12. Hukuk Dairesi 2011/31724 E. , 2012/17534 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Karasu İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 29/07/2011 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı anne tarafından,
**12. Hukuk Dairesi 2011/31724 E. , 2012/17534 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Karasu İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 29/07/2011 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı anne tarafından, borçlu baba aleyhinde velayeti anneye bırakılan müşterek çocuklar için reşit oldukları tarihe kadar hükmedilen birikmiş iştirak nafakası alacağının tahsili için 11.4.2011 tarihinde ilamlı icra takibi yapıldığı, borçlunun takip tarihi itibarıyla çocukların reşit olduğu ve annenin velayet hakkının sona erdiği, takip ehliyetinin bulunmadığı, ilamın zamanaşımına uğramış olduğundan bahisle, borcun tamamına ve yasal faizine itiraz ederek takibin iptali talebi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, takip tarihinde çocukların reşit olması nedeniyle annenin velayet hakkının sona erdiği ve takip ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle takibin iptaline karar verildiği görülmektedir. Boşanma veya ayrılık vukuunda, çocuk kendisine tevdi edilmemiş taraf, gücüne göre onun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlüdür (TMK. Md. 182). Bu madde uyarınca, ilamda hüküm altına alınan iştirak nafakasının alacaklısı, müşterek çocuk olmayıp, velayet hakkı kendisine verilen eştir. Velayet hakkı küçüğün reşit olması ile sona ereceğinden, bu tarihte iştirak nafakasının da sona ereceği tabidir. Ancak çocuğun reşit olduğu tarihe kadar ödenmeyerek biriken nafaka alacağı bulunduğu takdirde, velayet hakkı kendisine verilmiş olan eş tarafından çocuğun reşit olduğu tarihten sonra da bu alacak takibe konu edilerek ödenmesi istenebilir. Zira nafaka, velayet hakkı kendisine verilen eşe çoçuğun bakım ve eğitimine harcaması için verilmiştir ve onun tarafından istenilmesinde usul ve yasaya uymayan bir yön bulunmamaktadır. TMK'nun 328. maddesine göre de, babanın çocuğuna bakma mükellefiyeti onun reşit olmasıyla sona erer. Küçük reşit olduktan sonra da eğitimine devam ediyorsa bu takdirde, kendisi yeni bir dava açarak yardım nafakası talebinde bulunabilir. Küçük reşit olduğu tarihte, hükmedilen iştirak nafakası kendiliğinden sona erer. Bu durumda mahkemece alacaklı annenin müşterek çocuklar için hüküm altına alınan ve reşit oldukları tarihe kadar devam eden iştirak nafakası birikmiş alacağını takibe koyma hakkı ve sıfatının bulunduğu nazara alınarak, borçlunun diğer itirazları incelenerek oluşacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 17/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.