Hukuk Genel Kurulu 2019/735 E. , 2022/434 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “marka hükümsüzlüğü” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi tarafından ilk derece mahkemesi kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin olarak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda boz…
**Hukuk Genel Kurulu 2019/735 E. , 2022/434 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “marka hükümsüzlüğü” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi tarafından ilk derece mahkemesi kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin olarak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, ilk derece mahkemesince Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü; I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili; müvekkili şirketin bilişim sektöründe faaliyet gösterdiğini ve dünyaca tanınmış teknoloji şirketlerine hizmet sağladığını, müvekkilinin 2014/29005 sayılı şekil markasının kendine mahsus olduğunu ve müvekkili tarafından özel olarak tasarlandığını, davalı şirketin 2014/42182 sayılı “baydöner+şekil” ibareli markasının şekil unsurunun müvekkilinin markasının aynısı olduğunu, bu nedenle müvekkiline ait marka ile davalı markası arasında benzerlik oluştuğunu ve tüketici nezdinde markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, ayrıca müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli “baydöner+şekil” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve markanın sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili; müvekkili markası ile davacı markası arasında iltibasa neden olacak bir benzerliğin bulunmadığını, ayrıca müvekkili şirketin gıda sektöründe davacının ise bilişim sektöründe faaliyet gösterdiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: 6. İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 13.10.2016 tarihli ve 2016/100 E., 2016/141 K. sayılı kararı ile; davalı adına tescilli "baydöner + Şekil" ibareli markanın sadece 35. sınıf bakımından davacının markasıyla örtüştüğü, ancak iki tarafın ticarî faaliyet alanının farklılığına bağlı olarak 35. sınıf ürün tipi bakımından farklı olduğu, davalı markasının esas unsur itibariyle ayırt edici kısmının "baydöner" sözcüğünden oluştuğu, şekil unsurunun bir parçası olan daire içindeki ünlem işaretinin ise davacının markasında yer alan ve davacı markasının esas unsuru oluşturan logoya benzediği, fakat şekil unsurunun davalı markasında tali unsur olması karşısında işaretlerin karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, ayrıca emtia bakımından da farklılık olduğu, öte yandan davacının ileri sürdüğü tanınmış marka iddialarının ise dayanaktan yoksun olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı: 7. İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.