu, 04.10.2013 tarihli ... no.lu, 04.10.2013 tarihli ... no.lu, 07.10.2013 tarihli ... no.lu, 14.10.2013 tarihli ... no.lu, 22.10.2013 tarihli ... no.lu, 21.10.2013 tarihli ... no.lu, 04.10.2013 tarihli ... no.lu, 01.11.2013 tarihli ... no.lu, 01.11.2013 tarihli ... no.lu, 09.11.2013 tarihli ... no.lu, 09.11.2013 tarihli ... no.lu, 15.11.2013 tarihli ... no.lu, 15.11.2013 tarihli ... no.lu, 28.11.2013 tarihli ... no.lu, 28.11.2013 tarihli... no.lu, 28.11.2013 tarihli ... no.lu, 28.11.2013 tarihli ...no.lu, 28.11.2013 tarihli ... no.lu, 14.12.2013 tarihli, ... no.lu faturaları tanzim ederek davalı şirkete teslim ettiğini, Davalı şirketin, taraflar arasındaki ticari ilişkiden ve yukarıda belirtilen faturalardan kaynaklanan borcunu ödememesi üzerine müvekkili şirketin, davalı şirket aleyhinde İstanbul Anadolu 8. İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığı ve borçlu şirket tarafından borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, Davalı şirket tarafından; Müvekkili şirket ile ... numaralı İdari Sözleşmenin imzalandığını, bu sözleşmenin fiyatlandırma ve ücret başlıklı IV. Maddesinde Müvekkile davalı şirket tarafından yapılacak hak ediş ödemesinin, yüklenici müvekkili şirketin vergi borcu ve ... prim borçlarının bulunmaması koşuluna bağlandığını, ödeme emrinde belirtilen faturaların tamamının hak ediş faturaları olduğunu, bu hak ediş faturalarının ödenmesi için alacağın muaccel hale gelmesi gerektiğini, borcun muaccel hale gelmesi için de Müvekkkili ... tarafından, davalı şirkete ...'ya ve ...'ne borcu olmadığına ilişkin temiz kağıdı getirilmesi gerektiğini, kendilerine bu şekilde getirilen bir temiz kağıdı olmadığından muacceliyet şartının gerçekleşmediğini ve muaccel hale gelen bir alacak bulunmadı belirtilmiş olup borçlu şirket tarafından bu sebeplerle ödeme emrine itiraz edildiğini beyanla İstanbul Anadolu 8 İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı arasında ... numaralı İdari Sözleşmenin Fiyatlandırma ve Ücret Başlıklı IV.maddesinde yüklenici ...'e müvekkili şirket ... tarafından hak ediş ödeme yapılmasının, yükleninin Vergi borcu ve ... prim borçlarının bulunmaması koşuluna bağlandığını, müvekkili şirkete gönderilen ödeme emrinde alacak dayanağı olarak belirtilen faturaların tamamı hak ediş faturaları olduğunu, bu faturaların ödenebilmesi için borcun muaccel hale gelmesinin gerektiğini, bordcun muaccel hale gelebilmesi için de ... müvekkili şirkete ...'ya ve ...'ne borcu olmadığına ilişkin temiz kağıdı getirilmesi gerektiğini,müvekkili şirkete davacı tarafından gönderilen ödeme emrinde veya ekinde davacı ...'in ...'ya ve ...'ne borcu olmadığına ilişkin herhangi yazılı resmi belgenin bulunmadığını, davacı tarafın sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirmediğini, davacı şirket tarafından istihdam edilen işçilerin ücretlerine ilişkin maaş bordroları ile ... aylık prim ödeme makbuzlarının müvekkili şirketin mali işler müdürlüğüne teslim edilmediğini, davacı tarafından sözleşmenin ifası sırasında istihdam ettiği işçilerin İş Hukuku mevzuatından doğan bir alacağının ödenmemiş olması durumunda bu işçiler tarafından müvekkiline karşı dava ve icra takibi açılma ihtimali bir hayli yüksek olduğunu, böyle bir durumda mahkeme tarafından hükmedilen miktarların müvekkil şirket tarafından ödeneceğini, müvekkil şirketçe davacının istihdam ettiği işçiler tarafından açılacak davalar sonucu ödenmesine karar verilen ödemelerin yapılabilme ihtimali göz önüne alınarak sözleşmeninlı IV. Maddesinden doğan hak kullanılarak davacının hak edişlerinin bloke edildiğini belirterek davacnın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda," ...Somut olayda davacı her ne kadar yerine getirdiği işlere ilişkin toplamı 123.706,47 TL tutarındaki faturaları tanzim ederek davalıya göndermiş ve bu fatura bedellerinin ödenmesini talep etmişse de Sözleşme'nin 4. maddesinin yukarıda alıntılanan kısımları uyarınca davacının çalışanlarına ait sosyal güvenlik prim bordrolarının ve bunların ödeme makbuzlarının birer kopyasını davalıya verme yükümlülüğü de bulunduğu, davacının bu yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda davalının ödemeleri durdurma yetkisi bulunduğu, davaya konu olayda davacının çalışanlarına ait sosyal güvenlik prim bordrolarını ve bunların ödeme makbuzlarını davalıya vermediği, nitekim ...'ndan gelen yazılardan davacının sosyal güvenlik prim borçlarının bulunduğunun anlaşıldığı, açıklanan nedenlerle davalının ödemeden kaçınması