12. Hukuk Dairesi 2023/7610 E. , 2024/4923 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi DAVACILAR :Şikayetçi Borçlular: ..., ... Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikt
**12. Hukuk Dairesi 2023/7610 E. , 2024/4923 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi DAVACILAR :Şikayetçi Borçlular: ..., ... Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Şikayetçi asıl borçlu ile ipotekli taşınmaz malikinin icra mahkemesine başvurularında; alacaklı tarafından Gaziantep İcra Müdürlüğünün 2016/202971 E. sayılı takip dosyasında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibine karşı şikayetçiler tarafından takibin iptali talebiyle icra mahkemesine yapılan başvuru sonucunda, Gaziantep 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 16.11.2017 tarih ve 2016/821 E. - 2017/1081 K. sayılı kararı ile şikayetin kısmen kabul kısmen reddine ve icra emrinin iptaline hükmedildiğini, bu kararın 16.6.2020 tarihinde kesinleştiğini, söz konusu karar gerekçe gösterilerek alacaklı tarafından bu kez aynı icra dosyasına yapılan taleple borçlulara ödeme emri gönderilmesinin istendiğini ve hazırlanan yeni takip talebinin aynı icra müdürlüğüne sunulduğunu, ancak icra mahkemesince takip iptal edilmeyip sadece icra emri iptal edildiğinden, aynı takip dosyasından yeni bir takip talebi düzenlenemeyeceğini, ayrıca yeniden düzenlenen takip talebinde istenen tutarın, ilk takip talebi iptal edilmemiş olduğundan ilk takip talebindeki tutardan fazla olmasının da usulsüz olduğunu, yeniden düzenlenen takip talebinde istenen takip yolu kısmında “ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı” yazması nedeniyle takip talebine aykırı olacak şekilde şikayetçilere ödeme emri gönderilmesinin de hatalı olduğunu ve alacaklı tarafından takibe ilamlı olarak başlanması nedeniyle takip açılışında harç yatırılmamış ise de, ilamsız takip olarak devam edilmesi halinde binde beş oranında peşin harç yatırılması gerekmesine rağmen bu harcın ödenmediğini ileri sürerek şikayetçilere gönderilen örnek 9 numaralı ödeme emrinin iptalini talep ettikleri, İlk Derece Mahkemesince, şikayetçiler tarafından borca itiraz edilmesi üzerine alacaklı tarafından açılan itirazın iptali davasında takibin 200.000,00 TL alacak yönünden devamına karar verilmesi ve bu kararın infazı için kesinleşmesinin gerekmemesi nedeniyle takibin ayakta olduğu belirtilerek, icra mahkemesince söz konusu itirazın iptali kararını hükümsüz kılacak bir karar verilemeyeceğinden bahisle şikayetin reddine karar verildiği, kararın şikayetçiler tarafından istinaf edilmesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince, gerekçenin düzeltilmesi maksadıyla mahkeme kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle şikayetin reddine hükmedildiği, kararın şikayetçiler tarafından temyiz edildiği görülmüştür. Mahkeme kararlarında hükmün nasıl oluşturulacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde detaylıca açıklanmıştır. HMK’nın 297/2. maddesine göre; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu’nun 2007/14-778 E. - 2007/611 K., Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 E. - 2008/7142 K. sayılı ilamı). İİK'nın 355/1. maddesinde ise istinaf incelemesinin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, incelemeyi yapan Bölge Adliye Mahkemesinin kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re’sen gözeteceği hüküm altına alınmış, istinaf incelemesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi kararının neleri içereceği ve hükmün nasıl oluşturulacağı (HMK'nın 297. maddesine paralel şekilde) Yasa’nın 359. maddesinde düzenlenmiş ve özellikle maddenin 2. fıkrasında; “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmüne yer verilmiştir. HMK'nın 359/2. maddesinde amaçlanan, özellikle infaza esas alınacak hüküm sonucunun şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde oluşturulmasıdır. Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin yerinde olmadığına işaret edilerek kararın kaldırılması yerinde ise de; Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararının incelenmesinde, yukarıda yazılı ve istinaf dilekçesinde de tekrar edilen şikayet nedenlerinin her birinin değerlendirilmediği, sadece icra mahkemesince takibin iptal edilmemiş olup icra emrinin iptali ile yetinilmesi nedeniyle icra takibinin ayakta olduğu ve buna dayalı olarak da ödeme emri gönderilmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği, şikayet dilekçesinde ileri sürülen ikinci takip talebinin yok hükmünde olduğu, ikinci takip talebinde ilk takip talebinden farklı olacak şekilde daha fazla tutarda alacak istenemeyeceği, bu takip talebinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip yolu seçildiğinden ödeme emrinin takip talebine aykırı olduğu ve peşin harç yatırılmadığı iddialarının hiç birinin incelenmediği görülmüştür. O halde Bölge Adliye Mahkemesince; borçlu ile ipotekli taşınmaz malikinin anılan şikayet nedenleri hakkında da değerlendirme yapılarak HMK'nın 359. maddesine uygun biçimde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile sonuca gidilmesi hatalı olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Şikayetçilerin temyiz istemlerinin kabulü ile Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 22.6.2023 tarih ve 2023/188 E. - 2023/1035 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerden dolayı 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 371/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre şikayetçilerin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, dosyanın HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.05.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.