11. Hukuk Dairesi 2020/12 E. , 2020/3403 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27/05/2019 tarih ve 2019/272-2019/312 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t
**11. Hukuk Dairesi 2020/12 E. , 2020/3403 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27/05/2019 tarih ve 2019/272-2019/312 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, 86 tencere 1720 kg. Balın, Hizan'dan İzmir'e taşınması için davalı şirkete sağlam teslim edildiğini, varış yerinde tencerelerin ezilmiş, bal petekleri kırılmış, birbirine karışmış, akmış ve özelliğini kaybetmiş bir şekilde bulunduğunu, istiflemenin yanlış yapıldığını, aktarma istasyonlarında gerekli özenin gösterilmediğini, balların kilogramını 60 TL'den satın aldığını, İzmir'de ise kilogramının 175-200 TL karşılığında satıldığını, diğer zararlarının yanında kilogram başına 20 TL kâr mahrumiyetinin bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 142.170.- TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, gönderici tarafından taşıyıcının hasarlardan sorumlu olmadığına dair imzalanan belge uyarınca davalıya sorumluluk yüklenemeyeceğini, ambalajlamanın yetersiz olduğunu, teslim tutanağında sadece 14 adet tencerenin hasarlı olduğunun belirtildiğini, tüm emtianın hasarlı olduğu iddiasını kabul etmediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında davaya konu balların İzmir’e taşınması için taşıma sözleşmesi yapıldığı, davacının 1720 kg balı 86 adet kapaklı alüminyum tencere içerisinde çuvala sarılı halde davalıya teslim ettiği, davalı taşımacının uzun mesafe taşıma ara aktarmaları, elleçmeleri, istiflemeleri dikkate alarak eşyayı taşımaya uygun hale getirmesini davacıdan istemesi veya kendisi istiflemeye uygun hale getirmesi gerekmesine rağmen bu hususlara riayet etmeden taşıma yaptığı, özenli taşıma yükümlülüğünü yerine getirmediği, nakliye sonrasında davaya konu balların petekli bal özelliğini kaybettiği ve satış değerini yitirmiş olduğu, davalının zararın meydana gelmesindeki kusurunun 3/4 oranında olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 64.800.- TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, taşıma sözleşmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacının 86 adet tencere içindeki 1720 kg balı, çuvala sarılı şekilde 07/12/2014 tarihinde davalıya teslim ettiğini, taşıma sırasında oluşan hasar sonrası bal peteklerini kırılmış, akmış ve bal özelliğini kaybetmiş bir şekilde teslim aldığını iddia etmiş, İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/17 D.İş sayılı dosyasından 24/04/2015 tarihinde yapılan tespitte 70 adet farklı boyutlardaki tencereler içinde bulunan balın hasarlanmış, satış değerini yitirmiş olduğu tespit edilmiş, hükme esas alınan 29/04/2016 tarihli bilirkişi raporunda da tespit raporunda yer alan adet üzerinden ve taraf kusur oranları dikkate alınarak hesaplama yapılmıştır. Davalı vekilince rapora itiraz edilmiştir. Mahkemece hasarın her iki taraf kusuruna bağlı olarak gerçekleştiği kabul edilerek sonuca gidilmişse de, davalının “kasten veya pervasızca bir davranışta bulunduğu” ispat edilememiş olmakla, 6102 sayılı TTK 886. madde koşulları bulunmayan somut olayda tazminat hesabının taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun düzenlendiği TTK 882. madde uyarınca yapılması gerekir. TTK 882. madde kapsamında yapılmadığı anlaşılan hesaplamaya dayanan bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru değildir. Ayrıca, kabule göre de, dosya içinde bulunan 06/12/2014 tarihli teslim tutanağında “14 adet hasarlı teslim” şerhini içeren tutanak bulunması karşısında taşıma konusu emtianın bütünü üzerinde hasarın varlığını gösterecek kabul gerekçelerinin de karar yerinde tartışılmaması ve aradaki süre dikkate alındığında muhafazaya ilişkin koşulların düşünülüp tartışılmadan teslimden dört ay sonra yapılan tespit raporundaki verilerin esas alınarak tazminat hesabının yapılması da doğru değildir. Bu durumda mahkemece, davalı vekilinin somut itirazlarını da karşılayacak yeni bir bilirkişi raporu veya ek rapor alınarak oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile ve yetersiz olduğu anlaşılan bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.