11. Hukuk Dairesi 2014/7749 E. , 2014/12651 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.03.2013 gün ve 2011/67-2013/66 sayılı kararı bozan Daire’nin 24.01.2014 gün ve 2013/10948-2014/1544 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içeri…
**11. Hukuk Dairesi 2014/7749 E. , 2014/12651 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.03.2013 gün ve 2011/67-2013/66 sayılı kararı bozan Daire’nin 24.01.2014 gün ve 2013/10948-2014/1544 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, davacının davalı idareye ait banliyö trenine bilmek isterken trenin hareket etmesi sonucunda düşerek yaralandığını ve sağ bacağının diz altından kesilmek zorunda kalındığını, davalı kurumun olayın oluşumunda kusurlu olduğunu ileri sürerek, 1.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini 31.861,98 TL’ye yükseltmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, meydana gelen kaza sonucunda davacının %54 oranında maluliyetinin oluştuğu, kazanın meydana gelmesinde davacının %85 oranında kusurlu olduğu, geri kalan kusurun ise davalıya ait bulunduğu, alınan bilirkişi raporu sonucunda davacının maddi tazminat istemine konu alacağının belirlendiği, davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olduğu ve çalışmayacağı kabul edilse dahi bu dönemde maluliyeti sebebiyle akranlarına göre daha fazla efor harcayarak hayatını sürdüreceği, bu sebeple bu dönem için de asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama kadar zararının bulunduğu, bu döneme ilişkin herhangi bir indirim yapılmasının gerekmediği, davacının malul durumda olup askerlik yapmasının mümkün olmadığı, davacının maluliyet oranının yüksekliği ve kusurun çoğunun davacıda olması göz önüne alındığında manevi tazminatın 10.000 TL olarak belirlenmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 31.861,98 TL maddi tazminat ile 10.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur. Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 01.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.