haklı gerekçeye dayandığından davacının davasının reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak, müvekkili şirket tarafından verilen mal ve hizmetlerin karşılığı olarak faturalar tanzim edildiğini ve işbu hususta herhangi bir uyuşmazlık olmadığını, mahkeme tarafından da davalının, müvekkili şirkete 123.706,47-TL borcu olduğu tespit edildiğini, diğer taraftan dosya kapsamında yapılan incelemede davalı şirketin ticari defterlerinde müvekkili şirket lehine borç bakiyesi olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında huzurdaki davaya konu faturalara ve davalı şirketin ticari defterlerine binaen tespit edildiği üzere, müvekkili şirketin davalı şirketten alacağı olduğunu beyanla; davalı şirketin her türlü iddialarına rağmen yalnızca haksız menfaat elde etme çabasında olduğunu, davalı şirketin iddiasının müvekkili şirketin ...'ya borcu olmaması gerekirken, müvekkili şirket tarafından...'ya gerekli ödemelerin yapılmadığı yönünde olduğunu ancak ... tarafından müvekkilin alacakların haciz konulması amacıyla kendilerine gönderilen birinci haciz ihbarnamesine itiraz edilmiş olup, hiçbir şekilde ödeme yapılmadığını, buna göre davalı tarafın kendi iddiası ile çelişki gösterdiğini, dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporunun hükme esas teşkil edebilecek nitelikte olmadığını, bilirkişi raporuna karşı yapmış oldukları itirazlar hakkında mahkeme tarafından herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, eksik inceleme olduğunu, davalının haksız menfaat elde etme çabalarına binaen, hükme esas teşkil edilecek nitelikte olmayan bilirkişi raporu esas alınarak, dosya kapsamındaki somut deliller dahi doğru olarak değerlendirilmeden, uyuşmazlığın esasına dair hiçbir incelemede bulunulmadan mahkeme tarafından tesis edilmiş, hukuka aykırı ve hatalı mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, aksi halde eksik inceleme sebebiyle hukuka aykırı olmasının yanında, müvekkili şirket tarafından hak kaybına ve hak arama hakkının ihlaline sebebiyet vereceğini, açıklanan nedenlerle istinaf başvurularının kabulüne, mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak verilen 28.06.2022 tarihli 2020/73 Esas, 2022/425 Karar Sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne, vekalet ücreti ve yargılama masraflarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava, cari hesap ve faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı tarafından, davalı hakkında İstanbul Anadolu 8. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında, "cari hesap ilişkisinden ve faturadan kaynaklanan alacak" sebebine dayalı olarak 123.706,47 TL asıl alacak ve 6.014,17 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 129.720,64 TL alacağın tahsili amacıyla 30.01.2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı taraf, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca asıl alacak üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Dosyaya sunulu 10.01.2012 tarihli “İş Güvenliği Sözleşmesi” ile tarihsiz ... numaralı “İdari Sözleşme" başlıklı sözleşmede davacıya atfen atılan imzaların davacının el ürünü olduğu grafoloji uzmanı bilirkişi raporu ile belirlenmiştir.İdari Sözleşmenin 2. Maddesine göre sözleşmenin konusu, davalının onarımını üstlendiği gemilerdeki temizlik işlerinin yüklenici sıfatıyla davacı tarafından yapılmasının talep edilmesi ve tarafların münferit işlerin bedeli konusunda mutabık kalmaları durumunda işlerin hangi koşullarda ifa edileceğine ilişkin şartların belirlenmesine ilişkindir. Anılan sözleşmenin IV.maddesinde, davalı tarafından talep edilen ve önceki aya ait ücret bordrosu, ... aylık prim bildirgesi, ... prim makbuzu, muhtasar beyannamesi ve makbuzu gibi belgelerin davacı tarafından işveren davalıya teslim edileceği, ayrıca davacının aylık olarak vergi beyannamelerini davalıya teslim edeceği, davacının, çalışanlarına ait ücret bordrolarının aylık sigorta prim tahakkuku ve makbuzlarını aylık hizmet listesi bordroları birer kopyalarını yasal sürenin sonundan başlayarak 15 gün içinde davalıya vereceği, davalının bu ödemelerin yasal değere uygunluğunu denetlemek hakkına sahip olduğu, bu maddedeki hususların aksi görüldüğünde davalının ödemeleri durdurmaya 30 gün süreli ihbara rağmen noksan giderilmezse, sözleşmeyi feshe veya varsa hak edişleri bloke etmeye ve var ise teminatı irad kaydetmeye yetkili olduğu, sözleşmenin III.18.maddesinde davacı tarafından gerçekleştirilen hizmetlerin, bir sonuç mükellefiyeti değil , bir hizmet mükellefiyeti çerçevesinde olduğu, bu sebeplerle iş kazalarında vergi mükellefiyetlerinde, ... mükellefiyetlerinde ve çalışma hukukunun gereklerinde 1. (birinci) derecede sorumlu tarafın yüklenici davacı olduğu, müteselsil sorumluluk nedeni ile işveren davalının herhangi bir ödeme yapmak mecburiyetinde kaldığında bu ödeme miktarını yüklenici davacının istihkakından res'en keseceği, bakiyeyi ödemesi hususunda yapılan ihtarın 5 iş günü içerisinde yerine getirilmemesi halinde sözleşmenin feshi de dahil her türlü yasal yollara başvurabileceği hususlarının düzenlendiği anlaşılmaktadır.Somut olayda davacı, davalı şirketin bakım onarımını üstelendiği tamir gemilerindeki temizlik ile ilgili her türlü iş ve işlemin yapılması konusunda davalı şirket ile anlaştığını, davalı şirketin bakım ve onarımını üstlendiği gemilerdeki temizlik işlerini malzemeli olarak yaptığını ve söz konusu gemilerin iskele kurulumuna da yardımcı olduğunu ileri sürerek cari hesap ve faturalara dayalı alacağın tahsilini talep etmiş ; davalı ise taraflar arasında akdedilen idari sözleşmenin "fiyatlandırma ve ücret" başlıklı IV.maddesi gereği ödeme emrinde alacak dayanağı olarak belirtilen faturaların ödenebilmesi için borcun muaccel hale gelmesi gerektiğini, borcun muaccel hale gelebilmesi için de davacının ...'ya ve Vergi Dairesin'ne borcu olmadığına ilişkin temiz kağıdı getirilmesi gerektiğini savunmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın halli ve ticari ilişkinin tespiti için mahkemece ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiştir.Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda, davacı şirketin ticari defterlerinin yangında zayii olmasından dolayı ibraz edilmediği, davalı şirkete ait 2012, 2013, 2014, 2015, 2017 ve 2018 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı şirketin 2016 yılı ticari defterlerini ibraz etmediği, davacının dava ve icra takibine konu ettiği faturaların tamamının davalı ticari defterlerinde kayıt altına alındığı, davalının icra takip tarihi itibariyle davacıya 123.706,47 TL cari hesap borcunun bulunduğu belirtilmiştir.Somut olayda uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı altyüklenici, davalı iseyüklenicidir.Davalı,işin sözleşmeye göre ifa edilmediği iddiasında bulunmadığından davacı tarafça yapılan işin yapıldığı taraflar arasında ihtilafsızdır.Taraflar arasında akdedilen idari sözleşmenin IV.maddesinde davacının, davalıya, ... borcu ve vergi borcu bulunmadığına dair belgeyi ibraz etmesi aksi halde davalının, ödemeleri durdurmaya veya varsa hak edişleri bloke etmeye yetkili olduğu düzenlenmiş olup, davalının, ...'ya ve ...'ne borcu olmadığına dair davacı tarafça belge sunulmadığı savunması, ödemezlik def'i niteliğindedir. Buna göre davacının, çalışanlarına ait sosyal güvenlik prim bordrolarını ve bunların ödeme makbuzlarını davalıya verdiğinin iddia ve ispat olunmamasına göre davalının ödemeden kaçınması haklı nedene dayanmaktadır.Diğer yandan dosyaya sunulan ... yazısından 14.05.2014 tarihinde davacının, Kuruma 386.774 TL borçlu olduğu, davalının kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine karşılık davacıya 148.107,08 TL borçlu olduğuna dair bildirimde bulunduğu ve herhangi bir itiraz ileri sürmediği anlaşılmakta olup, taraflar arasındaki sözleşmenin III.18.maddesinde, ... mükellefiyetlerinde 1. (birinci) derecede sorumlu tutulan davacı ile müteselsil sorumluluğu bulunan davalının herhangi bir ödeme yapmak mecburiyetinde kaldığında bu ödeme miktarını davacının istihkakından res'en keseceğinin belirtildiği gözetildiğinde davalının, davacıya borçlu olduğu tutarın, ... borç tutarının altında olmasına göre davacının takibe konu alacağını davalıdan talep etme hakkı bulunmamaktadır.Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur .Delillerin hukuki nitelemesi ve maddi vakıaların tespiti mahkemeye ait olup, HMK'nın 33. maddesi uyarınca hakim Türk hukukunu resen uygular. HMK'nın 282 maddesinde yer alan "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir" düzenlemesi uyarınca, bilirkişi raporu takdiri delillerden olup, mahkeme, bilirkişi raporundaki tespitleri, diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirme yetkisine sahiptir. Somut olayda hukuki değerlendirmenin mahkeme tarafından yapıldığı gözetildiğinde davanın reddine karar verilmesi yerinde olup, davacının tüm istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir . HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.26/02/2026