T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1757 - 2025/1910 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1757 KARAR NO : 2025/1910 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/02/2023 NUMARASI : 2022/86 E. - 2023/62 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri v…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1757 - 2025/1910 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1757 KARAR NO : 2025/1910 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/02/2023 NUMARASI : 2022/86 E. - 2023/62 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/02/2023 tarih ve 2022/86 E. - 2023/62 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2020/113279 sayılı "...” ibareli, 16,20,35.sınıf mal ve hizmetler için gerçekleştirdiği marka başvurusuna, 2016 73786 numaralı “...” ibareli markanın sahipleri tarafından itiraz edilmesi üzerine başvurunun 25/01/2022 tarih, 2022-M-634 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa davacıya ait marka ile kısmi ret gerekçesi marka arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, markaların gerek yazı tipi gerekse renk ve biçiminin farklı olduğunu, görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığını, başvurunun reddedildiği 16, 20 ve 35.sınıf mal ve hizmetlerden yararlanacak olan tüketici kesiminin, yetişkin ve belli seviyede aydınlanmış, hatta uzmanlığı bulunan ortalama tüketici olduğunu ve markaları karıştırmayacağını, marka başvurusu kapsamında tescil edilmek istenen eser üzerindeki hakları kullanma yetkisinin müvekkiline ait olduğunu, davalı ...'in grafik bölümü yöneticisi olarak davacı şirket ile hizmet ilişkisi içerisinde bulunduğunu, itiraz edilen marka logosunun davalı tarafından davacı şirket için çizildiğini ileri sürerek, 25.01.2022 tarih 2022/M-634 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptaline ve tescil işlemlerinin kaldığı yerden devamına karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılar ... ve ... vekili, itiraza mesnet 2016/73786 sayılı marka ile dava konusu 2020/113279 sayılı markanın ortak asli unsur "..." ibaresi nedeniyle ortalama tüketici nezdinde karıştırılacağını, davalılardan ...'in bağımsız bir tasarımcı olduğunu ve davacı tarafından tescil edilmek istenen şekli bağımsız tasarımcı faaliyeti kapsamında vücuda getirdiğini, logonun tescili için davacıya açık ve yazılı bir rıza vermediğini, davacıya yazılı olarak haklarını devretmediğini, davalının davacıya verdiği desteğin danışmanlıktan ibaret olduğunu, davacının, ilgili tasarımın kendisi tarafından yapıldığını veya haklarının kendisine ait olduğunu gösteren yazılı bir sözleşme ya da herhangi bir delili dosyaya sunamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı şahıs davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının "şekil+we design ... moments " ibareli marka başvurusu ile davalının " ... ..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki taraf markasının asli ve belirleyici unsurlarının "..." olduğu, başvuru markasının reddedilen mallar/hizmetleri ile davalı markasının kapsamındakilerin aynı/benzer/ilişkili/bağlantılı mallar/hizmetler olduğundan emtia benzerliğinin de gerçekleştiği, ortalama düzeydeki tüketici kesiminin markaları karıştırabileceği, SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen dosyada davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru markası ile ret gerekçesi marka arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, bu konuda değerlendirme yapılırken markaların sadece asli unsurları yönünden değil bütünsel olarak incelenmesinin gerektiğini, bir bütün olarak karşılaştırılması halinde markaların benzerlikten çok uzak olduğunu, başvuruya ayırt edicilik kazandırıldığını, aksi yöndeki bilirkişi raporunun kabul edilemeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, başvurunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 2020/113279 sayılı "...” ibareli başvuru ile redde mesnet 2016 73786 sayılı “...” ibareli marka arasında, başvuru kapsamından çıkarılan 16,20 ve 35.sınıf mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira karşılaştırılan markalar arasında emtia benzerliği şartı sağlandığı gibi, redde mesnet markanın asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak kullanıldığı, her iki taraf markasında ayırt ediciliğin net olarak "..." ibaresi üzerinde toplandığı, başvuru markasında farklı olarak yer verilen tali nitelikteki kelime ve şekil unsurları ile geneline hakim olan tertip tarzının başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.