T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ - D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R) ESAS NO : 2021/924 KARAR NO : 2026/81 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEM…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ - D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R) ESAS NO : 2021/924 KARAR NO : 2026/81 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 05.11.2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/249 E., 2020/619 K. DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 22.01.2026 YAZIM TARİHİ : 23.01.2026 Taraf vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkili firma ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiye dayanılarak faturalar düzenlendiğini, fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine davalıya ihtarname gönderilerek 79.557,99 TL borcun 3 iş günü içinde ödenmesi hususunun bildirildiğini, ancak davalının bir ödeme yapmadığını, bu nedenle Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2019/4186 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borca haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, bu itirazın takibi sürüncemede bırakmak niyetiyle yapıldığını ileri sürerek, borca itirazın iptali ile takibin reeskont faiz üzerinden devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Somut olayda; davacı tarafından davalıya farklı tonajlarda vinç kiralanmış olduğu, bu kiralamaya esas taraflar arasında düzenlenen sözleşmelere bağlı taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, tarafların bilirkişi incelemesine sunulmuş, usulüne uygun tutulmuş ve lehlerine delil teşkil eden ticari kayıt ve defterlerine göre, davalı kayıtlarında davacının davalıya 2018 yılında düzenlemiş olduğu fatura toplamının 622.228,63-TL; davacı kayıtlarında ise aynı dönemde kayda alınan fatura toplamının 5.02-TL eksik olarak 622.223,61-TL olduğu, taraf kayıtlarına göre davalının davacıya 2018 yılında yapmış olduğu toplam ödeme miktarının ise 526.973,11-TL olduğu, davalı tarafından düzenlenen motorinlere ilişkin olarak verilen toplamı 14.399,11-TL'lik motorin faturalarının davacıya teslim edildiği, bunun dışında davalının en son olarak davacıya 16/01/2019 tarihli 1.298,60-TL motorin faturası düzenlemiş olduğu, bu faturanın davacı cari hesabına kaydının yapıldığı, bu tarihten itibaren davacı cari hesabında başkaca bir alım-satım tahsilatı kaydının bulunmadığı, davalının 01/10/2018 tarihinde davacı cari hesabına 645 litre mazot mukabili 3.450,75-TL borç kaydının bulunduğu, ancak yapılan bu kayda dayanak belgenin bulunmaması sebebiyle bu miktarın taraflar arasındaki alacak-verecek hesabında dikkate alınmadığı, bu yönde başkaca bir araştırma yapılması yahut delil toplatılmasına mahkememizce gerek duyulmadığı, zira davalı tarafından dava dilekçesine karşı usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen davaya cevap verilmediği, davalının dosyaya sunulan faturalar ve ödeme belgelerinin cari hesap ekstreleri ve defter kayıtları ile uyumlu olduğu, başkaca davacı tarafından sunulan ödeme belgesi mahiyetinde bir bilgi-belge bulunmadığı, davacının lehine delil teşkil eden ve delil olarak dayandığı kayıtlarına itibar edildiğinde takip ve dava tarihi itibarıyla davacının davalıdan 79.552,79-TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Dosya içerisinde toplanan deliller, icra dosyası, ticari defter kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre, davacı tarafın bilirkişi raporu ile belirtilen miktar kadar fatura alacağı için icra takibi yapmakta haklı olduğu, yukarıda belirtilen olgular ve taleple bağlılık ilkesi gereği davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği, davalının itirazlarında kısmen haklı olduğu anlaşıldığından icra takibine yapılan itirazın kısmen iptali ile icra takibinin devamına, asıl alacak miktarı yargılamayı gerektirdiğinden ve likit olmadığından davalı aleyhine icra inkar tazminatı verilmesi ile fazlaya ilişkin taleplerin reddi ile davanın kısmen kabulü oranında yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dosya kapsamındaki belgeler ve bilirkişi tarafından yapılan inceleme ile de sabit olduğu üzere davalının, müvekkili tarafından düzenlenen ve takibe konu olan faturaları kayıtlarına aldığını, bu halde davalının alacağın unsurlarını bilmek ve tutarı kolayca hesap edebilmek durumunda olduğunu, bu durum bilirkişi raporu ile de tespit edilmiş olmasına rağmen alacağın likit olmadığı şeklindeki hükmün Yargıtay içtihatlarına da aykırı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen reddi ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddi yönündeki kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, bilirkişinin yalnızca davacı tarafla irtibat kurarak tek yanlı inceleme yaptığını, bu durumun bilirkişinin tarafsızlığı konusunda ciddi şüphe doğurduğunu, bilirkişi tarafından başlangıçta müvekkili şirket defterlerinin incelenmediğini, eksik incelemenin sonradan ek raporla giderilmeye çalışılmasının usule aykırı olduğunu, müvekkili şirket defterlerinde yer alan 01.10.2018 tarihli 3.450,75 TL tutarındaki mazot borcu kaydının, dayanak belgesi bulunmadığı gerekçesiyle hesaplamaya dahil edilmemesinin hatalı ve dosya kapsamına aykırı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında müvekkili şirketin hizmet bedellerine ilişkin ödemelerini süresinde ve eksiksiz yaptığını, salt faturaların defterlere kaydedilmiş olmasının hizmetin fiilen ifa edildiğini ispatlamaya yeterli olmadığını, TTK m.21/2 uyarınca faturaya süresinde itiraz edilmemesinin yalnızca fatura içeriğindeki miktarların kesinleşmesi sonucunu doğurduğunu, işin veya hizmetin yapıldığının kabulü anlamına gelmediğini, davacı tarafça sözleşme kapsamında vinç hizmetinin eksiksiz ve gereği gibi ifa edildiğine dair somut, yazılı ve denetime elverişli hiçbir delil sunulmadığını, ispat yükünün davacıda olmasına rağmen bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: 1-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına; göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için; diğer yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın çözümü kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda; alacağın belirlenebilir ve likit olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece itirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden davacı yararına anılan madde hükümleri doğrultusunda icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, aksi görüşle yazılı şekilde davacının icra inkar tazminatı isteminin alacak likit kabul edilmediğinden reddi yerinde görülmemiştir. Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını istinaf sebeplerine uygun olarak düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: I-) Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, II-) Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile: HMK m. 353/1.b.2 gereğince, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/249 E., 2020/619 K. sayılı, 05.11.2020 tarihli kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesine, Buna göre: "1-Davacı tarafından davalı hakkında başlatılan Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2019/4188 takip sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile; 79.552,79 TL asıl alacak üzerinden takibinden devamına, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Kabul edilen miktarın %20'si oranında hesaplanan 15.910,56 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Alınması gereken 5.434,25 TL harçtan peşin alınan 947,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.486,48 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AÜT gereğince 11.141,86 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AÜT gereğince 5,20 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olarak 44,40 TL başvuru harcı, 947,77 TL peşin harç, 6,40 TL vekalet harcı toplamı 998,57 TL ile, Davacı tarafından yapılan posta masrafları toplamı 379,66 TL, bilirkişi ücreti 600,00 TL olmak üzere toplam 979,66 TL'nin kabul red/oranına göre 979,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, geri kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki saatlik ücret tutarı karşılığı ticari arabulucu ücreti olan 1.320,00 TL'nin kabul/red oranına göre 1.319,91 TL'sinin davalıdan, 0,09 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-HMK 333 maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine," III-) Davacı taraftan peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde iadesine: Alınması gereken 5.434,25 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 1.358,77 TL harcın düşümü ile kalan 4.075,48 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına. IV-) Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine: Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 54,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, V-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 23.01.2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...